Anahtar kelimeler: Automotiv Logosu Kemeri Testlerinden Akredite Sıkı Otomotiv Süredir Başta Sektöründe

ESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALILAR
:1-2-3-DAVA
: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı ... Automotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. 04.10.2013 tarihinde kurulduğunu, otomotiv sektöründe emniyet kemeri ve araç güvenlik sistemleri alanında faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin "..." ibareli logosu ve "..." markasını uzun süredir kullandığını, bu markaların ... nezdinde tescilli olduğunu, davacı şirketin ürünlerinin, sıkı güvenlik testlerinden geçirildiğini, ... başta olmak üzere akredite kuruluşlardan alınmış test ve onay raporlarıyla belgelendiğini, davalı ... Palazın, davacı şirketin kurucu ortağı olduğunu 04.01.2024 tarihine kadar davacı şirkette %50 pay sahibi olduğunu, davacı şirketin diğer ortağının ise emniyet kemeri üretimi ve pazarlamasında uzman olan ... olduğunu, davalı ... ...'ın, aynı zamanda davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve sonrasında tek sahibi konumunda olduğunu, davacı şirketin, üretiminde kullandığı metal parçaları uzun yıllar boyunca ... ...'tan tedarik ettiğini, ... ... cirosunun yaklaşık %80'ini davacıya yaptığı satışlardan sağladığını, şirket kuruluşunda, davalı ... ... ve ailesinin, şirket isminin kendilerinin sahip olduğu diğer şirket (... ...) gibi benzer isimde olmasını talep ettiğini; bu nedenle "..." ibaresi şirketin unvanına dahil edildiğini, ... ...'ın bulunduğu aynı adreste ... şirketi de kurularak çalışmalara başlandığını, ürünlerin üretilmesi için gerekli kalıplar ... ... firması tarafından yapıldığını, kalıplardan çıkan metal ürünlerin ... ...'tan ... ...'ye satılarak müşteri-tedarikçi ilişkisi yaratıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemelerin her zaman banka havalesi veya çekle yapıldığını, hiçbir zaman bono/senet kullanılmadığını, ortaklık süresince davalı ... ...'ın, davacı şirketteki işlere ve konulara karışmadan dışardan yapılan sadece bir kar ortağı gibi davrandığını, şirketin yönetiminin fiilen ... tarafından yürütüldüğünü, 2023 yıl sonuna doğru ortaklığın sonlandırılması konusunda ...'ndan gelen talebi, davalı ... ...'ın önce reddettiğini, sonrasında ise ... ...'ın şimdiye kadar olduğu gibi tedarikçi kalması koşulu ile kabul ettiğini ve %50'lik hissesini 04.01.2024 tarihinde devrettiğini, davalı ... ... ortaklığında "... Emniyet Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti." unvanlı davalı şirketin, 28.06.2024 tarihinde kurulduğunu ve davalı ... Emniyet'in faaliyet alanının ve ... kodunun (), davacı ile aynı olduğunu, şirket adresinin de, ... ... şirketi ile aynı olduğunu, "... Emniyet Sistemleri" ibaresinin "..." unvanıyla karıştırılmaya son derece elverişli olduğunu, ortaklığın sona ermesinin ardından, davacı şirketin başka bir adrese taşınarak faaliyetlerine devam ettiğini, ortaklığın bitmesinden hemen sonra, davalı ... ... şirketinin davacı şirkete sattığı ürünlerin fiyatlarını makul bir ticari gerekçe olmaksızın ciddi oranlarda artırdığını, mevcut siparişlerin teslimlerini geciktirerek davacıyı müşterileri karşısında zor durumda bıraktığını, davacı tarafından avukat kanalıyla noter üzerinden gönderilen ihtarlarda; bilerek geciktirilen teslimatların davacıya büyük zarar verdiği ve müşterilerinin siparişlerini iptal edebileceğinin bildirilmesine rağmen bu gecikmelerin devam ettiğini, ardından davacı şirkete çalışan tarafından zarf içinde getirilen bir mektup ve davalı ... Emniyet'e ait fiyat listesinde; davacının bugüne kadar ... ...'tan aldığı ürünleri artık yalnızca ... Emniyet üzerinden temin edebileceği, aksi hâlde tedarik sorunları yaşayacağı ima edildiğini, bunun müşteri ve tedarikçi baskısı yaratmaya yönelik haksız rekabet fiili olduğunu, davalı ... ...'ta bulunan mevcut siparişleri, davalılar yazılı olarak teyit etmelerine rağmen zamanında teslim etmeyerek davacıyı müşterileri karşısında zor durumda bırakma planı uyguladığını, bu durum içinde bazı müşterilerin siparişlerini iptal etmek zorunda kaldığını, davalılar bunu fırsata çevirmeye çalışarak davacının aktif olarak çalıştığı müşterilere ulaştığını, müvekkili şirketten alamadıkları ürünleri verebileceğini söyleyip isim benzerliğini de kullanarak davacıyı zayıflatmaya çalıştığını, davalı ... Emniyet'in, internet sitesi ve pazarlama materyallerinde davacıya ait ... logosunu, ürün görsellerini ve tanıtım metinlerini aynen veya karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde kullandığını, davacıya ait ürün kodları (örn. 105.490.00.00, 106.490.00.04 vb.) davalıların ürün etiketlerinde de yer aldığını, etiketlerdeki İngilizce açıklamalar dahi birebir kopyalandığını, davacının yıllardır web sayfasında kullandığı ve ...'e ait aynı görsellerin, davalıların yeni kurdukları web sayfalarında aynen kullanıldığını, davalıların, yıllardır davacı şirketteki önemli departmanlarda görev yapan çalışanlarına ulaşarak, benzer isimde yeni açtıkları şirkete geçmeleri konusunda baskı yaptığını, çalışanlardan ikisi (Fabrika Müdürü ... Kalite Müdürü ...) davacıdan ayrılarak davalı ... Emniyet tarafında çalışmaya başladığını, bu durumun şirkete ait müşteri ve diğer önemli bilgilerin davalılara aktarılması konusunda haksız rekabet ve markaya/tasarıma tecavüz teşkil ettiğini, bu nedenlerle haksız rekabet ve tecavüz fiillerinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına; bu kapsamda, ihlale konu ürünler üzerindeki işaretlerin sökülmesi/silinmesi, mümkün değilse ürünlerin İMHASINA; ihlale konu katalog, broşür, fiyat listesi ve diğer materyallerin toplatılarak imhasına, kararın uygun görülecek ulusal ve yerel gazetelerde ve internet ortamında () gideri davalılara ait olmak üzere ilanına, davalıların haksız fiilleri neticesinde uğranılan zararlara karşılık, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve dava sonuna kadar davalıların ... logosu, "..." ibaresi veya bunlarla karıştırılmaya elverişli işaretleri (özellikle "... Emniyet Sistemleri" unvanı ile birlikte kullanım) kullanmalarının, davacıya ait ürün kodları (105.490.00.00, 106.490.00.04 vb.), teknik çizimler, test raporları ve görselleri kullanarak üretim ve satış yapmalarının, haksız rekabete konu internet sitesi içerikleri, katalog ve fiyat listeleriyle tanıtım yapılmasının ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, davalıların depolarında, üretim tesislerinde ve satış noktalarında bulunan ihlale konu ürünler (... logolu, davacıya ait ürün kodlarını taşıyan veya davacı markasına tecavüz niteliğindeki işaretleri içeren ürünler) üzerinde tespit yapılmasına ve gerekli hallerde el koyma tedbiri uygulanmasını talep ve dava etmiştir.Dava, haksız rekabetin önlenmesi, markaya/tasarıma tecavüzün ortadan kaldırılması, ihlale konu ürünler üzerindeki işaretlerin sökülmesi/silinmesi, mümkün değilse ürünlerin imhası ile maddi ve manevi tazminata ilişkindir.Sınai Mülkiyet Kanunun "Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları"başlıklı 7- (1) c) maddenin "Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması" hükmünü haiz olup,"Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller" başlıklı 29 maddesi (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak"şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemenin görevi kamu düzeniyle ilgili olup, HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olduğundan mahkemece resen incelenmesi gerekmektedir. Eldeki davada dayanılan maddi vakıanın Sınai Mülkiyet Kanunun 7 ve 29 madde kapsamında kaldığı ve ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. Nitekim, ... 12. H.D. 2025/ E. 2025/ K. Sayılı ilamı da bu yöndedir. ... █████/2018 tarih ve ... karar sayılı kararında "....Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinin kurulmadığı ve yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde;A)Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanına giren dava ve işlere;A)Bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemenin,B)İki asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin,C)İkiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin, ...bakmasına..." hükmünün geçtiği, tescilli markaya tecavüz edildiği iddiasına dayanan davanın ... 3. Asliye Hukuk (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (... 20. Hukuk Dairesi 2016/ E.-2016/ K. sayılı ilamı) Bu nedenlerle davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın mahiyeti itibariyle Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartlığı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla ... 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,3-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan biri süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)4-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, talep halinde yargılama giderleri konusunda Mahkememizce ayrıca hüküm kurulmasına,5-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,Dair; HMK'nın 320. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır