Anahtar kelimeler: Değişken Zmss Çarparak Müzakere Seyir Aşye Otomobile Düştüğü Görmesine Euro

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 21/9/2022
NUMARASI
: ████████ (E) - ████████ (K)
DAVANIN KONUSU
: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ
: 22/4/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı dava dışı ...'a ait yönetimindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken, müvekkili davacıya ait yönetimindeki ... plakalı otomobile çarparak hasar görmesine neden olduğunu belirterek, 4.609,80 Euro maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden, temerrüde düştüğü 18/9/2020 gününden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, bilirkişi ücreti olarak ödenen 365,40 Euro'nun 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama gideri olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, hasarın karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 3.300 Euro maddi tazminatın, 18/9/2020 gününden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yürütülecek faizi ile ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalıdan tahsiline, ekspertiz ücretinin gerekçeli kararda yargılama gideri olarak değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı ... vekili dilekçesinde özetle; kazadan sonra kolluk görevlerince düzenlenen kaza tespit tutanağında müvekkilinin aracının sol ön kısmından da hasar aldığının tespit edilmesine karşın hükme esas alınan raporda bu kısımda oluşan hasarın kapsam dışı bırakılmasının doğru olmadığını; dava dilekçesinde de açıklandığı üzere, sol ön kısmındaki hasar da dikkate alındığında aracın ekonomik olarak pert kabul edilip gerçek zararın tahsiline karar verilmesi gerektiğini; hasarlı aracıyla yerleşim yeri olan Almanya'ya dönen müvekkili yönünden hasar tespitinin Almanya rayiç değerler dikkate alınması gerektiğini, aracın pert olmadığını düşünülerek hasar tespiti yapılacaksa Türkiye'de yapılan zorunlu ve geçici onarımının hasar tespitinde dikkate alınması gerektiğini; hükme esas alınan raporda zarar miktarı belirlenirken, kıymet kazanma tenziline gidilmesinin doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmasına karşın olağan yerleşim yeri Türkiye'de olmayan davacının teminat göstermesi gerektiğini; olay günündeki yabancı para üzerinden saptanan zararın Türk parasına çevrilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiğini; Türkiye sınırları içerisinde gerçekleşen kazadan dolayı hasar değeri belirlenirken, Türkiye'deki fiyatların göz önüne alınması gerektiğin; zarar görenin, makul önlemler almak suretiyle kendi davranışıyla kaçınabileceği bir zararın tazminini zarar görenden talep edemeyeceğini, yurt dışında yetkili servisler tarafından hasar gören aracın parçalarının onarımı yerine daha çok orijinaliyle değişimi yapıldığından maliyetin yükseldiğini, davacı tarafın aracını kendisi yaptırmaya diretmeyip müvekkili şirket ile koordineli yaptırmış olasaydı yedek parçaların orijinal tedarik edileceğini ve işçilik ücretlerinin de daha makul olacağını, müvekkili şirkete ihbar etmeden işlemleri sonuçlandıran davacının zararın artmasına neden olduğunu; müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibarıyla benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eş değer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleriyle sınırlı olduğunu; aracın onarımı yapılmış olduğundan eğer KDV ödenmiş ise faturaların dosyaya sunulması gerektiğini, faturalar dosyaya sunulmadan onarım bedelinin KDV'sinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını; henüz sigorta şirketine başvuru yapmadan ekspertiz raporu alan tarafın iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426'ncı maddesinin gerekçesi de göz önüne alındığında ekspertiz raporunun anılan madde kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kazaya karaşan ... plakalı binek arazi aracın maliki olduğu anlaşılan davacının yerleşim yerinin Almanya Federal Cumhuriyeti olduğunun anlaşılması karşısında, davacının zararının Almanya Federal Cumhuriyeti'ndeki onarım bedeli esas alınarak, anılan ülkenin para birimi olan Euro cinsinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiş; davacı tarafından Almanya Federal Cumhuriyetinde ödenen ekspertiz ücretinin yargılama gideri niteliğinde olduğu kabul edilerek karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş; HMK'nin 85/1-b maddesi uyarınca olası yargılama giderini karşılayacak değerde yurt içinde taşınmazı bulunduğu anlaşılan Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki davacıdan davacının teminat alınmamasın yerinde olduğu kabul edilmiş; hükme esas alınan bilirkişiler kurulu raporunda davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedelinin, aracın hasar gördüğü yer, değişen parçalar, Almanya Federal Cumhuriyetinde düzenlenen ekspertiz raporu, trafik kazası tespit tutanağı ve faturalar değerlendirilerek yöntemine uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edildiğinden, davacı ve davalı vekilinin dilekçelerinde ileri sürdükleri bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, kazaya karışan aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... AŞ'nin, kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla, araç başına 41.000 TL hasar tazminatından sorumlu olduğu gözetilmeden, teminat limitini aşabilecek nitelikte maddi tazminattan sorumlu tutularak nihai karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Davacı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine,
II-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin nihai kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre
:
1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davalı ... AŞ'nin 41.000 TL teminat limitiyle sorumlu olması koşuluyla, 3.300 Euro maddi tazminatın, 18/9/2020 gününden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.100,85 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin ödenen 733,68 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.367,17 TL karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13'üncü maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ve yargılama gideri niteliğinde olan 1.320 TL arbuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-İstinaf nedeni olarak ileri sürülmediğinden inceleme dışı kalan ilk derece mahkemesinin vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin hüküm fıkraları yinelenerek;
a-İlk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen,
aa-9.200 TL vekâlet ücretinin, davalı ... AŞ'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'e verilmesine,
bb-9.200 TL vekâlet ücretinin, davacı ...'ten tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalı ... AŞ'ye verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 788,08 TL ilk gider, 87,70 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.875,78 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret durumuna göre ilk derece mahkemesi tarafından hesaplanan 3.714,33 TL yargılama gideri ile 365,40 Euro ekspertiz ücretini davanın kabul ve ret durumu gözetilerek 261,55 Euronun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
5-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
III-İstinaf incelemesi bakımından ;
1-Davalı ... AŞ tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... AŞ tarafından harcanan posta gideri 36 TL, istinaf başvuru harcı 220,70 TL olmak üzere toplam 256,70 TL yargılama giderinin, davacı ...'ten tahsil edilerek, davalı ... AŞ'ye verilmesine,
3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 651,30 TL karar ve ilam harcının davacı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı ... tarafından istinaf başvuru nedeniyle sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/4/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!