Anahtar kelimeler: Donanımı Kargo Sokak Mah Firmasınınşubesine Bilgisayar Taşıma Malzemelerini Fatura Bakirköy

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas-████████ KararTARİHİ
: █████/2025DAVA
: Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının █████/2020 tarihinde ... fatura no'lu fatura ile 29.777,68-TL bedelle satın aldığı bilgisayar donanımı malzemelerini █████/2020 tarihinde davalı kargo firmasının...Şubesine "..., ... Mah. ... Sokak No:. ... Ankara" adresinde teslim edilmek kaydı ile teslim ettiğini, 182,24-TL kargo ücretini █████/2020 tarih ...numaralı fatura ile ödediğini, ürünlerin orijinal kutularından çıkarmadan davalı kargo firmasına teslim edildiğini, davalı şirketin "adreste teslim şartı ile " nakletmeyi kabul ve taahhüt ederek teslim aldığı kargoyu adrese teslim etmediğini, davalı şirketin ... Ankara Şubesi'nin kamera kayıtlarına göre; kargo şubeye indiği andan kısa bir süre sonra şubeye gelen ve tezgah arkasında çalışan davalı şirket işçisine bir kağıt gösteren (çalışanın beyanına göre geçici kimlik belgesini gösteren) bir şahısa hiç bir teslim tutanağı imzalatmadan teslim edildiğini, müvekkilinin alıcısına kargo teslim edilmeyince derhal kargo şirketinin şikayet hattına "kayıp tazmin talebinde" bulunduğunu ancak davalı tarafından talebin müvekkilinin "üçüncü kişi ile bilgi paylaştığı" iddiası ile şubat ayı içinde reddedildiğini, bu nedenlerle davacının ihmali/suistimali sonucunda çalınan kargosu nedeniyle uğradığı 29.777,68-TL'sı kargoda taşınan eşyanın fatura bedelinin ve hizmetin doğru verilmemesi nedeniyle 182,24-TL kargo taşıma hizmet bedelinin █████/2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının █████/2016 tarihli ve 677 Sayılı KHK ile TMSF'ye devredildiğini, dava şartı yokluğu sebebiyle iş bu davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, müvekkili şirketin "...... Mah. ... Cad. N. ....... İstanbul" olduğunu, bu kapsamda davanın davalının yerleşim yeri mahkemesine görülmesi mümkün ise bu mahkemenin İzmir değil Bakırköy Mahkemeleri olacağını, davacının kargosunun içeriğini ispatlayamadığını, bu nedenle SDR üzerinden yapılacak hesaplama ile bir değer biçilmesi gerektiğini, davacının kargo gönderisinin içeriği ile ilgili yeterli bilgi vermediğini, fatura veya sevk irsaliyesi ibraz etmediğini, kargonun da alıcı olarak ismi yazan kişiye ya da temsilcisine teslim edildiğini, davacının dava dosyasına delil olarak sunduğu fatura olduğunu iddia ettiği fotokopide imzası olmaması sebebiyle tamamen geçersiz bir kağıt parçası olduğunu, söz konusu kağıdın delil niteliği taşımadığını, davacının kargonun kendisine teslim edilmediğini ileri süren alıcıya dava açmaması, hakkında şikayette bulunmamasının da şüpheli bir durum olduğunu, zira davacının bu durumu hiç sorgulamayarak direkt olarak müvekkili şirkete kayıp başvurusunda bulunduğunu, davacı ile gönderdiği kargonun alıcısı arasındaki ilişkinin boyutunu ve niteliğini bilmediklerini, ancak karşı taraftan hiç bir şekilde para almadan değerinin 29.777,68 TL olduğunu iddia ettiği bir kaç kutuyu kargolamasının karşıdaki kişiyi çok iyi tanıdığını ve aralarında güven ilişkisi bulunduğunun göstergesi olduğunu, davacının dosyaya sunduğu üzerinde fatura yazan kağıt ile kendi aralarındaki ilişkiyi kanıtlayamadığını, davacının dava dışı alıcıya bir şeyler ya da kutular gönderdiğini, ancak içinde ne olduğuyla ilgili ne müvekkili şirkette ne de dosyaya ispata dair bir delil sunulamadığını, davacı tarafın SDR hesaplaması dışında kalan tüm taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın içeriği ispatlanamayan gönderisinin değerinin 29.777,268 TL olduğunu iddia ettiğini ancak varlığını iddia ettiği bilgisayar parçaları ile arasındaki ilişkiyi kanıtlayacak bir belge de sunamadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararında;"...Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından incelendiğinde; davacı 09.11.2020 tarih ve ... seri nolu dava dışı ... tarafından dava dışı ... adına keşide edilen emtia faturasına göre özetle; dokuz kalem mal karşılığı olarak KDV dahil 29.777,68 TL ürünün dava dışı iş yerine kargo paketi gönderdiği kargo kabul fişi, kargo ücreti faturası davacının davalı şirkte üç koli toplam 53 desi /kg emtia telim ettiğini doğrulamaktadır. Davalı şirketin varış şubesine gelen üçüncü bir kişinin kargoyu teslim alarak uzaklaştığı ve bu kişinin bir A4 kağıdını görevliye sunarak ve görevlinin incelemesi sonucu teslimatın yapıldığı konusunda da uyuşmazlık olmayıp belirlenen durum karşısında davalının ağır kusurlu olduğu ve zarardan sınırsız olarak sorumludur. Ancak, yukarıda da bahsedildiği gibi bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez. Somut olayda davacının malların bedelini ödediğine dair bir ödeme dekontu ve belge bulunmamaktadır. Davacı gönderen olduğunu söylemekte ise de 10.11.2020 tarihli davalı şirket tarafından ....... üzerine düzenlenen faturaya göre özetle, 35 desi/kg bir koli 12 desi/kg bir koli ve 6 desi/kg bir koli olmak üzere toplam 53 desi/kg emtianın ... firmasına teslim edilmesi karşılığında KDV dahil 182,24 TL peşin tahsilat yapıldığı anlaşılmakta, burada da davacı ..... adı yer almamaktadır. Dava dilekçesi ekindeki faturada dava dışı satıcı ... gözükmekte, alıcı ise yine dava dışı ... gözükmektedir. Sonradan sunulan aynı fatura altında el ile " bedelin davacı tarafından alındığı" yazılarak şerh düşülmüş ise de bu şerhin altında da imza ve kaşe olmayıp, sonradan düzenlenebilir niteliktedir. Bu hali ile davacının dava dışı satıcının veya alıcının zararlarını tazmin ettiğine dair de dosyada belge bulunmamaktadır. Davacı buna ilişkin tanık göstermiş ve mahkememizce dinlenilmesine karar verilmiş ise de tanığa ulaşılamamış Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince tanık dinlenilmesine ilişkin talimat evrakı bila ikmal iade edilmiştir. Neticeten , dosya içerisinde zarar ve davalının kusuru ispat edilmiş ise de davacının taşıma sürecinde gerçekleşen bu zararın davacı üzerinde doğduğunu ispatlayamadığı, zarar gören ürünlere ilişkin iş bu dava bakımından dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olup ürünlerin alıcısı/satıcısı konumunda olmadığı yahut bu taraflarla alacağın temlikine ilişkin bir ilişkisinin de olmadığı, davacının bu ürünlere üzerinden hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı"gerekçesi ile,'' 1-) Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalının sorumluluğunun açıkça kabul edilmesine rağmen davanın hatalı olarak aktif husumet yokluğu nedeniyle yokluğuna karar verildiğini oysa sözleşmenin tarafının gönderen olduğunu, TTK 856 vd. Uyarınca taşıma sözleşmesinin gönderen ve taşıyıcı arasında kurulduğunu davacının kargoyu davalı şirkete fiilen teslim eden ve taşıma ücretini ödeyen kişi olduğunu taşıma sözleşmesinin karşı tarafının davacı olduğunu bu sebeple taşıma sözleşmesinden aykırılıktan doğan tazminat talep hakkının davacıya ait olduğunu, yerel mahkemenin gönderi faturasındaki isim hatasını aktif husumetin yokluğu sonucuna dayanak yaptığını ancak söz konusu hatalı düzenleme davalı şirketin kendi sistemsel kusurundan kaynaklandığını, davacının donanım malzemelerini 09.11.2020 tarihinde ... numaralı fatura ile elden satın aldığını, malzemeleri ...'a göndermek üzere 10.11.2020 tarihinde davalı kargo firmasının ........şubesine; ..., ... MAH. ... Sk. No:. .../ANKARA adresine teslim edilmek kaydıyla teslim ettiğini, kargo ücretini ödediğini, ürünleri orjinal kutusundan çıkarmadan davalıya teslim ettiğini,... A.Ş. ...tarafından 10.11.2020 tarihinde ...düzenlenen Seri .., Sıra:... No'lu belge gönderici olarak davacının ve şube personeli ...'ın imzası olduğunu, ancak davacı adına düzenlenen faturada isminin yanlışlıkla ... şeklinde yazıldığını ve müvekkilin T.C. Kimlik Numarası yerine mevcut olmayan bir kimlik numarası yazılarak sahte fatura düzenlendiğini, mahkemenin mal bedelinin ödendiğinin ispatlana madığını belirttiğini ancak dosyaya sunulan ödeme belgesi ile mal bedelinin elden ödendiğini beyan edildiğini, e faturanın karekodlu olup doğruluanabileceğini, E-faturada ıslak imza aranmasının hukuken mümkün olmadığını, söz konusu gönderinin alıcıya ulaşmadığını, ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle davalının kusurundan kaynaklanan zarara davacının katlandığını, Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek karar kaldırılmasını talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; yurt içi taşıma sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasıyla zayi olan emtia bedelinin ve taşıma ücretinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Bakırköy 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2024 tarih, ████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamı ile iş bu yargılamada Bakırköy Asliye Ticaret Mahkeme -si'nin görevli olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra görevli Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiği ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre taraflar arasında yurt içi taşıma sözleşmesi akdedildiğine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafından alıcısına teslim edilmek üzere gönderilen emtianın alıcısına teslim edildiğini ispat yükü davalı taşıyandadır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından dava dışı alıcıya adreste teslim edilmek üzere davalıya █████/2020 tarihli kargo teslim fişi ile bilgisayar donanım malzemelerinin teslim edildiği, davalı tarafından dava konusu emtianın adreste alıcısına teslim edilmek yerine kargo şubesine gelen açık kimlik bilgileri bilinmeyen bir şahsa teslim edildiği, teslim edilen şahsın kimlik belgesinin alınmadığı ve teslim - tesellüm tutanağının imzalatılmadığı, teslime ilişkin onay kodu gönderildiğine ilişkin bir bilgi sunulmadığı gibi gönderilmesi halinde onay kodunun sorulmadığı, davalı çalışanları tarafından bu basit kontrollerin dahi yapılmadığı, buna göre taşımaya ilişkin özen yükümlülüğü bulunan davalının zarara ağır kusuru ve pervasızca hareketi ile sebep olduğundan sorumluluk sınırlamalarından faydalanamayacağı ve davacının gerçek zararından sorumlu olduğu, teslim eden ve teslim alan davalı çalışanı tarafından imzalanan █████/2020 tarihli kargo teslim fişi ile taşıma sözleşmesinin taraflar arasında kurulduğunun sabit olduğu, bu sebeple █████/2020 tarihli kargo ücretinin ödenmesine ilişkin faturada gönderen isminin sehven yanlış yazıldığının anlaşıldığı, taşıma sözleşmesi taraflar arasında kurulduğundan ve davacı tarafından gönderilen emtianın alıcısına teslim edilmemesi ve teslim edilmeyen emtianın bedelinin davacıya ödenmemesi sebebiyle davacının zarara uğradığı ve TTK'nın 871/1-son cümlesi uyarınca gönderenin bu zararı talep etme hakkının bulunduğu ve kargo içeriğinin kamera kayıtları ve fatura ile ispatlandığı gözetilerek Mahkemece davacının gerçek zararının hüküm altına alınması gerekirken davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği sebebiyle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Sonuç olarak, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../███████ tarih ve 2024/..... Esas- 2025/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,2-Davanın KABULÜ İLE,Davacı lehine 29.959,92 TL maddi tazminat takdiri ile takdir edilen tazminatın █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
:3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.046,56 TL karar harcından peşin olarak yatırılan 511,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.534,92 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 511,64 TL peşin harç ve 1.169,40 TL önceki istinaf başvuru harcı toplamı 1.761,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 9.090,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 29.959,92 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-680,00,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,8-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,İSTİNAF YÖNÜNDEN
:9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,10-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 837,50 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 2.839,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,11-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.