Anahtar kelimeler: Mecidiyeköy Nakdi Müfliş Gayri Kefil Krediler Kredilere İik Şubesinden Aşnin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2019NUMARASI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVA
: Kayıt Kabul (İİK 235)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bankanın Mecidiyeköy Şubesinden müfliş .... A.Ş.'nin nakdi ve gayri nakdi krediler kullandığını, ...'in de iş bu şirketin kullanmış olduğu kredilere müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine müvekkili Banka tarafından müşterek ve müteselsil kefil ... ve diğer borçlular hakkında İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... E, ... E., İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... E., İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... E., İstanbul 12.İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyalarından ilamsız icra takipleri açıldığını, borçluların malvarlığı, hak ve alacakları bulunamadığından iş bu icra dosyalarından aciz vesikaları alındığını, müvekkili Bankanın borçlusu müflis ...'in iflas tasfiye işlemleri TMSF Hukuk İşleri Daire Başkanlığının ... sayılı dosyasından ... İflas İdaresi adı altında yürütüldüğünü,5411 sayılı Bankacılık Kamınu'nun geçici 13 maddesi ile müvekkili Bankaya, 26.10.2003 tarihinden önce kullandırmış olduğu kredilere ilişkin ve vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş kredilerden kaynaklanan alacaklarının tahsili hususunda Fon Alacaklarının tahsiline ilişkin 123, 134,136,137,138,140,142,165 maddelerinden yararlanma imkanı tanındığını, müvekkili Bankanın da kanundan kaynaklanan iş bu hakkını kullanarak müflis ...'den olan alacağına istinaden TMSF Hukuk İşleri Daire Başkanlığının ... sayılı dosyasına başvuruda bulunarak alacağının kaydedilmesini talep ettiğini, ... yeterli ve gerekli incelemeyi yapmadan, müvekkili Bankanın alacağının zamanaşımına uğradığını, kredi genel sözleşmesinde müflis ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunmadığını beyan ederek müvekkili Bankanın alacak kaydetme talebini reddettiğini, İİK 235. maddesinde alacak kaydedilmesi talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiği durumlarda iflas idaresine karşı dava açılabileceği düzenlendiğini, müvekkili Bankanın talebinin de haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, ...nin iş bu kararının iptali ve müvekkili Bankanın alacağının kaydedilmesi için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulü ile 184.012.482,38 TL müvekkili Banka alacağının iflas masasına kaydedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mülga 4389 sayılı Kanunun 17 nci maddesi gereği Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF-Fon) Yönetim Kurulunun 20.12.2000 tarihli ve 36 sayılı kararına istinaden ... hakkında İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/4 E. Sayılı dosyası ile şahsi iflas davası açıldığını, Mahkemenin 31.12.2008 tarih ve ████████ K. sayılı kararı ile davalı ...'in mülga 4389 sayılı Kanunun 17 nci (5411 sayılı Kanunun 110 uncu) maddesi gereğince şahsi iflasına, iflasın 31.12.2008 günü açılmasına karar verildiğini, iflas tasfiye işlemleri ilk olarak İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile yürütülmeye başlandığını, daha sonra Fon Kurulunun 19.02.2009 tarih ve ███████ sayılı kararı ile ... A.Ş. Hakim ortağı müflis ...'in iflas tasfiye işlemlerinin 5411 sayılı Kanunun geçici 11 inci maddesinin yollaması uyarınca, mülga 4389 sayılı Kanunun 16 nci ve 17 nci maddelerine göre alacaklılar toplantısı, iflas dairesi, iflas idaresi görev ve yetkilerine haiz olarak Fon tarafından yürütülmesine karar verildiğinden; Fon Kurulumun işbu kararı İstanbul 1.İflas Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına ibraz edilerek tasfiye dosyası ile muhteviyatı belge asıllarının TMSF'ye teslim edilmesinin talep edildiğini, iflas tasfiye dosyasının İstanbul 1. İflas Müdürlüğünden 16.04.2009 tarihinde teslim alındığını, iflas tasfiye işlemlerinin TMSF Hukuk İşleri Daire Başkanlığının TMSE/HUK-... sayılı dosyasından yürütüldüğünü, ... hakkında verilen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2008 tarih ve 2001/4 E., ████████ K. sayılı iflas kararının14.07.2010 tarihinde kesinleştiğini, ikinci alacaklılar toplantısının 16.02.2012 tarihinde gerçekleştirildiğini, davacı ... T.A.O. 30.05.2016 tarihli dilekçesi ile .... A.Ş.'nin ... T.A.O.'dan kullanmış olduğu krediye Müflis Yahya Murat DemireTin müşterek ve müteselsil kefaleti nedeniyle 30.05.2016 tarihi itibariyle anapara, işlemiş faiz (temerrüt faizi) ve masraflar dahil (fazlaya ve hesap hatasına ilişkin haklarınız saklı kalmak kaydı ile) toplam 114.894.849,54 TL' nin imtiyazlı alacak olarak masaya kaydını talep ettiğini, Müflis ... İflas İdaresi tarafından ... T.A.O. İstanbul Avrupa Yakası Hukuk İşleri Müdürlüğüne gönderilen 21.06.2016 tarihli yazı ile 48,40 TL masaya kayıt harcı ile 1.100,00 TL geç kayıt masrafının ödenmesi, İcra ve İflas Kanunu'nun 195. maddesi gereği alacaklarının iflas tarihine kadar işlenmiş faizi ile birlikte masaya kaydedilmesi gerektiğinden iflas tarihi itibariyle ayrıntılı hesaplama dökümünün çıkartılarak alacağı tevsik edici belgelerin (kredi kullandıran, hesap kat bilgileri, tahsilat belgeleri, kredi hesaplama tablosu vs.) iflas idaresine gönderilmesi talep edildiğini, ... T.A.O. İstanbul Avrupa Yakası Hukuk İşleri Müdürlüğünün 05.08.2016 tarihli yazısı ile talep edilen masrafların yatırıldığı, iflas tarihi itibariyle kaydı talep edilen tutarın 66.462.591,17 TL olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine İflas idaresince yapılan incelemeler neticesinde, .... A.Ş.'nin kullanmış olduğu krediye ilişkin 29.07.1998 tarihli 8.700.000,00 USD tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinde Müflis Yahya Murat Demirelin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak şahsi kefaletine ilişkin imzasının bulunmadığı, söz konusu borcun zamanaşımıma uğradığı, ayrıca gönderilen alacağı tevsik edici belgelerin talep edilen tutarın değerlendirilmesinde yeterli olmaması nedenleriyle ... T.A.O. İstanbul Avrupa Yakası Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından talep edilen 66.462.591,17 TL alacağın reddine karar verildiğini, davacı tarafın alacak miktarını, alacağının dayanağı bilgi ve belgeleri açıkça ortaya koyan delil ve belgeleri dosyaya sunmadığını, İcra ve İflas Kanumı'nun 219. maddesi gereğince iflas masasına alacağını kaydettirmek isteyen alacaklının, alacağının dayanağını ve miktarını açık tereddüde yer vermeyecek şekilde iflas idaresine bildirmekle yükümlü olduğunu, bu bildirim sırasında alacağı ispata yarayan belgelerin asılları veya tasdikli suretlerinin de iflas idaresine verilmesi gerektiğini, ancak iflas idaresince dava konusu tutarın değerlendirilmesinde davacı banka tarafından alacak kayıt başvurusu ekinde sunulan ve dava dilekçesi ekinde gönderilen belgelerin yeterli bulunmadığını, söz konusu belgeler ile alacağın dayanağı ve miktarı açıkça ortaya konulmadığını, bu nedenle söz konusu alacak kayıt başvurusunun masa menfaatini gözetmekle yükümlü iflas idaresince reddedildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesi hükmü gereğince, davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numara altında açık özetlerinin ve açık bir şekilde talep sonucunun dava dilekçesinde bulunması zorunlu olduğunu, ancak davacının dava dilekçesinde, asıl borçlu .... A.Ş.'nin kullandığı nakdi ve gayrinakdi krediler olduğunu ve davalı müflisin de bu kredilere kefil olduğunu belirimekle yetindiğini, dava dilekçesi ekinde 6 adet genel kredi sözlesmesi(GKS) bulunmakla birlikte, dava konusu alacağın hangi krediden kaynaklandığı, söz konusu GKS'ler ile asıl borçlu ... .... A.Ş.'ye açılan kredilerin ne kadarının kullanıldığı, ne kadarının geri ödendiği/geri ödenmediği, ne zaman kat'edildiğine dair bilgiler açıklanmadığını, alacaklı banka kefile karşı dava açtığından geçerli bir asıl borcun bulunduğunu ispat yükü altında bulunmasına rağmen iddiasına dayanak olarak herhangi bir bilgi ve belge göstermediğini, davacı, söz konusu genel kredi sözleşmelerine dair kat ihtarnamelerinin tamamını dosyaya sunmadığını, dosyada mezkur 29.07.1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi gereğince düzenlenen 8.700.000,00-USD bedelli teminat mektubunun devre faizi ve gecikme faizine ilişkin olarak Beyoğlu 40. Noterliğince düzenlenen 30.06.2000 tarihli nakde dönüşen teminat mektubu bedeline ilişkin olarak Beyoğlu 40. Noterliğince düzenlenen 24.11.2000 tarihli iki adet ihtarname bulunmakta olup bu ihtarnamelerin de tebliğ şerhinin eklenmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalı kefilin sorumluluğu kendi temerrüdünün sonuçları ile sınırlı olacağını, kefilin temerrüdü kredi hesabını kat eden bankanın kefile temerrüt ihtarında bulunulması ile gerçekleşeceğini, hakkında ihtar keşide edilmeyen kefilin temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle davalı müflisin temerrüdünün davacı tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini, dava dilekçesinde talep sonucunun açık bir şekilde belirtilmediğini, alacak kayıt başvurusunun reddi sebebiyle açılan işbu davada davacı bankanın ilk kayıt talebindeki tutar (114.894.849,54 TL) ile iflas tarihi itibari ile revize ettiği tutarın (66.462.591,17 TL) toplamından oluşan 184.012.482,38 TL'nin kayıt ve kabulünü talep ettiğini, davacının daha önceki beyanlarıyla dahi çelişen ve gerçeği yansıtmadığı anlaşılan bu tutarın ispatına yarar bir bilgi ve belge de ibraz etmediğini, bu kapsamda niteliği ve talep sonucundan anlaşılacağı üzere niceliği belli olmayan bir borcu kefilin ödemesi beklenemeyeceğinden davacı tarafından ispat edilemeyen, sadece müphem bir alacak tutarından ibaret davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun “ Takibin Durması ve Düşmesi” başlıklı 193. Maddesi gereğince davalı müflis ...'in iflasının 31.12.2008 tarihinde açıldığı ve iflas kararının 14.07.2010 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında dava dilekçesinde borcun dayanağı olarak gösterilen takiplerin ve bu takipler neticesinde 2011 yılında alındığı belirtilen aciz vesikalarının hukuken geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, kaldı ki, bu takiplerin hangi genel kredi sözleşmesinden doğan, hangi tutardaki kredi alacağına ilişkin olduğu hususunun da açıklanmadığını, bu nedenle davacının davasını bu takiplere ve aciz vesikalarına dayandırmasının haksız olduğunu, dava dilekçesi ekinde bir kısmı sunuları sözleşmelerin 09.09.1996, 29.09.1996, 01.07.1998, 29.07.1998 tarihli olduğunu, kefaletin, Borçlar Kanunu gereğince 10 yıllık süreye tabi olduğunu, zamanaşımına uğradığından dolayı kefil hakkında alacak davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu durumun 818 sayılı Borçlar Kanunu 125. maddede ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddede açıkça düzenlendiğini, bununla birlikte 6098 sayılı Borçlar Kanunu ile kefilin sorumluğunun 10 yılla sınırlı olduğuna ilişkin özel bir düzenleme getirildiğini, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 598.maddesi hükmü gereğince, kefalet sözleşmesinin 10 yıllık azami süreyi geçemeyeceği, 10 yılın üzerinde kararlaştırılan sorumluluğun 10 yılla sınırlı olduğunun kabul edildiğini, yasal düzenleme gereği alacaklının ancak 10 yıllık süre içerisinde kefili takip edebileceğini, 10 yıl geçmesiyle kefilin sorumluluğunun sözleşmedeki aksi hükme rağmen sona ermiş olacağını, tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla Borçlar Kanununda düzenlenen on yıllık süre sona erdiğinden müflis kefilin sorumluluğunun ortadan kalktığını, BK 494. ve TBK. 601. maddesinde muacceliyetten sonra kefile karşı takip yollarına başvurulmasının bir aylık süreye tabi tutulduğunu, belirli süreli