Anahtar kelimeler: Tutmakla Üründen Müteaddit Kalınmış Kurmuş Dekorasyon Mutabık Mimari Münferiden İmalatı

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davacı taraf, bilanço esasına göre defter tutmakla kendi adına kurmuş olduğu şahıs şirketi üzerinden iç mimari ve dekorasyon alanında ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, davalı yan ile 04.12.2023'te yapılan sözlü anlaşma uyarınca, ... isimli üründen 4 adet olmak üzere imalatı ve teslimi hususunda mutabık kalınmış ve davalı yanın hesabına "imalat ön ödeme" açıklamasıyla 12.500,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın temsilcileri ... ve ... ile müteaddit defa ürünlerde bulunması gereken nitelikler hususunda görüşmeler yapılmışdığını, davalı şirketin münferiden temsile yetkili müdürü ... tarafından 140.000,00 TL maliyete tekabül eden bir satış formu da ...'e Whatsapp üzerinden gönderildiğini, Toplam 140.000,00 TL'nin 105.000,00 TL'lik kısmı davalı şirket ...'un banka hesabına gönderildiğini, kalan 35.000,00 TL'lik kısmı ...'ın istemi üzerine ... isimli kişiye ait banka hesabına gönderildiğini,06.03.2024 tarihi itibarıyla davacı tarafından satış formunda gösterilen tüm borç ifa edilmesine ve üzerinden 8 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen sipariş edilen ürünler davacı tarafa teslim edilmediği, hiçbir fatura kesilmediğini, ifa zamanı ve yeri hakkkında davacı tarafa ve temsilcilerine hiçbir bilgi de verilmediğini, bu olayda davacı taraf, defalarca kez sipariş edilen koltukların yapılıp yapılmadığını, ne zaman teslim edileceği hususunda davalı yanla iletişime geçmeye çalışmış ancak sürekli geçiştirildiğini, nihayetinde davacı taraf, taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu koltukların imal edilip edilmediğini, imal edilmişse bile kendisine ne zaman ve yerde teslim edileceğini hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, açıklanan nedenlerle, davacının sözleşmeden dönmüş olması nedeniyle uğradığı 198.000,00 TL TL olumsuz zararın dava ile karar verilmesini talep etmiştir.Davacıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davaya süresi içerisinde cevap vermediği görüldü.DELİLLER VE GEREKÇE
:Ticari defter ve belgeler, dekontlar ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.Dava, terditli olarak, eser sözleşmesinden dönme nedeniyle ödenen bedelin iadesi, mümkün olmadığı takdirde taraflarca kararlaştırılan nitelikteki eserin davacıya teslimine ilişkindir.Taraflar arasında, █████/2023 tarihinde, sözlü olarak, dört adet ... tipi koltuğun imalatı ve teslimini konu alan eser sözleşmesi kurulduğu, davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta ihtilaf bulunmamaktadır.İhtilaf, taraflar arasındaki sözleşmeden dönmenin haklı olup olmadığı ve davacının, davalıdan ödenen tutarların iadesini talep edip edemeyeceği, edebilecekse alacak miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup, alacak miktarının tespiti için takip dayanağı belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür.Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi S.M.Mali Müşavir Uzmanı ... tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacıyla davalı arasında yazılı bir sözleşme olmasa da dosya içeriğinde 140.000 TL'si tutarında satış formunun ekinde whatsap yazışmalarının olduğu görülmüştür. Davacı iddiasına göre iş bu satış formundaki koltuğu davalı ... şirketine sipariş verdiği ödemenin de tamamının ödendiği ancak davalıca davacıya ürün tesliminin gerçekleşmemesi sebebiyle tutarın tamamının iadesini istediği anlaşılmıştır. Davacının davalı adına ödediği 04.12.2023 tarihli 12.500,00 TL'si- tutar ,12.01.2024 tarihli 92.500,00 TL'si- tutarın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Delil listesinde sunulan 23.10.2024 tarihli gönderici; ... alıcı; ... 35.000,00 TL'si ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olup, dekontun açıklama kısmında ... yazılı olduğu görülmüştür. Whatsap yazışmalarında ...'in ödemenin alıcı bilgilerini ve İbanını paylaştığı görülmüştür. Davacı şirketin davalı firma ile ilgili ödemeleri 2023-2024 yılı defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 03.09.2025 dava tarihi itibariyle 105.002,76 TL'sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Netice İtibariyle; Huzurdaki davada davacı, Davacı davalıya gönderdiği ...'uncu Noterliğinin ... numaralı ihtarnamesinde 105.000,00 TL'si tutarında ödemenin davalı şirket hesabına, 35.000,00 TL'sı ödemenin ise ...'e gönderdiğini, taraflar arasında varılan anlaşmaya göre sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesi halinde sözleşmeden döneceklerini