Anahtar kelimeler: Şase Sıfır Kilometre Kaçağı Servise Yağ Motor Arıza Ödeyerek Götürüldüğünü

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. den 17.10.2023 tarihinde ... plakalı ... Motor nolu, ... Şase nolu 2023 model ... marka, ... ticari adlı sıfır aracı nolu fatura ile 1.347,310,78TL ödeyerek satın aldığını, 30.09.2023 tarihinde teslim alınan sıfır kilometre aracın garanli süresi içerisinde 06.01.2024 tarihinde yağ kaçağı olması nedeniyle arıza verdiğini ve yetkili servise götürüldüğünü, aracın garanti kapsamında tamir edildiği söylenmesine rağmen aracın arıza vermeye devam ettiğini, 11.05.2024- 26.09.2024- 14.10.2024-06.01.202025-14.01.2025-█████/2025-█████/2025 ve son olarak da 06.03.2025 tarihinde yağ kaçırması-eksilmesi ve arıza vermesi nedeniyle yetkili servise bırakıldığını, müvekkili şirket tarafindan davalıya '' Müvekkil şirket aracı sıfır kilometre almış olup araçta süregelen arızalar zinciri, aracın orjinalliğini bozmakta, fiyatını düşürmekte ve müvekkilin araca duyduğu güveni zedelemiş bulunmaktadır. Araçta süregelen bu arızalar zinciri artık araçtan sürekli kullanmayı engellen bir durum yaratmaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz hukuki uyuşmazlık neticesinde genel olarak 6098 S. BK. özel olarak ise 6502 $. TKHK gereğince diğer seçimlik haklarımızı saklı tutarak satılanı geri vermeye hazır olduğumuzu ve sözleşmeden dönme irademizi bildirilerek araç bedeli davalıdan ihtarname ile talep edilmiştir.'' şeklinde ... 10. Noterliği vasıtasıyta 06.03.2025 tarihinde yevmiye nolu ihtarnamenin çekildiğini, ihtarnamenin davalıya 06.03.2025 tarihinde elektronik olarak, 08.03.2025 tarihinde ise fiziki olarak tebliğ edilmesine rağmen taraflarına nolu ticari arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, seçimlik hakları ile araç bedeli müzakere edilmesine rağmen 07.04.2025 tarihli son tutanakla anlaşılamadığını, davalıya ihtarname çekildikten sonra aracın yine yağ kaçırması ve arıza vermesi nedeniyle 2 kez daha kullanılamaz hale geldiğini ve yetkili servise bırakıldığını, 6502 sayılı kanunun 8. Maddesinde belrtildiği üzere: Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan, satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan, muadili olan malların kutlanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren malların da ayıplı olarak kabul edildiğini, müvekkili şirketin aracı sıfır kilometre almış olup, araçta süregelen yağ kaçırma arızalar zincirinin aracın orjinalliğini bozduğunu, fiyatını düşürdüğünü ve müvekkilinin araca duyduğu güveni zedelediğini, araçta süregelen bu arızalar zincirinin artık araçtan sürekli kullanmayı engelleyen bir durum yarattığını, hukuki uyuşmazlık neticesinde genel olarak 6098 S. BK. Özel olarak ise 6502 S. TKHK. gereğince diğer seçimlik haklarını saklı tutarak satılanı geri vermeye hazır olduklarını ve araç bedelinin müvekkiline ödenmesi için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, izah edilen nedenlerden ve resen dikkate alınacak nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin hakları ile diğer seçimlik hakları saklı kalmak kaydı ile 6098 sayılı Türk Borçar Kanunun madde 227 ve ilgili diğer yasal nedenler gereği salım alınanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dünme isteme hakkının uygulanıp şimdilik müvekkili tarafından ödenen 1.347,310.78 TL'lik araç bedelinin 17.10.2023 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asla kabul anlamına gelmemekle, şayet dava konusu araçta üretim kaynaklı ayıp olduğuna kanaat getirilir ve davacının talepleri kabul edilir ise vekil eden tarafından aracın distribütörü olan firmaya rücu edilmesi söz konusu olacağından bu nedenle davanın ... Otomotiv Pazarlama A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, şayet dava konusu araçta üretim kaynaklı ayıp olduğu düşünülse dahi taraflar tacir olduğu ve davacı tarafça ihbar külfeti yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacının iddialarının aksine araçta herhangi bir ayıp mevcut olmamakla birlikle bir an olsun aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi davacının ücretsiz onarım hakkını kullanarak kanundan doğan seçimlik haklarını tüketmiş bulunduğunu, gelinen aşamada misli ile değişim istemine yönelik seçimlik hakların kullanımının mümkün olmadığını, dava konusu araçta var olduğu iddia edilen ayıbın önemli/esaslı nitelikte olmadığını, araçta herhangi bir ayıp olduğunu kabul etmemekle birlikte doktrin ve Yargıtay kararlarında kabul edilen görüşe göre satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için satılan üründeki ayıbın önemli/esaslı bir ayıp olması şartı arandığını, davacının isteklerinin orantısız ve hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddialarını ispata yarar herhangi somut bir delil sunamadığını, araçta oluşan değer kaybının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, araçta herhangi bir ayıp olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde bilirkişilerce araçlar üzerinde inceleme yapılarak araçtaki amortisman bedelinin, değer kaybının ve elde edilen menfaatlerin hesaplanarak mahsup edilmesine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, Mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, satış sözleşmesine konu araçta ayıp iddiasına dayalı sözleşmeden dönme ve ödenen satış bedelinin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbi olup, ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında 6102 sayılı TTK. 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiştir.6098 sayılı TBK'nın 219. Maddesine göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur.6098 sayılı TBK. 222. maddesinde ise; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.6098 sayılı TBK. 223/2 madde hükmüne göre; alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. maddesi incelendiğinde; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme seçimlik haklarına sahiptir. Yine madde hükmüne göre; satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği düzenlenmiştir. Mahkememizce, davaya konu araç yönünden servis kayıtları celp edilerek yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda; "...Dava konusu aracın keşif tarihi itibarı ile 104.094 km de olduğu ve araç motorunda görünür yağ kaçaklarının olmadığı, motorun 4. Silindir enjektörünün kompresyon kaçırdığı, bu arızanın enjektör sızdırmazlık pulunun değişmesi ile giderilebileceği, dava dosyasında bulunan servis kayıtlarında aracın motorundaki “yakıt pompası contası, vakum pompası contası, eksantrik mili keçesinde, motor külbütör kapağı contasından sızan yağın dava konusu araçta 36.233 km de başladığı, bu sızdırmazlık elemanlarındaki yağ sızması, sızdırmazlık elemanlarının uygun olmaması veya montaj hatasından kaynaklı olduğu, servis tarafından araç motorunda 2 kez “yüksek basınç pompası contası” ve“vakum pompa contası” değiştirildiği, yüksek basınç pompası komple değişimi, eksantrik mili contası, triger kayışı, ve külbütör kapak contası garanti kapsamında değiştirilmiş olduğu, keşif tarihi itibarı ile aracın motorundaki yağ kaçaklarının giderilmiş olduğu, dava konusu araç motorundaki yağ kaçakları ile ilgili olarak yapılan servis müdahalelerinin sayısının teknik açıdan kabul edilebilir sınırlar içinde olduğu, yağ kaçağı arızasının hem motor için hem de güvenlik açısından tehlike oluşturmadığı, bu arızalara periyodik bakımlar sırasında müdahale edilmiş olduğu, araçtaki arızanın giderilmiş olduğu, dava konusu aracın motorundaki yağ kaçaklarından dolayı ayıplı olmadığı ve araçta oluşan arızaların zamanla kullanıma bağlı olarak oluşan arızalardan olduğu" şeklinde görüş bildirdiği görülmektedir.Somut olayda, dosyaya gelen servis kayıtları, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, keşif tarihi itibarı ile aracın motorundaki yağ kaçaklarının giderilmiş olduğu, dava konusu araç motorundaki yağ kaçakları ile ilgili olarak yapılan servis müdahalelerinin sayısının teknik açıdan kabul edilebilir sınırlar içinde olduğu, yağ kaçağı arızasının hem motor için hem de güvenlik açısından tehlike oluşturmadığı, bu arızalara periyodik bakımlar sırasında müdahale edilmiş olduğu, araçtaki arızanın giderilmiş olduğu, dava konusu aracın motorundaki yağ kaçaklarından dolayı ayıplı olmadığı ve araçta oluşan arızaların zamanla kullanıma bağlı olarak oluşan arızalardan olduğu tespit edilmekle, Mahkememizce benimsenen bilirkişi raporuna göre sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 23.008,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 22.276,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 206.623,51-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır