Anahtar kelimeler: Döküm Beton Faturaya Muaccel Yere Anadolu Ödenmemesi Devamına Mahkum Borçlunun

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali - Kayıt KabulKARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hazır beton döküm sözleşmesi gereğince faturaya dayalı alacağın ödenmemesi üzerine icra takibine konu edildiğini, borçlunun haksız yere icra takibine itiraz ettiğini, sözleşmenin 5. Maddesine göre fatura alacaklarının muaccel hale geldiğini belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresi itibariyle yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, faturaların üzerindeki ödeme tarihlerine göre icra takip tarihinde faturaların muaccel hale gelmediğini, takip tarihi itibariyle ödenmemiş likid bir borcun bulunmadığını belirterek davanın reddi ile davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davanın süresinde açıldığı, somut olayda her iki tarafın tacir olduğu, taraflar arasında yapılan █████/2014 tarihli sözleşmede yetkili icra dairelerinin İstanbul Çağlayan İcra Daireleri Ve Mahkemeleri olarak belirlendiği, davalının itiraz dilekçesinde Ankara İcra Dairelerinin yetkili icra dairesi olarak belirttiği, dolayısıyla usulune uygun yetki itirazı olmadığından ayrıca dava satış sözleşmesinden kaynaklanan para alacağının tahsiline ilişkin olup davacı alacaklı yerleşim yerinin bulunduğu yer icra dairesinde takip başlatılabileceğinden davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verildiği, her ne kadar davalı mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürerek Ankara Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüşse de aynı gerekçeyle yetki itirazının reddedildiği, davanın, takibe konu faturalardan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebiyle açıldığı, dava sırasında davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, taraflar arasındaki Standart Hazır Beton Sözleşmesi uyarınca davacının davalı şirkete beton sattığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları ile davalı şirketin talimat yoluyla incelenen ticari defter ve kayıtları üzerinden alınan talimat bilirkişi raporu ve mahkememizce davacı şirket defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı şirketçe davalı şirkete yapılan Hazır Beton Satışlarına istinaden muhtelif tarih ve tutarlarda olmak üzere e-faturalar düzenlenerek elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildiği, düzenlenen bu faturaların davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulduğu görülen yasal ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydedildiği ve ilgili dönem BS Formları ile mükellefi oldukları Vergi dairesine davalı şirketçe mal/hizmet satışı olarak beyan edildiği, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu ve ekindeki dayanak ekstreler incelendiğinde, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirketçe adına düzenlenmiş ve elektronik ortamda tebliğ edilmiş tüm e-faturaların herhangi bir mutabakatsızlığa sebebiyet vermeyecek şekilde kayıtlı oldukları ve ilgili dönem BA Formu beyanlarıyla davacı şirketten mal/hizmet alımı olarak beyan edildiği, dolayısıyla davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenmiş faturaların her iki tarafın da ticari defterlerine yasal bir itiraza konu edilmeksizin kaydedildiği, davacı şirketçe davalı şirkete düzenlenen ve ticari defterlerde borç kaydedilen satış faturalarından oluşan borçlarına mukabil olarak, davalı şirketçe davacı şirkete muhtelif tarih ve tutarlarda çekler ciro/keşide edildiği ve yine banka aracılığıyla havale/EFT ler yapıldığı ve davalı şirketçe yapılan bu ödemelerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı fatura borçlarından mahsup edilmek suretiyle ticari defterlerde kayıt altına alındığı ve tarafların birbirlerini doğrulayan bu kayıtları sonucunda; davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla, takip talebinde olduğu gibi 30.802,93 TL asıl alacaklı olduğu, davalı şirket dava sırasında iflas ettiğinden itirazın iptali davasının kayıt kabul davasına dönüştüğü, davacının 30.802,93 TL asıl alacağı bulunduğundan kayıt kabul davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, temerrüt tarihinin takip tarihi olan █████/2017 tarihi olduğu, davalı şirketin █████/2018 tarihinde iflas ettiği, alacağın iflas tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği, takip tarihi ile iflas tarihi arası davacının avans faiz talep edebileceği, bu hesabın mahkemece resen yapıldığı (█████/2017-██████████ tarihleri arası; 30.802,93 TL x % 9,75 x 456 gün = 3.804,16 TL), faiz miktarının 3.804,16 TL olmakla, davacının iflas tarihi itibariyle 30.802,93 TL asıl alacak ve 3.804,16 TL faiz alacağının bulunduğu, dava kayıt kabul davasına dönüştüğünden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığı, davalı tarafın da kötüniyet tazminat talebinin değerlendirilmesine gerek olmadığı, davanın niteliği gereği maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının iflas tarihi olan █████/2018 tarihi itibariyle belirlenen 30.802,93 TL asıl alacak, 3.804,16 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 34.607,09 TL'nin davalı ... Ltd Şti'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, davalı şirket hakkında açılan dava yargılama sırasında kayıt kabul davasına dönüştüğünden aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, iflas idaresinin savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olarak tanzim edildiğini, bilirkişi raporunda tanzim edilen faturaların usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, tanzim edilen faturanın içeriğinin eksik veya tam olup olmadığı hakkında değerlendirme yapılmadığını, somut olayda taraflar arasında e-fatura düzenlenebileceğine dair herhangi bir açık anlaşma bulunmamasına rağmen faturanın usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, taraflar arasında faturanın elektronik ortamda düzenlenebileceğine dair herhangi bir mutabakatın var olup olmadığı göz ardı edilerek eksik ve hatalı incelemeyle hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, mahkemece taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin ödemeye ilişkin şartlarının incelenmediğini, bu hususa ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının faturalardan kaynaklanan alacağı muaccel hale gelmeden müvekkili müflis aleyhine icra takibi başlattığını, muaccel hale gelmeyen alacak için takip yapılmasında ve dava açılmasında alacaklının hukuki yararının bulunmadığını, mahkemece sözleşmede yazılı hükümlerin değerlendirilmesi akabinde uyuşmazlığa konu somut olaydaki icra takibine dayanak faturaların vadesinden önce takibe konulmasının hukuka aykırı olduğunun tespiti gerekirken aksi kanaatle müvekkili müflis aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı iflas idare vekili tarafınca istinaf edilmiştir.İstanbul Anadolu 11. icra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 30.802,93 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsili için takip başlatıldığı, alacağa dayanak olarak 20.10.2016, 25.12.2016, 15.12.2016, 25.11.2016, 10.12.2016, 10.12.2016, 31.10.2016 ve 25.10.2016 tarihli olmak üzere toplam 30.802.93 TL bedelli faturaların bakiyesinin gösterildiği, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe, yetkiye, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, bu belirlemelere göre itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.İtirazın iptali davası, yargılama aşamasında iflasına karar verilen davalı yönünden kayıt kabul davasına dönüştüğünden borçlu şirket bakımından davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü de dikkate alındığında takip talebine bağlı kalınmaksızın borçlu müflisin gerçek borcunun araştırılarak tespiti gerekecektir.Dosyada alınan talimat bilirkişi raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği ve davalı tarafından bu faturaların BA formu ile vergi dairesine bildirildiği anlaşılmakla davacının davalıdan 30.802,93 TL alacaklı olduğu ispatlandığından davalı vekilinin ödemeye ilişkin şartların incelenmediği, muacceliyetin gerçekleşmediği gibi diğer istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yargılama devam ederken davalı şirket 11.04.2018 tarihinde iflas etmiş, iflas kararı 22.05.2018 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Alacaklılar toplantısı ise 08.02.2021 tarihinde yapılmıştır.Davacı taraf yargılama devam ederken 24.01.2019 tarihli alacak kayıt başvuru dilekçesiyle iflas masasına alacağının faiziyle birlikte kaydına karar verilmesini talep etmiş olup iflas idaresince alacağın nizalı alacak olarak 4. Sıradan masaya kaydına 29.01.2019 tarihinde karar verilmiş, sıra cetveli 29.12.2020 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş, davacı vekilince de iflas masasının bu kararından sonra mahkemeye aynı gün 29.12.2020 tarihinde başvurularak alacağın nizalı olarak masaya kaydına karar verildiği bildirilerek alacağın masaya kayıt kabulü talep edilmiştir.İİKK'nın 195. maddesi gereği müflisin borçları iflas ile birlikte muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları asıl alacağa eklenir. Mahkemece, davacının iflas tarihi itibariyle olan alacağına iflas tarihine kadar avans faizi işletilerek bulunan toplam alacağın iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesi yerindedir.Yine dosya kapsamında, davalı iflas idare memurlarına ve iflas idare vekillerine dava dilekçeleri ile ekleri tebliğ edildiğinden davalının hukuki dinlenilme hakkına mahkemece riayet edilmiştir.Mahkemece, davacıya iflas masasına başvuru yapmak üzere süre verilmiş, masa tarafından davacının alacak kayıt başvurusu nizalı alacak olarak masaya kaydedilmiş, 2. Alacaklılar toplantısının yapılması İİK 194. Maddesi gereğince beklenmiş, mahkemece usul ve yasa hükümlerine riayet edilerek davanın kabulü ile alacağın masaya kaydına karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026