Anahtar kelimeler: Girişildiğini Akabinde Noter Durduğunu Sunduğunu Bakirköy Bakırköy Ödenmemesi Ara İhtarnamesi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ EsasDAVANIN KONUSU
: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ... Eğitim hizmeti sunduğunu, ... eğitim bedeline ilişkin fatura düzenlendiğini, faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalının herhangi bir itirazının olmadığını, fatura bedelinin Noter ihtarnamesi ile talep edildiği halde ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy 4.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, akabinde müvekkili ile davalı arasında 21.01.2026 tarihli protokol imzalandığını ve borcun taksitler halinde ödeneceği konusunda anlaşmaya varıldığını, davalının protokolün 1 ve 3 maddesine göre ilk taksit ödemelerini zamanında yapmadığını, taraflarca düzenlenen 21.01.2026 tarihli protokolün 5. Maddesine göre ödemelerden herhangi birinin gününde ödenmemesi halinde tüm tutarların muaccel sayılacağını, bu sebeple Bakırköy 4.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosya borcunun muaccel sayıldığını, ilgili protokolün TBK gereği borç ikrarı ve kesin delil sayılacağını belirterek, müvekkili şirket alacağının tahsilinin imkansız hale gelmesi ihtimaline binaen öncelikle teminatsız olarak davalının vergi kimlik numarası kullanılmak suretiyle adlarına kayıtlı araç ve taşınmazlarının tespiti ile Trafik Tescil ve Tapu kayıtları üzerine İİK m.257 ye istinaden ihtiyati haciz konulmasına, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemenin 12.03.2026 tarihli ara kararı ile ; davacının talep ettiği alacağına ilişkin alacak istemi ve miktarı, dava konusu alacağın oluşup oluşmadığı, talep tarihi itibariyle sunulan belge ve delillerle birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz müessesesi bakımından alacağın kesin varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, fatura tek taraflı bir belge olduğundan tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini yaklaşık ispata elverişli olmadığı, faturaya konu mal veya hizmetin sunulduğunun delil ve belgeler ile ispat edilmesi gerektiği, talep eden vekili tarafından dosyaya fatura, muavin defter ve ihtarname örnekleri dışında faturaya konu mal veya hizmetin yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, bu nedenle muaccel bir alacağın varlığı hususunun bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği, sair hususların tahkikat aşamasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİAra Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin alacağının muaccel hale geldiğini, taraflar arasında gerçekleştirilen protokol ile davalının kesin borç ikrarında bulunduğunu, İİK 258 maddesi gereğince yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, dosyada ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğu sabit olduğu halde Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile toplam 15.950,00 Euro (takip tarihi itibariyle 791.466,08 TL) alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine işbu davanın açıldığı görülmüştür.Derdest dava kapsamında ihtayati haciz talep edilmiş olup Mahkemece şartları bulunmadığından bahisle ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. Davacı ise kararı, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf etmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda ihtiyati haciz talep eden davacı ile borçlu şirket arasında Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu olan borcun tasfiyesi ile icra dosyasının kapatılması hususlarında 21.01.2026 tarihli borç ödeme protokolü imzalandığı, protokolde tarafların, takibe konu borcun 15.950,00 EURO olduğu hususunda mutabık olduklarının belirtildiği, iş bu borcun Genel Havacılık tarafından █████/2026 tarihinde 3.987,50 EURO, █████/2026 tarihinde 3.987,50 EURO, █████/2026 tarihinde 3.987,50 EURO ve █████/2026 tarihinde 3.987,50 EURO olmak üzere dört taksit halinde davacı şirketin banka hesabına nakden ödeneceğinin kararlaştırıldığı, protokolün 5. Maddesinde ödemelerden herhangi birinin gününde ödenmemesi halinde tüm tutarların muaccel sayılacağının belirtildiği, bu durumda borçlu şirket bakımından kanaat verici delilin dosyaya sunulduğu, yaklaşık ispatın gerçekleştiği anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince talebin faturaya dayalı olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiş ise de, talep faturalar yanında borç ödeme protokolüne dayalı yapılmıştır. Davalı yönünden İİK 257 vd. maddelerindeki ihtiyati haciz talep edilebilmesi için gereken koşulların somut olayda oluştuğu göz önüne alındığında ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar vermesi gerekirken reddine karar vermesi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturalar ve borç ödeme protokolü birlikte değerlendirildiğinde, İİK'nın 258. maddesinde belirtilen mahkemede kanaat getirecek delillerin gösterildiği kabul edilerek davacının talebinin kabulü ile İİK 257 vd maddeleri gereğince takdiren % 15 teminat mukabili dava değeri olarak gösterilen 819.616,27- TL miktar ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, talebin reddi ve red gerekçesi yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen █████/2026 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,2-a)İcra ve İflas Kanununun 257/1 fıkrasına uygun görülen ihtiyati haciz talebinin harca esas değer olarak gösterilen 819.616,27- TL asıl alacak üzerinden KISMEN KABULÜNE,b)İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda borçlu tarafın menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince Bakırköy 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Davacı tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine,5-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.07.05.2026