Anahtar kelimeler: Pandemi Ediş Edişlerin Acentelik Politikasının Taraflı Akdedildiği Akdedilen Eki Ana

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; taraflar arasında 01.12.2019 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiği, 01.12.2019 tarihinde akdedilen sözleşmenin eki olan ... Acentelik Ana Sözleşmesinin “Hak Edişlerin Hesaplanması” kısmında yer alan ve taraflarca kabul edilmiş hak ediş sistemini davalı şirketin tek taraflı değiştirdiğini, pandemi koşulları ve davalı şirketin hak ediş politikasının müvekkil aleyhine haksız bir şekilde tek taraflı olarak değiştirilmesi sebepleri ile sözleşmenin devamının müvekkili tarafından katlanılmaz hale geldiği, müvekkil şirket davalı ile olan ticari ilişkisini 30.05.2020 tarihinde tamamen bitirdiği, sözleşme süresi boyunca davalı şirketin çeşitli sebeplerle müvekkil şirketin hak edişinden düzenli olarak kesintiler yaptığını, ... fatura no’lu ve 927,89-TL bedelli, “İsim hakkı bedeli” konulu 08.07.2020 tarihli, ... fatura no’lu ve 31.468-TL bedelli, “İsim hakkı bedeli” konulu 30.04.2020 tarihli, ... fatura no’lu ve 7.867-TL bedelli, “İsim hakkı bedeli” konulu 31.03.2020 tarihli, ... fatura no’lu ve 7.867-TL bedelli faturalar kesildiği ve müvekkili şirkete ancak 13.08.2020 tarihinde mail yolu ile müvekkil şirket yetkilisine iletildiği, müvekkili şirket de yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlediği, Balıkesir 3. Noterliği’nin 19.08.2020 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile fatura bedellerine ve içeriklerine itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından davalının sözleşmede yer alan hak ediş bedellerini müvekkil şirkete haber vermeksizin kendi lehine düzenleyip değiştirmesi ve üzerine COVID-19 salgınının yarattığı kargo miktarlarındaki düşüş sebepleri ile haklı nedenle feshedildiğini davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kesinti yapılan şimdilik 1.000-TL’nin kesinti yapılan tarihlerden başlamak üzere işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.ISLAH
: Davacı vekili; 10.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı yönünden talebi 35.021,47-TL'ye yükseltmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; tarafların hangi hallerde haklı nedenle fesih hakkını kullanabilecekleri de açıkça belirtildiğini, davacının belirttiği hususlar sözleşmede taraflara haklı nedenle fesih hakkı tanımadığını, davacı, müvekkil şirketin acentelik faaliyetini yürüttüğünü, müvekkil şirketin, bağımsız olarak şubelerini acente olarak işletmek üzere tacirlere devretmek ve işi kendi maaşlı personelleri yerine kendi işi gibi benimseyerek kar elde etme gayesi ile çalışacak acentelere bıraktığını,bu bağlamda kurulu bir düzeni, tüm demirbaş ve mefruşatı ile şubesini ve kasasını, o şubede kullanılacak araçları, müşteri portföyünü, tüm networkünü, ticari bilgi ve deneyimini (know-how), ticari marka ve logosunu ve benzeri tüm imkanları süresiz acentelik sözleşmesi ile acentenin kullanımına bıraktığını,davacının tüm hakedişleri sözleşme hükümlerine uygun olarak zamanında ödendiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen acentelik sözleşmesi ve eklerinde yer alan sair hükümler uyarınca, davacının bağımsız tacir olarak işlettiği acentesi ile ilgili davacının ödemesi gerekip de ödemeyi ihmal ettiğini ve müvekkili şirketin ödemek durumunda kaldığı bedelleri davacıya rücu etme hakkı bulunan bu bedelleri davacının hak edişinden mahsup edebileceğinin düzenlendiğini, bu minvalde kesintilerin sözleşme hükümlerine uygun olup hukuka aykırılık bulunmadığını, davanın usulden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Davalı vekili; davacı tarafından düzenlenen toplam 241.448,33-TL tutarındaki 18 adet faturanın, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu “araç kiralama bedeli” olan faturaların, davalının borcu olup olmadığı Hususunun belirsiz olduğu, bu nedenle hesaplamada dikkate alınmadığını, açıklaması “isim hakkı bedeli” olan faturaların, davalı tarafından düzenlenen faturaların iadesi olarak düzenlendiği davalının “isim hakkı” olarak bir alacak hakkına sahip olmadığı anlaşıldığından iade faturalarının hesaplamada dikkate alındığı açıklaması “fatura tazmin ödemesi” olan faturanın, davalının borcu olup olmadığı hususu dosya içeriğinden anlaşılamadığından hesaplamada dikkate alınmadığını, davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı davalı faturaları ve ödemeleri dikkate alındığında █████/2021 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 47.411,23-TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı davalı faturaları ve ödemeleri dikkate alındığında ise █████/2021 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 35.021,47-TL alacaklı olduğunun hesaplandığının belirtildiğini, sözleşmenin 40. mad. uyarınca delil sözleşmesi kapsamında davalı ticari defterlerinin kesin delil teşkil ettiği dikkate alındığında davalı şirket kayıtlarındaki 35.021,47-TL'nin esas alınması gerektiğini, davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktarın da bu olduğunu, dava tarihi itibari ile davalıdan 35.021,47-TL alacağı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile 35.021,47-TL'nin 1.000-TL 'sinin dava, 34.021,47-TL 'sinin ıslah tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle isleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili; cari hesapta yapılan kesintiler, acentelik sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen acentelik sözleşmesi ve eklerinde yer alan sair hükümler uyarınca, davacının bağımsız tacir olarak işlettiği acentesi ile ilgili davacının ödemesi gerekip de ödemeyi ihmal ettiği ve müvekkili şirketin ödemek durumunda kaldığı bedeller olduğu takdirde müvekkili şirketin davacıya rücu etme hakkı bulunan bu bedelleri davacının hak edişinden mahsup edebileceği düzenlendiğini, davacının ödemesi gerekip de ödemeyi ihmal ettiği ve müvekkili şirketin ödemek durumunda kaldığı bedeller olduğu takdirde müvekkili şirketin davacıya rücu etme hakkı bulunan bu bedelleri davacının hak edişinden mahsup edebileceği hüküm altına alındığını,bilirkişi raporunda "isim hakkı bedeli" olarak bir alacak yer almadığı belirtilmişse de acentelik sözleşmesinin eki niteliğindeki cari hesap sözleşmesine ilişkin ek protokolde 3.3 madde de Yatırım Katkı Payı (İsim Hakkı) bedeli ödenmesi madde başlıklı düzenleme ile bahsi geçen isim hakkı hususu açıkça düzenlendiğini, hal böyleyken acentelik sözleşmesi ve eki mahiyetindeki protokollerin detaylıca incelenmeyen bilirkişi raporu ve buna dayanılarak tesis edilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının elde ettiği hakediş alacağından haksız kesinti yapıldığı iddiasıyla yapılan kesintilerin iadesine ilişkindir.Alınan kök ve ek bilirkişi raporunda Taraflar arasındaki hesap ilişkisinin 2019, 2020 ve 2021 yıllarındaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu; toplam 241.448,33-TL tutarındaki 18 adet faturanın davacı şirket tarafından düzenlendiği ve her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği; böylece davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlıyken davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 47.202-TL tutarındaki 3 adet “isim hakkı bedeli” açıklamalı iade faturasının da dikkate alınmasıyla davacının davalıdan toplam alacağının 288.650,43-TL olduğu; tarafların ticari defterlerinde kayıtlı davalı faturaları ve ödemeleri arasındaki fark 12.389,76-TL tutarında olup farkın neden kaynaklandığının tespit edilemediği; davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı davalı faturaları ve ödemeleri dikkate alındığında █████/2021 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 47.411,23-TL alacaklı olduğu; davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı davalı faturaları ve ödemeleri dikkate alındığında ise █████/2021 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 35.021,47-TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Davacının hak edişlerinden 31.03.2020-08.07.2020 tarihleri arasında davacının hakedişlerinden 47.202-TL isim hakkı kesintileri yaptığı belirlenmiştir.Taraflar arasında ki sözleşmenin eki olan cari hesap sözleşmesinin 3.3 yatırım katkı payı başlıklı 3.3 maddesinde ana sözleşmede bu başlığa ilişkin olarak kararlaştırılan bu hususlara ilaveten acente iş bu madde de belirtilen esaslara göre tesbit edilecek tutarda yatırım katkı payı bedelini iş bu sözleşmenin imzası sırasında bir defaya mahsus olmak üzere MNG kargoya peşin olarak ,nakden ve defaten ödemeyi taahhüt eder .3.3.2 maddesinde ise yatırım katkı payı bedelinin tesbitinde acentenin aylık giden ciro aralığı dikkate alınarak 15.000-TL ile ciro miktarına göre 60.000-TL yatırım katkı bedelinin ödeneceği hüküm altına alınmış ise de ;davalının sözleşmenin imza tarihinde(01.12.2019 )tarihinde acenteden böyle bir tahsilat yapmadığı ,sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra tebliğ ettiği faturalar ile davalının 31.03.;30.04.2020 tarihli faturaları tebliğ ettiği ;sözleşmenin başlangıcında yapmadığı tahsilat ile davacı da haklı bir güven oluşturduğu ,sözleşmenin bitiminden sonra hak edişlerden kesinti yapmak suretiyle yarattığı inanca aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesine gerek bulunmadan cari hesap sözleşmesinin 3.3 ,acentelik sözleşmesinin 37.maddesinde de aynı hükmün "iş bu sözleşmenin imzalandığı tarihde bir defaya mahsus olmak üzere ...'ya peşin olarak nakden ödeneceği"tekrar edilmiştir,İş bu bedel acentenin haklı fesih hali hariç hiç bir koşulda iade edilmeyeceği kararlaştırılmış ise de peşin tahsilat yapmadan sözleşmeyi yürürlüğe koymuş ;ilişkinin devamında ilk olarak 31.03.2020 tarihli faturayı sözleşme süresi bittikten sonra tebliğ ettiği faturalar ile davacı alacağından mahsup etme yoluna gittiği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle ;sözleşme ve eklerinde peşin tahsil edileceği kararlaştırdığı bir seferlik isim hakkı bedelini tahsil etmeden sözleşme ilişkisine başlayıp sonlandıktan sonra isim hakkı adı altında düzenlediği faturalar ile Davacı şirketin sözleşmenin yatırım katkı payı hükmünün uygulanmayacağı yönündeki uygulaması nedeniyle ortaya çıkan olgunun kaynağı haklı güven olup, davalı şirketin davranışları ile davacıda yarattığı güvende çelişki oluşturacak şekilde sözleşmenin feshinden sonra davaya konu edilen yatırım katkı payını istemesi çelişkili davranış yasağına aykırıdır.Davalı şirketin ticari defterlerinde tesbit edilen alacağın tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.392,31-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 598,07-TL harcın mahsubu ile kalan 1.794,23-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026