kefalette, kefalet süresinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde alacaklı alacağını takibe girişmezse ya da başladığı takibe uzun süre ara verirse kefilin, bu bir ayın sonunda otomatik olarak kefalet borcundan kurtulacağını, kefaletin belirsiz süreli olduğu düşünülecek olsa bile alacaklı asıl borç muaccel olduktan sonra bir ay içinde alacağını takip etmezse ya da başlamış olduğu takibine uzun süre ara verecek olursa kefilin kefalet borcundan kurtulacağını, bir aylık süreye riayet edilmeksizin açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 29.07.1998 tarihli 8.700.000,00 USD tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinde müflis ...'in el yazısıyla müşterek ve müteselsil ibaresi yazmadığı ve müşterek borçlu ve mütescisil kefil olarak şahsi kefaletine ilişkin imzasının bulunmadığını, dolayısıyla sözleşmeleri açıkça müşterek borçlu, müteselsil kefil olarak imzalamadığını, bu durumun, kefaletin adi kefalet olduğunu gösterdiğini, Borçlar Kanununun 583. maddesi hükmü gereğince müşterek ve müteselsil kefaletin kanunda belirtilen şekle uygun olarak yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, davaya konu kefalet müşterek müteselsil kefalete ilişkin şekil şartını taşımadığından tali nitelikteki adi kefalet olduğunu, alacaklının adi kefile gitmeden evvel asıl borçluya gitmesi ve bu alacak için teminat olarak verilmiş rehnin paraya çevrilmesi yollarına başvurması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; yapılan yargılama, davacının iddiaları, davalının beyanları, ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu .... A.Ş. arasında █████/1996 tarihli 495.000,00 USD bedelli, █████/1996 tarihli 8.394.100 DEM bedelli, █████/1997 tarihli 57.500,00 TL bedelli, █████/1998 tarihli 4.000.000 DEM bedelli ve █████/1998 tarihli 8.700.000 USD bedelli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, müflis ...'in işbu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, yine davacı banka tarafından iş bu sözleşmelere dayanılarak asıl borçlu ... A.Ş. lehine ...Bankası A.Ş. Malta Şubesine hitaben █████/1998 tarihinde 8.700.000 USD bedelli teminat mektubu verildiği, sözleşme borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya ve kefile Beyoğlu 40.Noterliği'nin █████/200 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek 6.521.323,32 TL borcun tebliğden itibaren 1 gün içinde ödenmesi, aksi halde kanuni takibe geçileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin müflis ...'e █████/2000 tarihinde tebliğ edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalı müflisin ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda █████/2000 tarihi itibariyle temerrütün gerçekleştiği, davacı bankanın alacağının tahsili amacı ile █████/2016 tarihli yazısı ile TMSG Hukuk İşleri Daire Başkanlığı'na başvuruda bulunarak dava dışı asıl borçlu ....AŞ firmasının kullanmış olduğu krediye ...'in müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, █████/2008 tarihi itibariyle davacı bankanın kefil ...'den tahsil edilememiş toplam 66.462.591,17 TL alacakları bulunduğundan bahisle banka alacağının imtiyazlı alacak olduğu dikkate alınarak alacaklarının sıra cetveline kaydının talep edildiği, Müflis ... iflas idaresi tarafından verilen cevabi yazıda; yapılan incelemede asıl borçlu ....AŞ'nin davacı bankadan kullanmış olduğu krediye ilişkin █████/1998 tarihli 8.700.000,00 USD bedelli genel kredi sözleşmesinde müflis ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak şahsi kefaletine ilişkin imzasının bulunmadığı, söz konusu borcun zamanaşımına uğradığı, ayrıca alacağı tevsik edici belgelerin talep edilen tutarın değerlendirilmesinde yeterli olmaması sebebi ile davacı bankanın alacağın kaydı talebinin reddine karar verildiği, davalı tarafça her ne kadar kefaletin geçerli olmadığı, kefaletin 10 yıl süre ile geçerli olduğu ve zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de; kefaletin █████/1993-█████/1998 tarihleri arasında olduğu ve 818 sayılı Yasa döneminde düzenlendiği, 10 yıllık sürenin 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 598. maddesi ile düzenlendiği, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda kefalet süresi ile ilgili herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, ayrıca davacı banka tarafından müflis ... aleyhine yukarıda numaraları belirtilen icra dosyaları ile 6098 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce ve 6101 sayılı Yasanın 5. maddesinde belirtilen hak düşürücü süreden önce takip başlatılmış olduğundan gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu 133. maddesi uyarınca, gerekse 6098 sayılı Borçlar Kanunu 154/2.maddesi uyarınca icra takibi ile zamanaşımı kesildiğinden, yine davacı banka tarafından süresi içinde başlatılan icra takipleri sonrasında aciz vesikaları alındığından ve aciz vesikasına bağlanan alacaklarında İİK 143/6.maddesi uyarınca zamanaşımı süresi 20 yıl olduğundan alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davalı tarafın zamanaşımı itirazına değer verilmediği, yine kefalette müflis kefil ...'in el yazısı ile müteselsil kefalet türünün yazılmadığı ileri sürülmüş ise de, kefaletin geçerliliğine ilişkin bu şartların 6098 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra düzenlenecek kefaletler için geçerli olduğu, kefalet sözleşmelerinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'na göre müflisin kefaletinin geçerli bir kefalet olduğu gerekçesiyle davalının bu itirazlarına da değer verilmediği, Mahkemece davacı banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. lehine ...Bankası A.Ş. Malta Şubesine hitaben █████/1998 tarihinde verilen 8.700.000,00 USD bedelli teminat mektubunun ...Bankası tarafından █████/2000 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğu, talep karşısında davacı banka tarafından 6.521.323,32 TL bedelin ...Bankasına ödendiği, bu itibarla davacı bankanın bu tazmin talebinden dolayı █████/2000 kat tarihi itibariyle 6.521.323,32 TL alacaklı olduğu, yine █████/2008 iflas tarihi itibariyle davacı banka kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre davacı alacağının 6.916.709,73 TL asıl alacak, 74.487.307,08 TL işlemiş faiz ve 3.724.365,35 TL BSMV olmak üzere toplam 85.128.382,16 TL olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacı bankanın Müflis ...'den iflas tarihi itibariyle 6.916.709,73 TL asıl alacak, 74.487.307,08 TL işlemiş faiz, 3.724.365,35 TL BSMV olmak üzere toplam 85.128.382,16 TL alacaklı olduğunun tespitine, söz konusu miktarın TMSF nezdindeki müflis ... alacak masasına kayıt ve kabulüne, yine kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili Bankanın talep edilen tüm alacağının bir kısmı hakkında red kararı verildiğini, tespit edilen alacak rakamı içerisine 104.768,22 TL'lik masraf kaleminin dahil edilmediğini, mahkeme tarafından reddedilen Banka alacağı ve tespit edilen alacak rakamı içerisine 104.768,22 TL'lik masraf kaleminin eklenmemesine ilişkin kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının dava dilekçesi ekinde, 29.07.1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi gereğince düzenlenen 8.700.000,00 USD bedelli teminat mektubunun devre faizi ve gecikme faizine ilişkin olarak, Beyoğlu 40. Noterliğince düzenlenen 30.06.2000 tarihli ihtarname ile nakde dönüşen teminat mektubu bedeline ilişkin olarak Beyoğlu 40. Noterliğince düzenlenen 24.11.2000 tarihli ihtarname olmak üzere iki adet ihtarname sunduğunu, bu ihtarnameler dışında yine dava dilekçesi ekinde sunulan diğer kredi sözleşmelerine dair kat ihtarnamesi bulunmadığını, kaldı ki bu iki adet ihtarnamede tebliğ şerhinin de bulunmadığını, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihtarname eki hesaplama tablosunda yer almayıp banka ekstresinde asıl alacak olarak yer alan 29.09.2000 tarihli 390.434,95 TL, 10.04.2002 tarihli 937,45 TL, 28.02.2003 tarihli 1.603,14 TL, 23.04.2004 tarihli 236,00 TL ve 27.02.2004 tarihli 2.174,87 TL borç tutarlarının da hesaplamaya dâhil edildiğini, bu sebeple temerrüde düşürülmemiş bir tutar için faiz hesaplaması yapılarak faizi ile birlikte kefilin ödemesi beklenemeyeceğinden davacı tarafından ispat edilemeyen, bilirkişi raporunda hesaplanan sadece müphem bir alacak tutarından ibaret meblağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesi ekinde bir kısmı sunulan sözleşmelerin 09.09.1996, 29.09.1996, 01.07.1998, 29.07.1998 tarihli olduğunu, kefaletin Borçlar Kanunu gereğince 10 yıllık süreye tabi olduğunu, zamanaşımına uğradığından dolayı kefil hakkında alacak davası açılması ve bu dava sonucunda sorumluluk atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu durumun, 818 sayılı Borçlar Kanununda (125. madde) ve 6098 sayılı Borçlar Kanununda (146. madde) açıkça düzenlendiğini, bununla birlikte 6098 sayılı 598. maddesi ile kefilin sorumluğunun 10 yılla sınırlı olduğuna ilişkin özel bir düzenleme getirildiğini, BK 494. ve TBK 601. maddesinde muacceliyetten sonra kefile karşı takip yollarına başvurulmasının bir aylık süreye tabi tutulduğunu, davanın bu 1 aylık süreye riayet edilmeden açıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava, iflas nedeniyle İİK. 235 madde gereğince açılan kayıt kabul davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davalının 31.12.2008 tarihinde iflasına karar verildiği, davacı vekili tarafından TMSF iflas idaresine 08.08.2016 tarihinde başvurularak 31.12.2008 iflas tarihi itibariyle 66.462,591,17 TL nin masaya kaydının talep edildiği, iflas idaresi tarafından 13.10.2016 tarihinde başvurunun reddine karar verildiği, davacı tarafından iflas dosyasına masraf yatırıldığı ve red kararının davacıya 25.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 07.11.2016 tarihinde yasal 15 günlük süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; davacı bankanın iflas masasına █████/2008 iflas tarihi itibariyle alacak yazdırması gereken tutarın 85.128.382,16 TL olduğu, banka kayıtları ve dosyadaki mevcut belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının davalı müflisten iflas tarihi olan █████/2008 tarihi itibariyle kayıt kabulü gereken tutarın 85.128.382,16 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davacı tarafça, istinaf sebebi olarak 104.768,22 TL'lik masraf kaleminin alacak miktarına eklenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.Davalı tarafça, istinaf sebebi olarak teminat bedelinin ödenmesine ilişkin kat ihtarından başka, başkaca bir kat ihtarına dosyada rastlanılmamasına rağmen bu alacak kalemlerinin de alacak kalemine eklendiği savunulmuştur.Yargıtay 23. HD. 14.01.2013 tarihli █████████ E. ███████ K. Sayılı ilamı; "... Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 235. maddesine dayalı olarak iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir. Kural olarak, iflas anına kadar doğmuş alacaklar yine bu tarihe kadar işlemiş faizi ile birlikte masaya kaydedilir. İflasın açılmasından sonra da faiz işlemeye devam eder ancak tahakkuk edecek faiz ödemeleri 195.maddeye göre hesaplanan anaparalar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılabilir (İİK.m.195 ve 196). Adi tasfiyenin ilanından itibaren bir ay içinde alacakların kaydettirilmesi gerekir (m.219). Alacak istemi kısmen veya tamamen reddolunursa sıra cetvelinin ilanından itibaren 15 gün içinde ticaret mahkemesinde dava açılabilir (m.235). Öte yandan geç kalınmasından doğan masraflar alacaklıya ait olmak üzere vaktinde deftere kaydettirilmeyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur (m.236). Davacı vekili, 02.04.2009 tarihli dilekçe ile 2.510.564,45 TL alacağın masaya kaydını talep etmiş, 1.575.856,62 TL yönünden istemi kabul edilmiş, 934.707,83 TL'si ise reddedilmiştir. Bu kez mahkemeye müracaatla iflas idaresince reddedilen alacağın ve ayrıca iflas idaresine yapılan başvuru kapsamında yer almadığını ileri sürdüğü 212.638,00 TL'nin kayıt ve kabulüne karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 212.638,00 TL yönünden, iflas idaresine yöneltilmiş iflas masasına kayıt istemi bulunmadığından, bu miktara ilişkin davanın iflas masasına kayıt kabul istemi olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemenin vardığı sonuç hatalı olmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, iflasın kapanmasına kadar alacaklıların kayıt kabul isteminde bulunmaları mümkündür. Öncelikle iflas idaresine müracaat edilmemiş olsa bile kayıt kabul iddiasının doğrudan mahkeme önüne getirilmesi İİK'nun 236. maddesine göre mümkündür. Bu durumda, tarafların gösterdiği deliller toplandıktan sonra ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle İİK'nın 195 ve 196. maddeleri de dikkate alınarak, davacının iflas tarihi itibariyle müflis şirketten alacağı olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bu husus gözetilmeksizin yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. ... Bu durumda, tarafların tüm delilleri toplanıp, bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindedir.Yargıtay 6. HD. 01.07.2024 tarihli █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı; "...Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir. İİK'nın 235. maddesine göre kayıt kabul davaları onbeş günlük yasal süre içinde açılması gereken davalardan olup, öncelikle iflas idaresine müracaat edilmemiş olsa bile kayıt kabul iddiasının doğrudan mahkeme önüne getirilmesi İİK'nın 236. Maddesine göre mümkündür. On beş günlük yasal süre içinde davacı alacaklı, masaya yazdırmış olduğu alacaktan daha fazla bir alacak isteyebilir, ancak bu sürenin geçmesinden sonra ıslah yoluyla talebin artırılması hukuki sonuç doğurmaz. Dairemizin [(Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi] 26.02.2015 tarih █████████E, █████████ K., 12.09.2014 tarih, 902 E., 5561 K., 05.02.2013 tarih ve █████████ E., ████████ K. ve 31.10.2013 tarih ve 5028 E., 6683 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. ... Bu durumda mahkemece, kayıt kabul davasında yasada yazılı on beş günlük süre geçtikten sonra ıslahın mümkün olmadığı, yasal on beş günlük süreden sonra yapılan müracaatların İİK 236. madde gereğince gecikmiş kayıt kabul olarak işlem göreceği hususu da dikkate alınarak, davacının sadece 384.560,42-TL'lik yukarıda sayılı çek alacağının mevcut olup olmadığı hususunda konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti seçilerek eser sözleşmesi hükümlerine göre gerekçeli ve Yargıtay denetimine eşverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile ıslah edilen kısmın da kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindedir.Dosyaya sunulanlar kapsamında teminat bedelinin ödenmesine ilişkin kat ihtarından başka, başkaca bir kat ihtarına dosyada rastlanılmamıştır.Öte yandan, davacının iflas idaresine en son 08.08.2016 tarihli başvurusunda, iflas tarihi 31.12.2008 itibariyle 66.462,591,17 TL nin masaya kaydını talep ettiği, ancak mahkemece davacının talebini aşacak şekilde -ıslah da bulunmamasına rağmen- 85.128.382,16 TL alacağın masaya kaydına karar verilmiştir.O halde mahkemece, yukarıda değinilen Yargıtay ilamları çerçevesinde, davacının 30.05.2016 ve 08.08.2016 tarihli iflas idaresine başvuru dilekçeleri ve dava dilekçesi dikkate alınarak İİK 219/2. bendi gereğince 1 aylık süre gözetilerek İİK 236. madde kapsamında değerlendirme yapılarak tarafların rapora karşı itirazları da irdelenerek davacının masaya kaydını talep edebileceği alacak miktarının gerekirse yeni bir bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi yerinde olmamıştır. Kaldırma sebebine göre, diğer istinaf sebepleri şimdilik incelenmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Tarafların yapmış oldukları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026