Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Düzelterek Bam Yazildiği Başkan Katip İstenmiş Üye Eksiklik Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: █████████ (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO
: ████████ HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: DR.... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
ESAS NO
: ████████ E ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında █████/2011 tarihinde 5 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 11. maddesine göre, davalının yıllık 626 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satın alma taahhüdünde bulunduğunu, bu miktarda ürünün satın alınmaması durumunda da mahrum kalınan kâra karşılık eksik alınan ton başına 75 USD cezai şart ödeneceğini taahhüt ettiğini, davalının müvekkiline vermiş olduğu satış taahhüdünü yerine getirmediğini, sözleşmeyi Samsun 2. Noterliği’nin █████/2015 tarih ve 15899 yevmiye sayılı fesih ihtarnamesiyle süresinden önce fesih ettiğini, sözleşmenin 13/b maddesine göre de "sözleşmenin süresinden önce bayi tarafından feshedilmesi veya sözleşmenin bayinin kusurundan dolayı şirket tarafından feshedilmesi halinde, şirketin diğer talep hakları saklı kalmak kaydıyla bayinin, 50.000 USD cezai şart bedeli ödeyeceği" nin kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeyi fesih etmesi nedeni ile satış taahhüdünü yerine getirme imkânı kalmadığını, Ankara 18. Noterliği'nin █████/2015 tarih ve 19682 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile satış taahhüdünden ve sözleşmenin süresinden önce feshinden kaynaklı cezai şart alacağının ödenmesi için bayinin ihtar edildiğini, davalının taahhüde uymamasından kaynaklı cezai şart olarak şimdilik 10.000 USD cezai şartın, sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faili ile ödemesi, davalının sözleşmeyi süresinden önce fesih etmesinden dolayı 50.000 USD cezai şartın sözleşmesinin feshi tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödendiği en yüksek ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı tarafın davasına temel yaptığı "bayilik sözleşmesinin haksız ve süresinden önce feshedildiği" iddiasının gerçek dışı olduğunu, zira bahse konu bayilik sözleşmesinin davalı müvekkili tarafından davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi gerekçesine bağlı olarak haklı nedenle ve tüm usul kurallarına uyularak fesih edildiğini, davacı tarafa Bafra 3. Noterliği’nin █████/2015 tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini, davacının hibe, kurumsal kimlik iskonto, kar marjı konularını kapsayan █████/2011 tarihli protokol ile yine aynı tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi hükümlerini açıkça ihlal ettiğini, davalı şirketin zarar uğramasına sebebiyet verdiğini, davacı şirketin kusurlu davranışları ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, sözleşme ile taahhüt ettiği hibeyi de iskontoyu da kar marjını da davalı şirkete vermediğini, dolayısı ile sözleşmeyi haklı nedenle feshetmekten başka bir çare kalmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında █████/2011 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ek protokol'ün imzalandığı, sözleşmenin 11. maddesinde davalının 2114,59 ton alım yapması gerekirken toplam 475,81 ton ürün alımı yapabildiği, davalının mal alım taahhüdünün sözleşmenin fesh edildiği tarih olan █████/2015 tarihine kadar sözleşme boyunca gerçekleştirilemediği, bu husus tespit edildikten sonra davacının bu eksik taahhüdün devam ettiği yıllar boyunca herhangi bir itirazının bulunmadığı, sözleşmenin 13-b maddesi gereğince, davacının ek protokolde ve sözleşmede taahhüt ettiği bazı edimleri yerine getirmediği, protokolde belirtilen 105.000,00 TL'lik hibenin ödenmediği hem kart uygulaması, hem ilişkin otomasyon, hemde kurumsal kimlik otomasyonunun kurulup kurulmadığı, davacının sunduğu faturadan anlaşılamadığı, bu durumda davacının protokol gereği edimlerini yerine getirmediği, davalının Samsun 2. Noterliği’nin █████/2015 tarih, 15899 yevmiye nolu ihtarnamesi ile █████/2011 tarihli protokol ve aynı tarihli akaryakıt sözleşmesi hükümlerinin davacı tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle sözleşmeyi fesh etmesinin yerinde olduğu, sözleşmenin 13-b maddesi gereğince davacının 50.000 USD cezai şartı talep etmesinin yerinde olmadığı, davacı yanın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, █████/2015 tarihi itibariyle davacının davalıdan 29.615,30 TL fazla tahsilat yapıldığı, sözleşmenin 11. maddesi gereğince eksik alım sebebiyle cezai şarta ilişkin talebin ise taraflar arasındaki ticari ilişkinin yaklaşık 4 yıl süreyle devam ettiği, davalı tarafından her dönem sözleşmenin devam ettiği süre boyunca eksik ürün alınmasına rağmen, davacı tarafından buna ilişkin herhangi bir itiraz mahrum kalınan mal veya cezai şartın talep edilebileceği, sözleşmenin fesh edileceğine ilişkin bir ihtarname göndermediği mal vermeye devam etmesi karşısında davalı taraftan haklı ve korunmaya değer bir güven oluştuğu davacı şirketin davalı şirkette yarattığı çelişki oluşturacak şekilde üzerine düşen edimleri yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin fesh edilmesi akabinde davaya konu talepleri ileri sürmesinin dürüstlük ilkesine aykırı ve çelişkili davranış yasağını oluşturduğu, hukuken korunamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece süresinden sonra dosya kapsamına delil olarak sunulan ve delil vasfı bulunmayan protokolün hükme esas alınmasının hatalı olduğu, söz konusu protokolün müvekkilinin kayıtlarında yer almadığı ve kabul edilmediği halde mahkemece bu protokolün esas alınmasının doğru olmadığı, ayrıca müvekkili ile sözleşmenin feshedilmesinden çok kısa bir süre içerisinde davalının başka bir firma ile sözleşme imzaladığı, protokolün yerine getirilmediğine dair iddiaların sözleşme süresinde ileri sürülmemesinin çelişkili davranış yasağına aykırı olduğu, protokolün delil olarak kabul edilmesine karar verilmesi halinde ise söz konusu protokolün hükümlerin mahkemece yerine getirilip getirilmediği hususunun etraflıca araştırılmadığı, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiği, mahkemece asgari alım taahhüdüne dair değerlendirmelerin de hatalı olduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshinde davalı yanın haksız olup olmadığı, davacının cezai şart ve asgari alım taahhüdü nedeniyle alacaklı olup olmadığı ve var ise alacağının kapsamı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart ve asgari alım taahhüdünün ihlalinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında █████/2011 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin imzalandığı, davalı tarafından Samsun 2. Noterliği’nin █████/2015 tarih, 15899 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile █████/2011 tarihli protokol ve aynı tarihli akaryakıt sözleşmesi hükümlerinin davacı tarafından ihlal edildiği, ihlalin mağduriyete sebebiyet verildiği, sözde olarak bildirilmesine rağmen oyalanıldığı gerekçesiyle prokotol ve sözleşmenin tek taraflı fesh edildiğinin bildirildiği, davacı tarafından keşide edilen Ankara 18. Noterliği’nin █████/2015 tarih ve 19682 yevmiye nolu ihtarnamesi ile akaryakıt bayilik sözlemesinin 11. maddesi gereğince, her yıl 626 ton beyaz ürün satılmadığı takdirde, ton başına 75 USD cezai şart ödeneceği, toplamda bu taaahhütten kaynaklı 119.050 USD cezai şartın borcun bulunduğu, yine sözleşmenin 13-b maddesi gereğince sözleşmenin süresinden önce bayi tarafından fesh edilmesi veya sözleşmenin bayinin kusurundan dolayı şirket tarafından fesh edilmesi halinde 50.000 USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 12-b maddesi gereğince sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi halinde tüm borçların muaccel olacağı, düzenlendiğinden 75.225,48 TL cari borcunun bulunduğu belirtilerek bu borcun akdin feshi tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte ödenmesinin ihtar edildiği görülmüştür. Davacı tarafından sözleşmenin 11.maddesi gereğince cezai şart nedeniyle 10.000 USD, sözleşmenin 13-b maddesi gereğince fesih nedeniyle 50.000 USD toplam 60.000 USD iş bu davada talep edilmiştir.
Davalı tarafından iş bu davada sözleşme ile aynı tarihli protokolün bulunduğu ve fesih ihbarnamesinde de belirtildiği üzere protokol ile sözleşme kapsamındaki edimlerin davacı yanca yerine getirilmediği gerekçe gösterilerek sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği bildirilerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davacı yanca söz konusu protokolün varlığı inkar edilmiş, davalı vekilinin █████/2017 tarihli dilekçesi ekinde mail çıktısı ile birlikte bir adet protokol örneğinin dosya kapsamına ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle cevap dilekçesinde anılan protokolden bahsedilmesine, protokolün kaldırma sonrasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere gerçek olduğunun tespit edilmesine, protokolün bir kısım maddelerinin davacı yanca yerine getirilmemiş olması nedeniyle davalı yanın haklı feshi nedeniyle davacının 50.000 USD cezai şart alacağına dair isteminin yerinde olmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11. maddesinde satış taahhüdünün belirlendiği, anılan madde kapsamında “…bayinin ay veya yıl bazında taahhüdüne uymadığı tarihin üzerinden uzunca bir zaman geçmiş olması ve şirketin cezai şart talep etmemiş olması taahhüdün eksik kabul edildiği şeklinde yorumlanamayacağı gibi şirket bayiden cezai şart alacağını süreye bağlı olmaksızın her zaman talep etme yetkisine sahiptir.’’ hükmünün kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Bu noktada belirtilmelidir ki her ne sebepten doğarsa doğsun ceza koşulunu talep hakkının ihtirazi kayıt ileri sürülmesine gerek olmaksızın sözleşme ile saklı tutulması veya ihtirazi kayıt aranmayacağı hususunda taahhütte bulunulması durumunda, bir yıllık dönemler sonunda ceza koşulu alacağının yazılı olarak talep edilmemesi zımnen feragat olarak nitelendirilemeyecektir. Aksi durum sözleşme serbestisi ilkesi gereğince tacir olan tarafların bilerek ve isteyerek imzaladığı sözleşmeyi veya sözleşme gereğince bir tarafça verilen taahhütnameyi geçersiz kılmak anlamı taşıyacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.02.2024 tarih ve ███████-560 E., ████████ K.)
Davacının satış taahhüdüne uyulmaması nedeniyle ileri sürdüğü cezai şart talebi, ifaya ekli cezai şart mahiyetinde olup, cezai şartın sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem için, sözleşmenin haklı veya haksız olarak feshedilmesinden bağımsız şekilde, koşulları mevcut ise talep edilebileceği, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında sözleşmenin 11. maddesi gereği davalının 2.114,59 ton alım yapması gerekirken toplam 475.81 ton ürün alımı yapabildiği ve 1.638,78 ton eksik alım gerçekleştirdiği ton başı 75 USD cezai şart öngörüldüğünden toplam 122.908,50 USD tutarında cezai şart hesaplandığı, yapılan hesaplamanın taraflar arasındaki sözleşmeye ve dosya içeriğine uygun olduğu, davacı yanca bu kalem yönünden 10.000 USD talep edildiği anlaşılmış olup, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek bu kalem yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddi yerinde değildir (Yargıtay 11. HD.’ Nin 24.09.2025 tarih █████████ E. █████████ K. sayılı kararı da aynı yöndedir).
Ankara 18. Noterliği’nin █████/2015 tarih19682 yevmiye nolu ihtarnamesi ile asgari alım taahhüdünün ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsilinin davalı yandan talep edildiği, ihtarnamenin █████/2015 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği, böylece davalı yanın █████/2015 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,
2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın HMK 353/1-b-2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
3-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının taahhüdüne aykırılığından kaynaklanan cezai şart alacağı nedeniyle 10.000,00 USD cezai şartın █████/2015 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranları üzerinden işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Süresinden önce sözleşmenin feshinden kaynaklanan cezai şart isteminin reddine,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.881,80 TL harcın peşin alınan 2.822,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 940,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
c-Davacı tarafça sarf edilen 27,70 TL başvurma harcı, 2.822,71 TL peşin harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
ç-Davacının 7.767,00TL (bilirkişi ücreti, posta-davetiye gideri) yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.137,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
d-Davacı vekili kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen A.A.Ü.T. uyarınca 27.548,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davalı vekili kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
5-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 340,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre kabul edilen 56,67 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!