Anahtar kelimeler: Rezervasyonu Otelde Grubuna Otelin Kapanması Konaklama Kiralanması Ödemenin Bildirdiğini Hizmeti

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA
: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 04.10.2019 tarihli sözleşme ile... Grubuna 19-25.01.2020 tarihleri arasında ... Otel'de konaklama hizmeti verilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin sözleşmenin 9.1 maddesi gereği 20.000,00 TL ön ödeme yaptığını, davalının, otelin kiralanması ve 15.12.2019 tarihinden sonra kapanması nedeniyle rezervasyonu iptal ettiğini bildirdiğini, aynı bildirimde ön ödemenin iade edileceği belirtilmesine rağmen geri ödeme yapılmadığını, davalının sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmediği gibi ön ödemeyi de iade etmediğini, sözleşmenin 19. Maddesinde; müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğu, sözleşmenin gereğinin ifa edilememesi durumunda ön ödemenin iade edileceği, aksi takdirde aylık % 5 temerrüt cezası ödeneceği hususlarının kararlaştırıldığını, ön ödeme ve gecikme cezasının iadesi için İstanbul 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlatmışlarsa da, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; dava dilekçesi eklerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, taraflar arasındaki ilişkinin ve iddia edilen borcun kaynağının açıklanmadığını, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, haksız kazanç elde etmeye çalışan davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine ve % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; Grup Satış Sözleşmesi kapsamında davacı şirketin davalı şirket hesabına █████/2019 tarihinde 20.000,00 TL gönderdiği, ödemenin davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin █████/2019 tarihli e-posta yazısında, 19-25 Ocak 2020 tarihli ...Öğrenci grubunun iptal edildiği ve yapılan ön ödemenin iade edileceğini bildirdiği, sözleşme ilişkisinin feshedilmesi halinde bağlanma parasının (pey akçesinin) iadesi gerektiği, alınan bilirkişi raporuna göre davacının 20.000,00 TL asıl alacak için 1.568,22 TL faiz talep edebileceği hesaplandığı, ancak icra takibinde 1.385,75 işlemiş faiz talep edildiği, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle davacı lehine AAÜT'nin 16/2.c maddesi gereği de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; HMK'nın 267 maddesi uyarınca tek sayıda bilirkişi ataması yapılması gerekirken iki kişiden oluşan bilirkişilerden kök rapor alındığını, turizm bilirkişisi eklenerek üç kişilik bilirkişi heyetinden ek rapor alınmışsa da, hukuka uygun olmayan iki kişilik bilirkişi kök raporundaki görüşlerin tekrar edildiğini, bilirkişilerin hukuki nitelendirmede bulunduğunu; otelin işletmecilik hakkının dava dışı şirkete kiralanmasından kaynaklı fiili imkansızlık nedeniyle sözleşmeden doğan borcu ifa edemediklerini, ancak kararda fiili imkansızlık haline ilişkin değerlendirme yapılmadığını; davacı lehine iki kez vekalet ücreti takdir edildiğini, arabuluculuk süreci için AAÜT'nin 16/2.c bendi uyarınca da vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacının 20.000,00 TL asıl alacak ve 1.385,75 TL işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalı borçlunun yasal süresinde takibe itiraz ittiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali ve takibin devamı için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece; konaklama hizmetinin iptal edilmesi nedeniyle ödenen ücretin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; HMK'nın 267 maddesine aykırı sayıda oluşturulan bilirkişilerden rapor alınıp alınmadığı, davalının borcu bulunup bulunmadığı, davalının edimini fiili imkansızlık nedeniyle yerine getirip getiremediği ve davacı lehine arabuluculuk süreci için ayrıca vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
1-HMK'nın 267. maddesi; "Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmünü düzenlemektedir.
Somut olayda ilk derece mahkemesi tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek rapor sunulması için iki bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmişse de, sonrasında turizm uzmanı bilirkişi de dahil edilerek üç kişilik bilirkişi heyetinden HMK'nın 267. maddesine uygun rapor alındığına göre davalının bilirkişi sayısına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekili, borçları bulunmadığını ve mahkemenin fiili imkansızlık nedeniyle sözleşmenin ifa edilemediğini değerlendirmediğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Davalının, Ankara Fen Öğrenci Grubuna, 19-25.01.2020 tarihleri arasında ... Otel'de konaklama hizmeti vereceği, davacının hizmet bedeli olarak 20.000,00 TL ön ödemede bulunduğu, davalının, otelin işletmecilik hakkının kiraya verileceği ve kış dönemi otelin kapanacağı gerekçesiyle rezervasyonu iptal ettiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı, sözleşmenin fiili imkansızlık nedeniyle sona erdiğini savunmuştur. TBK'nın 136/1 fıkrasına göre borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Ancak somut olayda davalının iradesi ile konaklama hizmeti verilmediği anlaşıldığından, TBK'nın 136. maddesinin somut olayda uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Kaldı ki karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle de yükümlüdür (TBK'nın 136/2 fıkrası).
Diğer taraftan davalı, sözleşmenin 19. maddesi ile; sözleşme hükümlerinin herhangi bir nedenle yerine getirilememesi halinde davacının sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceğini ve yaptığı ön ödemenin davacıya iade edileceğini, aksi halde % 5 temerrüt cezası ödeyeceğini de kabul etmiştir. Bu durumda davalının konaklama hizmetini iptal etmesi nedeniyle yapılan ön ödemenin ve % 5 temerrüt faizinin tahsili için yapılan takipte hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
3-İlk derece mahkemesi, arabuluculuk süreci için davacı lehine AAÜT 16/2.c bendi uyarınca ikinci kez vekalet ücreti takdir etmiş, davalı vekili bu nedenle de hükmü istinaf etmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 16/2.c bendi uyarınca da bendi; "Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.080,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez." hükmünü, ç bendi ise; "Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek bu Tarifeye göre belirlenir." hükmünü içermektedir.
Yargıtay 9. HD'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendindeki düzenlemenin, avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekâlet ücretinin miktarına yönelik olduğu, arabuluculuk sonrasında açılan davadaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekâlet ücreti olarak değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 16 ıncı maddesine göre ayrıca bir vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 3. nolu madde de belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 1 ve 2 madde de belirtilen nedenler ile yeniden esas hakkında davanın kabulüne, alacak likit olduğundan davacı lehine asıl alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine (miktar itibariyle kesin olmak üzere) karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 3.nolu maddede belirtilen nedenlerle KABULÜNE, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-a)Davanın KABULÜ İLE davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin DEVAMINA,
b)Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.460,86 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 365,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.095,64 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
d)Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 365,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 419,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e)Davacı tarafından karşılanan 1.941,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f)Davalı tarafından karşılanan yargılama giderinin üzerinde BIRAKILMASINA,
g)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 21.385,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
h)Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
İstinaf Giderleri Yönünden;
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 365,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 366,79 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davalı tarafından yapılan 40,00 TL istinaf yargılama gideri ile 585,91 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 625,91 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!