Anahtar kelimeler: Kavuşamamış Sarıyer Üyeler Blok Parselde Adresi Zonguldakta Zonguldak İli Bölüm

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ EsasDAVA
: TAPU İPTALİ VE TESCİLKARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Sınırlı ...Kooperatifinin üyesi olup halen taşınmazlarına kavuşamamış üyeler arasında yer aldığını, kooperatifin merkez adresi Zonguldak'ta iken açılan ████████ Esas sayılı tapu iptal tescil davasının Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas Sayılı sırasında devam ettiğini, bu davanın konusunun İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 3 parselde bulunan ... Blok 2 no.lu bağımsız bölüm olduğunu, bu davada ilk olarak davanın kabulüne karar verildiğini, ancak Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile kısaca kooperatif adına kayıtlı başka bir taşınmazın olup olmadığı araştırılıp davacıya kur'a sonucu tahsis edilen taşınmaz ile arasındaki değer farkı da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiğini, bu yönde bozma ilamı ile müvekkili lehine usulü müktesep hak oluşmasına rağmen kooperatifin 23.02.2020 tarihli genel kurulunda boş olan dört konutun asgari bedel ile satılarak ortak kaydına karar verildiğini, bunun üzerine 4 nolu dairenin davalı ...'a, 9 nolu dairenin davalı ...'a, 10 nolu dairenin davalı ...'a ihale edildiğini ve kooperatif yönetim kurulunun 02.04.2020 tarihli toplantısında alınan karar ile, davalıların kooperatife üye yapılarak tapu devirlerinin yapıldığını, bahsi geçen genel kurul kararının iptali istemine ilişkin açılan davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı kararı ile, genel kurul kararının butlanla batıl olduğuna karar verildiğini, bu dosyada genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesine rağmen bu karara aykırı olarak kooperatif yönetimi tarafından yapılan ihalede en yüksek bedeli veren davalıların üyeliğe kabul edilerek taşınmazların hukuka aykırı olarak devredildiğini, müvekkili tapusunu alamadığından hakkına kavuşabilmesi için taşınmazların kooperatif adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 3 parselde bulunan ... Blok 4, 9 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve Sınırlı ...Kooperatifi adına tesciline, karar verilmesini talep ve dava etmiş olup ayrıca taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep etmiştir.CEVAP
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararının usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, kararın müvekkili dinlenmeden verildiğini, davacının ileri sürdüğü hususların, kooperatif ile kendi arasındaki hukuki mesele olduğundan müvekkilini ilgilendirmediğini, tapu devrinin muvazaalı olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğunu, taşınmazların güncel değerine göre takdir edilen teminat miktarının muhtemel zararları karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını, uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkillerinin, kooperatifin hukuka uygun şekilde ilana açtığı ihalelere katıldığını ve ilgili bedelleri ödeyerek mülkiyet hakkı sahibi olduğunu, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bahsi geçen genel kurul kararının iptaline yönelik açılan davada verilen kararın istinaf aşamasında olduğunu, bu nedenle söz konusu dava derdest olduğundan davacının işbu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, kooperatif tarafından davacıya daire tahsisi sağlanmasına rağmen davacı tarafından reddedildiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuş olup ayrıca ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
:İlk derece mahkemesinin █████/2025 tarihli tensip tutanağı ile; davacı vekilinin tedbir talebinin takdiren dava değerinin tamamı olan 30.000,00 TL teminat karşılığında kabulü ile, teminat yatırıldığında ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 3 parselde bulunan ... Blok 4, 9 ve 10 no.lu bağımsız bölümlerin davalılar adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devrinin engellenmesi hususunda ihtiyati tedbir şerhinin işlenilmesinin istenilmesine dair karar verilmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesi ile ihtiyati tedbire itiraz etmiş olup mahkemenin █████/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.Mahkemece ret kararına ilişkin █████/2026 tarihli ara karar ile; HMK'nun 389/1 fıkrası gereğince, dava konusunun tapu iptal tescil talebine ilişkin olması sebebiyle taşınmazların devri halinde telafisi zor zararlar doğacağından ve taşınmazın değerinin yargılama sırasında alınan rapor ile belirleneceğinden ihtiyati tedbire itirazların reddine dair karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:İhtiyati tedbire itirazın reddine yönelik ara karar yasal süresinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin, kooperatifin hukuka uygun şekilde ilana açtığı ihalelere katıldığını ve ilgili bedelleri ödeyerek mülkiyet hakkı sahibi olduğunu, ayrıca davanın dayanağı olan genel kurul kararının iptaline yönelik davada verilen kararın istinaf aşamasında olduğunu, bu nedenle davanın müvekkilerine yöneltilmesinde davacının herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, müvekkillerinin, tapu siciline güvenerek ve bedelini ödeyerek mülkiyet hakkını kazandığını, ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararın gerekçesiz olarak verildiğini, haklılığını yaklaşık olarak dahi ispatlayamayan davcının ihtiyati tedbir talebinin çok cüzi bir miktarla kabul edildiğini, taşınmazların güncel değerine göre takdir edilen teminat miktarının muhtemel zararları karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını, bu nedenle hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapusunun iptali ile dava dışı kooperatif adına tescili istemine ilişkindir.Derdest dava kapsamında Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş olup bu ara karara itirazın reddi üzerine tesis edilen karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.İhtiyati tedbir 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun onuncu kısım birinci bölümünde "geçici hukuki korumalar" üst başlığı ile 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 389/1 maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." ve yine Kanunun 390/3 maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümlerini içermektedir. Anılan hükümlerde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ve talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarında biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır (m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2012 gün ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında belirtildiği gibi).Somut olayda, davacı tarafından tahsis hakkına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında verilen Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararı içeriği ile davanın niteliği de dikkate alındığında dava konusu taşınmazların 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerekli olduğuna şüphe yoktur. Zira davacının bu dava ile elde etmek istediği amaç, kendisine herhangi bir konut tahsis edilmediğinden tahsis hakkına dayalı olarak açtığı davanın sonuçsuz kalmasını önlemeye yöneliktir. Bu nedenle davacıların işbu dava sonucunda haklı çıkması halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin söz konusu olduğu anlaşılmakla somut olayda ihtiyati tedbir sebebinin var olduğu ve yaklaşık ispat şartının sağlandığı nazara alındığında Mahkemece tesis edilen karar isabetli olmuştur.Öte yandan ara karar tarihi itibariyle taşınmazın değerinin tespitine yönelik rapor alınmadığından mahkemece belirlenen teminat uygun olduğu gibi ayrıca sonrasında taşınmazların değerinin tespit edildiği rapor uyarınca harcın ikmal edilmesi halinde taşınmazların güncel değeri üzerinden uygun bir teminat belirlenmesi mahkemenin takdirinde olup bu aşamada teminat miktarına yönelik ileri sürülen istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esassayılı derdest dava dosyasında verilen █████/2026 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.22.04.2026