Anahtar kelimeler: Garına Trenine Garında Lokomotifin Yenice Binmek Hattan Tren Duraklayan İsterken

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...2- ...3-...4- ...5-...6-...VEKİLİ
: Av. ...TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... İşletmesi Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMLERİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacılardan ...’ın █████/2017 tarihinde Yenice Tren Garında Adana istikametinden gelen ve Yenice Tren Garına 3. hattan giriş yaparak aynı hatta duraklayan Tarsus yolcu trenine binmek üzere yaya geçiş yolundan karşıya geçmek isterken aynı anda Tarsus istikametinden gelerek Yenice Tren Garına 1. hattan giriş yapmakta olan lokomotifin çarpması sonucu ağır bir şekilde yaralanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... için 1.000,00 TL maddi (miktar artırımıyla 54.788,97TL) ve 250.000,00 TL manevi; eş ... için 100.000,00 TL, çocuklar ..., ..., ... ve ...için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; meydana gelen olayda davacı ...'ın %90, davalı idarenin %10 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince; taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI
: Davacılar tarafından, olayda davalı idarenin asli kusurlu olduğu, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, olayın davacının kusuru nedeniyle meydana geldiği, hükmedilen tazminat tutarlarının fazla olduğu ileri sürülmektedir.TARAFLARIN_SAVUNMALARI
: Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacıların temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacılardan ..., █████/2017 tarihinde Yenice tren garında yolcu trenine binmek üzere yaya geçidinden karşıya geçmek isterken karşı istikametten gelen lokomotifin çarpması sonucu yaralanmıştır.Davacılar tarafından, meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların giderilmesi istemiyle Adana 7. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yapılan başvurunun davalı idarece cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine, uğradıklarını ileri sürdükleri maddi ve manevi zararların tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.İdare Mahkemesince kazazede davacının sağlık durumunun tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu Adana Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı sağlık raporunda, "Kişinin █████/2017 tarihinde meydana gelen yaralanmasının; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği (Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü) hükümleri esas alındığında kaudirparezi, ekstremitelerde omurilik hasarına bağlı pleji için (A Cetveli X. Liste, Arıza Sıra No 3a'ya göre) arıza ağırlık ölçüsü 65 olup yaş (olay anında 62) ve mesleği (düz işçi kabul edilerek) göre hesaplamalar yapıldığında genel beden gücünden kayıp oranının %100(yüz) olduğu" yönünde tespite yer verilmiştir.İLGİLİ MEVZUAT
:Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir.Müterafik kusur (ortak kusur), zarara uğrayanın; zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım (etki) etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana veya mirasçılarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde ise, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralına; 282. maddesinde; "Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne yer verilmiştir.Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde bulundurulduğunda, özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, İdare Mahkemelerince bilirkişilik kurumuna başvurulması veya mevcut bilirkişi raporunun değerlendirilmesi zorunlu ise de; bilirkişilerce düzenlenen rapora her durumda uyulması zorunluluğu bulunmamaktadır.Diğer bir anlatımla, Mahkemece, raporun yetersiz ya da çelişkili görülmesi üzerine, aynı bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya başka bilirkişilere yeni bir inceleme yaptırılabileceği gibi; teknik bilgiye sahip bilirkişilerce ortaya konulan tespit ve veriler doğrultusunda (bu tespitler esas alınmak ve bu tespitlerle uyumlu olmak kaydıyla) re’sen bir sonuca varılabileceğinin de kabulü gerekmektedir.Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü Ana Statüsü'nün 5.maddesinde "TCDD'nin faaliyet alanları aşağıda gösterilmiştir.(...)c) Demiryolu trafiğini yönetmek,(...) " kuralına yer verilmiştir.Dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan █████/2013 tarih ve 28696 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Demiryolu Hemzemin Geçitlerinde Alınacak Tedbirler ve Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin ğ bendi, "Demiryolu hemzemin geçidi: Karayolu ile demiryolunun aynı seviyede kesiştiği bariyerli veya bariyersiz geçitleri (...) ifade eder" şeklindedir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Olaya ilişkin Mahkemece tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen █████/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda "...makinistin görüş alanına giren kazazedenin hamle yaparak yaya yoluna gireceğini tahmin etse bile, frene basarak lokomotifi durdurması için yeterli zamanın olmadığı ve durma mesafesinin kalmadığının görüldüğü" yönünde tespite yer verilmesinin ardından, "yerleşim merkezlerindeki hemzemin geçitlerde yayaların ve engelli vatandaşların rahatça geçişini sağlamak için geçidin her iki tarafında en az 100 cm genişliğinde yaya yolu yapılacağı, tren hemzemin geçidi belirli bir mesafede yaklaştığında hat üzerinde bulunan bir elektrikli devreye geçirmesiyle evvele bariyer zili çalmaya başlayan müteakiben bariyer motorunun tahrikiyle bariyer kolu otomatik olarak kapanacağı ve tren hemzemini geçtikten sonra bariyer kolu otomatik olarak açılan yaya geçidi olması gerektiği, trenin yaya geçidine yaklaşmakta olduğunu ikaz etmek üzere hemzemin yaya geçidinin iki tarafında ışıkların yanıp sönmeye başlayan ve bu yanıp sönmenin tren yaya hemzenin geçidini terk edinceye kadar devam eden sesli ışıklı uyarı işareti olan, işaretlerle belirlenmesi ve bilgi levhaları bulunması gerektiği, kontrolsüz hemzemin (tren raylarının üzerinden) geçen yaya geçidinde yayaların karşıya geçişini güvenli bir şekilde sağlayan görevlinin (geçit bekçisi) bulunması zorunluluğu olduğu, görevlinin bulunmamış olduğunun tespit edildiği, Yenice tren istasyonunda rayların karşı tarafına geçmek için alt geçit bulunmadığından, Yenice Tren İstasyonu önünde bulunan rayların üzerinden karşıya geçmek için idare tarafından yaya geçidi yapıldığı, yapılmış olan yaya geçidinin raylar arasındaki boşluğun tahta ile döşendiği, tespite konu olan tren yolu üzerinde bulunan yaya yolu geçidinin yukarıda maddeler halinde yazılı olan, olması gereken hususlara uyulmadığı" belirtilerek; "tren yolunu kontrol etmeden karşıya geçerken trenin geçmesini göz önünde bulundurmadığından dolayı dikkatsiz bir yaya olduğu, bu sebeple kazazede yayanın asli kusurlu olduğu, neticeten; 1-61602 sefer sayılı yolcu treni makinisti ...'ın tren kaza esnasında kusur kabil edilebilecek nitelikte Karayolları Trafik Kanununu ihlal edici bir tutum ve davranışta bulunmadığından dolayı kusursuz olduğu, 2.T.C.D.D İşletmesinin görevinde olan kamu hizmetlerini yürütmek amacıyla kurmuş olduğu demir hattı boyunca ve aldığı önlemler yönünden, Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün, Yenice istasyonunda tren rayları üzerinde bulunan yaya geçidinde alınmamış olan iş güvenliği önlemleri yönünden hizmet tali yönden kusurlu olup kusur oranın % 10 (YÜZDE ON) olacağı, 3.Yaya ...'ın kazada asli kusurlu olduğu ve yayanın davranışının 2918 sayılı K.Y.T.K.nun 68. ve K.Y.T. Yönetmeliğinin 138.maddesinde belirtilen maddelerini ihlali niteliğinde olup kusur oranın % 90 (YÜZDE DOKSAN) olduğu" yönünde tespitlere yer verilmiştir.İdare Mahkemesince söz konusu bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalı idarenin olayda %10 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ise de dava dosyasında bulunan görüntü, bilirkişi raporları, diğer tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu kazanın yaşandığı yerin karayolu ile demiryolu trafiğinin kesiştiği bir alanın dışında olduğu, dolayısıyla bir hemzemin geçit olmadığı, olayın gar sahası içinde bulunan davalı idarece tren rayları üzerinde dolgu yapılmak suretiyle oluşturulan yaya geçidinde gerçekleştiği anlaşıldığından, olayın gerçekleştiği yeri hemzemin geçit olarak nitelendirerek, hemzemin geçitte alınması gereken tedbirlerin alınmaması nedeniyle taraflara kusur atfedildiği görülen bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.Bununla birlikte, olayda davalı idarece öncelikle garda bulunan tren hatları arasında yayaların güvenli şekilde geçişlerini sağlamak amacıyla alt geçit veya üst geçit yapılması gerekirken, yapı tekniğine uygun olmayan şekilde tren raylarının tahta kullanılarak doldurulması suretiyle bir bölümünün yaya geçidi haline getirilerek niteliği gereği oldukça tehlikeli olan gar sahasının yaya geçişlerine açıldığı, bu şekilde yapılan yaya geçidinde tren geçişleri esnasında yayaları uyaracak şekilde gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığı; ayrıca görüntülerde yayalar tarafından yoğun şekilde kullanıldığı görülen yaya geçidinin bulunduğu gar sahasında yeterli sayıda güvenlik görevlisinin bulundurulmadığı anlaşıldığından, meydana gelen olayda davalı idarenin sayılan bu nedenlerle hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmaktadır.Öte yandan, tren yolu üzerindeki yaya geçidinden geçerken dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı anlaşılan davacı ...'ın da yaşı ve hayat tecrübesi göz önünde bulundurulduğunda olayda %30 oranında müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince tarafların yeniden belirlenen kusur oranlarına göre hesaplanacak tazminat tutarları dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi kararının davacıların istinaf istemlerinin reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.