Anahtar kelimeler: Plakası Cismani Çarpması Yazildiği Oluşmasında Kazanın Katip Ölüm Kusurunun Gaziantep

ESAS NO
: ......................KARAR NO
: .......HAKİM
: .......KATİP
: ..............DAVACI
: 1.......VEKİLLERİ
:DAVACI
: 2-VEKİLLERİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Kaldırma kararı öncesi yapılan yargılamada;İDDİA VE TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: █████/2018 tarihinde müvekkili ....... plakası belli olmayan bir aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığını, kazanın oluşmasında kendisinin kusurunun bulunmadığını, yapılan başvuruya rağmen davalı sigorta şirketinin taleplerini karşılamadığını, zararın tespitinin mümkün olmaması nedeniyle 100 TL maddi tazminatın temerüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP VE SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuru şartının yerine getirilmediğini, plakası tespit edilemeyen araçların ispatının somut delillere dayanması gerektiğini, kusur oranının ve maluliyet tespitinin adli tıp kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sgk ödemelerinin hesapta tenzil edilmesi gerektiğini, poliçe limiti ve kusur oranı ile sorumluluklarının sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faizin talep edilebileceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.DAVA
: Tüm dosya kapsamı nazara alındığında trafik kazasından kaynaklı tazminat davasıdır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:█████/2019 havale tarihli itü öğretim üyelerinden oluşan kusur bilirkişi raporunda özetle; plakası tespit edilemeyen motosikletin sürücüsünün olayda 5/8 oranında, davacıyı karşıya geçirmekte olan babaannesi yaya ....... 3/8 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.█████/2020 havale tarihli maluliyet bilirkişi raporunda özetle; 2013 doğumlu İsmail kızı ....... ....... özür durumuna göre tüm vücut fonksiyonu kaybının %40 olduğu, tıbbi iyileşme süreci göz önüne alındığında 9(dokuz) ay süre ile geçici iş göremezliğinin bulunduğu, iyileşme dönemi içerisinde 1,5 ay tüm gün bakıcı ihtiyacı olduğu, devamlı suretle başkasının yardım ve bakımına muhtaç olmadığı kanaatine varılmıştır.█████/2020 havale tarihli hesap bilirkişi raporunda özetle; 2013 doğumlu İsmail kızı ....... ....... özür durumuna göre tüm vücut fonksiyonu kaybının %40 olduğu, tıbbi iyileşme süreci göz önüne alındığında 9(dokuz) ay süre ile geçici iş göremezliğinin bulunduğu, iyileşme dönemi içerisinde 1,5 ay tüm gün bakıcı ihtiyacı olduğu, %62,5 oranındaki kusur oranına göre, %100 malul kalınan dönem zararının 8.155,68 TL olduğu, kalıcı maluliyet dönemi zararının 270.704,51 TL olduğu, bakıcı gideri zararının 1.902,65 TL olduğu hesaplanmıştır.Davacı vekili maddi tazminat talebinin değer artırım dilekçesinde kalıcı maluliyete yönelik olduğunu bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde plakası tespit edilemeyen motosikletin sürücüsü olay sırasında süratli ve dikkatsizce seyretmekte olduğu çarpışma yerinden net olarak anlaşıldığı zira olay yerinde görüş açık ve düz bir yolda yaşlı bir yayanın yanındaki çocuk ile yolun büyük bölümünü geçerek orta refüje yaklaşması sırasında motosikletin çarpışmış olması nedeni ile yayaların yola çıktıklarında motosikletin çok uzakta olduğu, süratli seyrini sürdüren sürücünün yayaları fark ederek hızını azaltması gerektiği halde bu tedbirleri almayıp yayaların önünden hızla geçiş yapma çabasında olduğu, yayaların ani yola girmelerinin söz konusu olmadığı bu nedenle motosiklet sürücüsünün asli kusurlu olduğu, yaya ....... nın yanında beş yaşlarındaki küçük çocuk olmasına rağmen yaya geçidi dışından karşıya geçmek istediğinden uzakta da olsa gelmekte olan motosikleti fark ederek kazayı önleyici tedbir için geçici bir an önce tamamlamaya çalışmadığından tali kusurlu olduğu, kusurların yaklaşan kusurlar olduğu kabul edilerek bilirkişi heyetinin belirlediği oranlar mahkemece benimsenmiş, poliçe tarihi dikkate alınarak özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre adli tıp kurumundan denetime elverişli rapor alınarak yine poliçe tarihine göre TRH yaşam tablosu kriterlerine göre hesap yaptırılmış olup, Sigortacılık Kanunu 14. Maddeye göre sorumlu davalı sigorta şirketin yapılan başvuruyu sonuçsuz bıraktığından yasal faiz ile zararın tazmin etmesine karar verilmiştir.Mahkememizce verilmiş olan █████/2020 tarih, ....... Esas, .......Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliyesi 17. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih,....... Esas, ....... Karar sayılı ilamı ile kararımız kaldırılmıştır.Kaldırma ilamında;Davacı vekilince, davacı küçük ....... büyük annesi ....... ile karşıdan karşıya geçerken plakası tespit edilemeyen bir motorsikletin çarpması sonucu yaralandığını belirterek maddi tazminat talep edilmiştir.1-Davalı vekilince davaya konu talepler bakımından, davacı tarafından kurumlarına davadan önce usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığı, yapılan başvuruya usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun eklenmediği belirtilerek istinaf talebinde bulunulmuş ise de; 2918 sayılı KTK.nın 97.maddesi "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir..." hükmünü amirdir. Davacının söz konusu hüküm kapsamında davalı Güvence Hesabına başvuruda bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin gerekli belgelerle başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.2-Davalı vekilince plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispatlanması gerektiği belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuştur.Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde hesaba başvurulabilecek haller düzenlenmiş olup, düzenlemenin mefhumu muhalifinden bu haller dışında hesaba başvurulamayacağı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamı, mahallinde yapılan keşif esnasında dinlenen tanık beyanları, tedavi evrakları, düzenlenen raporlar ve davacıdaki yaralanmanın niteliği nazara alındığında somut uyuşmazlık bakımından Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesi uyarınca davalı Güvence hesabına husumet yöneltilebileceği kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.3-Davalı vekilince kusur raporları arasında çelişkinin giderilmediği belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuş ise de, mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ den oluşan bilirkişi heyetinden rapor alındığı, hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluş şekli ile uyumlu olup denetime imkan verir şekilde düzenlendiği anlaşıldığından davalı tarafın kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.4-Davalı tarafça hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olarak düzenlenmediği belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuştur.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Hükme esas alınan █████/2020 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmakla birlikte rapor içeriğinde "her iki üst alt ve alt eksrterimite eklem hareket açıklıklarının tam, motor kas güçlerinin doğal olduğu, atrofi ve kısalık saptanmadığı, sol kulağın 2 cm önünde cilt seviyesinde ciltten hafif açık renkte yüzde sabit ize neden olan iyileşmiş yara tamir dokusunun bulunduğu, yapılan psikiyatrik değerlendirilmesinde tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen travma sonrası stres bozukluğu olduğunun özür durumunun % 40 olduğunun" belirtildiği anlaşılmıştır.Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Rapor içeriğinde maluliyet oranın davacının hangi rahatsızlığı nedeni ile verildiğine ilişkin somut bir tespit belirtilmemiştir. Bu nedenlerle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu itibarla kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre, yukarıda belirtilen hususlarda dikkate alınarak, kazadan sonra oluştuğu belirtilen "travma sonrası stres bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği (ömür boyu sürüp sürmeyeceği) ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde denetime uygun olmayan rapor uyarınca hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4.H.D.nin █████████ E. ██████████ K. Yargıtay 4.H.D.nin █████████ E. █████████ K., Yargıtay 4. H.D.nin █████████ E. █████████ K.)5-Davalı vekilince davacı tarafından dava konusu alacağın 30.000-TL lik kısmının temlik edildiği, söz konusu temlik dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiği belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuştur.İbraz edilen 12 Nisan 2019 tarihli temlik sözleşmesi uyarınca davacı tarafça Gaziantep 2. Asliye Ticaret mahkemesinin / Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasına konu alacağın 30.000-TL lik kısmının temlik edildiğinin belirtilmesi nedeni ile, 6100 Sayılı HMK nın 125/2 maddeside dikkate alınarak mahkemece değerlendirme yapılması gerekirken temlik sözleşmesi dikkate alınmaksızın yargılamaya devamla tazminat miktarının tümü bakımından davacı lehine hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4.H.D.nin ██████████ E. █████████ K.)Yukarıda açıklanan nedenle, bu aşamada sair hususular incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve dairemiz kararına uygun şekilde tarafların kazanılmış hakları da nazara alınarak, davanın yeniden görülerek eksikliklerin giderilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.Kaldırma sonrası yapılan yargılamada;Yeni duruşma günü taraflara tebliğ edilmiştir.Mahkememizin █████/2022 tarihli tensip tutanağında verilen ara karar uyarınca dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna tevdi edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu hazırlamış olduğu raporda özetle; Kişiye ait olay tarihli tıbbi belgelerde; kişinin 20.03.2018 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeni ile yaralandığı, sağ parietal kemikte kırık, kontüzyonel hemoraji, sağ tibia kırığı meydana geldiği, olaydan yaklaşık 18 ay sonra sonra Çocuk Psikiyatri Kliniği’nde yapılan muayenesinde; içe kapanma, tek başına dışarı çıkamama, araba çarparsa diye tedirgin olma şikayetleri tariflediği, Travma sonrası stres bozukluğu tanısıyla takip ve tedavisinin düzenlendiği, küçüğün 26.06.2024 tarihinde Kurulumuzda muayene edildiği, olay ile illiyetli Travma sonrası stres bozukluğu ile uyumlu bulgular tespit edildiği cihetle, Mevcut belgelere göre; ......., █████/2013 doğumlu, .......20.03.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan █████/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar, D-Travma sonrası stres bozukluğu, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, özürlülük oranı %30, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %30 (yüzdeotuz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, Travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin tedavi ile işlevselliği etkilemeyecek düzeye gelebileceğinin tıbben bilindiği, 18 yaşından sonra tekrar değerlendirilmesinin uygun olduğu mahkememize bildirmiştir.Tüm bu nedenlerle tüm dosya kapsamı denetime elverişli aldırılmış bilirkişi raporu, taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde; plakası tespit edilemeyen motor sürücüsünün yaya konumunda bulunan davacı çocuğa çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde hükme esas alınan İTÜ bilirkişi heyetinden alınan rapor kapsamında davacı çocuğun yanında bulunan babaannenin özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle 3/8, plakası tespit edilemeyen motor sürücüsünün 5/8 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza neticesinde davacının sürekli şekilde malul kaldığı anlaşılmakla Mahkememizce █████/2020 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile belirlenen 270.704,51 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 25.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiş, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Gaziantep Bölge Adliyesi 17. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacının travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış, raporda ''davacının kalıcı maluliyeti %30 olarak belirlenmekle birlikte Travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin tedavi ile işlevselliği etkilemeyecek düzeye gelebileceğinin tıbben bilindiği, 18 yaşından sonra tekrar değerlendirilmesinin uygun olduğu'' belirtilmiştir. Her ne kadar Mahkememizce davacının 18 yaşını doldurması gerektiği değerlendirilmiş ise de süreçte davacının yaşı dikkate alındığında Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen 18 yaşının 2031 yılına tekabül edeceği, mevcut haliyle davanın açılış tarihinden itibaren 13 yıl sonra karar verilecek olması ve verilecek kararın kesinleşme süreci de dikkate alındığında davacıda tespit edilen ''travma sonrası stres bozukluğu'' durumunun makul sürede yargılama yapılması gerektiği de dikkate alınarak mevcut Adli Tıp Kurumu raporu üzerinden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Bu kapsamda yapılan değerlendirmede Mahkememizin önceki kararının davalı vekilince istinaf edilmiş olması sebebiyle lehine kazanılmış hak doğduğu da dikkate alınarak önceki aktüerya raporunda %40 maluliyet oranı üzerinden belirlenmiş olması ve son alınan ATK raporunda davacının maluliyet oranının %30 olarak tespit edilmiş olması sebebiyle bu oran üzerinden Mahkememizce yapılan hesaplama neticesinde; %100 maluliyet durumunda tazminatın 904.260,80 TL olarak belirlendiği, davacının %30 maluliyetine karşılık sürekli maluliyet tazminatının 271.278,24 TL olduğu, plakası tespit edilemeyen motor sürücüsünün 5/8 kusuru oranında yapılan hesaplamada tazminatın 169.548,90 TL olarak belirlendiği ve davacı tarafından dava konusu alacağın 30.000-TL lik kısmının temlik edildiği dikkate alınarak tespit edilen 1369.548,90 TL'nin faiziyle birlikte ödenmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 139.548,90 TL kalıcı iş görmezlik tazminatının 25.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 139.548,90 TL üzerinden alınması gereken 9.532,58 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 924,25 ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan 8.572,43 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 12.739,18 TL yargılama giderinin davanın kabul (%51,55) ve ret (%48,45) oranlarına göre hesaplanan 6.567,04 TL'sinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026