Anahtar kelimeler: Ocağı Ferdi İşlettiğini Kazalar Yaptırdığını Temlikinden Taş Muhtemel Annesi İhtiyari

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU
: SİGORTA (Sigorta Edilen Şeyin Temlikinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taş ocağı işlettiğini, müvekkilinin iş yerinde meydana gelmesi muhtemel kazalar nedeniyle davalı şirket nezdinde ... Sigorta Poliçesini yaptırdığını, ... isimli işçinin █████/2025 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiğini, bu vefat sonrasında...'ın mirasçısı olan annesi ... ve babası ...'ı ihtiyari ferdi kaza sigortasından kaynaklanan 1.000.000,00 TL tazminat bedelinin ödendiğini, hak sahiplerinin sigorta şirketinden olan alacaklarını Noterden müvekkiline temlik ettiğini ve onların halefi durumuna geldiğini, müvekkilinin sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının açıldığını, ödemenin yapılmadığını, müvekkilinin davalı aleyhine █████/2025 tarihinde 1.000.000,00 TL anapara ve 8.486,30 TL işlemiş faiz üzerinden İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 1.008.486,30 TL'lik icra takibi başlatıldığını, davalının alacağın zamanaşımına uğradığı ve müvekkiline borcu olmadığını belirterek borca itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin ferdi kaza sigortası poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacının sigortalı hak sahipliği iddiasında bulunamayacağını, husumet itirazında bulunduklarını, Ferdi Kaza Sigorta Poliçesinde hak sahiplerinin "sadece kazalı işçilerin kendileri, vefat etmeleri halinde varisler" olarak tanımlandığını, işveren tarafından hak sahiplerine ödendiği bildirilen tutarın sigorta şirketinden rücusunun mümkün olmadığını, ferdi kaza sigortası poliçesi genel şartlarında teminatın kapsamının açıkça belirtildiğini, ödemenin vefat halinde doğrudan kazalı işçinin varislerine yapılacağı hususunun yer aldığını, davanın husumet yokluğu sebebiyle esastan reddini, sigortacılık kanunu ek 6.maddesi gereği sigorta şirketinden alacakların devir ve temlik olunamayacağını, davacının dava dışı ...'a ödeme yaparak haklarını temlik almasının mümkün olmadığını, devir ve temliknamenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin temerrüte düşmediğini, kanuni varisler ...'ın müvekkiline aynı ferdi kaza sigorta poliçesi teminatı kapsamında ödeme yapılması için başvurduklarını, müvekkilinin ödemeyi iyi niyetle yapmak istediğini ancak aynı anda iki farklı tarafın talepçi olması sebebiyle mükerrer ödeme yapmak zorunda kalmamak adına tevdi mahalli talebinde bulunduğunu, bu ödemeden kaynaklı müvekkili aleyhine Hatay İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin yetki ve borca itiraz ettiğini, yetki itirazı sonrası icra dosyası İstanbul Anadolu 1.İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile tekrar şirketine yöneltildiğini belirterek davanın husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davanın davacının işletiminde bulunan taş ocağında çalışan işçi ...'ın █████/2025 tarihli iş kazasında vefat etmesi nedeniyle, müteveffanın anne ve babasına █████/2025 tarihinde 1.000.000,00 TL tazminat ödemesi yapan davacının Hatay 6. Noterliği'nin 06.03.2025 gün ve ... sayılı alacağın devri sözleşmesine ve taraflar arasındaki ... ... sayılı ... Sigorta poliçesine dayalı olarak bu bedeli davalıdan rücuuna dair başlattığı İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki Grup Ferdi Kaza Sigorta poliçesi incelendiğinde sözleşmenin can sigortası türlerinden grup kaza sigortası niteliğinde olduğu, bu sigorta türünün meblağ sigortası olduğu, yani rizikonun gerçekleşmesi durumunda sözleşmede belirlenen sigorta bedelinin hak sahibine ödenmesi gerektiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinde müteveffa ...'