Anahtar kelimeler: Kesmek Vadesi Toplamda Kesildiğini Faturası Marifetiyle Faturanın Akdedildiğini Fakat Gelmiş

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı ... arasında sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak zamanında ifa edildiğini, davalının toplamda 177.000TL müvekkili şirkete ödeme yaptığını ancak müvekkili şirkete 2. ve 3. taksitleri ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketin vadesi gelmiş ve ödenmeyen alacağı için 118.000TL bedelli faturanın kesildiğini, fakat iade faturası kesmek marifetiyle davalı şirket tarafından müvekkili şirkete iade edildiğini, müvekkili şirketin tekrar 118.000TL bedelli faturayı kestiğini fakat faturayı davalı tarafından elektronik sistem üzerinden reddedildiğini, noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, davalının ihtarnameye verdiği cevap ile borcu kabul etmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe itirat edildiğini belirterek davanın kabulünü, davalının (borçlunun) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamını, davalının %40 tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı kurum ile sözleşme imzalandığını, müvekkilinin üstlendiği işin bir bölümünü yerine getirmesi için davacı ile anlaştığını, davacı yanın taraflar arasındaki sözleşme gereğince yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak hatta fazlasıyla yerine getirdiğini iddia etse de sözleşmenin ifası ve sözleşme konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesi aşamasında, teknik şartnamede ve taraflar arasındaki sözleşmenin ekinde ayrıntılı şekilde yer alan ve davacı şirketin sorumluluğunda bulunan iyileştirme, geliştirme, aktarma vb. hizmetlerden bazılarını, asıl iş sahibi...belediyesi’nin ve müvekkili şirketin ısrarlı taleplerine rağmen tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, arama ekranı ile ilgili sorunların olduğunu, davacı ile davalı müvekkili arasındaki sözleşmede yer almasına rağmen, asıl iş sahibi kurum tarafından bu konuda talep edilen iyileştirme ve geliştirmeler, davacı tarafından yerine getirilmediğini, görüntülenemeyen imajlar ile ilgili sorunların olduğunu, bağlanmayan dosyalar ile ilgili sorunların olduğunu, müvekkilinin takas-mahsup talebinin olduğunu belirterek davanın reddini, davalı müvekkili aleyhine açılan takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davacı tarafın ticari defterleri ve aldırılan bilirkişi raporundan tarafların ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfında olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, taraflar arasında dava dışı...Belediye Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü Arşiv dosyalarının sayısallaştırılması ve fiziki düzenleme yapılması hizmet alımı çözüm ortağı sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşme ile davacının Arşiv Yönetim sistemi yazılımının geliştirilmesi ve ... Belediye Başkanlığı Arşiv dosyalarının sayısallaştırılması ve fiziki düzenleme yapılması hizmet alımı teknik şartnamesinde davalı tarafından kullanılacak ekranların iyileştirme geliştirme entegrasyon ve aktarım işlerini yüklendiği, davalının ise ücret ödemeyi taahhüt ettiği, davacı tarafça işin hitamında davalı tarafa sözleşme kapsamında 118.000,00 TL fatura tanzim ve tebliğ edildiği, davalı tarafça faturanın sistem üzerinden reddedildiği, davacı tarafça bunun üzerine Beşiktaş 25. Noterliği'nin █████/2019 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, ihtarnamede 118.000,00 TL fatura bedelinin ödenmesi ihtar edildiği, davalı tarafça bu ihtarnameye verilen cevapta ise davacının sözleşmede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediğinin ifade edildiği, o halde mahkemenin önündeki uyuşmazlığın davacı tarafça sözleşmenin yerine getirilip getirilmediği, bir gecikme var ise davacıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacıya izafe edilebilecek kusur olup olmadığı, davalının davacı nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı hususlarında toplandığı, bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından gerek davalı yan gerekse dava dışı...Belediyesi nezdinde yerinde inceleme yapıldığı, yerinde inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda davalı tarafça yapılan işin yazılımının kaynak kodunda değişiklik ve güncelleme olmadığı, davacı tarafın eksik ifasının söz konusu olmadığı ve davalı tarafça tamamlama yapılmadığı, davacının üstlendiği görevin davalı ile dava dışı idarenin programları arasındaki veri aktarımını sağlayacak olan programın yazılımı, değiştirilmesi ve geliştirilmesi işleri ile ilgili olduğu, onun dışında kurum evraklarının bilgisayar programında taranarak dijital ortama aktarılmasına, veri tabanına doğru şekilde kayıt edilmesine, tasnif edilmesine, dosyalanmasına dair işlemlerin davalının yükümlülüğünde olduğu, arama ekranları, görüntülenemeyen imajlar ve bağlanmayan dosyalar ile ilgili sorunların davalının yükümlülüğünde olan işler yapılırken verilerin hatalı girilmesi, imajların işlenmesi aşamasında disk alanının yetersiz olması veya davadışı idarenin hatalı uygulamalarından kaynaklandığının belirlendiği, son tahlilde davacının sözleşmeye aykırı bir eyleminin bulunmadığı, borçlu davalının sözleşmeye ödeme yükümleri yönünden aykırı davrandığının açık olduğu, dosyada bulunan belgelere ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilen rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 2. İcra müdürlüğünün ██████████ esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 118.000,00 TL asıl alacak, 5.232,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 123.232,41 TL yönünden iptaline, takibin bu suretle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının itirazında haksız ve alacağın likit olması nedeniyle bu bedel üzerinden takdiren %20 üzerinden hesaplanan 24.646,482 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesince davanın esasına ilişkin talep ve itirazları ile bilirkişi raporuna itirazları ve taleplerinin gerekçeleri belirtilmeksizin dikkate alınmadığını ve reddedildiğini, nihai kararda da red gerekçesinin açıklanmadığını, dava konusu ihtilafın çözümü bakımından teknik yönden incelenmesi gereken veriler ve delillerin bilirkişi tarafından eksik ve hatalı incelendiğini, ... Belediyesi'nde kurulu bulunan dava konusu yazılım ve sistemi üzerinde davalı müvekkil tarafından yapılan çalışmaları gösteren Log kayıtları incelenmediğini, bu Log kayıtlarını elinde bulunduran...Belediyesi tarafından Log kayıtları yerinde inceleme sırasında bilirkişilere sunulmadığını, sonrasında bilirkişilere ulaştırılacağı belirtilmesine rağmen bilirkişilere verilmediğini, Log kayıtlarının incelenmemesine ilişkin eksikliklerin tamamlanmasına yönelik taleplerinin ise dikkate alınmadığını, dava konusu iftilafın çözülmesi bakımından eksik delil incelemesine dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporları hükme esas alındığını, bu nedenlerle, ilk derece Mahkemesi kararı H.M.K.'nun 27. maddesinde düzenlenen "Hukuki dinlenilme hakkını" ihlal eder nitelikte olduğunu, ayrıca, H.M.K.'nun 297. maddesine de aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki yazılı sözleşme hükümlerinin ısrarla hatalı ve eksik şekilde yorumlandığını, bu nedenle raporda varılan sonucun da hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarında, taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin açık hükümlerine rağmen, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinin, sadece yazılımsal yükümlülükler olarak kabul edildiğini, ancak, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, müvekkili ve dava dışı kurum tarafından, muayene ve kabul sürecinde davacıdan talep edilen iş ve işlemlerin, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri dahilinde olduğunun görüldüğünü, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğu ve takibe sıkı sıkıya bağlı olduğunu, bu davanın takip dayanağı fatura ile sınırlı olarak incelenmesi gerektiğini, takip dayanağı faturanın 29.08.2019 tarih ve 118.000,00 TL bedelli fatura olduğunu, davacının cari hesap detaylarına göre, takip tarihi olan 22.11.2019 itibariyle davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını, davacının daha sonra 26.09.2019 tarihli 118.000,00 TL bedelli bir fatura daha düzenlediğini, ancak bu faturanın davacının defter ve kayıtlarında bulunmadığını, bu nedenle davacının sonradan düzenlediği ancak defter kayıtlarında yer almayan 26.09.2019 tarihli faturaya dayalı olarak müvekkilinden alacaklı olmasının mümkün olmadığını, davacının icra takibine konu ettiği 29.08.2019 tarihli faturaya karşı müvekkilinin iade faturası düzenlediğini, davacının sonradan düzenlediği 26.09.2019 tarihli faturanın müvekkili şirketin kayıtlarında bulunmadığını, müvekkilinin defter ve kayıtlarına göre de takip tarihi itibariyle müvekkilinin takip dayanağı faturadan dolayı davacıya borcunun bulunmadığı, davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin, davacının iddia ettiği ve bilirkişi kurulunun da ısrarla kabul ettiği gibi yalnızca "Yazılımsal" nitelikteki yükümlülükler olmadığını, davacının takip dayanağı 29.08.2019 tarihli faturada konusunun "Dijital Arşiv Yazılım Ek Geliştirmeler" açıklamasının yer aldığını, bu açıklamanın, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde yazılı olan "İdarenin Macellan firmasından beklediği her türlü yazılımsal değişiklik, ek geliştirme, aktarım vb. süreçler" şeklindeki hükümde yazılı ek geliştirme işine ve sözleşme EK.1.'de yazılı hükme atfen yazılan açıklama olduğunu, davacının, davaya dayanak yaptığı faturada yazdığı bu açıklama ile, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinin sadece yazılıma ilişkin olmadığını açıkça kabul ettiğini, sözleşmenin 2, 3 ve 4. maddeleri ile sözleşmenin eki olan (EK:1) hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı yanın sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin sadece Teknik Şartname'nin 10.7 maddesinde sayılan "Yazılıma" ilişkin işlerden ibaret olmadığının açıkça anlaşıldığını, ... Belediyesi ile yapılan 15.01.2019 tarihli toplantı tutanağında belirtilen ve hatta davacı Macellan'ın adı açıkça zikredilerek belirtilen eksik hususların, taraflar arasındaki 20.07.2017 tarihli sözleşme kapsamında olduğu, en azından 15.01.2019 tarihi itibariyle henüz giderilmemiş olduğu ve bu tarihten sonra da davacı tarafından giderilmesi gerektiği açıkça ortaya çıktığını, ancak; gerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ve ilk derece Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, 15.01.2019 tarihli bu tutanakta yazılı olan ve sözleşme kapsamında davacıdan talep edilmesine hiçbir maddi ve hukuki engel bulunmayan bu işlerin davacı tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlandı ise ne şekilde tamamlandığı ve davacının bu konudaki ispat vasıtasının ne olduğu konusunda hiçbir tespit ve değerlendirme yapılmadığını, oysa bu hususların dava sonucunu etkileyebilecek nitelikte olduğunu, 15.01.2019 tarihli bu tutanağın dava dışı idarenin 16.01.2019 tarihli yazısı ile davalı müvekkile yazılı olarak bildirildiğini, tutanakta belirtilen hususların, davalı müvekkili tarafından da alt yüklenicisi durumundaki davacıya derhal mail yoluyla bildirildiğini, ancak davacının müvekkiline verdiği cevapta; bu hususların kendisi ile ilgili olmadığını, yüklenici ve kullanıcı hatası olduğunu belirterek konuyu geçiştirdiğini, asıl iş sahibi kurum tarafından yapılan muayene ve kontrol süreçlerinde, davacının sorumluluğunda olan bazı işlerle ilgili konular, kabule engel olan hususlar olarak müvekkilinin önüne konulduğunu, bu işler tamamlanmadan muayene ve kontrol süreçleri tamamlanmadığını ve kabulünün yapılamadığını, işin teslim tarihi ile kesin kabulün yapıldığı tarih arasında 8 aydan fazla süre geçtiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. Maddesi gereğince davacının müvekkiline sözleşme bedelinin % 30'unu aşmayacak şekilde günlük 5.000,00 TL gecikme cezası ödenmesi gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda konuya bu yönüyle hiç değinilmediğini, Mahkeme kararında bu yöndeki itiraz ve taleplerinin dikkate alınmamasının maddi ve hukuki gerekçelerinin açıklanmadığını, müvekkilinin takas-mahsup talebinin hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşme gereği yükümlülüklerini süresinde ve gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin maddi zararının oluştuğunu, bu işler için müvekkilinin ek zaman ve iş gücü kullanılmak suretiyle müvekkili tarafından tamamlandığını, yine davacının eksik bıraktığı işler nedeniyle ihalenin muayene ve kabul işlemlerinin tamamlanmasının geciktiğini ve sözleşme konusu ihalenin muayene ve kabul işlemlerinin süresinde yapılabilmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin ihaleden doğan hakedişlerini hak ettiği sürede alamadığını, buna bağlı olarak müvekkilinin süresinde hak edişlerini alamaması nedeniyle müvekkilinin bu sürede faiz gelirlerinden mahrum kaldığını, ... Belediyesi ile yapılan toplantı tutanağında belirtilen eksikliklerin davacı tarafından tamamlanıp tamamlanmadığının bilirkişi raporunda irdelenmediğini, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin taraflar arasındaki eser sözleşmesi hukuki ilişkisinin niteliğine ve sözleşmenin kapsamına aykırı olduğunu, dava konusu alacağın likit ve belirlenebilir olmadığını, Mahkemece talep edilen faiz yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hesap edilenden daha fazla faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği alacağa KDV hariç miktar üzerinden talep edebileceğini, Mahkemece KDV dahil olmak üzere karar verilmesinin hukuk aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyasında 118.000,00 TL fatura alacağı, 5.232,41 TL işlemiş faiz, 179,12 TL tebliğ gideri, 1,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 123.413,34 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalıya ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından süresi içinde borca ve ferilerini itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, itirazın davacıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacı tarafından İİK 67 maddesi kapsamında bir yıllık hak düşürücü sürde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya hizmetin sunulup sunulmadığı, takibe konu faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan alacağının olup olmadığı ve varsa miktarına ilişkin olduğu noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasında 20.07.2017 tarihinde Arşiv Dosyalarının Sayısallaştırılması ve Fiziki Düzenleme Yapılması Hizmet Alımı Çözüm Ortağı Sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır.Davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ve sözleşmenin ücretler ve ödeme başlıklı 3. Maddesi gereğince ödenmesi gereken 2. Ve 3. Ödemenin yapılmadığı belirtilerek icra takibine konu faturanın düzenlendiğini belirtmiştir.Mahkemece taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; davacının incelenen 2018-2019 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, mevcut haliyle lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalının 2018-2019 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik edildiği, 2019 yılı envanter defterini ibraz etmediği, mevcut haliyle lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davanın 118.000,00 TL miktarlı 29.08.2019 tarihli faturadan kaynaklı olduğunu, söz konusu faturaya karşılık davalının düzenlediği 06.09.2019 tarihli iade faturasını davacının ticari defterine kaydettiği, bunun üzerine 26.09.2019 tarihinde aynı miktarlı fatura düzenlediği, ancak kayıtlarında bulunmadığı, davacının cari hesap detaylarına göre takip tarihi olan 22.11.2019 itibariyle davalıdan alacağının bulunmadığı, davalının sunduğu cari hesap detaylarına göre, takip tarihi olan 22.11.2019 itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı, davacının takibe konu ettiği 29.08.2019 tarihli ve 118.000,00 TL miktarlı faturayı ticari defterine kaydettiği, söz konusu faturaya karşılık 06.09.2019 tarihinde aynı miktarlı iade faturası düzenlediği, davacının düzenlediği 26.09.2019 tarihli KDV dahil 118.000,00 TL miktarlı faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı, dolayısıyla defter kayıtlarında borcunun bulunmadığı,Davalı tarafça yapılan işin yazılımının kaynak kodunda değişiklik ve güncelleme olmadığı, davacı tarafın eksik ifasının söz konusu olmadığı ve davalı tarafça tamamlama yapılmadığı, davacının üstlendiği görevin davalı ile dava dışı idarenin programları arasındaki veri aktarımını sağlayacak olan programın yazılımı, değiştirilmesi ve geliştirilmesi işleri ile ilgili olduğu, onun dışında kurum evraklarının bilgisayar programında taranarak dijital ortama aktarılmasına, veri tabanına doğru şekilde kayıt edilmesine, tasnif edilmesine, dosyalanmasına dair işlemlerin davalının yükümlülüğünde olduğu, arama ekranları, görüntülenemeyen imajlar ve bağlanmayan dosyalar ile ilgili sorunların davalının yükümlülüğünde olan işler yapılırken verilerin hatalı girilmesi, imajların işlenmesi aşamasında disk alanının yetersiz olması veya davalı idarenin hatalı uygulamalarından kaynaklandığı, bu hususların davalının sorumluluğunda olduğu, yerinde yapılan incelemede, davacının hazırladığı programla ilgili davalı tarafından arama ekranının sadeleştirilmesiyle ilgili olarak yazılımının kaynak kodunda iyileştirmeye dair herhangi bir değişiklik ve güncelleme yapılmadığı, davalı tarafın arama alanlarının sadeleştirilmesi işi kapsamında Kurum Arşiv Yönetim Sistemi üzerinde veritabanı üzerinde değişiklik yapılmasına dair veriyi yeniden yapılandıran işlemlerin, davalı tarafından kurum sistemlerine aktarılan verinin hatalı olarak aktarılmış olması sonucu yapılan hatalı işlemden dönülmesi, verinin ve veri yapılarının yeniden düzenlenmesi kapsamında olduğu, davacının eksik ifasının sözkonusu olmadığı ve davalı tarafça herhangi bir tamamlama yapılmadığı, davalı tarafın sorumluluğunda olan ve hatalı girilen verilerin, toplu işlemler gerçekleştirerek düzenlemesi konusunda davalının zaman ve emek tasarrufu sağlamak amacıyla davacıdan bu tür ek talepler öne sürdüğü ve davalının toplu olarak işlemleri gerçekleştirdiğini gösterir kayıta rastlanmadığı, davalının ek zaman ve işgücü harcayarak söz konusu işleri kendisinin tamamladığına dair iddiasının, davacının yaptığı yazılım ve güncelleştirmeden kaynaklanmadığı, davalının sorumluluğunda olan verilerin girişi ve aktarımı işlemlerinin hatalı yapılmasından kaynaklandığı, bu durumun davacının sorumluluğunda olmadığı, Mahkemenin sözleşmeye göre davacının alacaklı olduğuna karar vermesi halinde davacının davalıdan 100.000,00 TL (KDV hariç) alacağının bulunduğu, işlemiş faizin 4.541,10 TL olduğu belirtilmiştir.29.12.