Anahtar kelimeler: Oyalandığını Davaitirazın Whatsapp Hususa Koyduğunu Yazışmalarının Faturanın Süreyle Sürede İlişki

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalıya verilen hizmet karşılığında 16.06.2025 tarihli fatura düzenlendiğini, söz konusu faturanın davalının aldığı hizmeti ve taraflar arasındaki anlaşmayı açıkça ortaya koyduğunu, davacı taraf, fatura düzenlendikten sonra borcun davalı tarafından kabul edildiğini, davalı şirket yetkilisinin fatura tarihinden itibaren bir hafta içinde ödeme yapılacağını beyan ettiğini, ancak bu sürede ödeme yapılmayarak davacı şirketin yaklaşık bir ay süreyle oyalandığını, bu hususa ilişkin olarak taraflar arasında geçen Whatsapp yazışmalarının delil olarak sunulduğu, davacı vekili ayrıca, alacağın tahsili amacıyla 16.07.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak yapılan görüşmelerin 05.08.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, bunun üzerine davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, ancak söz konusu itirazın haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olduğu ileri davacı taraf, alacağın dayanağının düzenlenen fatura ve diğer deliller ile sabit olduğunu, davalının borcunu ödemekten kaçınmak amacıyla icra takibine itiraz ettiğini, bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu nedenlerle davacı vekili; davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına, alacağın likit olması nedeniyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.DELİLLER
:.... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Faturalar, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı..... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında toplam 108.888,88TL faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (█████/2025) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce atanan bilirkişi ...'nin hazırlamış olduğu █████/2026 tarihli raporda "Mahkemece ticari defterlerin ibrazı hususunda taraflara ihtarda bulunulmuş olmasına rağmen, inceleme tarihinde taraflarca ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından, .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde, davalı adına düzenlenen 16.06.2025 tarihli ve 108.000,00 TL bedelli e-Arşiv Fatura’nın takibe dayanak belge olarak gösterildiği, taraflarca ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle, dava konusu faturanın taraf ticari defterlerine usulüne uygun şekilde kaydedilip kaydedilmediği, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dahil edilip edilmediği, alacağın açık hesap/cari hesap ilişkisi içerisinde yer alıp almadığı, tahsilat veya mahsup kaydının bulunup bulunmadığı hususlarında ticari defter kayıtları üzerinden inceleme yapılamadığı, davacı tarafından, fatura muhteviyatına konu hizmetin verildiğine ilişkin olarak WhatsApp yazışmalarının dosyaya sunulduğu; anılan yazışmaların içeriği itibarıyla, taraflar arasında dava konusu hizmet ilişkisine ve buna bağlı ödeme sürecine ilişkin bir iletişimin bulunduğu, davacı tarafça ödeme talebinde bulunulduğu, fatura ile banka/İBAN bilgilerine ilişkin paylaşımların yer aldığı, davalı tarafça da ödeme sürecine ilişkin cevaplar verildiğinin görüldüğü; ancak söz konusu WhatsApp yazışmalarının hukuki niteliği, ispat kuvveti ve delil değeri yönünden değerlendirmenin Mahkemenize ait olduğu, bu itibarla, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın ve faturaya konu hizmetin davalıya verildiği hususunda dosya kapsamında ticari defter kayıtlarıyla desteklenmiş bir inceleme yapılamadığı, bu konuda dosyada yalnızca sunulu WhatsApp yazışmalarının bulunduğu; anılan yazışmaların dava konusu alacağın varlığını ve hizmet ifasını ispata elverişli delil olarak kabul edilmesi halinde davacı talebinin kabulünün mümkün olabileceği, aksi yöndeki değerlendirmede ise davacı talebinin sübut bulmayacağı" şeklinde görüş bildirmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesinde:'' İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. HMK 94. Maddesinde: Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden toplam 108.888,88 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacı taraf alacağını ispata yarar bir delil sunmadığı, faturanın tek başına muaccel bir alacağın bulunduğunu ispat edemeyeceği, hizmet ve malın verildiğinin/teslim edildiğinin ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmadığı gibi davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı görülmekle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.299,93-TL harcın mahsubu ile artan 567,93TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...Hakim ...