ın lehtar olarak yer aldığı, yine müteveffanın iş kazası neticesinde vefat ettiği (yani rizikonun gerçekleştiği) hususunda tereddüt bulunmadığı, yine sözleşmede sözleşmenin tabi olduğu Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları uyarınca vefat halinde sigorta bedelinin sigorta ettiren olarak davacıya değil müteveffanın kanuni varislerine ödeneceği hususunun sabit olduğu, davacı tarafça da hak sahiplerine meblağ sigortasına konu sigorta bedelinin ödendiği, davacı tarafça yapılan ödemenin kusur ve zarar ilkesine göre tespit edilen destekten yoksun kalma, cenaze giderleri gibi yargılamaya ve aktüeryal hesaba konu zarara ilişkin tazminat ödemesi olmadığı, bu hususun dava dilekçesinde açıkça belirtildiği, dolayısıyla esasında davacı tarafça hak sahiplerine borçlu olmadığı bir alacağa ilişkin olarak ödeme yapıldığı, hatır ödemesi olduğu, belirtildiği gibi davacı tarafça ödenen alacağın meblağ sigortasına konu sigorta bedeli olduğu, bu alacak yönünden yukarıda atıf yapılan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun ek 6. maddesi uyarınca devir ve temlik yasağı bulunduğu, bu sebeple davacı ile dava dışı hak sahipleri arasındaki alacağın temliki sözleşmesinin kanunun emredici hükmüne aykırı olması nedeniyle kesin hükümsüzlükle batıl olduğu, her ne kadar davacı tarafça halefiyet ilkesine göre alacağın talep edildiği ileri sürülmüşse de halefiyetin kanunda öngörülen şekilde gerçekleşmesi durumunda söz konusu olacağı, yukarıda atıf yapılan TBK 127 genel halefiyet maddesindeki şartların somut olayda gerçekleşmediği, yine tarafların yukarıda da belirtildiği üzere hak sahiplerine karşı aynı borçtan dolayı sorumlu olmamaları nedeniyle müteselsil borçluluktaki müteselsil borçluların iç ilişkideki rücuuna dair halefiyet hükümlerinin de uygulanamayacağı, zira davalının davacının kusur ve zarar ilkesine göre ödemesi gereken tazminat borcundan sorumlu olmadığı, can sigortalarında halefiyet söz konusu olmadığı gibi, davacının halefiyetini öngören herhangi bir yasa hükmü de bulunmadığı gerekçesi ile davacının takip başlatmakta aktif husumetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemenin 02.10.2025 tarihli ara kararı ile 3 kişilik heyete tevdiine karar verilmiş ise de dosyanın sadece 2 bilirkişiye verildiğini, ara karara aykırı olarak oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapora itiraz etmelerine rağmen Mahkemenin bu konuda bir karar vermediğini, bilirkişilerin dava konusu alacağın temlik edilemeyeceğini belirtmişlerse de, burada yapılan işlemin sigorta tarafından hak sahiplerine ödenecek meblağın tam olarak hak sahiplerine ödenmesi ve hak sahiplerinin sigorta şirketindeki alacaklarına halef olması olduğunu, temlik yasağının amacı zorunlu sigortalar bağlamında kötüye kullanımları önlemek amacıyla getirildiğini, gönüllü grup ferdi kaza sigortalarında doğrudan uygulanamayacağı görüşünün doktrinde mevcut olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketine müracaatının temelinde devir sözleşmesi değil, halefiyet bulunduğu, zarar miktarını tam ve eksiksiz olarak ödemiş olmakla, zarar görenin haklarına halef olduğunu, İhtiyari (gönüllü) sigortalarda, özellikle grup ferdi kaza sigortaları, grup hayat sigortaları ve işveren mali sorumluluk sigortaları gibi poliçelerde sigorta ettiren (işveren), kendi işyerinde meydana gelen iş kazası sonucunda hak sahiplerine (çalışanın kanuni mirasçılarına) peşin tazminat ödemesi yapıp, ardından bu ödemeyi sigorta şirketinden talep etme (rücu etme) uygulaması oldukça yaygın olduğunu, bu işlemin, alacağın temliki değil, sigorta ettirenin kendi sorumluluğu gereği yaptığı ödeme dolayısıyla sigortacıya halef olması (kanuni halefiyet) olarak nitelendirilmekte ve Sigortacılık Kanunu Ek Madde 6’daki temlik yasağına takılmadığını, ilk derece Mahkemesininin, müvekkili tarafından ölen kişinin mirasçılarına banka yolu ile yapılan tam ve eksiksiz ödemenin mirasçıların menfaatlerine uygun olup olmadığı, bu ödemenin halefiyet sonucu doğurup doğurmadığı, hak sahiplerinin müvekkilinden banka yoluyla tam bir ödeme almış olması karşısında sigortacının poliçe kapsamında yapacağı ödemenin mirasçılar açısından mükerer ödeme olup olmayacağı, çifte tahsil durumunda doğacak sebepsiz zenginleşmenin nasıl önleneceği hususlarının tartışılmadığını, bu şartlarda kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, taraflar arasında düzenlenen işveren sorumluluk ve ferdi kaza sigortası uyarınca iş kazasında ölen işçinin mirasçılarından temlik alınan sigorta tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının takipte aktif husumeti bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafından davalı aleyhine ilk olarak Hatay İcra Müdürlüğünde başlatılan takibine davalının yetki itirazında bulunması üzerine alacaklı vekilince yetki itirazının kabul edilmesi akabinde dosyanın gönderildiği İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine █████/2025 tarihinde "1.000.000,00TL ... Sigorta poliçesi -Poliçe No:...-Acente No:... ...-Hatay 6. Noterliğinin 06.03.2025 gün ve ... sayılı devir beyanı ve hak sahiplerine yapılan ödemeler -... Nolu hasar dosyası 1.000.000,00 TL" alacak sebebine dayalı olarak, 1.000.000,00 TL asıl alacak ve 8.486,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.008.486,30 TL'nin tahsili amacıyla takip başlattığı, davalının █████/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla eldeki davanın İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK 1454 maddesine göre sigorta ettiren üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir veya onu dava edebilir.28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6.’da “(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak;a) Alacaklı tarafından bizzat,b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.(2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.Somut olayda, davacının işletiminde bulunan taş ocağında çalışan işçi ...'ın █████/2025 tarihli iş kazasında vefat ettiği anlaşılmaktadır. Davacı ..., Ltd. Şti. tarafından 104 çalışan işçisine █████/2025-2026 vadeli ... numaralı ... Grup ferdi Kaza Poliçesi yaptırdığı, poliçenin █████/2025 kaza tarihini kapsadığı, poliçede vefat teminatının kişi başı 1.000.000,00 TL olarak verildiği ve olay başı azami limitin 3.000.000,00 TL olduğu özel şartta belirtilmiş, poliçede Vefat halinde tazminatın kanuni varislere ödeneceği belirtilmiştir.TTK'nun 1454. Maddesi hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Dava konusu poliçede bu yönde (aksine) bir hüküm yoktur. Bu durumda sigorta ettirenin sigorta tazminatını talep ve dava hakkı bulunmamaktadır.Davacı işverenin, müteveffa ...'ın kanuni varislerine 1.000.000 TL ödeme yaptığı ve davacı ile murisin kanuni varisleri arasında Noterde 06.03.2025 gün ve ... sayılı alacağın devri sözleşmesini imzalandığı, █████/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı kanunun 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'na eklenen Ek 6. maddeye göre sigorta alacaklarının temlik edilemeyeceğinin düzenlendiği, dolayısıyla temlikname tarihinin █████/2020 tarihinden sonra olması nedeniyle de geçerliliği bulunmadığı, bu durumda sigorta ettirenin sigorta tazminatını talep ve dava hakkı bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ve █████/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22.04.2026