Anahtar kelimeler: Gksden Aleyhlerine Meblağlı Eskişehir Bono Vade Yazildiği Kambiyo Menfi Senedinden

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden ve GKS'den Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından, aleyhlerine █████/2017 düzenleme, █████/2018 vade tarihli, 13.000.000,00-TL meblağlı bono dayanak yapılarak Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyası ile 8.498.068,30-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, takip konusu senedin davacılar ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerine teminat olarak alındığını, davalı tarafın, Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ esas sayılı dosyasında açtığı tasarrufun iptali davasında, ipotek olarak teminata aldıkları ... Tekstil Ltd. Şti.'ne ait gayrimenkulün satılması sonucu senet alacağı ile ilgili olarak 5.000.000,00-TL'nin tahsil edildiğini ve BHC kredi alacağının teminatı olan gayrimenkulün satışı sonucu bu tahsilatın yapıldığını beyan ettiğini, davalı bankanın senet karşılığı para vermediğini, kredi sözleşmesine ve teminat alınan ipoteklere karşılık kredi olarak para verdiğini, takip konusu senedin ödeme aracı olarak davalı bankaya verilmediğini, senedin müşteri senedi olmadığını, kredi sözleşmesinde asıl borçlu ve kefillerle birebir aynı borçluların imzaladığı senet olduğunu, senet düzenleme tarihinde doğmuş bir borç olmadığı gibi belirlenmiş bir vade de olmadığını, vade tarihinin davalı bankaca sonradan yazıldığını, takip konusu bononun, kredi sözleşmesi gereği verilen teminat senedi olduğunu ve bono niteliğinde olmadığından aval hükümlerinin uygulanmasının da mümkün olmadığını, ... Ltd. Şti'ne ait ve ... Ltd. Şti'nin kredi borcuna teminat olarak gösterilmiş olan gayrimenkulun 5.700.000,00-TL'ye satılarak 5.000.000,00-TL’nin ödenmesi ile toplam 16.200.000,00-TL’lik ipotek fekki yapıldığını, 700.000,00-TL’nin de haczi bulunan ... Banka ödenmesini bankanın kabul ettiğini, bu işlemlerin hiçbirinde kefillerin muvafakatının alınmadığını, davalı bankanın, Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ esas sayılı dosyasında 2.180.024,29-TL alacağı kaldığını beyan ettiğini, davalının, alacağının çok üstünde olan tutarda ipoteği var iken kefillerin rızası olmadan bu teminatları elinden çıkararak kefillere zarar vermesi nedeniyle TBK m.592 gereği tüm kefillerin kefaletinin sona erdiğini belirterek Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyasından davalı bankaya, davacı ... Ltd. Şti'nin 6.318.044,01-TL, diğer davacıların, takip miktarı bakımından 8.498.068,30-TL (yani hiç borcu olmadığı) borçlu olmadığının tespitine ve davalının %20’den az olmamak kaydı ile tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın icra takibine konu senedin teminat senedi oluğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu gayrimenkulün satışı sebebiyle 5.000.000,00-TL nin tahsil edilmiş olmasının davaya konu senedin teminat senedi olduğunu göstermediğini, davacı tarafın bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davaya konu senedin "teminat senedi" olduğu iddiasını kabul etmediğini, Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ esas sayılı dosyasında, kısmi dava değeri olarak şimdilik 2.180.024,29-TL alacak için Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü █████████ sayılı takibini başlattıklarını belirttiklerini, davacının iddiası gibi 2.180.024,96-TL alacak kaldığının kabul edilemeyeceğini, yine TBK m. 592 gereği bütün kefillerin kefilliğinin sona erdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kefiller ile avalistlerin sorumluluklarının ayrı olduğunu, takibe konu alacak ile ilgili olarak senet borçlusu ... Tüketim ... Tic. Ltd. Şti'den █████/2019 tarihinde 5.000.000,00-TL tahsil edildiğini, borçluların tahsil harcı ödememek için icra dosyasına henüz bildirmediklerini, bu tutarın BCH kredi alacağının teminatı olan ipotekli taşınmazın satışı neticesinde tahsil edildiğini, kefillerin muvafakatı alınmadığı iddiasının doğru olmadığını, icra takibinin, bonoya dayalı Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla takip olduğundan kefalete ilişkin hükümlerin bono borçluları hakkında uygulanmasının mümkün olmadığını, bonodaki avalistlerin, davalı bankaya karşı sorumluluğu ile kefillerin sorumluluklarının ayrı olduğunu, avalistlerin sorumluluğunun kefalet ilişkisinden ayrı olarak asıl borçlunun borcu sona erene kadar devam ettiğini, bu nedenle bonoda avalist olarak borçlu bulunanların Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü’nün █████████ E. Sayılı dosyasından borcunun devam etmekte olduğunu belirterek haksız davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; kredi sözleşmeleri, icra takibine konu bono sureti, icra dosyası, Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ sayılı dosyası uyap kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava ve takibe konu bono niteliğindeki kambiyo senedine dayalı olarak davalı banka tarafından davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, öncesinde ise davalı ile davacı borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, diğer davacıların bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladıkları, davacı vekilinin iddia ettiği gibi kredi sözleşmesinde veya dava ve takibe konu bono üzerinde söz konusu bononun teminat bonosu olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama ve kayıt bulunmadığı, bu nedenle davacı taraf, ödemelerinin de dikkate alınmasını talep etmiş ise de, söz konusu bononun teminat senedi olduğunun davacılar vekilince usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, ayrıca dava konusu bononun davacı borçlu ... San. Ltd. Şti. dışındaki davacılar tarafından avalist sıfatıyla imzalandığı ve kambiyo hukuku gereğince davacıların avalist konumunda bulundukları, 6102 sayılı TTK 702. maddesinin 2. fıkrası uyarınca da avalist olan davacıların teminat altına aldıkları borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval veren olarak taahhütlerinin geçerli olduğu, bu haliyle davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle; "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi’nin ████████ E.,█████████ K. sayılı kaldırma kararına uymadığını, bilirkişi raporunda, dava tarihi itibari ile bankanın alacağı anapara olarak 3.046.492,29-TL olarak belirlenmiş olup icra takibinde anapara alacağının 8.461.902,36-TL olduğunu, bu nedenle davanın külliyen reddinin mümkün olmadığını, takipten sonra borçlu şirket ... tarafından haricen davalı bankaya 5.000.000,00 TL ödendiğini, bu ödemeyi davalı bankanın cevap dilekçelerinde ve mahkeme müzekkeresine verilen yanıtta kabul ettiğini, bilirkişi tarafından bu ödeme tespit edilerek raporda toplam borç miktarından düşülmüş olmasına rağmen, davalı bankanın, icra dosyasına bu ödemeyi bildirilmeyerek borçtan düşmediğini, bu nedenle mahkemenin bu miktar yönünden de davayı reddetmesinin yanlış olduğunu, bilirkişinin, icra takibi sırasındaki banka alacaklarını hesapladığını, takipte ana paranın 8.046.492,29-TL olarak hesaplanmasına bir itirazları olmadığını ancak bu tutara işletilen faiz ve ferileri kabul etmediklerini, icra takibinde davalı tarafın talep ettiği 8.046.492,29-TL ana para miktarının dava tarihi olan █████/2019 tarihine kadar ulaştığı miktarın da bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, haricen yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini, bu şekilde davalı bankanın fazla talep ettiği miktarın tespit edilebileceğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, icra takibinden sonra açılan kambiyo senedine dayalı takip yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın █████/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.
Davacı yan, davalı banka tarafından, Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı kambiyo takibiyle 8.498.068,30-TL toplam alacak üzerinden borçlu olduklarından bahisle aleyhlerine takip başlatılmış ise de; takip dayanağı █████/2017 düzenleme tarihli, █████/2018 vadeli, 13.000.000,00 TL bedelli bononun, kambiyo senedi vasfında olmayıp teminat senedi niteliğinde olduğunu, asıl borçlu şirketin davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle bankaya ipotek verildiğini, ayrıca söz konusu senedin de teminat senedi olarak borçlu ve tüm kefillerden alındığı, öncelikle senedin teminat senedi olması nedeniyle takipte borçlu olmadıklarını, yine ipoteklerin bankaca ucuza satışı sonucu kefiller zarara uğratılmakla TBK 592 hükmü uyarınca kefaletlerinin sona ermiş olduğunu, yine bankaca asıl borçlu ... şirketinden haricen tahsil edilen ve bankanın da kabulünde olan 5.000.000,00 TL'nin takip dosyasına bildirilmediği, krediler nedeniyle verilen ipotekler ile ilgili Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ esas sırasında görülen davada, davalı bankanın, davacı sıfatıyla 2.180.024,29-TL alacağı kaldığını beyan etmesi gözetildiğinde takipteki tutar kadar da borçlu olmadıkları iddiasıyla eldeki davayı açmış, Davalı banka ise, iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini bildirmiş, Mahkemece, davacıların, senedin ön yüzünde yer alan imzaları nedeniyle avalist olup borçtan sorumlu oldukları, senedin, asıl borçlu şirket ile banka arasındaki GKS' den kaynaklandığı, teminat senedi olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacıların davasının reddine yönelik karar verilmiş ise de;
Yargıtay 11 Hukuk Dairesi emsal kararları ve uygulamalarında belirtildiği üzere, kredi borcunun ödenmesini teminen/ yerine alındığı, davalı vekilinin beyanı ile bilirkişi raporu kapsamında belirtilen banka kayıtlarından anlaşılan bononun avalisti olan davacılar, bankanın GKS kapsamında ki alacaklarından sorumludur. Davacı avalistlerin savunması şekle aykırılık savına dayanmayıp ödemelerin borçtan mahsubuna yönelik olduğundan ilk derece mahkemesinin bu hususa ilişkin açıklamaları somut dosya kapsamına uygun bulunmamıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda, dava konusu edilen ve icra takibine konu senedin teminat senedi olmayıp munzam teminat olarak alındığı ifade edilmekle ve davalı vekilinin cevap dilekçesi kapsamında davacı avalistin, asıl borçlunun borcu devam ettiği sürece sorumlu olduğu kabul edilmekle birlikte senetten kaynaklanan alacağa ilişkin olarak başlatılan Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı kambiyo takibiyle 8.498.068,30-TL toplam alacağın tahsili talep edildiğine, takipten sonra ve davadan önce olmak üzere asıl borçlu şirket tarafından, █████/2018 tarihinde 5.000.000,00 TL ve █████/2018 tarihinde 275.000,00 TL tutarında haricen davalı/ alacaklı bankaya ödeme yapıldığı ve bunun takip dosyasına bildirilmediği hususunda taraflar arasında da bir ihtilaf bulunmadığının anlaşılmasına göre, öncelikle davacıların kabulünde bulunan takipteki asıl alacak miktarı gözetilerek takip tarihi (█████/2018) itibariyle, davacılardan talep edilebilecek işlemiş faiz ve ferilerinin tespitiyle takipten sonra yapıldığı ve takip dosyasına bildirilmediği anlaşılan tüm ödemelerin, yine varsa takip dosyasına bildirilen davadan önceki tahsilatların tespitiyle TBK 100 madde hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle usulünce mahsubu yapılarak davacıların, davalı bankaya karşı takip nedeniyle sorumluluklarının kapsam ve miktarının dava tarihi (█████/2019) itibariyle takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı yetersiz, denetime elverişli bulunmayan bilirkişi rapor ve ek raporu esas alınmak suretiyle ve somut dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle mahkemece, davanın reddine yönelik verilen kararında Dairemizce isabet görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, davacıların, takipten sonra davadan önce asıl borçlu tarafından yapıldığı belirtilen ödemeleri de değerlendirilerek başka bir bankacı bilirkişiden dava konusu takibe dayanak bono nedeniyle ( takip tarihi itibariyle hesap kat ihtarı bulunmaması da gözetilerek) davacıların dava tarihi itibariyle borçlu oldukları bir tutar bulunup bulunmadığı hususunda ve davacıların istinaf dilekçesindeki itirazları da değerlendirilmek suretiyle yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli niteliğe sahip deliller toplanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Belirtilen bu eksiklik iki dereceli yargılama hakkına ilişkin olup Dairemizce de bir karar verilmesi mümkün olmamıştır.
Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte olan delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacılar tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,
5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!