Anahtar kelimeler: Yangında Kaçağı Arazide Servisinde Yakıt Müzakere Traktörün Hasara Üretilen Esnada

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 16/6/2025
NUMARASI
: ████████ (E) - ████████ (K)
DAVANIN KONUSU
: Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ
: 7/5/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... AŞ tarafından üretilen ve adı geçen davalı şirketin yetkili servisinde işlemden geçirilen, davacıya genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'a ait ...plakalı traktörün adı geçen kullanıcısının yönetiminde arazide işletildiği esnada, kullanım koşlulları gereği ürün garantisi olan yakıt kaçağı nedeniyle çıkan yangında hasara uğradığını, olay nedeniyle müvekkili davacı tarafından sigortalıya ödenen 398.400 TL'nin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, Bakırköy 17'nci İcra Dairesinin ... (E) sayılı takibine itirazın iptaline, davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; dosya içerisine alınan rapor dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, çünkü davalının haksız eylem hükümlerine göre hasardan sorumlu olduğunu; 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ile üreticinin ayıplı mal nedeniyle kusura dayalı olarak sorumlu olacağının düzenlendiğini, bu durumda davalının da oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun söz konusu olup davanın husumet nedeniyle reddinin yasal düzenlemeye açıkça aykırı olduğunu; ilk derece mahkemesince dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve uzman raporu dikkate alınmadan usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davaya konu aracın üretici garantisi devam ederken hasara uğradığını, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere dava konusu hasarın ... servisinde yapılan bakımdaki eksiklik veya hatadan dolayı meydana geldiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:
Dava, kasko sigortacısı davacının, gerçekleşen riziko nedeniyle sigortalısına ödediği tazminatın, zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "c" bendi uyarınca, mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır. Aynı Kanunun 115'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Anılan maddenin 2'nci fıkrasının 1'inci tümcesine göre de, mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun (YİBK) 22/3/1944 tarih ve 37 (E) - 9 (K) sayılı kararında, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." denilerek "halefiyet" ilkesi benimsenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) "Halefiyet" başlıklı 1472'nci maddesinde, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu ileri sürülen davalı arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Bilindiği gibi, HMK'nin 2'nci maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiş; TTK'nin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında da, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleriyle tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açık biçimde düzenlenmiştir.
Eldeki davaya konu, davacıya kasko poliçesiyle sigortalı ...plakalı traktör cinsinden aracın kullanım amacı "zirai araç- hususi" olup sigortalısı ... gerçek kişidir. Bu itibarla, TTK'nin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında da, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olmayan ve anılan maddenin diğer bentlerinde sayılan ticari dava niteliğini de taşımayan davaya bakma görevinin HMK'nin 2'nci maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3'üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,
4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
6-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
7-İstinaf incelemesinin sonucuna göre icranın geri bırakılması kararı kapsamında davacı Türkiye Sigorta AŞ tarafından Bakırköy 2'nci İcra Dairesinin ██████████ (E) sayılı takip dosyasına sunulan ... AŞ tarafından düzenlenen █████/2025 gün ve 2250krtm25002396 sayılı, 48.000 TL bedelli teminat 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 36'ncı maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca geri verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-c,g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!