Anahtar kelimeler: Giydirme Arsında Israrcı İşsahibi Panel Kompozit Cephe Alüminyum Aşile Kaplama

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici müvekkil şirket ile davalı işsahibi şirkete █████/2017 tarihinde birleşme yolu ile devredilen ... ... A.Ş.ile arsında Alüminyum Giydirme Cephe ve Kompozit Panel Kaplama İşleri Sözleşmesine istinaden ... projesinin dış cephe işleri müvekkil şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak yapıldığını ve teslim edildiğini, ancak davalı şirket teslim edilmiş mezkur işin eksik ve ayıplı olduğu gerekçesiyle haksız ve kötü niyetli olarak kesin kabul işleminden kaçınmakta olduğunu, müvekkil davacı şirketin 100.000-USD nakit teminat alacağı ve 12.493,87-USD cari hesap alacağını ödememekte ısrarcı olduğunu, davacı müvekkil şirketin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarının mimari projeye, diyazna, teknik şartnamelere uygun olarak, iş sahibi tarafından seçilen ve onaylanan malzemelerin tedarik edilmesi, iş sahibi tarafından onaylanmış uygulama çizimlerine göre, iş sahibi yer teslimini yapmasını ve kaba işlerin tamamlanmasını takiben malzeme tedarikinin yapılarak montaj işçiliğini yapmaktan ibaret olduğunu, teknik şartname, proje ve dizaynlardaki hatalardan kaynaklı tüm problemler, davacı müvekkil şirket tarafından kaynaklanmadığını, davacı müvekkil şirketin tüm ikazlarıyla düzeltilmiş olan veya yine müvekkil şirket tarafından üretilmiş çözüm metotları ile revize edilmek suretiyle çözüldüğünü, bu da asıl işin kapsamında olmayan ek iş ve iş değişiklikliği ile sağlandığını, davacı müvekkil şirketçe hiç bir ek ödeme dahi alınmadığını / alınamadığını, buna rağmen davacı müvekkil şirket kendi kusurundan kaynaklanmayan iddialara maruz kaldığını, tüm bunlara ilave olarak kabul prosedürleri tamamlanmadığı için binadaki her türlü aksaklıktan sorumlu tutulmakta olduğunu, her türlü cephe probleminde sorunun kaynağının malzeme ya da işçilik olup olmadığına bakılmaksızın suçlamada bulunduklarını, hem de ilave onarım maliyetlerine haksız yere katlandığını, tarafların zeyilname ile belirlediği kesin kabul süresinin geçmiş olması, müvekkil şirketin taahhüt ettiği garanti sürelerinin bitmiş olması ve müvekkil şirket tarafından herhangi bir ayıp veya kusurlu imalat yapılmadığı gerekçeleriyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak yapılmayan kesin kabul işlemlerinin yapılması ve müvekkil şirketin 100.000-USD nakit teminat alacağı ile 12.493,87-USD cari hesap alacağının tahsili için huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla kesin kabul işlemlerinin mahkemece tespit edilerek toplam 112.493,87-USD'nin dava tarihi itibariye işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde; .... Tüketici Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı dava dosyasının öncelikle bekletici mesele yapılmasını, davacı yanın işbu dava ile müvekkiller aleyhine yönelttiği tüm talep, hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, esasa girilmeksizin zamanaşımı itirazı doğrultusunda davanın usulden reddi gerektiğini, esasa yönelik ise; "..." projesinin dış cephe işlerinin yapımını davacı yan yüklendiği halde gerçek dışı iddiaların aksine işi anılan sözleşmeye uygun olarak yapıp teslim etmediği gibi bilakis müvekkil şirketin ısrarlı uyarı ve ihtarlarına rağmen eksik, ayıplı ve kusurlu yaptığını, ilgili projesinin dış cephesinde defalarca kez problemlerin çıktığını, problemlerin çözümü kapsamında davacı şirket ihtarname gönderildiğini, ancak buna rağmen davacı şirket yüklenilen anılan sözleşme konusu işler, edimleri süresinde yerine getirmediğini, eksik iş yaptığını, kusurlu ve ayıplı yapıldığını, ayıplı işlerinde giderilmediğini, ayıpların giderilmesinin aciliyetli olması nedeniyle müvekkil şirketçe üçüncü kişilere yüklü bedeller ödenerek yaptırılmak durumunda kalındığını, bu bedellerin davacı şirkete rücu edileceği hususu ihtarlarında sabit ve davacının malumu olduğunu, kesin kabul işleminin davacı şirketin kusurundan kaynaklanan nedenlerle yapılmadığını, hal böyle iken davacının işin kesin kabulünün 19.08.2021 tarihinde zımnen yapıldığının kabul edildiği yolundaki iddiası tamamen soyut, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, ilaveten, 100.000 USD nakit teminat olarak davacı şirketçe verilmediği gibi, anılan sözleşme ve zeyilnameye göre kati teminatın işlerin kesin kabulünün yapılmasından sonra davacıya iade edileceği, işin kesin kabulü davacı şirketin kusurundan kaynaklanan nedenlerle halen yapılmadığından kati teminatın iade şartlarının da oluşmadığının ortada olduğunu, bununla birlikte, davacının gerçekdışı iddiları aksine müvekkil şirketin davacı şirkete cari hesaptan 12.493,87 USD borcu bulunmadığı gibi davacı şirkete her ne nam altında hiçbir borcu bulunmadığını, bilakis müvekkil şirket davacı şirketten alacaklı olduğunu, açıklanan işbu sebeplerle davanın öncelikle usulden, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.DELİLLERDavacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Alüminyum Giydirme Cephe ve Kompozit Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi, 06.08.2014 tarihli (el yazılı) geçici kabul eksikler listesi, Zeyilname, 01.07.2016 tarihli Geçici Kabul Tutanağı ve Taahhütname, ... Kesin Hesap Listesi 28.08.2014, Arabuluculuk Son Tutanağı, İmzalı Kesin Hakediş Kapakları, taraflar arasındaki yazışmalar, Şirket defter ve kayıtları, keşif ve bilirkişi incelemesi, tanık ,yemin ve her türlü yasal delile dayanmışlardır.Bilirkişi raporu;Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre; █████/2023 tarihinde mahallinde keşif yaptırılarak dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;Bilirkişiler heyetinden alınan █████/2023 tarihli raporlarında:''...Tüm delillerin takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere;Raporumuzun mali ve finansal inceleme başlıklı 4 nolu ana başlığında taraf defterlerine ilişkin incelemeler tamamlanmış olup, teknik incelemenin tamamlanabilmesi adına dosyaya ikmali gereken belgelerin ikmali ve aynı zamanda 125 cm x 250 cm lik kompozit montajına ilişkin ihtilafa yönelik sahada çalışma yapılamamış olması nedeni ile imkan var ise bu çalışmanın yapılması gerektiği, bu hususlar çerçevesinde eksikliklerin gideirlmesi ile raporun teknik bölümünün tamamlanacağı akabinde sözleşme yönünden değerlendirmenin de tamamlanacağı..." görüşü bildirilmiş,Mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararı ile; Taraflar arasında uyuşmazlıkla ilgili olarak bu konuda uzman olduğu anlaşılan ...'nın bilirkişi heyetine ilavesine/dahiline karar verilmekle, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;Bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli raporu ile;"...Mali Yönden ;- Davalı defterleri üzerinde tespit edildiği üzere davacının 83.162,94 USD bakiye alacağının görülmekte olduğu,Teknik Yönden ;> Taraflar arasında 23.05.2013 tarihli (sözleşme üzerinde tarih yazmamakta olup peşinat ödemesinin sözleşme tarihinde gerçekleşecek olduğu sözleşmede belirtildiğinden ve peşinat ödemesinin 23.05.2013 tarihinde yapıldığı moli incelemelerden anlaşıldığından) ALÜMİNYUM GİYDİRME CEPHE VE KOMPOZİT PANEL KAPLAMA İŞLERİ SÖZLEŞMESİ akdedilmiş olduğu, sözleşmenin konusunun ... projesinin dış cephe işleri olduğu,> Sözleşmenin birim fiyat esaslı sözleşme olduğu,> Sözleşmenin KOMPOZİT KAPLAMAYA yönelik kalemlerinde işçilik hataları bulunduğu bu nedenle cephenin su aldığı ve söz konusu cephenin onarılması gerektiği ,> Alacağın hesaplanmasına yönelik tablonun aşağıdaki gibi olduğu ,Davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 41.527,94 USD olduğu (mali incelemedeki 83.162,94 USD cari hesap borcundan hareketle)> Tespit edilen ayıplara yönelik davalı firma tarafından dava dışı 3. Firma ya onarım işlemi yapıldığı gözlemlenmiştir. Bu onarım bedeli için alınan teklif miktarı 05.01.2022 tarihinde kdv dahil 195.585,00 TL hadde layık görülmüştür. Ancak söz konusu uygulamanın sorunları çözmediği açıktır. Bu yönü ile yapılan uygulama yalnızca geçici bir çözüm olmuştur. Bu bedelin davacının alacak tutarından düşülüp düşülmeyeceği hususu sayın mahkemenin taktirindedir.Genel İnceleme ve Değerlendirme Yönünden ;> Dosyanın tarafları arasında Alüminyum Giydirme Cephe ve Kompozit Panel Kaplama İşleri kapsamında davacının taşeron, davalının ise işveren sıfatını haiz olduğu, bila tarihli Taşeron Sözleşmesi'nin akdedildiği, sözleşmenin 1. maddesi uyarınca davacının, davalının taahhüdünde bulunan İstanbul ili Kartal ilçesi sınırlarında inşa edilecek ... inşaatının alüminyum giydirme cephe ve kompozit panel kaplama işlerini gerçekleştireceği, buna karşın davalının ise davacının gerçekleştirdiği işin neticesinde davacıya 1.950.000,00-USD + KDV tutarında ödeme gerçekleştirileceğinin kararlaştırdığı,> Dosyaya mübrez belgeler arasında 01.07.2016 tarihli geçici kabul tutanağı bulunduğu ve bu geçici kabul tutanağının ekinde 06.08.2014 tarihli her iki tarafça imza altına alınmış olan eksik listesinin konulduğu, kesin kabulün ise yapılmadığının anlaşıldığı,> Davalı, cevap dilekçesinde davalının eksik ve ayıplı iş gerçekleştirdiği iddiasında bulunduğu, bu kapsamda heyetimiz teknik üyelerince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde herhangi bir eksik işçiliğe rastlanılmamış olup; kompozit panellerdeki dört cepheden birinin hatalı işçiliğe konu olduğu tespit edildiği, bu yönü ile heyetimizce yapılan mali incelemeler neticesinde davacının cari hesap alacağı olarak 83.162,94 USD alacağı olduğu, davalı tarafından hatalı imalatların giderilmesi için katlanılacak maliyetin 41.635,00 USD olduğu hususu nazara alındığında davacının bakiye 41.527,94 USD alacağı olduğunun ifade edilebileceği, ancak dava dilekçesinde davacının 12.493,87 USD tutarında talepte bulunduğunun görüldüğü, HMK'nın taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının talep edebileceği bedelin 12.493,87 USD olabileceğinin ifade edilmesi gerektiği,> Davacının, davalıya verdiği nakdi teminatın da iadesini talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. madde hükmüne göre sözleşme kapsamı işler bitirilip geçici kabule hazır hale getirilince, işverenin (davalının) sözleşme kapsamı işler için varsa tuttuğu teminatı iade edeceği, dolayısıyla taraflar arasında geçici kabulün 01.07.2016 tarihinde yapıldığı hususu nazara alındığında sözleşme uyarınca nakdi teminatın iadesi koşulunun oluştuğunun düşünüldüğü, ancak Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda teminatın iadesi koşullarının oluştuğundan bahsetmenin mümkün olmayabileceği,> HMK m. 165 gereği, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki işlemin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamanın bekletilebileceği,> Bekletici sorun yapma kararı alınabilmesi için varlığı aranan en temel şartın, iki dava arasındaki bağlantı olmasına ilişkin olduğu, huzurdaki davanın, davalı ile akdettiği sözleşme uyarınca davacının İstanbul ili Kartal ilçesi sınırlarında inşa edilecek ... inşaatının alüminyum giydirme cephe ve kompozit panel kaplama işlerini gerçekleştirme yükümlülüğü kapsamında hakedişlerinin davalıdan tahsili talebini konu edindiği, .... Tüketici Mahkemesinde açılan 2015/... esas sayılı dosyasının ise dava konusu taşınmazda kat maliki sıfatını haiz dava dışı ... tarafından huzurdaki davanın davalısına karşı malın ayıplı olmasından kaynaklanan talebe dayandığı görüldüğü,> İncelemeye konu dosya davacısının “... ... İnş. A.Ş. ile 30.01.2014 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını ve ...'ın 25. Katında 188 numaralı taşınmazı satın aldığını, ancak taşınmaz teslim alındıktan sonra yağmurların başlaması ile birlikte taşınmazın cephelerinden su sızıntısı problemleri yaşanmaya başlandığını, bahse konu problemlerin sonraki yılda da tekrarlandığını, İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yaptırılan ... D.İş sayılı Delil Tespiti raporuna göre davalının (huzurdaki davanın davalısının), dış cephe yapımında “gerekli özen-ustalık fen kurallarına uygun İmalat yapılmadığından ayıplıdır” şeklinde sonuca ulaşıldığını” iddia ettiği müşahede edilmiş olup; bu hususun .... Tüketici Mahkemesinde açılan 2015/... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunun görüldüğü,> Hâl böyle olunca anılan dosyada talebin “dış cepheden kaynaklanan zarara ilişkin olduğu” ve bu durumda muhatap olarak huzurdaki davanın davalısı sıfatını haiz işverenin gösterildiği anlaşılmakta ise de bu dosyada verilecek kararın huzurdaki yargılamayı etkileyeceği ve dolayısıyla birbiri ile bağlantılı olduğunun düşünüldüğü, zira tüketici mahkemesinde görülen yargılama neticesinde davalı aleyhine verilecek karar, dış cephe imalatının ayıplı şekilde ifa edilmesi hukuki sebebine dayalı olacağı, huzurdaki davada ise davacının, dış cephe işini yapması ve fakat bakiye alacağını tahsil edemediği iddiasında olduğu, dolayısıyla tüketici mahkemesinde dış cephe imalatının ayıplı şekilde ifa edildiği kanaati ile sonuca ulaşılması ihtimalinde huzurdaki davada cari hesap alacağı kapsamında ulaşılabilecek sonuç doğrudan doğruya etkilenebileceği, bu itibarla huzurdaki davanın .... Tüketici Mahkemesinde açılan 2015/... esas sayılı dosyası yönünden bekletici mesele yapılmasının mümkün olduğunun düşünüldüğü..." bildirilmiştir.Mahkememizin 12.06.2025 tarihli ara kararı ile; "Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yaptığı itirazların gerekçeli ve denetime elverişli olarak değerlendirilmesi ile bilhassa dava konusu alüminyum giydirme cephe ve kompozit panel kaplama işindeki mevcut ayıpların tasarıma ilişkin mi, yoksa imalata ilişkin mi olduğu hususunun değerlendirilmesi ve bekletici mesele yapılan .... Tüketici Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyasının bu haliyle kesinleşmesi durumunun mali ve teknik olarak yargılama dosyamız üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine" karar verilmiş;Bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli raporu ile;"Yukarıda ayrıntılı olarak izah ettiğimiz gerekçelerle, kök raporumuzdaki tespit ve görüşlerimizi aynen muhafaza ettiğimiz ve raporda değiştirilecek, düzeltilecek ve/veya eklenecek bir husus olmadığını, raporumuzun tarafsızlık ilkesi, bilimsel ve teknik yöntemlerle, tarafımıza Sayın Mahkemenizce tevdi edilen görevi tam karşılar nitelikte oluşturulduğunu tekrar beyan ederiz. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır.¸..." tespit ve rapor edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:I. DAVA KONUSUDava, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında akdedilen Alüminyum Giydirme Cephe ve Kompozit Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi kapsamında ... projesinin dış cephe işlerinin tamamlanmasına rağmen kesin kabul işleminin yapılmadığı iddiasıyla 100.000,00 USD nakdi teminat alacağı ile 12.493,87 USD cari hesap alacağı olmak üzere toplam 112.493,87 USD'nin avans faiziyle birlikte tahsili talebine ilişkindir.II. TARAF İDDİA VE SAVUNMALARIA) Davacı Yanın İddiaları
:Davacı yan, müvekkili şirket ile davalı iş sahibi şirkete 23.11.2017 tarihinde birleşme yolu ile devredilen ... ... A.Ş. arasında akdedilen Alüminyum Giydirme Cephe ve Kompozit Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi kapsamında ... projesinin dış cephe işlerini sözleşmeye uygun olarak yaptığını ve teslim ettiğini, ancak davalı şirketin işin eksik ve ayıplı olduğu gerekçesiyle haksız ve kötü niyetli olarak kesin kabul işleminden kaçındığını, davacının sorumluluğunun mimari projeye, diyazna, teknik şartnamelere uygun olarak iş sahibi tarafından seçilen ve onaylanan malzemelerin tedarik edilmesi ile iş sahibi tarafından onaylanmış uygulama çizimlerine göre montaj işçiliğini yapmaktan ibaret olduğunu, teknik şartname, proje ve dizaynlardaki hatalardan kaynaklı problemlerin davacıdan kaynaklanmadığını, davacının tüm ikazlarıyla düzeltildiğini veya davacı tarafından üretilen çözüm metotları ile revize edildiğini, bunun da asıl işin kapsamında olmayan ek iş ve iş değişikliği ile sağlandığını, buna rağmen davacının hiçbir ek ödeme alamadığını, davacının kendi kusurundan kaynaklanmayan iddialara maruz kaldığını, tarafların zeyilname ile belirlediği kesin kabul süresinin geçmiş olduğunu, davacının taahhüt ettiği garanti sürelerinin bitmiş olduğunu ve davacı tarafından herhangi bir ayıp veya kusurlu imalat yapılmadığını beyan ederek toplam 112.493,87 USD'nin dava tarihi itibarıyla işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.B) Davalı Yanın Savunması
:Davalı yan ise öncelikle .... Tüketici Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacının tüm talep, hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek davanın usulden reddini talep etmiş; esasa yönelik olarak ise davacının ... projesinin dış cephe işlerini sözleşmeye uygun olarak yapmadığını, bilakis davalının ısrarlı uyarı ve ihtarlarına rağmen eksik, ayıplı ve kusurlu iş yaptığını, dış cephede defalarca problem çıktığını, davacıya ihtarname gönderildiğini, ancak davacının yüklendiği işleri süresinde yerine getirmediğini, eksik ve kusurlu iş yaptığını, ayıpları gidermediğini, ayıpların aciliyetli olması nedeniyle davalının üçüncü kişilere yüklü bedeller ödeyerek işleri yaptırmak zorunda kaldığını, bu bedellerin davacıya rücu edileceğinin ihtarlarda bildirildiğini, kesin kabul işleminin davacının kusurundan kaynaklanan nedenlerle yapılmadığını, 100.000 USD nakdi teminatın davacı tarafından verilmediğini, sözleşmeye göre kesin kabulden sonra iade edileceğini, kesin kabul yapılmadığından iade şartlarının oluşmadığını, davalının davacıya cari hesaptan 12.493,87 USD borcu bulunmadığı gibi hiçbir borcu olmadığını, bilakis davalının davacıdan alacaklı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.III. ÇEKİŞME NOKTALARISomut olayda çekişme; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yapılan dış cephe işlerinin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı, eserin ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa bunun davacının kusurundan mı yoksa tasarım ve teknik şartname hatalarından mı kaynaklandığı, kesin kabul şartlarının oluşup oluşmadığı, 100.000 USD nakdi teminatın iade koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının cari hesap alacağının miktarı, zamanaşımı def'inin yerinde olup olmadığı ve .... Tüketici Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.IV. HUKUKİ DURUMA) Eser Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Yüklenicinin Sorumluluğu6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde eser sözleşmesi; "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmış olup, aynı Kanun'un 471. maddesi uyarınca yüklenici, eseri özenle ve sadakatle ifa ile, iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek ifa etmekle, iş sahibi tarafından verilen yönergelere uymakla yükümlüdür.Yüklenicinin edim sonucuna yönelik sorumluluğu kapsamında, eseri sözleşme ve eklerine uygun olarak, fen ve sanat kurallarına göre, ayıpsız bir şekilde ifa etmesi gerekmektedir.TBK'nın 475. maddesi uyarınca yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibi o şeyi reddedebilir ve bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebilir. Ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibi, işin kıymetinin noksanı nispetinde bedelden indirim veya eğer işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi onarmaya mecbur edebilir.B) Eserin Teslimi ve Kabulü, Muacceliyet ve ZamanaşımıTBK'nın 479. maddesi uyarınca iş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyetiyle iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmakta olup, teslim ile kabul farklı kavramlardır. Kabul, iş sahibinin eserin sözleşmeye uygun olarak meydana getirildiğine dair iradesinin açıklanmasıdır. Geçici kabul, eserin teslim edildiğinin ve iş sahibince kabul edildiğinin delili olmakla birlikte, geçici kabulde eksiklik listesinin bulunması veya geçici kabul tutanağında şarta bağlı ifadelerin yer alması durumunda muacceliyetin başlangıcının hangi tarih olduğu tartışmalıdır.TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda zamanaşımı süresi 5 yıldır. TBK'nın 149. maddesi gereği zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muacceliyeti bir bildirime bağlı ise, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.TBK'nın 170. ve 173. maddeleri uyarınca geciktirici şarta bağlı sözleşmelerde, şart gerçekleşmeden hukuki sonuç doğmaz ve alacak muaccel olmaz. Bu itibarla, geçici kabul tutanağında eserin belirli bir süre test edilmesi veya belirli koşulların gerçekleşmesi şartının bulunması halinde, bu şartların yerine getirilmesi muacceliyetin başlangıcı için zorunludur.V.DAVALININ USULİ İTİRAZLARININ DEĞERLENDİRİLMESİA) Zamanaşımı Def'inin DeğerlendirilmesiDavalı yan cevap dilekçesinde davacının tüm talep, alacak ve haklarının zamanaşımına uğradığını ve davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürmüştür.Dosya kapsamına göre; taraflar arasında 23.05.2013 tarihinde Alüminyum Giydirme Cephe ve Kompozit Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi akdedilmiş, 01.07.2016 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlenmiş, dava ise 16.03.2022 tarihinde açılmıştır.01.07.2016 tarihli geçici kabul tutanağı incelendiğinde, "2 yıldır (2015 ve 2016 yılları) yapılan çalışmalar sonucunda tüm cepheler 2016-2017 kış ayında yağmur, fırtına vb. durumlarda test edilerek takip edilecektir. Oluşabilecek aksaklıklar karşısında yüklenici ... Firması sorumlu olacaktır ve akabinde müdahale ederek gerekli çalışmayı bila bedel yapacaktır." ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Bu durumda geçici kabulün 2016-2017 kış ayında yapılacak test sonucuna bağlı olarak şarta bağlandığını göstermektedir.Öte yandan aynı tutanakta "Kesin Kabul
: Bu işin kesin kabulü 19.08.2017 tarihinde beraber karşılıklı incelendikten sonra bir tutanak halinde imzalanacaktır" ifadesi yer almakta olup, bu hüküm de kesin kabul tarihinin açıkça belirlendiğini ortaya koymaktadır.TBK'nın 170. ve 173. maddeleri uyarınca geciktirici şarta bağlı sözleşmelerde, şart gerçekleşmeden hukuki sonuç doğmaz ve alacak muaccel olmaz. Geçici kabul tutanağındaki "2016-2017 kış ayında test edilecek, sorumlu olacak, bila bedel müdahale edecek" ifadeleri, geçici kabulün şarta bağlandığı, muacceliyetin, test süresinin tamamlandığı tarih veya kesin kabul için belirlenen 19.08.2017 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, 19.08.2017 tarihi esas alındığında, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı sonucuna varılmıştır.Öte yandan davalı yanın hak düşürücü süre itirazı mevcut ise de, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında uygulanacak bir hak düşürücü süre bulunmadığından soyut itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.B) Bekletici Mesele Talebinin DeğerlendirilmesiDavalı yan, .... Tüketici Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş, bilirkişi heyeti de raporunda bekletici mesele yapılmasının mümkün olduğu görüşünü bildirmiştir.HMK'nın 165. maddesi uyarınca, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki işlemin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamanın bekletilebilmesi mümkündür.Ancak bekletici mesele kararı alınabilmesi için, diğer davada verilecek kararın huzurdaki davanın çözümü için zorunlu ön koşul niteliğinde olması gerekmektedir. .... Tüketici Mahkemesindeki dava, davalı iş sahibi ile kat maliki arasında olup, dış cepheden kaynaklanan su sızıntısı nedeniyle uğranılan zararın tazminine, huzurdaki dava ise davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden hakediş alacağının tahsiline ilişkindir.Her iki davanın ortak noktası "dış cephe imalatının ayıplı olup olmadığı" meselesidir. Ancak bilirkişi heyeti huzurdaki davada zaten dış cephede ayıp bulunduğunu tespit etmiş ve ayıp giderim bedelini 41.635,00 USD olarak hesaplayarak davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiğin mütalaa etmiştir. Ayıbın varlığı ve bedeli huzurdaki davada zaten tespit edilmiş olmakla 2022 yılında açılan davada yargılama ekonomisi ilkesi de gözetilerek mahkememizin daha önceki bekletici mesele yapılmasına ilişkin ara kararından dönülmüştür.C) Sözleşmenin Niteliği ve KapsamıDosyaya ibraz edilen 23.05.2013 tarihli (peşinat ödemesi tarihinden hareketle tespit edilen) Alüminyum Giydirme Cephe ve Kompozit Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin 1. maddesinde konunun ... projesinin alüminyum giydirme cephe ve kompozit panel kaplama işleri olduğu, 2. maddesinde toplam keşif tutarının 1.950.000,00 USD + KDV olduğu, sözleşmenin birim fiyat esaslı sözleşme olduğu, 7. maddesinde ödemenin çeklerle yapılacağı ve çeklerin vadesi geldikçe tahsil tarihindeki TCMB efektif alış kurundan dolara çevrileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.Sözleşmenin 11. maddesinde geçici kabul ve teminatın iadesi düzenlenmiş olup, "İş kalemlerinin % 50'si bittiğinde işverene başlangıçta verilen projeye göre hazırlanmış, onaylı imalat projelerine uygun yapılmış tüm imalat ve montajlar; malzeme, imalat ve montaj ve işçilik kusuru olmamak halinde testime hazır hale getirildiğini işverene bildiren 10 gün içinde işveren tarafından ara teslim kabul yapılıp ilgili iş teslim alınacaktır. Geçici kabulu yapılacaktır ve sözleşme kapsamı işlerin hesabı kapanacaktır. İşveren sözleşme kapsamı işler için varsa tuttuğu teminatı iade edecektir." hükmüne yer verildiği görülmüştür.Dosyada 01.07.2016 tarihli geçici kabul tutanağı ve 06.08.2014 tarihli eksikler listesi bulunmakta olup, kesin kabulün yapılmadığı anlaşılmaktadır. Geçici kabul tutanağında kesin kabulün 19.08.2017 tarihinde yapılacağı belirtilmiş, ancak bu tarihte kesin kabulün yapılmadığı anlaşılmıştır.VI. BİLİRKİŞİ RAPORLARININ DEĞERLENDİRİLMESİMahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti, 22.08.2023 tarihli kök raporunda mali ve teknik inceleme yaparak görüş bildirmiş, 13.05.2024 tarihli 1. ek raporunda tarafların itirazlarını değerlendirmiş, 04.10.2025 tarihli 2. ek raporunda ise tarafların 1. ek rapora yaptıkları itirazları değerlendirerek görüşlerini açıklamıştır.A) Mali Yönden Yapılan Tespit ve Değerlendirmeler:Bilirkişi heyeti mali inceleme kapsamında her iki tarafın ticari defterlerini incelemiş, davacı şirketin 2013 ve 2014 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürelerde yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Davacı şirketin ticari defterlerine göre 20.12.2014 tarihi itibarıyla davalıdan 194.127,66 TL alacaklı olduğu görülmüş olup, bu tutar USD bazında 112.493,89 USD'ye tekabül etmektedir. Ancak sözleşmenin 7. maddesinde çeklerin vadesi geldikçe tahsil tarihindeki TCMB efektif alış kurundan dolara çevrileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen, davacının çekleri portföye giriş tarihinde tek kalemde muhasebeleştirdiği, oysa vade tarihlerine göre ayrı ayrı kur hesaplaması yapıldığında 29.330,95 USD fark oluştuğu tespit edilmiş, bu düzeltme yapıldığında davacının alacağının 83.162,94 USD olarak hesaplandığı belirlenmiştir.Davalı şirketin ise 2013 yılı defterlerini ibraz etmediği, envanter defterlerini sunmadığı, hesap hareket dökümü veremediği ve kapanış fişindeki bakiyeyi oluşturan yevmiye kayıtlarını bulamadığı, bu nedenle davalı defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı bildirilmiştir.Davacının 100.000 USD nakdi teminat ile 12.493,87 USD cari hesap alacağı şeklinde ayrıştırma yapmasının ticari defter kayıtlarıyla örtüşmediği, zira davacının defterlerinde bu şekilde ayrı bir nakdi teminat hesabı bulunmadığı, tüm alacağın "davalı cari hesabı" altında tek kalem olarak takip edildiği tespit edilmiştir.B) Teknik Yönden Yapılan Tespit ve Değerlendirmeler:Bilirkişi heyeti 14.08.2023 tarihinde yerinde keşif yapmış, işin fiziki bitirilme oranının %100 olduğunu tespit etmiştir. Vinç yardımıyla cepheden rastgele 3 adet panel sökülmüş ve incelenmiştir.Yapılan teknik inceleme sonucunda herhangi bir eksik işçiliğe rastlanmamış, ancak binanın dört cephesinden yalnızca birinde (sol cephe) kompozit panel kaplamalarda işçilik hataları tespit edilmiştir. Bu hataların vida eksikliği, kulakçıkların sabitlenmemesi ve hatalı montaj şeklinde tezahür ettiği, su alma sorununun alüminyum doğramalardan değil, kompozit panel uygulamasındaki işçilik hatalarından kaynaklandığı, suyun harpuşta detayından girip cephe boyunca aşağı indiği ve doğramada bulduğu noktadan dışarı çıktığı kanaatine varılmıştır.Ayıp giderim bedelinin Yargıtay içtihatları doğrultusunda teslim tarihinden itibaren makul süre içindeki mahalli piyasa rayiçlerine göre 41.635,00 USD (KDV dahil) olarak hesaplandığı ifade edilmiştir.Davalının üçüncü firmaya yaptırdığı 195.585,00 TL tutarındaki geçici onarımın sorunu çözmediği, yalnızca geçici bir çözüm olduğu, bu bedelin davacının alacağından düşülüp düşülmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.C) Ayıba İlişkin Değerlendirme
:Davacı tarafı 1. ek rapora itirazında, teknik problemin davalı şirketin tasarım hatasından kaynaklandığını, kendisinin yalnızca teknik şartnameye uygun malzeme tedariki ve montaj yaptığını ileri sürmüştür.Bilirkişi heyeti 2. ek raporunda; davacı firmanın işin uygulayıcısı ve basiretli tacir olduğunu, her ne kadar müteahhit firmayı büyük ebatlı kompozitler konusunda uyarmış olsa dahi, yapılan uygulamanın sorumluluğundan teknik teamüle göre kurtulamayacağını, müteahhit firma ısrar etse dahi hatalı bir uygulamayı cepheye koymanın gerek iş güvenliği gerek site güvenliği açısından riskli ve tehlikeli olduğunu, davacının bu uygulamanın yapılamayacağına dair bir ihtarname göndermediğini, bu itibarla ayıpların salt tasarımdan değil, imalat hatalarından da kaynaklandığı görüşüne yer verilmiştir.D) Davacı Alacağının HesaplanmasıBilirkişi heyeti, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan mali ve teknik incelemeler sonucunda davacının sözleşmeye uygun olarak hesaplanan cari hesap alacağının 83.162,94 USD olduğu, ancak sol cephede kompozit panel uygulamasında tespit edilen işçilik hatalarından kaynaklanan ayıpların giderim bedelinin Yargıtay içtihatları doğrultusunda teslim tarihinden itibaren makul süre içindeki mahalli piyasa rayiçlerine göre 41.635,00 USD (KDV dahil) olarak hesaplandığı, bu bedelin davacının cari hesap alacağından mahsup edilmesi gerektiği, bu suretle davacının davalıdan talep edebileceği bakiye alacağının 41.527,94 USD olduğu (83.162,94 USD - 41.635,00 USD = 41.527,94 USD) ifade edilmiştir.E) Teminat İadesinin Değerlendirilmesi