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; Teknik yönden yapılan itirazlar konusunda ise kök raporumuzdaki değerlendirme ve varılan sonuçta herhangi bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Davacı tarafından icra takibine dayanak olarak 29.08.2019 tarihli 118.000,00 TL tutarlı fatura gösterilmiş olup, fatura açıklamasında "Dijital Arşiv Yazılım Ek Geliştirmeler" hizmetine ilişkin olduğu yazılmıştır. Davacı bu faturanın, sözleşme kapsamında ödenmeyen 2. Ve 3. Taksit olma üzere bakiye hizmet bedeline ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Her ne kadar davacı, icra takibine konu bu faturaya karşılık olarak davalının düzenlediği iade faturasını defterlerine kaydetmişse de, karine olarak iade faturasına konu mal ve/veya hizmeti vermediğini kabul etmiş olduğundan, davacı bunun aksini ispatlamalıdır.Bu durumda, fatura konusu hizmetin sunulduğunun ispat yükü davacı taraftadır.Dosya kapsamındaki deliller ve yerinde inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı tarafça yapılan işin yazılımının kaynak kodunda değişiklik ve güncelleme olmadığı, davacının eksik ifasının söz konusu olmadığı ve davalı tarafça tamamlama yapılmıdığı, davacının üstlendiği görevin davalı ile dava dışı idarenin programları arasındaki veri aktarımını sağlayacak olan programın yazılı, değiştirilmesi ve geliştirilmesi işleri ile ilgili olduğu, onun dışında kurum evraklarının bilgisayar programında taranarak dijital ortama aktarılmasına, veri tabanına doğru şekilde kayıt edilmesine, tasnif edilmesine, dosyalanmasına dair işlemlerin davalının yükümlülüğünde olduğu, arama ekranları, görüntülenemeyen imajlar ve bağlanmayan dosyalar ile ilgili sorunların davalının yükümlülüğünde olan işler yapılırken verilerin hatalı girilmesi, imajların işlenmesi aşamasında disk alanının yetersiz olması veya davalı idarenin hatalı uygulamalarından kaynaklandığı, bu hususların davalının sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun teknik açıdan yeterli ve denetime elverişli olduğu, davalının bilirkişi raporuna itirazlarının ayrıntılı ve teknik açıklamalar ile ek raporda karşılandığı, davacının sözleşmeye göre kendi yükümlüğünde bulunan hizmetleri davalıya sunduğu ve bakiye hizmet bedeli alacağı bulunduğunun ispat edildiği, davalının yapılan işin ayıplı ve ya eksik olduğu iddiasına ilişkin davacıya göndermiş olduğu usulüne uygun bir ihtarın da mevcut olmadığı anlaşılmakla Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Diğer taraftan davalı vekili log kayıtları incelenmeden düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürmüştür. Bilirkişi raporunda, söz konusu log kayıtlarının yerinde inceleme sonrasında davalı tarafından bilirkişi incelemesine sunulacağı belirtilmişse de, dosyaya sunulmadığından belirtilen kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı belirtilmiş ve log kayıtlarının davalının yükümlülüğünde olan işlerin davalı tarafından yapıldığını göstereceğini bu nedenle bahse konu log kayıtlarının davaya yön verebilecek davalı lehine delil olmadığı bildirilmiştir. Bilirkişinin teknik yöndeki bu değerlendirmesi dikkate alındığında, davalının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Davalı vekili, davacının sözleşme gereğince edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle maddi zararı oluştuğu ve sözleşmenin 6. Maddesi gereğince cezai şart alacağı olduğunu iddia ederek takas ve mahsup talebinde bulunmuş ise de, dosya kapsamı ve aldırılan bilirkişi raporuna göre eksik işlerin davacının sözleşme ile üstlendiği işler olmadığı, bu kapsamda davalının, davacının sözleşme gereğince edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediği iddiası ispat edilemediğinden takas -mahsup talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemenin bilirkişi raporları ile birlikte dosya kapsamını değerlendirerek vermiş olduğu kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 2.105,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.373,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22.04.2026