Anahtar kelimeler: Melikgazi Mukim Tapunun Şirketçe Esaskarar Kayseri Anlaştıklarını Ekinde Yazildiği Başkan

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO ...
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ...
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Kayseri İli Melikgazi İlçesi ... adresinde mukim tapunun Kayseri İli Melikgazi İlçesi ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde kurulu işyerinde faaliyet gösterdiğini, davalı sigorta şirketi ile dava dilekçesi ekinde sunulan sigorta poliçesi üzerinde anlaştıklarını, davalı şirketçe müvekkili şirkete ait işyerinin ... numaralı, 20.11.2022 başlangıç tarihli poliçe ile sigortalandığını, müvekkiline ait işyerinin sigortalı iken 10.03.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasarlandığını ve olaydan hemen sonra davalı şirkete ihbarda bulunulduğunu, ihbar üzerine inceleme yapmak üzere işyerine davalı sigorta şirketince görevlendirilerek gönderilen eksperin hazırladığı rapor neticesinde hasarın yaklaşık 1/10'luk tutarının ödendiğini, davalı şirket ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri esnasında eksper raporunda ki hataların davalı şirket yetkililerince de anlaşılması ve raporun gerçeği yansıtmadığının ortaya konulabilmesi amacıyla Kayseri 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasıyla işyerinde yapılan tespitte; sigortalı yapının bir kısmının 3A yapı sınıfında, büyük kısmının 2C yapı sınıfında olduğunun belirlendiğini, toplam yapı değerinin 41.179,240,00 TL olduğunun tespit edildiğini, sigorta bedelinin yaklaşık %80'ine tekabül eden bu yapı değeri nazara alındığında sigorta şirketince hasar ödemesinde uygulanan eksik sigorta tenzilinin usul ve yasaya aykırı olduğunu davalı şirket eksperince sigortalı yapının değerinin 128 Milyon olduğu rapor edilmişse de, müvekkili şirketçe alınan tekliflerde binanın yeniden yapımının 70 milyon Türklirası civarında gerçekleşeceğinin anlaşıldığını, bununla birlikte müvekkili şirket yetkililerinin ortağı olduğu başkaca firmalarda yapılan mutabakat raporlarında, müvekkili şirkete ait işyerinden daha nitelikli ve özel yapıların metrekare birim fiyatının çok daha aşağıda tespit edildiğini, yani eksper raporundaki yapı grubu tespiti ve metrekare birim fiyatlarının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL nin ihbar tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,tespit dosyası masraflarının yargılama gideri olarak kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait işyerinin ... nolu Ticari Sınai İşletme Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirketçe sigorta teminatı altına alındığını, ancak poliçenin olması her hasar bedelinin doğrudan ödeneceği anlamına gelmediğini, meydana gelen hasarın poliçe genel ve özel şartları çerçevesinde teminat altında olması gerektiğini, davacı şirketin işyerinin 10.03.2023 tarihinde Kayseri'de meydana gelen depremde hasarlandığından bahisle hasar ihbarında bulunulduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası oluşturularak deprem nedeniyle hasara maruz kalan işyerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, yaptırılan ekspertiz incelemesinde toplam brüt hasar miktarının 4.117.086,00-TL olduğunun tespit edildiğini, ancak poliçe incelendiğinde Poliçede %20 koasürans ve %2 tenzili muafiyet olduğunun görüldüğünü, sigorta poliçesinde %30 enflasyon klozu olduğu görüldüğünü, poliçede sigorta bedeli olarak 50.000.000,00 TL gösterildiğini, hasar tarihindeki enflasyonlu bedelin ise 53.220.500,00-TL'sı olduğunun tespit edildiğini, yapılan değerlendirmede ise işyerinin eskime payı düşüldükten sonra olması gereken değerinin 113.560.000,00 TL olduğu tespit edildiğini, davacının kısmi dava açmakta hukuki menfaati olmadığını, yaptırılan ekspertiz incelemesinde hasar bedeli belirlendiğini, alacağın belirlenebilir olması halinde davanın kısmi alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça, Hasar Dosyası, Kayseri 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş Sayılı dosyası, Sigorta Poliçesi, Tanık anlatımları, Keşif, Bilirkişi İncelemesi, Tapu Kayıtları, Belediye, imar, ruhsat v.s kayıtlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça, Sigorta Poliçesi, Ekspertiz Raporu, hasar dosyası, Bilirkişi İncelemesi, Keşif, Yemin beyanına delil olarak dayanılmıştır.
Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri ili Melikgazi ilçesi ... parselde kayıtlı taşınmazın tapu kayıtlarının gönderilmesi istenmiş, █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmalarının çözüme kavuşturulması, mahallin ve davacıya ait iş yerinin incelenmesi amacı ile mahallinde █████/2024 günü saat 14:30'dan itibaren keşif icrasına, Taraflar arasında ittifak olmadığından resen seçilecek 1 inşaat ve 1 sigorta alanında uzman bilirkişilerin refakate alınmasına, HMK'nun 273. Maddesi gereğince bilirkişi heyetinden alınan raporda taşınmazda meydana gelen hasarın depremin etkisiyle oluştuğu ve zemin kaynaklı olup olmadığı, serbest piyasa rayiçlerine göre birim maliyeti değerinin kaç TL olduğu, yeniden yapım maliyetinin kaç TL olduğu, dava konusu alanın projedeki brüt alanının kaç m2, poliçedeki alanın kaç m2 olarak belirtildiği, █████/2022 başlangıç tarihli poliçenin teminatı kapsamında olan █████/2023 tarihli depreme ilişkin hasar nedeniyle kaç TL tazminat talep edebileceği, muafiyet indiriminin mahsubu ile eksik sigorta olup olmadığı, var ise sonuç itibari ile kaç TL tazminat talep edebileceği hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Sigorta Uzmanı bilirkişi ... ile İnşaat Mühendisi bilirkişi ... ı tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "Söz konusu hasarların deprem nedeniyle meydana geldiği, yapı da oluşan çatlaklıkların deprem sonucu oluşacak çatlak karakteristiğinde olduğu, hangar nitelikli yapının 2C sınıfında olduğu ve dava tarihi itibariyle birim maliyetinin 3.575,00-TL/m² olduğu, idari bina nitelikli yapının 3A sınıfında olduğu ve dava tarihi itibariyle birim maliyetinin 4.600-TL/m², yeniden yapım maliyetinin dava tarihi itibariyle (12.494*3.575)+(1.480+4.600)=44.666.050+6.808.000=51.474.050 TL olduğu, binanın yaşı göz önüne alındığından aşınma paylarına gösteren cetvele göre %20 aşınma payı düşülmesi gerektiği, buna göre yapının değerinin dava tarihi itibariyle 51.474.050*(1-%20)=41.179.240-TL olduğu, yapı ruhsatına göre idari binanın kısmının 1.48.,00m², hangar kısmının 12.494,00m² alana sahip olduğu ve toplam alanın 13.974m² olduğu, poliçedeki alanın 30.000m² olarak belirtildiği, bahse konu ... numaralı poliçede eksik sigorta olmadığı, davacının davalı sigorta şirketinden hasara ilişkin olarak 2.359.835,30-TL hasar tazminatı talep edebileceği" belirtilmiştir.
HMK'nun 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek konusunda uzman 1 jeoloji mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve 1 sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişiye tevdine Bilirkişiye HMK 268 maddesi gereği gerektiğinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince sigortalı konutun hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiği, serbest piyasa rayiçlerine göre birim maliyeti değerinin kaç TL olduğu, yeniden yapım maliyetinin kaç TL olduğu, dava konusu alanın projedeki brüt alanının kaç m2, poliçedeki alanın kaç m2 olarak belirtildiği, █████/2022 başlangıç tarihli poliçenin teminatı kapsamında olan █████/2023 tarihli depreme ilişkin hasar nedeniyle kaç TL tazminat talep edebileceği, muafiyet indiriminin mahsubu ile eksik sigorta olup olmadığı, var ise sonuç itibari ile kaç TL tazminat talep edebileceği hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
... ... ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmelerle, keşif mahallinde yapılan incelemelere dayanarak, Dava dosyasında ve eklerinde mevcut bilgi ve belgelerde yapılan incelemeler neticesinde; Dava konusu hasarların deprem nedeniyle meydana geldiği, yapı da oluşan çatlaklıkların deprem sonucu oluşacak çatlak karakteristiğinde olduğu, Olay tarihi itibariyle Sundurma nitelikli yapının 1-A sınıfında olduğu ve birim maliyetinin 865 TL/m², depo nitelikli yapının 1-B nitelikli olduğu ve birim maliyetinin 1.300-TL/mv, hangar nitelikli yapının 2-C sınıfında olduğu ve birim maliyetinin 3.575 TL/nY, idari bina nitelikli yapının 3-A sınıfında olduğu ve olay tarihi itibariyle birim maliyetinin 4.600TLm² olduğu, Yeniden yapım maliyetinin olay tarihi itibariyle 54.073.280,00 TL olduğu, Yapı ruhsatına göre idari bina kısmının 1.480,00 m?, hangar kısmının 12.494,00 m² olup ruhsatsız Sundurma kısmı 230 m², Depo Kısmı 960 m², hangar kısmının 4.092,00 m² alana sahip olduğu ve toplam alanın 19.256 m² olduğu, poliçedeki alanın 30.000 m² olarak belirtildiği, Bahse konu 75668015 numaralı poliçede Eksik Sigorta olmadığı, Sigorta eksperince tespit edilen toplam hasar tutarı 4.800.395,00-TL'dir. Kırım ve hafriyat atım işleri bedeli hariç olmak üzere aşınma paylarını gösteren cetvele göre 9020 aşınma payı düşülmesi gerektiğinden hasar tutarının 4.800.395,00 x (1-*420) — 3.840.316,00 olup Koasürans Oranı %80, Sigortacı Payı 13.072.252,80 TL, Muafiyet 902 :61.445,06 TL, Ödenmesi gereken hasar tutarı 3.010.807,74-TL, Sigorta Şirketince ödenen tutar 689.388,44-TL, Tazminat talep edilebilecek tutar: 2.321.419,30 TL olduğu" belirtilmiştir.
Raporlara sunulan itirazlar dikkatte alınarak; Mahallinde █████/2025 tarih ve saat 10:00 itibariyle HMK'nun 290. maddesi gereğince taraflar hazır ise huzurlarında aksi halde yokluklarında keşif icrasına, A) Refakate alanında mahkememiz dosyasında daha öncesinde görev yapmayan uzman 1 gayrimenkul değerlendirme uzmanı, 1 inşaat mühendisi, 1 jeoloji mihendisi, 1 harita mühendisi ve Kayseri Bölge bilirkişi listesinde yeterli sayıda sigorta bilirkişisi bulunmadığından bir sigorta alanında nitelikli hesap bilirkişinin Ankara Bölge bilirkişi kurulu listesinden alınmasına, sigorta alanında nitelikli hesap bilirkişi hariç diğer bilirkişiler için ayrı ayrı 5.000,00 TL ücret takdirine, sigorta alanında nitelikli hesap bilirkişine keşif için yapılacak mesai dikkate alınarak 20.000,00 TL ücret ücret takdirine, araç için 2.500,00 TL takdirine, B) Masrafın gider avansından karşılanmasına, gider avansı yeterli olmadığından davacı tarafa eksik 42.500,00 TL'yi ve keşif harcını yatırmak üzere keşif gününden 1 hafta öncesine kadar süre verilmesine, C) Bilirkişilerden, raporlara yapılan itirazlar değerlendirmek ve raporlar ile eksper raporu arasındaki çelişki giderilerek; sigortalı taşınmazın ruhsata uygun ve ruhsata aykırı kısımlarının ölçüm cihazları ile tespit edilmesi, ruhsata aykırı kısımlarının depreme olan etkisinin değerlendirmesi, sigorta değeri hesabında gerçek olan alanın dikkate alınması, sigortalı taşınmazın hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiği, eskime oranı var ise bunun kalem kalem belirlenerek belirtilmesi, serbest piyasa rayiçlerine ( Yangın sigortası Genel Şartlarını'nın Tazmin Kıymetlerinin Hesabı B.5.5.1. maddesinde; "Sigorta tazminatının hesabında sigortalı şeylerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymeti (rayiç bedel) esas tutulur.) göre birim maliyeti değerinin kaç TL olduğu, yeniden yapım maliyetinin kaç TL olduğu, dava konusu alanın projedeki brüt alanının kaç m2, poliçedeki alanın kaç m2 olarak belirtildiği, gerçek alanın ne olduğu, █████/2022 başlangıç tarihli poliçenin teminatı kapsamında olan █████/2023 tarihli depreme ilişkin hasar nedeniyle kaç TL tazminat talep edebileceği, muafiyet indiriminin mahsubu ile eksik sigorta olup olmadığı, var ise sonuç itibari ile kaç TL tazminat talep edebileceğinin sigorta poliçesi kapsamında ve sigorta poliçesine dayanak genel şartlar dikkate alınarak hesaplanması, hususunda rapor düzenlenmesi istenilmesine ve kendilerine 3 aylık süre verilmesine, taraflarca bilirkişilerden cevaplanması istenen husus var ise 2 haftalık sürede tarafların sunması gerektiğine, karar verilmiştir.
... ... ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "Takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere bilirkişiliğimize verilen görev gereği, keşif mahallinde, dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerde yapılan incelemeler neticesinde; 10.03.2023 tarihinde Hacılar ilçesi merkezli ve yaklaşık 15 km uzaklıkta meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin, yapının üzerinde bulunduğu zeminin ZF sınıfında olması, yerel zemin büyütmesi, daha önce gerçekleşmiş oturma nedeniyle Hangar olan kısmın temelinde oluşmuş çatlakların varlığı dikkate alındığında, söz konusu depremin bu çatlakların ilerlemesine ve yeni çatlakların oluşmasına katkıda bulunmuş olabileceği ve bu kapsamda hasarın oluşumunda hem zeminin (ZE sınıfı) hem de depremin birlikte etkili olduğu kanaatine varılmıştır. Ruhsata Aykırı Kısımların Deprem Etkisine Katkısının Değerlendirildiğinde İncelenen yapı yatayda çelik konstrüksiyonlu tek katlı bir fabrika binası olup, mevcut yapıda hâlihazırda bir asma kat bulunmakta olup, Asma kat ve zemin kat için yapılan ruhsata aykırı büyütmeler, yapının toplam kütlesini artırmakta ve taşıyıcı sistem elemanları üzerinde ek yük oluşturmakta, kolon ve kirişlerde kütle-rijitlik dengesinin değişmesine ve deprem etkilerinin artmasına neden olabilmekte, Mevcut yapı ile sonradan büyütülen kısımlar arasındaki rijitlik farklılıkları, deprem sırasında birleşim bölgelerinde hasar oluşma riskini artırabilmektedir. Buna karşın, zemin kat büyütmesinin mevcut taşıyıcı sistemle tam süreklilik göstermediği durumlarda, bu bölüm kısmen bağımsız davranabileceğinden deprem etkisine katkısı sınırlı olabilir. Ancak kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için yapının bütününe ilişkin performans analizinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Dava konusu taşınmazın heyetimizce keşif anında lazer metre ile yapılan ölçüm sonucu; 17.715 m², işletme bölümü, 1480 m² idari/teşhir bölümü olmak üzere brüt 19.195 m² olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazın yapı ruhsatına göre idari bina kısmının 1.480,00 m², hangar kısmının 12.494,00 m² alana sahip olduğu, yerinde ise 17.715 m² işletme bölümü, 1480 m² idari/teşhir bölümü olmak üzere brüt 19.195 m? dir. İl genelinde prefabrik yapı imalatı ve fabrika yapım işi ile iştigal eden müteahhit firmalar ile görüşülmüş olup, Kayseri ili için çelik konstrüksiyon benzer yapıların yeniden yapım maliyetinin hasar tarihi olan 2023/Mart ayı civarında 200 USD/m² (5.000 TL/m) olduğu, idari bölümlerin ise 10.000 TL ila 15.000 TL/m? arası imal edildiği bilgisi alınmıştır. Yapı durumu dikkate alınarak 10.000 TL/m? bedelin uygun olduğu değerlendirilmiştir. Buna göre yeniden yapım maliyetinin hasar tarihi itibariyle; 103.375.000 TL olduğu, Binanın yaşı göz önüne alındığından aşınma paylarına gösteren cetvele göre %20 aşınma payı düşülmesi gerektiği, buna göre yapının değerinin dava tarihi itibariyle; 103.375.000 TL x (1-9620) — 82.700.000 TL olduğu belirlenmiştir. Davaya konu ... numaralı poliçenin teminat tutarı 50.000.000,00 TL'dir. Poliçenin Hasar tarihindeki enflasyonlu bedeli ise 53.220.500,00 TL'sıdır. Taşınmazın yeniden yapım bedelinin 82.700.000 TL olduğu heyetimizce tespit edilmişti. Buna göre Eksik sigorta oranı 0,6435 hesaplanmıştır. Takdiri ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere davacının, davalı sigorta şirketinden hasara ilişkin olarak 1.250.602,37 TL hasar tazminatı talep edebileceği" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, █████/2023 tarihinde meydana gelen deprem sebebiyle davacının sigortalı iş yerinin zarar miktarının tespiti ve davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı taraf; davacı şirkete ait işyeri, davalı şirket tarafından 20.11.2022 tarihinde sigortalandığını ve 10.03.2023 tarihindeki depremde hasar görmüştür. Yapılan ihbar sonrası davalı sigorta şirketi, hasarın yaklaşık onda biri oranında bir ödeme gerçekleştirildiğini iddia etmiştir. Davacı taraf, bu eksik ödemenin gerekçesi olarak gösterilen "eksik sigorta" değerlendirmesinin haksız olduğunu, binanın yapı sınıfının yanlış belirlendiğini ve rayiç değerlerin gerçeği yansıtmadığını ileri sürmektedir. Ayrıca, Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yaptırılan tespitte, binanın yapı sınıfı ve toplam değerinin sigorta şirketinin raporuyla çeliştiği, poliçedeki enflasyon korumasının ise hesaba katılmadığı savunulmaktadır. İş bu davada bu davada; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50.000,00 TL tazminatın ihbar tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesi talep edilmektedir. Davacı taraf davasını yargılama sırasında ıslah etmiştir.
Davalı ise; yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda toplam brüt hasar miktarının 4.117.086,00 TL olduğu tespit edildiğini beyan etmiştir. Davalı taraf, poliçe şartları gereği bu tutardan %20 koasürans ve %2 tenzili muafiyet indirimi yapılması gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca, sigorta poliçesindeki bedelin işyerinin gerçek değerinin altında kaldığı, bu nedenle %53,13 oranında bir "eksik sigorta" çarpanı uygulandığı ve tüm indirimler neticesinde ödenecek gerçek hasar bedelinin 689.388,44 TL olduğu ifade edilmektedir. Davacı tarafın sunduğu tespit dosyasına tek taraflı olması nedeniyle itiraz edilirken, alacak miktarının belirlenebilir olduğu ve bu sebeple davanın "kısmi dava" olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi istenmektedir.
Kısmi dava açılmasında hukuki bir engel olmadığından bu itiraz yerinde görülmemiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş miktar itibariyle mahkememiz heyetine tevdi edilmiştir. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları, █████/2023 tarihinde meydana gelen deprem sebebiyle davacının sigortalı iş yerinin zarar görüp görmediği, davalı sigorta şirketinin meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadığı, davanın kısmi dava olarak açılıp açılmayacağı noktalarında toplanmaktadır.
- █████/2022 - █████/2023 tarihleri arasında ... sayılı Ticari/Sınai İşletme Sigorta Poliçesinin ve eksper raporunun değerlendirilmesi;
Sigorta sözleşmesi; davaya konu olay ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 1401/1 inci maddesinde; “Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım çerçevesinde, sigorta sözleşmesinin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğu, sigortacının asli ediminin rizikoyu taşıma (himaye sağlama) borcu iken sigorta ettirenin asli edimini ise prim ödeme borcu oluşturduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Sigorta sözleşmelerinin kuruluşuna ve şekline ilişkin 6102 sayılı TTK’da herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Buna göre, diğer borçlar hukuku sözleşmelerinde olduğu gibi, sigorta sözleşmeleri de iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile meydana gelir; ayrıca kanunda aksi öngörülmediği için hiçbir şekle de tabi değildir.
Sigorta sözleşmesinin kurulmasına ilişkin Kanunda herhangi bir şekil şartının öngörülmemesi, öneri ve kabulün de herhangi bir şekle tâbi olmayacağı anlamına gelmektedir. Sigorta sözleşmesi sigorta ettirenin yaptığı önerinin sigortacı tarafından (örneğin sigorta poliçesinin sigorta ettirene ulaştırılması yoluyla örtülü olarak) kabul edilmesiyle veya sigortacının (örneğin sigorta poliçesinin taslağının sigorta ettirene ulaştırılmasıyla) yaptığı önerinin sigorta ettiren tarafından (mesela ilk primin ödenmesiyle örtülü olarak) kabul edilmesiyle kurulmuş olabilir (Samim Ünan: Türk Ticaret Kanunu Şerhi C. I, İstanbul, 2016, s. 61).
Menfaat ilişkisi sigorta sözleşmesinin objektif esaslı noktasıdır. Dolayısıyla esaslı noktası olmayan sözleşme yok hükmünde olacağından, bir menfaat olmaksızın yapılan sigorta sözleşmesi geçersiz olacağı gibi sonradan menfaatin ortadan kalkması hâlinde de geçersiz olacaktır (6102 sayılı TTK md. 1408/1). Her sigorta sözleşmesi sigorta genel şartlarına uygun olarak hangi menfaat ya da menfaatlerin sigortalandığının tespit edilmesine imkân verecek bir tarzda düzenlenmelidir.
Sigorta poliçesi, sigortacının, sigorta sözleşmesinin kurulmasından sonra Kanunda öngörülen süre içerisinde düzenlemekle yükümlü olduğu; sözleşmenin yapıldığını ispat eden bir belgedir. Sigorta sözleşmelerinde sigortacının sigorta poliçesi düzenleme ve teslim etme yükümlülüğü asli yükümlülük olmayıp yan yükümlülüktür. Bu itibarla sigorta poliçesinin düzenlemesinin ve tesliminin sözleşmenin kurulması veya geçerliliği üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1424 üncü maddesi; "Sigortacı; sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmidört saat, diğer hâllerde onbeş gün içinde, yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlüdür. Sigortacı poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumludur” hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, sigorta poliçesi düzenleme ve teslim yükümlülüğü sigortacıya aittir. Bununla birlikte sigorta sözleşmesi akdetme ve poliçe düzenleme ile prim tahsil etme yetkisi kural olarak sigorta şirketlerine ait olmakla birlikte, bu yetki acentelik vekâletnamesinde belirtilmek kaydıyla, sigorta acentelerine devredilebilmektedir. Nitekim, aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2020 tarihli ve ███████-1301 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da değinilmiştir.
Uyuşmazlığın temelini oluşturan ... numaralı poliçe, █████/2022 ile█████/2022 tarihleri arasını kapsamakta olup işyerini deprem dahil çeşitli risklere karşı teminat altına almaktadır. Poliçede deprem teminatı bina için 50.000.000,00 TL, muhteviyat için ise 21.500.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Deprem riskiyle ilgili poliçede açıkça belirtilen muafiyet ve koasürans şartları ise şöyledir. Hem bina hem de muhteviyat deprem hasarlarında %20 oranında deprem koasüransı uygulanmaktadır. Ayrıca, her bir hasarda toplam sigorta bedeli üzerinden %2 oranında deprem tenzili muafiyeti uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Poliçe hükümlerine göre, "Enflasyon Koruma Klozu" kapsamında %30 oranında enflasyon endeksi belirlenmiştir. Bu koruma; kasa muhteviyatı bedeli, kira kaybı, iş durması, yangın mali sorumluluk, enkaz kaldırma masrafları ve çeşitli sorumluluk branşı limitleri gibi belirli teminatları kapsamaktadır. Enflasyon koruması hesaplanırken, poliçede gösterilen yıllık enflasyon oranı 365'e bölünerek günlük bir oran elde edilir. Bu günlük oran, sigorta başlangıç tarihinden hasarın meydana geldiği tarihe kadar geçen gün sayısı ile çarpılarak o anki sigorta bedeline uygulanacak artış oranı bulunur. Ancak bu artış oranı, aynı dönem için geçerli olan Toptan Eşya Fiyatlarındaki (TEFE) artış oranını hiçbir şekilde aşamaz. Ayrıca poliçedeki not bölümünde, bu enflasyon endeksi uygulamasının, ilgili branşların genel şartlarında yer alan eksik sigorta hükümlerini ortadan kaldırmayacağı açıkça belirtilmiştir.
█████/2023 tarihli ekspertiz raporuna göre, davacı şirkete ait tesiste █████/2023 tarihinde meydana gelen deprem neticesinde idari bina ve fabrika binasının duvar, zemin, dekorasyon ve elektrik tesisatı gibi muhtelif yerlerinde hasarlar oluşmuş; taşıyıcı sistemde ise herhangi bir hasar görülmemiştir. Eksper tarafından piyasa rayiçlerine göre yapılan inceleme ve %15 oranındaki eskime tenzili sonucunda brüt hasar miktarı 4.117.086 TL olarak tespit edilmiştir. Raporda, tesisin idari ve fabrika binalarının toplam gerçek değerinin hesaplamalar neticesinde 113.560.000 TL olduğu belirlenmiştir. Poliçede yer alan enflasyon korumalı sigorta bedelinin 53.220.500 TL olması nedeniyle, sigorta bedeli ile binanın gerçek değeri arasındaki bu orantısızlık baz alınarak %53,13 oranında eksik sigorta tespitinde bulunulmuştur. Tazminat hesaplama sürecinde; ilk olarak hasar miktarı tespit edilmiş, ardından hesaplanan bu tutar üzerinden sırasıyla eksik sigorta oranı, poliçedeki koasürans şartı ve muafiyet indirimleri uygulanmıştır. Yapılan bu yasal ve poliçeye bağlı kesintilerin yanı sıra 7.145 TL'lik sovtaj (hurda/enkaz değeri) bedelinin de düşülmesiyle, sigorta şirketi tarafından ödenecek nihai tazminat tutarı 689.388,44 TL olarak belirlenmiştir.
-Bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi;
... ... tarafından hazırlanan raporun sonuç ve kanaat bölümünde yer alan tespitler şu şekildedir. Keşif mahallinde yapılan incelemeler ve dosyadaki belgeler doğrultusunda, yapıdaki hasarların deprem sonucu oluşan çatlak karakteristiğinde olduğu tespit edilmiştir. Yapıların sınıflandırması ve birim maliyetleri dava tarihi itibarıyla değerlendirilmiş; hangar nitelikli yapının 2C sınıfında (birim maliyeti 3.575 TL/m²), idari bina nitelikli yapının ise 3A sınıfında (birim maliyeti 4.600 TL/m²) olduğu belirlenmiştir. Yeniden yapım maliyeti, bu birim maliyetler ve alan ölçüleri (hangar: 12.494 m², idari bina: 1.480 m²) üzerinden hesaplanarak dava tarihi itibarıyla toplam 51.474.050 TL olarak bulunmuştur. Binanın yaşına bağlı olarak %20 oranında aşınma payı düşüldükten sonra yapının gerçek değeri 41.179.240 TL olarak saptanmıştır. Yapı ruhsatına göre toplam alan 13.974 m² iken, poliçede bu alanın 30.000 m² olarak beyan edildiği görülmüştür. Hesaplanan 41.179.240 TL'lik gerçek yapı değerinin, hasar tarihindeki poliçe bedeli olan 51.474.050 TL'nin altında kalması nedeniyle, 75668015 numaralı poliçede sigorta şirketinin iddia ettiği gibi bir "eksik sigorta" durumunun söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm bu değerlendirmeler neticesinde bilirkişi heyeti, davacının davalı sigorta şirketinden 2.359.835,30 TL hasar tazminatı talep edebileceği kanaatini bildirmiştir.
İ ... ... ... ... tarafından hazırlanan 07.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu yapıdaki hasarların tamamen depremden kaynaklandığı tespiti yer almaktadır. İncelemeler sonucunda, yapının ruhsatlı ve ruhsatsız tüm bölümleriyle birlikte toplam alanının 19.256 metrekare olduğu ve olay tarihi itibarıyla toplam yeniden yapım maliyetinin 54.073.280,00 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Olay tarihi olan 10.03.2023 itibarıyla poliçede yer alan 54.520.000,00 TL'lik sigorta bedelinin, hesaplanan gerçek bina değerinden yüksek olması nedeniyle poliçede eksik sigorta uygulamasının söz konusu olmadığı vurgulanmıştır. Tazminat hesabı yapılırken, eksperin belirlediği 4.800.395,00 TL brüt hasar üzerinden öncelikle %20 oranında aşınma payı düşülerek hasar miktarı 3.840.316,00 TL olarak bulunmuştur. Eksik sigorta şartları oluşmadığından, bu tutara %80 oranındaki koasürans uygulanarak meblağ 3.072.252,80 TL'ye indirilmiş, ardından poliçedeki %2'lik muafiyet tutarı olan 61.445,06 TL düşülmüştür. Yapılan bu hesaplamalar sonucunda ödenmesi gereken toplam hasar tutarı 3.010.807,74 TL olarak saptanmış olup, sigorta şirketince daha önce ödenen 689.388,44 TL tenzil edildiğinde davacının talep edebileceği bakiye tazminat miktarının 2.321.419,30 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce dosya kapsamında daha önce alınan bilirkişi raporları ile sigorta eksper raporu arasında, esasa etkili olan ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan ciddi çelişkiler tespit edilmiştir. Uyuşmazlığın doğru bir şekilde çözülebilmesi için taşınmazın tam ve kesin ölçümünün yapılması, hasarın illiyet bağının saptanması ve tazminat miktarının şüpheden uzak bir biçimde belirlenmesi zorunluluk arz etmektedir. Önceki raporların hükme esas alınmamasının sebeplerinden ilki, sigortalı taşınmazın alan ölçümlerinde poliçe beyanı, yapı ruhsatı/projesi ve sahadaki fiili durum arasında büyük farklılıklar (metrekare uyumsuzlukları) bulunmasıdır. Bu anlamda, taşınmazın ruhsata uygun kısımları ile ruhsata aykırı olarak sonradan inşa edilen kısımlarının ölçüm cihazları (lazermetre vb.) kullanılarak kesin sınırlarıyla, ayrı ayrı tespit edilmesi gerekmektedir. İkinci gerekçe olarak yapısal hasarın doğrudan illiyet bağına ilişkindir. Ruhsata aykırı şekilde yapılan kısımların taşıyıcı sistem üzerindeki kütle-rijitlik dengesini ne ölçüde etkilediği, bu kısımların deprem hasarının artmasına bir katkısının bulunup bulunmadığı ve yapıdaki fiziksel bozulmaların doğrudan deprem olayının etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri, önceki zemin oturmaları veya eskime payı nedeniyle mi meydana geldiği hususlarının bilimsel olarak netleştirilmesine ihtiyaç duyulmuştur. Tazminat hesaplama yöntemi ve maliyet kriterleri bakımından da önceki raporlardaki eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir. Yangın Sigortası Genel Şartları'nın "Tazmin Kıymetlerinin Hesabı" başlıklı B.5.5.1. maddesinde açıkça, "Sigorta tazminatının hesabında sigortalı şeylerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymeti (rayiç bedel) esas tutulur" düzenlemesi yer almaktadır. Bu amir hüküm ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, hasar bedeli hesaplanırken dava veya kök rapor tarihi değil, mutlak surette rizikonun gerçekleştiği 10.03.2023 tarihindeki serbest piyasa rayiçlerinin (gerçek piyasa yapım maliyetlerinin) dikkate alınması yasal bir zorunluluktur. Açıklanan bu hukuki ve maddi gerekçelerle; taşınmazın ilgili tarihteki gerçek değerinin, eksik sigorta oranının, muafiyet indirimlerinin ve nihai tazminat tutarının poliçe kapsamı ve genel şartlar doğrultusunda tereddüde mahal vermeyecek şekilde yeniden belirlenmesi amacıyla, ölçümlerin harita mühendisi refakatinde yapıldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmiştir.
... ... ... tarafından hazırlanan 24.11.2025 tarihli bilirkişi raporu sunulmuştur.
Raporda, yapıdaki hasarların oluşumunda 10.03.2023 tarihli depremin yanı sıra yapının bulunduğu zeminin özellikleri (ZF sınıfı) ve binada daha önceden gerçekleşmiş olan zemin oturmalarının da ortaklaşa etkili olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, ruhsata aykırı olarak inşa edilen asma kat ve zemin kat büyütmelerinin yapının taşıyıcı sistemi üzerinde ek yük oluşturduğu, kütle-rijitlik dengesini değiştirerek deprem etkilerini artırmış olabileceği vurgulanmış; ancak bu konuda kesin bir sonuca varılabilmesi için yapının bütününe yönelik detaylı bir performans analizinin şart olduğu ifade edilmiştir.
Keşif esnasında lazer metre ile yapılan ölçümler sonucunda, yapının işletme ve idari/teşhir bölümleriyle birlikte toplam brüt alanının 19.195 metrekare olduğu tespit edilmiştir. Piyasa araştırması ve il genelindeki müteahhitlerle yapılan görüşmeler neticesinde, Mart 2023 hasar tarihi itibarıyla çelik konstrüksiyon kısımlar için 5.000 TL/m², idari bölümler için ise 10.000 TL/m² birim maliyet öngörülmüş ve yapının yeniden yapım maliyeti 103.375.000 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutardan binanın yaşı göz önüne alınarak %20 oranında aşınma payı düşülmüş ve yapının gerçek değeri 82.700.000 TL olarak saptanmıştır. Poliçenin hasar tarihindeki enflasyonlu teminat bedelinin 53.220.500 TL olduğu, bu bedelin hesaplanan 82.700.000 TL'lik yapım bedelinin altında kalması nedeniyle olayda 0,6435 oranında eksik sigorta bulunduğu tespit edilmiştir. Tüm bu maliyet, alan ve eksik sigorta hesaplamaları doğrultusunda heyet, davacının davalı sigorta şirketinden 1.250.602,37 TL hasar tazminatı talep edebileceği sonucuna varmıştır.
Mahkememiz itirazlar sonucu ek rapor almıştır. Anılan ek raporun incelenmesinde; 20.01.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda, taşınmazın ruhsat dışı alanlarıyla birlikte toplam brüt alanının 19.195 metrekare olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay içtihatları doğrultusunda riziko tarihi esas alınarak ve piyasa rayiçleri kullanılarak yapılan değerlendirmede, işletme bölümü için 3.800 TL/m², idari/teşhir bölümü için ise 7.600 TL/m² birim maliyet öngörülerek toplam yeniden yapım maliyeti 78.565.000 TL olarak saptanmıştır. Bu değer üzerinden yapının yaşı dikkate alınıp %20 oranında aşınma payı (amortisman) düşülerek taşınmazın gerçek değeri 62.852.000 TL olarak hesaplanmıştır. Poliçenin hasar tarihindeki enflasyonlu bedelinin (53.220.500 TL), hesaplanan yapım bedelinin altında kalması sebebiyle dosyada 0,8467 oranında eksik sigorta bulunduğu belirlenmiştir. Tazminat hesaplamasında kök raporda tespit edilen 3.889.316,00 TL tutarındaki brüt hasar baz alınmıştır. Bu hasar tutarına öncelikle eksik sigorta katsayısı uygulanarak 3.293.083,85 TL'ye ulaşılmış, ardından bu tutara %80 oranındaki müşterek sigorta (koasürans) payı uygulanarak meblağ 2.634.467,08 TL olarak belirlenmiş ve son aşamada 77.786,32 TL tutarındaki muafiyet indirimi tenzil edilerek ödemeye esas tutar 2.556.680,76 TL şeklinde hesaplanmıştır. Nihai tutardan, davalı sigorta şirketince daha önce ödenmiş olan 689.388,44 TL mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği bakiye tazminat alacağı 1.867.292,32 TL olarak ortaya konmaktadır.
Mahkememizce yapılan incelemede, ... numaralı sigorta poliçesinin özel şartları ve teminat detayları incelenmiş olup, tazminat hesabında uygulanacak indirim silsilesinin poliçedeki düzenleme sırasına göre yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. En son alınan bilirkişi kök ve ek raporlarındaki temel hatanın, poliçede açıkça belirtilen bu sıralamanın göz ardı edilerek muafiyet indiriminin koasürans uygulamasından önce yapılması olduğu anlaşılmaktadır. Oysa taraflar arasındaki sözleşme niteliğindeki poliçe metni incelendiğinde (poliçenin 6. sayfası) deprem teminatına ilişkin olarak önce müşterek sigorta (koasürans) oranının ardından ise tenzili muafiyet oranının hüküm altına alındığı görülmektedir.
Bu doğrultuda, poliçedeki şartların öngördüğü sıralama ve dosyadaki mahkememizce yapılan hesaplama sonucu tazminat tutarı şu şekilde olduğu anlaşılmıştır. İlk olarak, tespit edilen 3.889.316,00 TL tutarındaki brüt hasar miktarına, poliçedeki eksik sigorta oranı (0,8467) uygulanmış ve "Eksik Sigorta Sonrası Toplam" meblağ 3.293.083,85 TL olarak bulunmuştur. İkinci adımda, poliçenin deprem teminatı kısmında ilk sırada düzenlenen %80 oranındaki koasürans bu meblağa uygulanmış ve kloz gereği tutar 2.634.467,08 TL olarak hesaplanmıştır. Üçüncü adımda ise poliçede koasüranstan sonra düzenlenen tenzili muafiyet tutarı olan 52.689,34 TL, bulunan bu net sorumluluk miktarından tenzil edilmiştir. Yapılan bu sıralı işlem neticesinde ödemeye esas nihai tazminat tutarı 2.581.777,74 TL olarak saptanmıştır. Söz konusu tutardan, davalı sigorta şirketince dava öncesinde ödenmiş olan 689.388,44 TL’nin mahsubu ile davacının talep edebileceği bakiye alacak miktarının 1.892.389,30 TL oldğu, bu hesaplama yönteminin poliçenin sistematiğine uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Nihai olarak yapılan değerlendirmede;
Yapılan yerinde incelemelerde ve alınan teknik raporlarda, davacıya ait işyerinde oluşan yapısal hasarların 10.03.2023 tarihinde meydana gelen deprem sarsıntısı sonucunda oluştuğu ve hasarların karakteristik deprem çatlağı niteliği taşıdığı bilimsel verilerle saptanmıştır. Taşınmazda ruhsat dışı inşa edilmiş kısımlarının bulunduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, davalı sigorta şirketinin poliçe tanzimi aşamasında taşınmazı görerek ve mevcut fiziki durumunu bilerek rizikoyu üstlendiği sabittir. Taraflar arasında akdedilen poliçede bu kısımların teminat dışı bırakılmasına veya hasar anında özel bir indirim yapılmasına dair herhangi bir kısıtlama yahut muafiyet düzenlemesi yer almamaktadır. Sigortacı, bildiği ve primini tahsil ettiği rizikoyu o anki fiziki durumuyla bir bütün olarak kabul etmiş sayıldığından, sonradan bu kaçak yapı kısımlarının deprem etkisini artırıp artırmadığına yönelik ek bir performans analizi yapılmasına gerek görülmemiş ve tespit edilen hasar bütünüyle poliçe teminatı kapsamında değerlendirilmiştir.
Tazminatın hesaplanmasına esas teşkil edecek değerleme aşamasında, Yangın Sigortası Genel Şartları'nın B.5.5.1. maddesinin amir hükmü gereğince, dava tarihi değil rizikonun gerçekleştiği 10.03.2023 tarihindeki serbest piyasa rayiçleri esas alınmıştır. Mahkememizce itibar edilen ve ölçüm çelişkilerini gideren ek bilirkişi raporu doğrultusunda, yerinde yapılan hassas ölçümlerle 19.195 metrekare olarak kesinleşen taşınmazın gerçek yeniden yapım değeri, yapının yaşına bağlı %20 oranındaki aşınma payı da düşüldükten sonra 62.852.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Tespit edilen bu gerçek değer ile poliçede yer alan enflasyon korumalı 53.220.500,00 TL'lik teminat bedeli oranlandığında, mevcut durumda 0,8467 oranında eksik sigorta bulunduğu saptanmıştır. Bakiye tazminatın nihai hesaplamada ise, makkemizce sigorta poliçesindeki düzenleme sırası hesaplama yapılmıştır. Buna göre öncelikle eksper ve bilirkişi incelemeleriyle sabit olan 3.889.316,00 TL tutarındaki brüt hasara 0,8467 oranındaki eksik sigorta katsayısı tatbik edilmiş ve ulaşılan 3.293.083,85 TL üzerinden işlemlere devam edilmiştir. Ardından, tenzili muafiyetten önce uygulanması gereken ve poliçede açıkça düzenlenen %80 oranındaki müşterek sigorta (koasürans) payı bu tutara uygulanarak sigortacının sorumluluk sınırı 2.634.467,08 TL olarak belirlenmiştir. Hesaplamanın en son aşamasında ise poliçede öngörülen %2 oranındaki tenzili muafiyet, ulaşılan bu koasüranslı net bedel üzerinden hesaplanmış ve bulunan 52.689,34 TL tutarındaki kesinti ilgili meblağdan düşülmüştür.. Gerçekleştirilen bu hesaplama neticesinde davacı tarafa ödenmesi gereken nihai tutarın 2.581.777,74 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Söz konusu tutardan davalı sigorta şirketince hasar sonrasında kısmi ödeme olarak yapılmış olan 689.388,44 TL'nin mahsup edilmesi neticesinde, davacının davalıdan talep edebileceği bakiye alacak miktarının 1.892.389,30 TL olduğu sonucuna varılmış ve davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Faize ait değerlendirmede;
Poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret kanunu’nun 1427. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; “Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur.”
Somut olayda, █████/2023 tarihinde meydana gelen deprem hadisesi neticesinde davacı tarafça aynı gün davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğu dosya kapsamındaki hasar dosyasından anlaşılmaktadır. Bu bildirim tarihi (█████/2023) esas alındığında, TTK'nın 1427/2. maddesi uyarınca ihbar tarihine 45 günlük yasal sürenin ilave edilmesiyle davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin █████/2023 olması gerekmektedir. Ancak davacı taraf ıslah faiz başlangıcı olarak █████/2023 tarihini talep etmiştir. Davacının talebi dikkate alınarak bu tarih esas alınmıştır. İşin niteliği talep uyarınca ticari avans faizi uygulanmıştır.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile 1.892.389,30 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa █████/2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 129.269,11-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 853,88 -TL peşin ve 38.790,17 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 89.625,06-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) kabul ve ret oranına (%81,52) göre 2.543,38-TL'nın davalıdan, bakiye 576,62-TL'nın davacı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 853,88-TL peşin harcı, 38.790,17-TL ıslah harcı, olmak üzere toplam 39.913,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davacı tarafça yapılan posta, müzekkere ve bilirkişi giderinden ibaret 33.618,20-TL yargılama gideri, 7.391,80 TL keşif harcı ve 2.929,30 TL delil tespiti masrafı olmak üzere toplam 43.939,35-TL'nin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 35.818,75-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10--Davalı tarafça yapılan posta, müzekkere ve bilirkişi giderinden ibaret 9.000,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 1.663,32-TL'nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 282.934,50-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince davanın ret olunan kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 68.644,80-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
14-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!