:Bilirkişi heyeti, sözleşmenin 11. maddesi uyarınca 01.07.2016 tarihinde geçici kabul yapıldığından 100.000,00 USD nakdi teminatın iade koşulunun oluştuğunu değerlendirmiş, ancak davacının zaten davalı şirkete nakit olarak 100.000,00 USD teminat vermediğini, ticari defterlerde görülen alacağın tamamının ödenmemiş hakediş bedellerinden ibaret olduğunu açıklamıştır.Nitekim davacının ticari defterlerinde "100.000 USD nakdi teminat" adı altında ayrı bir hesap bulunmamakta olup, tüm alacak "davalı cari hesabı" altında tek kalem olarak kayıtlıdır. Davacı dava dilekçesinde "100.000 USD nakdi teminat + 12.493,87 USD cari hesap" şeklinde ayrıştırma yapmış olsa da, bu ayrıştırma davacının kendi ticari defterleriyle örtüşmemektedir.Bu durumda davacının toplam alacağı 83.162,94 USD olarak tespit edilmiş olup, bu alacaktan ayıp giderim bedeli olan 41.635,00 USD düşüldükten sonra kalan 41.527,94 USD davacının gerek nakdi teminat, gerekse cari alacak olarak tahsil edebileceği bakiye alacak olarak belirlenmiştir.F) Davalının Üçüncü Firmaya Yaptırdığı Onarım Bedelinin Değerlendirilmesi:Davalı, dış cephedeki problemleri gidermek için üçüncü bir firmaya 195.585,00 TL ödeyerek onarım yaptırdığını iddia etmiştir. Bilirkişi heyeti, bu onarımın sorunu çözmediğini, yalnızca geçici bir çözüm olduğunu tespit etmiştir.TBK'nın 475. maddesi uyarınca ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları bulunmakta olup, iş sahibi ayıbı yükleniciye gidertebileceği gibi, makul bir süre vererek kendisi de giderebilir ve masrafı yükleniciden talep edebilir. Ancak somut olayda davacının toplam alacağı 83.162,94 USD olarak tespit edilmiş olup, bu alacaktan ayıp giderim bedeli olan 41.635,00 USD düşüldükten sonra kalan 41.527,94 USD davacının tahsil edebileceği sonucuna varıldığından onarım bedelinin davacının alacağından mahsubu mümkün görülmemiştir.VII. SONUÇMahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının sözleşme ve eklerine uygun olmayan şekilde kur hesaplaması yaparak defterlerine yansıttığı 112.493,89 USD alacağın, sözleşmeye uygun olarak hesaplandığında 83.162,94 USD olduğu, teknik inceleme sonucunda sol cephede kompozit panel uygulamasında işçilik hataları bulunduğu ve bu hatalardan davacının sorumlu olduğu, ayıp giderim bedelinin 41.635,00 USD olduğu, buna göre davacının bakiye alacağının 41.527,94 USD olduğu (83.162,94 - 41.635,00 = 41.527,94), davacı yan ayrı ayrı 100.000 USD nakdi teminat ile 12.493,87 USD cari hesap alacağı talep etmiş ise de; ticari defter kayıtlarında bu şekilde ayrı bir nakdi teminat hesabı bulunmadığı, tüm alacağın "davalı cari hesabı" altında tek kalem olarak takip edildiği, davacının bakiye 41.527,94 USD alacağının da cari hesap ve teminat kesintisi alacaklarından oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, davacının 41.527,94 USD cari hesap ve teminat kesintisi alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 41.527,94 USD cari hesap ve teminat kesintisi alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sk nun 4/a md gereğince faiz işletilmek sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 41.769,50-TL harçtan peşin alınan 28.287,06-TL, mahsubu ile bakiye 13.482,44-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 28.287,06-TL peşin harç, 11,50 -TL vekalet harcı, 1.274,90-TL keşif harcı olmak üzere toplam 29.654,16-TL harçtan kabul ve red oranına göre 10.947,05-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan harcın davacı üzerinde bırakılmasına,5-)Davacı tarafından yapılan 1.863,00-TL davetiye gideri 62.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.600,00-TL ATGV araç gideri olmak üzere toplam 65.463,00-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 24.166,14-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 97.720,48-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 162.738,55-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde davacının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır