Anahtar kelimeler: Şeridinde Satımdan Sularında Aracına Araçla Hasarlı Seyir Çarpması Kasko Kazada

ESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe numaralı 24.01.2024-24.01.2025 geçerlilik tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğunu, söz konusu aracın 09.12.2024 tarihinde saat ... sularında ... plakalı araçla maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, anılan kazada müvekkilinin kendi şeridinde seyir halindeyken, diğer sürücü ...'nın idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarpması şeklinde gerçekleştiğini, taraflarca düzenlenen Kaza Tespit Tutanağında karşı taraf sürücüsü ... tarafından da, "... plakalı aracımla ... Caddesinde ilerlerken ... plakalı araca çarptım." şeklinde belirtildiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın onarım amacıyla .../ ... / ... adresinde usta olan ...'a götürüldüğünü, araç onarımı için ...'in eksper olarak ataması yapıldığını ve ... dosya numarası ile hasar dosyası açıldığını, ekspertiz raporuna göre yedek parça, işçilik ve masraflar dahil genel toplam KDV'siz 125.200,02 TL hasar tespit edildiğini, eksper raporunda, meydana gelen hasarın kaza tespit tutanağı ile tam uyumlu olduğu ve olayın beyan edilen şekilde gerçekleştiği açıkça teyit edildiğini, kaza sonrasında müvekkilinin aracının onarıldığını ve ... tarafından düzenlenen faturaya göre toplam KDV dahil toplam 148.800,00 TL tutarında masrafın meydana geldiğini, müvekkilinin aracının Kasko poliçesiyle koruma altında bulunmasına rağmen davalı şirketin hasar ödemesini yapmadığını, müvekkilinin █████/2025 tarihinde ... bankası üzerinden yaptığı ... ile ... hesabına anılan masrafı kendisinin ödemek zorunda kaldığını, bunun üzerine müvekkili tarafından █████/2025 tarihli takip talebiyle davalı sigorta şirketi hakkında ... 3. Genel İcra Dairesinin 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından icra takibine süresinde itiraz edildiğini ve █████/2026 tarihli karar tensip tutanağı ile icra takibinin durdurulduğunu, davalı şirketin müvekkiline ödeme yapmaması nedeniyle davalı şirketin ... 3. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyasında gerçekleştirdiği itirazın iptaline, takibin ferileri ile birlikte devamına, alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.Vergi dairesi müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının 2007 yılındn itibaren herhangi bir kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... ... Birliği'ne ve...'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının kaydının olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.Dava, kasko poliçesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir." hükmü bulunmaktadır. Kanun'un tanım başlıklı 3. maddesinin (1) bendi, "Sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", (k) bendi, "Tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", (1) bendi "Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklindedir. Bir hukuki işlemin tüketici işlemi sayılabilmesi için yukarıda belirtilen tanımlara uygun olması gerekir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde ise kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının maliki olduğu ... plakalı araçta oluşan hasar bedelinin kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacının vergi kaydının bulunmadığı dolayısıyla tacir olmadığı, trafik tescil kaydında aracın otomobil olup kullanım şeklinin hususi olduğu, ticari faaliyette kullanımına dair herhangi bir delil bulunmadığı, davacının hukuksal koruma teminatı talebinin dayanağının davalı sigorta şirketi ile tanzim edilen Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi'ne dayandığı, 6502 Sayılı Kanunun 3. maddesi gereğince sigorta sözleşmelerinin tüketici işlemi olarak belirtildiği, taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmakla ... 1. HD. █████/2021 tarih ve 2021/ E. 2021/ K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ilamı da dikkate alınarak dava dilekçesi tebliğ edilmeden davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Tüketici Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın mahiyeti itibariyle Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartlığı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Görevli mahkemenin ... TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğunun tespitine,3-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan biri süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)4-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, talep halinde yargılama giderleri konusunda Mahkememizce ayrıca hüküm kurulmasına,Dair; HMK'nın 320. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır