Anahtar kelimeler: Vkn Çarpma Hala Çarpışma Çarpılma Paket Karışan Onarımı Hasarlı Eylemden

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde İstanbul/Esenyurt'ta meydana gelen trafik kazası neticesinde, mülkiyeti müvekkil ... Şirketi'ne ait (VKN:...)
... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan ve mülkiyeti müvekkile ait ... plakalı araç kaza tarihinde ve hala ...
Poliçe numarası ile davalı ... ... A.Ş. Nezdinde "GENİŞLETİLMİŞ KASKO PAKET" sigorta poliçesi ile teminat kapsamında olduğunu, her ne kadar, çarpma- çarpılma ve çarpışma teminat kapsamında olsa da, hasar meydana geldiğinde mülkiyeti müvekkile ait aracın onarımı için hangi servise gidilmiş / yönlendirilmiş isek de, servislerden hiçbiri davalı ile irtibat kuramadığından hasar dosyası açamadığını, bunun üzerine, davalıya şifahen telefon, e-posta gibi yollarla
ulaşılmaya çalışılmış olsa da bir sonuç alınamadığını, mülkiyeti müvekkile ait ... plakalı araç bir şirket aracı olduğundan, müvekkil daha fazla mağdur olmamak için onarımı kendi imkanları ile dava dışı ... Oto Servis'de
(... ...) yaptırmak zorunda kaldığını, onarım faturası ekte sunulduğunu, buna göre, 26.400TL lik onarım bedeli bulunduğunu, müvekkilinin aracın onarımını yaptırdıktan sonra ivedilikle █████/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunduğunu ve kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı müvekkil aracında meydana gelen hasar bedelinin ödenmesi talep edildiğini, █████/2025 tarihinde yazılı başvurumuzu tebliğ alan davalı şirket ödeme yapmayınca, yasal süre beklenildikten sonra █████/2025 tarihinde .... İcra 2025/.... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak
icra takibine itiraz edilmesi ile takibin durdurulduğunu belirterek, Davalı aleyhine başlatılan T.C. .... İcra Dairesinin
2025/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 ‘den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar
tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu kazaya karışan "..." plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... sayılı Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi bulunduğunu,
işbu davada öncelikle kazanın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları ve kazanın sebep ve sonuçları bakımından bir inceleme yapılması gerektiğini, ayrıca, poliçe şartlarında öngörülen istisnalar ve sınırlamalar da dikkate alınarak, kazanın teminat kapsamında bulunup bulunmadığının kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, bunun yanı sıra poliçede ayrıca "Hasar
Tazmin Yöntemi" başlıklı kloz da düzenleme alanı bulduğunu, ilgili poliçe hükmü; "Kısmi hasarlarda, hasarlanan parçanın
onarımı mümkünse onarım yoluna gidilir. Bu hususta hasarın tespiti için sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksper
tarafından yapılan değerlendirme esastır. Hasar gören parçanın onarımı mümkün değilse, parça tedariğinin sigortacı
tarafından yapılabileceği şartlarda tedarik sigortacı tarafından yapılır. Sigortalının veya onarım servisinin parça
tedariğinin sigortacı tarafından yapılmasını kabul etmediği durumlarda, ödenecek tazminata konu parçanın tutarı sigorta
şirketinin tedarik maliyetini aşmayacaktır. Araç onarımının sigorta şirketinin anlaşmalı servislerinde yapılması durumunda
onarım tutarı servise ödenir. Onarımın sigortalı tarafından seçilen anlaşmalı olmayan bir serviste yapılması halinde ise
sigorta şirketi tarafından atanan eksper tarafından yapılan tespite istinaden tazminat tutarı sigortalıya ödenir. Hasar
tespitinde araç üzerindeki parçanın orijinal olmadığının tespit edilmesi halinde parçanın muadili tedarik edilecek, tedarik
edilememesi durumunda benzer özellikteki parça fiyatı ödenecektir." Şeklinde olduğunu, yukarıda alıntılanan poliçe
maddesi kapsamında, hasarlı araç üzerinde meydana gelen hasar durumunun öncelikle sigorta şirketi tarafından
görevlendirilen uzman eksper tarafından detaylı bir inceleme ve değerlendirme sürecine tabi tutularak, hasarın kapsamı,
boyutu ve niteliği bakımından kapsamlı bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, huzurdaki davaya konu olan trafik kazası ile
ilgili olarak, müvekkil sigorta şirketi bünyesinde "..." sayılı hasar dosyası açıldığını, söz konusu dosya kapsamında
yukarıda detaylı bir şekilde açıklanan tüm işlemler ve süreçler, mevzuat hükümlerine uygun olarak eksiksiz bir biçimde
gerçekleştirildiğini ve tamamlandığını, ancak huzurdaki davaya konu trafik kazası 13.11.2024 tarihinde meydana gelmiş
olmasına rağmen, davacı sigortalı tarafından söz konusu kaza müvekkil sigorta şirketçe 22.05.2025 tarihinde, yani kazanın
vukuu bulduğu tarihten yaklaşık 6 ay sonra ihbar edildiğini, oysa ki, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.1 maddesi hükmü
açık ve kesin bir şekilde düzenlemektedir ki; sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği
tarihten itibaren en geç 5 (beş) iş günü içinde sigortacıya yazılı olarak bildirimde bulunmak zorunda olduğunu, mevcut
somut olayda, davacı sigortalı tarafından söz konusu rizikoyu mevzuat ve sözleşme hükümlerinde öngörülen süre içerisinde
zamanında bildirme yükümlülüğü açık bir şekilde ihlal edildiğini, bu itibarla, sözleşmesel yükümlülüklerini zamanında ve
gereği gibi yerine getirmeyen, dürüstlük kurallarına aykırı davranan davacı sigortalının, hukuki koruma altına alınmaya
değer meşru ve haklı bir talebinin bulunmadığının açık olduğunu,
Huzurdaki davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve müvekkil şirket hiçbir şekilde talep olunan alacak
bedelini ödemekle yükümlü olmamakla birlikte, Mahkemenizce aksi kanaatte olması halinde dahi müvekil şirketin
KDV'den sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, poliçe klozu gereğince, yansıtma faturası olmaksızın KDV dahil
ödeme yapılması taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinin temel hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, faiz talep
edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
:
.... İcra Dairesinin
2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Dairesinin
2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında █████/2025 tarihinde 26.400,00TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce atanan bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu █████/2026 tarihli raporda " ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... ’ün kazanın meydana gelmesinde %100
(yüzde yüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... ’in kazanın meydana gelmesinde
alabileceği tedbir bulunmadığı ve tamamen kusursuz olduğu,
... plakalı araçta mezkûr kazada oluşan hasarın kaza tarihi itibariyle;
hasar onarım bedelinin KDV dahil 26.400,00 TL olduğu,
Yargıtay içtihatları doğrultusundaki makûl onarım süresinin 3 (üç) iş günü olduğu,
sigorta yönünden “Dava konusu mezkûr kaza sebebiyle hasar gören ... plakalı aracın radyatör gibi motor için
önem arz eden parçasının tamamen hasar alıp çalışamaz bir durumda olmadığı açık şekilde fotoğraflardan görülmektedir.
Radyatör hasarı kısmi ve hafif düzeydedir. Aracın görmüş olduğu hasarın büyüklüğü kullanımına mâni olmadığından aracın
daha ileriki bir tarihte oto serviste onarılması mümkün olarak değerlendirilmiştir. Kaza tarihi ile onarım faturası tarihi
arasında yaklaşık 5 ay bulunması bu bağlamda tutarsızlık arz etmemektedir.” Değerlendirmesi yapılmakla; Kaza tarihinin █████/2024 olmasına karşın, aracın kazadan yaklaşık 5 ay kadar sonra onarımının yapıldığı, onarım için
... ...- ... Oto Servis firması tarafından █████/2025 tarih ... numaralı e- faturanın
davacı adına 22.000 TL + 4.400 TL KDV olmak üzere toplam 26.400,00 TL olarak düzenlendiği,
davacı şirket tarafından fatura karşılığı yapıldığı iddia olunan ödemeye ilişkin herhangi bir dekont (banka dekontu)
ve/veya tahsilat makbuzu (kredi kartı veya nakit ödemeye ilişkin) sunulmadığı, █████/2025 tarihinde alınan bu faturanın █████/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine gönderildiği, █████/2025
tarihinde tebliğ edildiği ve davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı,
kaza tarihi █████/2024 tarihini kapsar, davacıya ait ... plakalı 2017 model ... (...) marka ...
... tipi özel otomobil cinsi aracın █████/2024-2025 vadeli ... numaralı Genişletilmiş
Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı ... Sigorta AŞ. tarafından teminat altıda olduğu görülmekle;
elbette █████/2025 tarih ... numaralı e- faturaya ait ödeme belgesinin dosyaya sunulması halinde,
davacı araç malikinin tüzel kişi olduğu ve faturanın ticari kayıtlara alınmış olacağı görüşü ile ancak KDV hariç
(elbette yansıma fatura olması halinde ancak KDV talep edilebileceği kabul edilerek) ancak 22.000 TL tutarındaki
bedeli davalı kasko sigortacısından talep edebileceğinin (icra dosyasında işlemiş bir ticari faiz tutarı
bulunmamaktadır)" şeklinde görüş bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takiplerine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Davacı ... plakalı aracında █████/2024 tarihli kaza sonrası hasar oluştuğunu, dava dışı serviste 26.400,00TL onarım bedeli oluştuğunu ancak davalı kasko şirketinin hasar bedelini ödemediğinden bahisle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takiplerini başlatmış olup; ödeme emirleri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emirlerine itiraz ettiğinden takiplerin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; "onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur." hükmüne yer verilmiştir.
TTK'nun 1446/1. maddesinde sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği hükme bağlanmıştır. Kasko sigortası genel şartları B.1. maddesinde ise sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi halinde rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde sigortacıya bildirim yapmakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Sigorta ettirenin ihbar yükümlülüğüne ilişkin yasada açık bir süre belirlenmeyip gecikmeksizin bildirim yapma yükümlülüğü düzenlenmişken kasko sigortası genel şartlarında bu süre açıkça en geç 5 iş günü olarak hükme bağlanmıştır. Bu durumda somut olayın özelliğine göre sigorta ettirenin lehine olan en geç 5 iş günü ihbar süresinin tazminat alacağının muacceliyeti ve bu kapsamda zamanaşımı süresinin değerlendirilmesinde gözetilmesi gerekecektir.
TTK'nun 1427. maddesinde ise sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2017 tarih ██████████ Esas ██████████ Karar, █████/2018 tarih █████████ Esas █████████ Karar).
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; █████/2024 tarihinde davacı tarafa ait ... plakalı aracın meydana gelen kaza sonrasında hasar aldığı aracın davalı sigorta şirketi tarafından İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası ile teminat altına alındığı, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile de meydana gelen hasarın ve talep edilen hasar bedelinin kadri maruf olduğu tespit edildiği, █████/2025 tarihinde alınan faturanın █████/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine gönderildiği, sigorta şirketi tarafından bir ödeme yapılmadığı görülmüş olup Sigortalı veya sigorta ettiren tarafından rizikonun gerçekleşmesiyle beraber durumun en geç beş gün içerisinde
sigortacıya haber verilmesinin amacı; deliller kaybolmadan, araç yeniden kazaya uğramadan ve araç yaptırılmadan
önce sigorta araştırılmasının yapılarak teminat dışı bir hususun olup olmadığının kontrol edilmesi ve gerekirse kaza
yerinde yapılacak araştırma ile beraber kazanın bildirildiği şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırmasının
yapılması amaçlanmaktadır. Yoksa belirtilen süre, hak düşürücü süre olmadığı gibi, süresi içinde kasten
bildirilmemesi dışında, tek başına madde kapsamında herhangi bir yaptırıma bağlanmış değildir. Diğer bir ifade ile
ihbarın süresi içinde yapılmamış olması tek başına hasar bedelinin ödenmesine engel teşkil etmeyeceği gibi, sigorta
bedelinin tenzilini de gerektirmez. Kazanın gerçekleşmesinden bir yıl sonra yapılan ihbarlarda dahi, tazminatın indirilmesini gerektirir ya da teminat dışı bir sebebin bulunup bulunmadığının incelenmesi, sonrasında sigortalıya tazminatın eksiksiz ödenmesi gerekir. (Yargıtay 17 HD. ██████████ E. ██████████ K. 30.06.2014 T.) Dosya kapsamında toplanan delillerden davalının, davacıya davaya konu icra takiplerindeki dosya alacakları yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takiplere vaki itirazların kısmen iptaline, takiplerin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 5.280,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.803,38TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.187,98-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 26.400,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 16.710,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ... Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!