ihtar edildiği, davacının şirket hesabına ödenen 105.000,00 TL'sı alacağının defterlerinde tespit edildiği ve ödenebileceği, 35.000,00 TL' sı ...'e gönderilen ödemenin ticari ilişki kapsamında ödendiği ve her ne kadar şirket hesabına ödenmese de, dekont açıklamasında açıklama olmasada whatsap yazışmalardan ticari ilişki kapsamında ödendiğinin anlaşıldığı ve davacı alacağının ödenebileceği görüşü oluşmuştur. Sayın Mahkemece sadece davacı şirket hesabına yapılan 105.000,00 TL si ödemenin kabulü Mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Davacının 140.000,00 TL'sı anapara alacağına ihtar temerrüt tarihinden dava tarihine kadar 58.000,00 TL'sı işlemiş faiz talep ettiği anlaşılmış olup; işlemiş faiz hesabı seçenekli olarak hesap edilmiş ve Sayın Mahkemenin takdirine bırakılmıştır. 105.000,00 TL'sının ödenmesi yönünde görüş oluşması halinde 47.394,38 TL'si işlemiş faiz hesap edilmiştir. 140.000,00 TL'sının ödenmesi yönünde görüş oluşması halinde 63.192,50 TL'si işlemiş faiz hesap edilmiştir. 140.000,00 TL'sine taleple bağlılık ilkesi gereği 58.000,00 TL sı işlemiş faizin ödenebileceği neticesine varılmıştır. Takip tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer'ilerine ilişkin tüm alacak talepleri Sayın Hakimliğinize bırakılmıştır..." şeklinde sonuç ve mütalaa ettiği görüldü.Yargıtay 11.HD.█████/2017 tarihli, █████████ E.-████████/ K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahkemece tacir olan taraflara ticari defterleri sunmaları için kesin süre verilmesi halinde, davacı tarafın ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde ibraz etmesine karşın, davalı taraf ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde sunmaz ise, artık, davacı yanca usulüne uygun tutulan ticari defterleri onun (davacının) lehine delil niteliğine haizdir. Davacının icra takibine konu ettiği tutarlar eğer davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde yer almakta ise (kayıtlı ise) bu durumda davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması nedeniyle ispat yükü kendisinde olan tarafın (davacının) ticari defterleri davacı lehine deli olacaktır.Somut olayda, Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının, 4 nolu ara kararı ile, , “…Taraflara bilirkişi incelemesine esas olacak ticari defter, kayıt ve belgelerini inceleme gün ve saatinde ibraz etmek üzere TTK 'nun 83 ve HMK 'nun 219/2 ve 222. maddeleri gereğince süre verilmesine, inceleme günü defter ve belgelerini hazır etmedikleri takdirde defter ve belgelerinin ibrazından kaçınmış sayılacaklarına karar verileceği hususunun...” davalı tarafa duruşma tutanağının tebliği ile ihtar edildiği davalının inceleme gününde defterlerini ibraz etmediği görülmüştür.Davacı, davalı ile aralarındaki sözleşmeye istinaden edimini yerine getirerek, 140.000-TL. ‘nin davalıya gönderildiğini, aradan geçen zamana istinaden ürünlerin imalatının yapılıp teslim edilmediğini, █████/2024 tarihli ihtarname ile davalıya tebliğden itibaren iki gün içerisinde ürünleri teslim etmesini aksi takdirde sözleşmeden dönmüş olacağını ihtaren bildirdiğini ancak ürünlerin teslim edilmediğini ileri sürmüş, davalı ise süresinde cevap dilekçesi vermemiş olmakla davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmış, ancak █████/2025 tarihli dilekçe ile taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ve davacının bir kısım ödeme yaptığını inkar etmemiş, ürünlerin hazır olduğunu ancak davacının teslim almayarak temerrüde düştüğünü ileri sürmüştür.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/1979 gün ███████-393 E., ███████ K. Sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih ve █████████ E., ████████ K. sayılı ilamında esasları ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere; eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Yani, eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK'nın 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar paranın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.Taraflar arasındaki sözleşme 6098 sayılı TBK'nın 470 vd. Maddelerinde düzenlenmiş olan eser sözleşmesi niteliğinde olup m.473'ün "(1) Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa iş sahibi teslim edilen belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir" şeklindeki hükmü gereği, yüklenicinin temerrütü nedeniyle iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanabilmesi için, yüklenicinin işe hiç başlamaması veya işe başlasa bile sözleşmeye aykırı olarak işi geciktirmesi nedeniyle tüm tahminlere rağmen işin zamanında bitirilemeyecek olduğunun açık olması ve gecikmede iş sahibinin etkisinin olmaması ile birlikte TBK m.117/1 gereği iş sahibinin keşide edeceği ihtarname ile yükleniciye ek bir süre vermesi gerekir. Ancak tüm bu şartlar kül halinde bir araya geldiğinde iş sahibi belirlenen sürenin dolmasını beklemeden sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. (bkz. Prof. Dr. Fikret Eren (2014) Borçlar Hukuk Özel Hükümler, İstanbul Yetkin Yayınları s.624)Davacının, .... Noterliği’nin █████/2024 tarih ... yevmiye sayılı ihtarında, satış formunda belirtilen 140.000-TL. ‘nın █████/2024 tarihi itibariyle ifa edilmişse de, aradan geçen 8 ay süresince sipariş edilen ürünlerin teslim edilmediğinin, ifa yeri ve zamanı hakkında bilgi verilmediğinin, ürünlerin imalatı ve teslimi hususunda makul süresin aşıldığının, iş bu nedenle ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren iki gün içerisinde mutabık kalınan kalite ve standartlarına uygun imal edilmiş ürünlerin, ihtarnamede belirtilen adrese teslim edilmesi aksi halde sözleşmeden dönülmüş olacağının ihtar edildiği ve davalıya tebliğ edildiği görüldü.Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, davalının verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini inceleme günü sunmadığı, bilirkişi incelemesi ile davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip olduğu, taraflar arasında sözlü olarak kurulan bir eser sözleşmesi olduğu konusunda ihtilaf olmadığı, davacının iş sahibi, davalının yüklenici olduğu, davacı yanca, yüklenicinin temerrüdü nedeniyle, TBK. 117/1 gereğince ihtarname keşide edildiği ve davalı yükleniciye işi teslim etmesi için ek süre verilerek aksi takdirde sözleşmeden dönme hakkını kullanılacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin █████/2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalının verilen ek süre içerisinde eseri teslim etmediği, teslime ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunmadığı, temerrüde düştüğü, aynı zamanda, davalı yanca da her ne kadar, davacının eseri teslim almadığı ve temerrüde düştüğü beyan edilse de bu hususa ilişkin de herhangi bir delil sunmadığı, davacı iş sahibinin sözleşmeden dönme talebinde haklı olduğu ve bilirkişi tarafından tespit edilen ve davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olan 105.000-TL.'nı davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile talep edebileceği, 35.000-TL.'lık kısmının da davaya konu eser sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki nedeniyle ödendiği ileri sürülmüş ise de bu ödemenin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, dosyaya sunulan dekont incelendiğinde de, bu tutarın davalı yükleniciye aradaki eser sözleşmesi kapsamında gönderildiğine ilişkin bir açıklama olmadığı bu nedenle bu tutarın davalıdan talep edilemeyeceği anlaşılmış olup ancak, hüküm kurulurken, 105.000-TL. asıl alacak ve 47.394,38-TL. (bilirkişi raporunda da 105.000-TL.na işletilen faiz bu tutar üzerinden hesaplanmış olup, hüküm kısmında da iş bu kadar faize hükmedilmiştir) dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.394,38-TL.’nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine asıl alacak miktarı olan 105.000-TL. ‘na dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilecek iken sehven 140.000-TL. asıl alacak üzerinden hüküm kurulmuş ve karar verilmiş ise de hüküm ve gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmaması için hüküm kısmında değişiklik yapılmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının kısmen kabulü ile 140.000-TL. asıl alacak ve 47.394,38-TL dava tarihine karar işlemiş faiz olmak üzere toplam 187.394,38-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, asıl alacak miktarı 140.000-TL'ye dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 12.800,91-TL. harçtan peşin alınan 3.381,35-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 9.419,56-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.605,62-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalılara verilmesine,5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40-TL. başvurma harcı + 3.381,35-TL. peşin harç toplamı olan 3.996,75-TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 10.000-TL. bilirkişi ücreti + 80-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 10.080-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 9.539,71-TL.'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre, 3.407,04-TL.'nın davalıdan, 192,96-TL.'nın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden sonra geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesineDair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır