Anahtar kelimeler: Davaticari Sıfırlandığının Pasifinin İlzam Tasdikine Tasdiki Münferiden Sonu Bilançosunun Sicilden

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması)DAVA TARİHİ
:█████/2026KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’nin tasfiye memuru tarafından hazırlanan ve sunulan tasfiye sonu kesin bilançosunun mahkemece tasdikine ve onaylanmasına, şirketin ek tasfiye işlemlerinin usulüne uygun şekilde tamamlandığının, aktif ve pasifinin sıfırlandığının, borç ve alacağının kalmadığının tespiti ile tasfiyenin kapatılması koşullarının oluştuğunun tespitine, tasfiye sonu bilançosunun tasdiki ve tasfiyenin kapatılmasına ilişkin verilecek kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tescil ve ilan edilerek şirketin sicilden nihai olarak terkinine, şirketin sicil kaydının silinmesi ve kapatılması işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru ...’na münferiden temsil ve ilzam yetkisi verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, davanın mahiyeti gereği şirket malvarlığından, malvarlığı bulunmadığı takdirde ilgili yasal düzenlemeler uyarınca karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, davacı limited şirketin tasfiyesinin kapatılması istemine ilişkindir.Davacı tarafça dava konusu ...'nin tasfiye sonucu sicilden terkin edildiğini ancak daha sonra şirket adına kayıtlı aracın tasfiyesinin unutulması nedeniyle ek tasfiye için şirketin ihyasına karar verildiğini, şirket adına kayıtlı aracın satış ve devrinin gerçekleştirildiğini bu nedenle ek tasfiye tamamlandığından şirketin tasfiyesinin kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; şirketin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ve ... unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin Kağıthane/İstanbul olduğu hususu anlaşılmıştır.HMK'nın 115/1 maddesi gereğince mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.HMK 114/1-h maddesindeki düzenlemeye göre; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak belirlenmiştir. Hukuki yarar koşulu, tüm davalarda aranmaktadır. Bir hukuki ilişkinin, hemen tespitinde, hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi için, üç koşulun birlikte olması zorunludur. Sözü edilen üç koşulu hemen açıklamak gerekirse;a)Davacının bir hakkı veya hukuki durumunun halihazır bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olması ve sözü edilen tehlikenin yakın ve tehdidin ciddi olması gerekir.b)Bu ciddi tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt ya da belirsizlik içinde olması, bu hususun davacı için bir zararı meydana getirebilecek nitelikte bulunması gerekir. Tehdit, objektif olarak değerlendirildiğinde, bir zarar doğurabilecek nitelikte olmalıdır.c)Yalnızca koşulları usulün 237. maddesi hükmünde tanımlanan biçimde kesin hükmün sonuçlarını meydana getiren, cebri-icraya yetki vermeyen bir başka deyişle icra ve infaz kabiliyeti bulunmayan tesbit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olması zorunlu olduğu gibi, davacının, hukuken korunma ihtiyacı da halihazırda bulunmalıdır. Özellikle hukuki yarar koşulu tespit davasının açıldığı günde mevcut olmalı ve hüküm verilene değin varlığını da sürdürmesi zorunludur. Açıklanan nedenle davacının, hukuki korunma (himaye) ihtiyacını, başka bir vasıta ile tamamen tatmin edebilmesinin mümkün olduğu hallerde, hukuki ilişkinin mücerret tespitinde, hukuki yararının bulunmadığı bu nedenle dava açamayacağı kuşkusuzdur.Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar, dava şartıdır. Hukuki yarar olumlu dava şartı olup, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemece resen dikkate alınması zorunludur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesi atfıyla TTK 545. maddesinde; "Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstemi üzerine silinme tescil ve ilan edilir." düzenlemesi getirilmiştir.Bu haliyle davacı tarafça talebe konu şirketin tasfiyesinin kapatılması ve sicilden silinmesi istemiyle eldeki davayı hasımsız olarak açılmış ise de; dava konusu şirketin tasfiyesine mahkemece karar verilmediği, şirketin kendiliğinden tasfiye sürecine girdiği, yalnızca ek tasfiyeyle sınırlı olmak kaydıyla şirketin ihyasına karar verildiği ek tasfiyenin de tamamlandığı, şirket tasfiye memuru tarafından doğrudan şirketin sicilden silinmesi hususunda TTK'nın 545. maddesindeki anılı düzenleme uyarınca Ticaret Sicili Müdürlüğüne başvurulması ve Ticaret Sicili Müdürlüğünce silinmenin tescil ve ilanı hususunda karar verilmesi gerekirken davacı tarafın bu husustaki talebine ilişkin eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Harç peşin ve yeterli alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 341. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır