Anahtar kelimeler: Kalkışlı Uçağına Saz Bileti Bagaj Dönüşü Abisi Hassas Sanatçısı Bilet

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████
TARİHİ
: █████/2025
DAVA
: Maddi ve Manevi Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının .... seyahati dönüşü için 20.10.2023 tarihli ...-İSTANBUL, 06:35 kalkışlı uçağına abisi ... ile birlikte bilet aldığını, Davacının saz sanatçısı olduğundan yanında kendisi adına özel olarak yapılmış olan bağlamayı da getirdiğini, işbu özel bağlama için abisi ... adına özel bagaj bileti satın alarak görevlilere hassas ve kırılabilir eşya bilgisi verdiğini, ancak uçuştan sonra bağlamayı teslim aldığında özel yapım olan ve mesleğini icra ettiği bağlamasının ortadan ikiye ayrılarak kırıldığını ve bagajın büyük hasar aldığını ve bu hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini, işbu hasarın hemen aynı gün 20.10.2023 tarihinde havalimanında hasarlı bagaj formu doldurularak kayıt altına alındığını ve zararın giderilmesi için şirkete gerekli bildirimi yaptığını ancak davalı şirketin cevap yazısında söz konusu hasarın havayolu şirketinin sorumluluğu dışında kaldığından bahisle tazminat ödemesi yapılmayacağının bildirildiğini, Montreal Konvansiyonu uyarınca taşıyıcının kusursuz sorumlu olduğunu davacının tescil ettirdiği bagajın taşıyıcının taşıma sırasındaki kusuru nedeniyle zarara uğradığını zarardan davalının sorumlu olduğunu, davacının sanatçı olması sebebiyle hasara uğrayan eşya ile arasındaki manevi bağın çok kuvvetli olduğunu özel yapım bağlamasının hasar görmesi nedeniyle sebebiyle gerek ruhsal gerek mesleki anlamda çok büyük sıkıntılar çektiğini, moral bozukluğu ve ruhsal çöküntü yaşadığını, davacının yaşadığı elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat talebinin olduğunu, açıklanan nedenlerle 500 TL maddi tazminat,25.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 20.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davacı ilk derece yargılaması sırasında 01.07.2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 20.000,00 TL'ye ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 20.10.2023 tarihinde..... uçuşunu gerçekleştirdiğini yanında getirdiği müzik aletini uçağın bagaj kısmına verildiğini, uçuş sonrası bagajını hasarlı olarak aldığını iddia ettiğini, işbu hasar kapsamında havalimanında başvuru yaptığını ve havalimanı çalışanları tarafından hasarın minör hasar olarak işleme alındığını, meydana geldiği iddia edilen hasar ile ilgili olarak ... numaralı başvurunun açılmış olduğunu, davalı tarafından yapılan kontrollerde müzik aletinin yalnızca kumaş bir kılıfa koyulup teslim edildiğini bu nedenle bağlamada meydana gelen hasarın uçuş sırasında veya daha öncesinde meydana gelip gelmediğinin tespit edilemediğini, davacının alacağı belirleyebilmek için elinde olması gereken belgelere sahip olmazsa ancak karşı taraf tarafından bilgi belge sunulduktan sonra alacak belirlenebilecekse belirsiz alacak davasının açılabileceğini, davacının teslim ettiği müzik aletinin bagaj içerisinde taşınmasının yasak olduğunu, bu eşyaların taşınması durumunda davalının hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmediğini, bu bağlamda '' Bagaj Aksaklıkları: Bagajın içerisinde kırılabilir ve bozulabilir maddeler, elektronik aletler, müzik aletleri, ilaçlar, değerli eşyalar, tehlikeli maddeler bulundurulamaz. Bu tür eşyaların kaybından ve zarar görmesinden taşıyıcı sorumlu tutulamaz'' hükümlerinin müvekkil şirket Genel Kurulları içerisinde davalı dahil tüm yolcuların bilgisine sunulduğunu, bu nedenlerle davalı tarafça taşınan yasak eşyanın hasarının sorumluluğundan davalının sorumlu tutulamayacağını, davalının internet sitesinde yer alan Genel Kurallar bölümünün Kayıtlı Bagaj başlıklı bölümünde: Kayıtlı Bagaj: '' Yolcu biletine kaydedilerek karşılığında bagaj etiketi verilen ve tamamen taşıyıcının sorumluluğu altına girmiş olan bagajdır Yolcu bagajının muhteviyatı giyim eşyasından oluşur. Değerli evrak, para, ziynet eşyası elektronik alet, akıcı ve patlayıcı eşyalar bagaj içinde taşınmamalıdır. Taşınması durumunda ... Havayolları herhangi bir sorumluluk taşımamaktadır.'' ibarelerinin davacı dahil tüm yolcuların bilgisine sunulduğunu ve bu nedenle davalının bagaj hasarından sorumlu olmadığını, yolcu bagajının muhteviyatının giyim eşyası olmasının gerektiğini ve bunların dışındaki eşyaların davalının sorumluluğunda olmadığını, davalının üyesi olduğu .....'nın taşımaya ilişkin kurallarının 9.1 maddesinde bagaj olarak kabul edilmeyecek eşyaların sayıldığını ve 9.1.1.4. '' Kilo, büyüklük veya kırılgan ya da bozulabilir olması gibi, niteliği nedeniyle taşıyıcı tarafından taşınaya elverişli olmayan eşyalar'' bagaj içerisinde taşınamayacağının hüküm altına alındığını bu nedenlerle davalının yasak nitelikte olan eşyayı taşımaktan sorumlu olmayacağını, Montreal Konvansiyonu hükümleri gereğince bagaja iyi paketlenmemiş olarak teslim edilmiş eşyalardan havayolu şirketinin sorumlu olmadığını, davacının teslim ettiği müzik aletinin paketlemesini iyi yapmadığını, kırılma tehlikesi olan eşyaların yolcular tarafından teslim edilirken maksimum korunma sağlanarak teslim edilmesi gerektiğini, davacının müzik aletini kılıfından da anlaşılacağı üzere sadece bir kılıfa koyarak bagaja teslim ettiğini ve bu nedenle üstüne düşen özen sorumluluğunu yerine getirmediğini, davacının kendisi için bu derecede önemli müzik aletini bagaja teslim ederek ihmali davranışta bulunduğunu ve yaşamış olduğu probleme kendisinin sebebiyet verdiğini, teslim edilen müzik aletinin bagaja verilmeden önce kırık olmasının mümkün olduğunu bu nedenle bu hususun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, manevi tazminatın 6098 sayılı Borçlar Kanunun'da haksız fiile dayanan borçlar başlığı altında düzenlendiği ve kusura dayanan sorumluluk hallerinden biri olduğunu, kişilik hakları zedelenen kişinin zararının giderimi maksadıyla hakime belirleyeceği bir miktarda manevi tazminata hükmetme konusunda takdir yetkisi tanındığını, TBK m.58 uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi için aranacak şartlar ve tazminatın miktarı konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte kanundaki bu boşluğun Yargıtay ve doktrin görüşleri ile şekilendiğini, davacının iddialarının soyut olduğunu, davalı tarafından kişilik haklarına saldırı söz konusu olmadığını, manevi tazminat talebinde zenginleşme amacı güdülmeyeceğinden bu nedenlerle davacının manevi tazminat talebinin haksız olduğunu cevap dilekçesinde ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararında;''Davalı yanca taşımaya konu olan müzik aleti bağlama için yasak eşya statüsünde olduğu ve bagajda taşınmaya uygun olmadığını savunmuş ve bilirkişi kök raporunda da bu duruma değinilmiş ise de benzer olaya ilişkin yüksek mahkeme kararında da gitar için dosyanın davalısı tarafından aynı yönde savunma yapılmış, konu ilişkin olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı ilamında "...Dosya kapsamında ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda ayrı bagaj kuponu olan gitar emtiasının kontrol edilmiş bagaj niteliğinde kabulünün gerektiği, ...Dosya içerisindeki mevcut belge ve somut olayın kendi özgü özellikleri değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince alının bilirkişi raporundan uzaklaşılmasını gerektirir bir durum görülmemekle bilirkişi raporunda TBK'nın 50/2. maddesine uygun değerlendirme yapıldarak hesaplanmış olduğu anlaşılmıştır. ..." şeklinde belirtilmiştir. Somut olayda davacının, havayolu şirketine bagaj için daha yüksek bir değer belirtmediği anlaşılmakta ise de ilave taşıma ücreti ödediği görülmektedir. Ayrı ücretlendirme ve bagaj kuponu olan gitar emtiasının kontrol edilmiş bagaj niteliğinde kabulünün gerektiği sonucuna varılarak davalı yanın savunmaları yerinde görülmemiştir. Bu açıklamalar gözetildiğinde bilirkişi raporundan uzaklaşılarak davalının sorumluluğunun bulunduğu, davalının sorumluluğu, davacı gerçek zararını kanıtlamak kaydıyla, bu düzenlemedeki üst sınıra tabi olduğu anlaşılmıştır. Manevi tazminat bakımından Yüksek Mahkeme kararına bakıldığında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında " Davacı vekilinin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin temyiz istemlerine gelince, Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesi uyarınca havayolu taşıyıcısının sorumluluğunu sınırlandıran hükümler sadece maddi tazminat istemlere ilişkin olduğundan, manevi tazminata dair istemlerin sınırlı sorumluluk miktarı gözetilerek reddine karar verilmesi doğru değildir. Ancak, her bagaj kaybı manevi tazminatı gerektirmeyip, davacının kaybolan eşyasının manevi zararına sebebiyet verip vermeyeceği değerlendirilmelidir. Ez cümle, davacının eşyasının kaybolmasıyla birlikte 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesindeki koşulların (818 s. BK’nın 49.md.) oluşup oluşmadığı incelenip değerlendirilerek, sonucuna göre manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, doğrudan manevi tazminat isteminin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir." şeklinde açıklanmıştır. Dosya içerisindeki mevcut belge ve somut olayın kendi özgü özellikleri değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunda tespit edilen 20.000 TL hesaplamanın davacının zararını oluşturduğunu, Montreal Konvansiyonu'nun 22/2. Maddesi uyarınca davalının tazminat sorumluluğunun üst sınırı 1288 SDR olup hüküm tarihi itibariyle bu sınır, davacının talep edebileceği gerçek zararının üstünde olduğu, davacının gerçek zararı 20.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, manevi tazminat bakımından davacının müzisyen olarak etkinliğe katıldığı anlaşılmakla, bağlamanın niteliği ve kullanım amacı dikkate alınarak 6098 sayılı TBK m. 58 gereğince manevi tazminat koşullarının oluştuğu, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabülüne karar verildiği "gerekçesi ile,
''1-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, 20.000,000 TL maddi tazminatın 20.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 15.000,000 TL manevi tazminatın 20.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,.." karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının uçağın bagajına vermiş olduğu müzik aletinin taşınması yasak eşyalardan olduğunu, bu tür eşyanın hasara uğraması halinde kusurun davalıya atfedilemeyecek olmasına karşın yerel mahkemenin bagaj ücreti ödendiğinden yola çıkarak bu konudaki savunmanın haklı bulunmadığını, bu karara nasıl varıldığının net bir şekilde ifade edilmediği gibi bu durumun yok sayılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bagajın içeriğinin davalı tarafından giyim eşyası olarak kabul edildiğini, bagajın içeriğinin denetlenmesinden ve kontrolünden davalının sorumlu olmadığını, davacının ödediği ek bedel mevcutsa bile bu bedelin ilgili müzik aletinin taşıması için tahsil edilmediğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadan karar verdiğini davalının IATA'nın taşımaya ilişkin kurallarının 9.1.1.4. Maddesi gereğince bagaj olarak teslim ettiği eşyanın taşınamayacağının hüküm altına alındığını, yolcuya bildirilen bu kurala rağmen yolcunun şahsen inisiyatif alarak yasaklı eşya taşımasından davalının sorumlu olmayacağını, müzik aleti taşınmasının yasaklı eşya olduğunun bilirkişi raporu ve ek raporuyla da tespit edildiğini ancak yerel mahkemenin bu kök ve ek rapordan hukuka aykırı olarak uzaklaştığını, Montreal Konvansiyon hükümleri gereğince bagaja niteliğine uygun şekilde paketlenmiş olarak teslim edilen eşyalardan hava yolu şirketinin sorumlu olduğunu, davacının eşyayı ne şekilde paketleyerek teslim ettiğine yönelik itirazlarının değerlendirmeye dahi alınmadığını, eşyanın paketlemesinin doğru bir şekilde yapılmadığını yalnızca kılıfa konularak bagaj içerisine yerleştirildiğini bu nedenle bu emtianın uğradığı zarardan davalının sorumlu olmadığını, davalının kusurlu olmadığı ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; uluslararası hava yolu taşıması sırasında davacıya ait bagajın hasar görmesi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat talepli davanın kabulüne, manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 32920 (Mükerrer) Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak █████/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın değişitirilen Ek Madde 1/2 maddesinde "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” hükmü düzenlenmiş olup, söz konusu Kanun hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararın miktar itibariyle istinaf kanun yoluna tabi olup olmadığı hususu davanın açıldığı tarihteki miktar ve değer dikkate alınmak suretiyle belirlenecektir.
6100 sayılı HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmüne konu davanın açıldığı 2024 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 28.250,00-TL olmuştur. Maddi tazminat talepli davanın değeri 20.000,00-TL olup ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının maddi tazminat talebine ilişkin verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 1999 tarihli Montreal Protokolünün 17/2. maddesi uyarınca taşıyıcı kontrol edilmiş bagajın tahrip olması ya da kaybolması ya da bagaja zarar gelmesi durumunda uğranmış hasara karşı sadece, bagajın tahrip olmasına ya da kaybolmasına ya da bagaja zarar gelmesine neden olan olayın hava aracı içinde ya da kontrol edilmiş bagajın taşıyıcının sorumluluğu altında bulunduğu bir esnada meydana gelmiş olması halinde sorumludur. Fakat eğer hasar bagajın kendi içinde bulunan kusurdan, bagajın kalite ve kötülüğünden kaynaklanıyorsa taşıyıcı bu kapsamda sorumlu değildir. Kişisel eşyalar dahil olmak üzere, kontrol edilmemiş bagajların olduğu durumlarda, eğer hasar taşıyıcının, ya da bir çalışanının ya da acentesinin bir kusuruna bağlı olarak meydana gelmişse, taşıyıcı sorumludur.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından bagajda taşınması yasak olduğu davalının genel kurallarında belirtilen ve kırılabilir nitelikte olan müzik aleti sadece bez bir kılıf içerisinde bagaja konulmuş ise de, söz konusu bagaj davalı tarafından kontrol edilerek kendi koyduğu kurallara aykırı olarak kabul edilmiş olup, bundan sonra artık bagajın uğradığı zarardan sorumludur. Müzisyen olan davacı için dava konusu müzik aletinin önemi gözetildiğinde duyduğu üzüntü ve sıkıntı sebebiyle davacı lehine manevi tazminat takdirine karar verilmesi yerinde olup, takdir edilen manevi tazminat miktarı da hakkaniyete uygun olduğundan davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davalının maddi tazminat talebine ilişkin verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine, manevi tazminat talebine ilişkin verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının maddi tazminat talebine ilişkin verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davalının manevi tazminat talebine ilişkin verilen karara istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 341, 352/1. ve 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!