Anahtar kelimeler: Tesadüfen Öğrendiğini Payının Ortağı Anadolu Ana Şirketteki Usule Birleşen İken

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Şirket Ortaklığının TespitiDAVA TARİHİ
: █████/2020Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin████████ Esas Sayılı Dosyası;DAVA
: Şirket Ortaklığının TespitiDAVA TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı mirasçı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken şirketteki payının şirket dışından ...'a devredildiğini ve ortaklıktan çıkarıldığını tesadüfen öğrendiğini, ana sözleşmeye, kanuna ve usule aykırı bu işlemin mutlak butlanla batıl olduğunu, davalı şirket hakkındaki iflâs kararının kaldırılması ve mülkiyeti şirkete ait ... Oteli'nin yeniden faaliyete geçirilmesi konusunda dava dışı ... ile 12-06-2002, 30-08-2002 ve 06-01-2003 tarihli protokollerin düzenlendiğini, imzalanan sözleşme uyarınca şirketin bir kısım hisselerinin ...'e devredildiğini, müvekkili ile davalı şirket yetkilisi ... arasında yaklaşık 17 senedir hisse devrine ilişkin davanın devam ettiğini, Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde müvekkilinin payının devredildiğinin öğrenildiğini, şirketin 2017 yılına ait olağan genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde hisse devrinin pay defterine işlenmesi talebi üzerinde müvekkilinin hissesinin ... adına 2012 tasdik tarihli pay defterine kayıt edildiğinin, hamiline yazılı hisselerin fiziki olarak ...'in elinde bulunduğunun görüldüğü şeklinde ifadelere yer verildiğini, █████/2018 tarihli genel kurul toplantısında bu beyanın dayanağının ne olduğunun anlaşılamadığını, İstanbul 24. Noterliği'nin █████/2006 tarihli ... no'lu hisse devir senedine göre müvekkilinin davalı şirkette mevcut 420.000-TL hissesinin 300.000-TL kısmını ...'a devrettiğini ve daha sonra devir işleminin gerçekleşmesi için talepte bulunduğunu, bunun üzerine davalı şirketin İstanbul CBS'ye ... ve ... aleyhine suç duyurusunda bulunup hisse devir sözleşmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek şikayetçi olduğunu, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasında müvekkili ve ...'ın beraatine karar verildiğini, ... tarafından da hisse devri karşılığından ödendiği iddia edilen bedelin iadesi için müvekkili aleyhine dava açıldığını, İstanbul 13. ATM'nin ███████ Esas sayılı dosyası ile davanın reddine karar verildiğini, hisse devir işlemi şirket ana sözleşmesine uygun olarak yapılmadığından mutlak butlanla geçersiz olduğunu, hisse devir işleminin pay defterine işlenmesine dair bir yönetim kurulu kararının ve genel kurul kararının bulunmadığını, davalı şirketin bu hususu sadece beyan olarak pay defterine işlediğini, ...'ın müvekkilinden aldığı hisselerin pay defterine işlenmesini 2006 yılında talep etmesine rağmen davalı şirketin bu talebi yerinde görmediğini, aradan geçen 12 yıl sonra hisse devrinin şirket kayıtlarına işlendiği iddiasının iyi niyetten uzak olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ortak sıfatıyla açtığı davalara engel olmaya çalıştığını belirterek davalı şirketin █████/2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait genel kurul toplantısında belirtilen müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılma işleminin iptaline, müvekkilinin ortaklığının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; davacının kendisine ait olan ve olmayan hisseleri 1.050.000-USD bedelli sözleşmeyle sattığını, bu tutarın karşılığı olan 950.000-Euro'yu tahsil ettikten sonra İstanbul 24. Noterliği'nce düzenlenen ... yevmiye numaralı sözleşmeyle hisseleri devrettiğini, davacının noter kanalıyla ve kendi özgür iradesiyle hisselerini devretmesine rağmen ortaklıktan çıkarıldığı şeklinde beyanda bulunduğunu, davacının hisselerini █████/2006 tarihinde devrettiğini, süresinde genel kurul iptal davası açmadığını, talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının İstanbul 5. ATM'nin ████████ Esas no üzerinden açtığı davada zamanaşımı nedeniyle şirket aleyhine dava açma hakkı olmadığına karar verildiğini, Yargıtay 11. HD'nin ██████████ nolu ilamıyla kararın onandığını, akabinde davacının İstanbul 10. ATM'nin ████████ Esas numarayla açtığı davada Mahkemenin davacının hisselerinin tamamını ...'a sattığından dava açma hakkı olmadığına karar verdiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████ nolu ilamıyla kararın onandığını, bütün bunlara rağmen davacının hala müvekkilini kötü niyetli olarak nitelendirdiğini, davacının iptal edilmiş Ticaret Sicil Gazetelerini göstererek kendisine ait olmayan hisseleri üçüncü kişiye devrederek suç işlediğini, şirkette ortak ve taraf olmayan davacının parasını alarak hissesini devrettiği halde işlemin ana sözleşmeye uygun yapılmadığını iddia etmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVA
: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketteki paylarının usulsüz bir şekilde ...'a devri nedeniyle şirket ortaklığından çıkarılması işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile açtığı davada 29.04.2021 tarihli duruşmada ...'a dava açıp iş bu dava ile birleştirilmek üzere süre verilmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığını belirterek davalı şirketin 03.05.2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait Genel Kurul toplantısında belirtilen müvekkilin şirket ortaklığından çıkarılma işleminin iptali ile ortaklığının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... vekili; davacı ile müvekkili arasında █████/2006 ve “Protokoldür” başlıklı bir sözleşme imzalandığını, protokol kapsamında davalı şirketin hisselerinin ilk etapta %15 kısmını devretme taahhüdü karşılığında davacının müvekkilinden 1.228.500-USD karşılığı 975.000-Euro tahsil ettiğini, davacının müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiği hisseleri yıllarca şirketin diğer hissedarları ile arasındaki husumetleri gerekçe göstererek devretmediğini, müvekkilinin gönderdiği 17.02.2016 tarihli ihtarname ile davacıya protokolden doğan taahhütlerini 7 gün içinde ifa etmesi, aksi takdirde verilen süre sonu itibariyle sözleşmeden dönülmüş sayılacağı ve müvekkili tarafından ödenen 1.228.500-USD’nin faiziyle birlikte davacıdan tahsili için hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalının müvekkiline gönderdiği ihtarname ile Protokolden doğan edimlerini yerine getirmeyeceğini bildirdiğini, bunun üzerinde 1.228.500-USD'nin iadesi için 07.03.2016 tarihinde İstanbul 13. ATM'nin ████████ E. sayılı davasının açıldığını, dosyanın halen derdest olduğunu, gerek protokolde gerekse de hisse devir senedinde şirketin %15'lik hissesinin devrinden bahsedilmesine rağmen hissenin şirketin %0,05'lik kısmına tekabül ettiğini, tarafların %0,05 nispetinde bir hisse devrine yönelik iradelerinin bulunmadığını, müvekkilinin bu zamana kadar hiçbir şirket genel kurul toplantısına davet edilmediği gibi şirketin genel kurul toplantı tutanaklarında ve hazirun cetvellerinde hissedar olarak gösterilmediğini, taraflar arasından hisse devir protokolünün ve noter senedinin 2006 yılında imzalanmış olmasına ve bu protokolden 2016 yılında dönülmüş olmasına rağmen müvekkilinin 2017 yılında hissedar olduğunun iddia edilmesinin dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; şirketin halihazır sermayesinin beheri 25 Krş. kıymetinde 144 000.000 adet hisseye ayrılmış olup 36.000.000-TL'ye karşılık geldiği, şirketin bundan önceki sermayesinin 2.000.000-TL olduğu, █████/2004 tarihli yönetim kurulu kararında sermayenin 2.000.000-TL'ye çıkarılması sebebiyle rüçhan haklarını kullanan ve kullanmayan ortakların dökümünün yapıldığı, davacı ...'ın rüçhan hakkını kullanmadığı, dolayısıyla artırımdan sonraki sermayesinin 10.500-TL olduğu, bu karar ile birlikte ortaklar arasındaki 2.000.000-TL sermayenin dağılımı ve ...'ın sermaye payının 10.500-TL olduğunun 20-05-2004 tarihinde tescil edildiği, Şirketin önceki sermayesi tamamı ödenmiş 2.000.000-TL iken, █████/2007 tarihli bilânçosunda kayıtlı 34.000.000-TL sermaye düzeltmesi olumlu farklarının sermayeye ilâvesi ile 36.000.000-TL'ye çıkarıldığı, sermaye artırımının iç kaynaklardan karşılandığı, bunun sonucunda davacının önceki 2.000.000-TL sermayede 10.500-TL hissesine, iç kaynaklardan artırılan 34.000.000- TL sermayeden payına 178.500- TL bedelsiz hisse düştüğü, davalı şirketin 36.000.000-TL sermayesinde toplam 189.000-TL pay sahibi haline geldiği, davacının bu payının 36.000.000-TL sermaye içindeki oranının yüzbinde 525'e (% 000525) tekabül ettiği, davacının davalı şirkette sahip olduğu sermaye miktari yukarıda belirtilen şekildeki gibi olduğu halde █████/2006 tarihli sözleşmede davalı şirkette 420.000-TL sermaye payı olduğunu beyan ederek, bunun 300.000-TL kısmını birleşen davanın davalısı ...'a devrettiği ve bedelini nakden ve tamamen aldığı, hisse devri için davalı şirketin gecikmeli de olsa karar defterindeki █████/2017 tarihli karara göre; “... 'a ait %0,05 oranındaki şirket hisselerinin tüm hukuki hak ve vecibeleri ile üzerindeki hacizlerle birlikte ... adına kayıt altına alınmasına” karar verildiği, ...'in maliki olduğu hisse senetlerinin tutarının 36.000.000-TL sermayeden çıkarıldığında geriye 225.000-TL hisse senedi kaldığı, bunun da 189.000-TL kısmının hisseleri devir alan ...'a ait olduğu, ortada davacı ...'ın iddia ettiği şekilde bir hisse kalmadığı, davacının asıl ve birleşen dava yönünden iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; mahkemenin kararında gerekçe bulunmadığını, raporlara karşı itirazlarının hiç bir şekilde karşılanmadığını, dosyaya sunulan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin şirket ortağı olduğunun açıkça tespit edildiğini, müvekkili hakkındaki takiplerden dolayı hisseye haciz işlemi uygulandığını, davalı şirketin 11 yıldır devri onaylamadığını, ancak sonradan müvekkilinin açtığı davaları bertaraf etmek için █████/2017 tarihli usulsüz işlemi yaptığını, ayrıca davalı şirkette hisselerin hamiline yazılı olup pay senetlerinin devrinin zilyetliğin geçirilmesi ile olacağını, müvekkilinin davalı Hikmet'e zilyetliğin devri yoluyla devrettiği pay bulunmadığını, mahkemenin İstanbul Anadolu 3 ATM'nin ████████ sayılı davayı dikkate almadan karar verdiğini, bahsi geçen davada █████/2018 tarihli genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiğini, müvekkilinin şirket payının ...'a devredildiğini tesadüfen öğrendiğini, diğer taraftan müvekkilinin ...' açtığı davada 49.976,66 adet hissenin müvekkiline tesciline karar verildiğini, bu şekilde müvekkilinin şirket ortağı olduğunun İstanbul 8 ATM'nin ████████ E. Sayılı dosyasında tescil edildiğini, davalı şirket tarafından hissenin devredilemeyeceğinden bahisle müvekkili ile davalı Hikmet hakkında şikayetçi olduğunu, yine davalı Hikmet tarafından müvekkiline açılan İstanbul 13 ATM'nin ███████ E. Sayılı dosyasında hisse devrine karşılık ödendiği belirtilen tutarın ...'a ödenmesine karar verildiğini, hisse devrinin şirket ana sözleşmesine uygun olarak yapılmaması nedeniyle mutlak butlanla geçersiz olduğunu, kaldı ki ...'ın 2006 yılında hisse devrinin pay defterine işlenmesini talep etmesine rağmen davalı şirketin bu talebi yerinde görmeyerek suç duyurusunda bulunduğunu, ...'ın da hisse devri için bir talebinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:Asıl ve birleşen dava, davacının asıl davada davalı şirketteki hisselerinin birleşen dava davalı ...'a devredilmediğinin ve şirkette ortaklık sıfatının devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.Davalı ... Anonim Şirketi █████/2003 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazanmış olup, şirketin halihazır sermayesi; beheri 25 Krş. kıymetinde 144 000.000 adet hisseye ayrılmış olup 36.000.000-TL'dir. Davalı şirket sermayesinin 2.000.000-TL'ye çıkarılmasına ilişkin █████/2004 tarihli sermaye artırımına davacının iştirak etmemesi üzerine 2.000.000-TL sermaye içinde davacının sermaye payı 10.500-TL kalmış, █████/2007 tarihinde şirketin iç kaynaklarından karşılanan sermaye artırımı ile 36.000.000-TL'ye çıkarılan sermaye ile davacı toplam 189.000-TL sermaye payına sahip olmuştur.Davacının █████/2004 tarihli sermaye artırımına iştirak etmediğinden 2.000.000-TL sermayede 10.500-TL payı olduğu halde █████/2006 tarihli hisse devir sözleşmesi ile sermaye artırımına iştirak etmiş gibi davalı ...'a 300.000-TL pay devri taahhüdünde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin esas sözleşmesinin Ek 9. maddesinde; “Şirket ortakları hisse ve paylarının üçüncü kişilere devri şirket idare kurulunun muvafakatine bağlıdır.” hususu yer almaktadır. Davacı da bu maddeye dayanarak; “hisse devir işleminin pay defterine işlenmesine dair bir yönetim kurulu kararı alınmadığını, devrin şirket ana sözleşmesine uygun olarak yapılmadığı için hisse devir işleminin mutlak butlanla geçersiz olduğunu” iddia etmektedir.Mahkemece, davacının davalı şirkete açtığı genel kurul kararının iptali istemine ilgili açtığı başka davalarda davacının hissesini devretmesi nedeniyle şirkette ortaklık sıfatının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar (İstanbul 10. ATM'nin ████████ E. Sayılı davası) emsal alınarak, hisse devir sözleşmesi nedeniyle 189.000-TL sermayeye tekabül eden hissenin devir alan ...'a ait olduğu, davacının şirkette payı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de iş bu davayı doğrudan ilgilendirdiği halde daha açılan İstanbul 13. ATM'nin ███████ E ████████ K. Sayılı davası değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. İstanbul 13 ATM'nin █████/2016 tarihinde açılan bahsi geçen dava dosyasında ..., ...'a 1.228.500-USD ödemesine rağmen şirketteki 300.000-TL sermayeye tekabül eden hisse devrini yapmadığını, protokolün geçmişe dönük olarak sona erdiğini belirterek ...'a ödediği tutarın iadesini talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince 300.000-TL'nin ...'dan tahsiline dair karar verilmiştir. Hükmün istinafı üzerine İstanbul BAM 43. HD'nin █████/2024 tarihli █████████-1848 sayılı kararıyla 1.228.500-USD olarak davanın kabulüne dair verilen kararın █████/2025 tarihinde onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen kesinleşen karar ile davacı ...'ın birleşen davalı ...'a hisse devrine ilişkin sözleşmelerin geçmişe dönük olarak sona erdiği, hisselerin davacı ...'a aidiyeti kesinleşmiş olup bu durumda davalı şirkette 36.000.000-TL sermayeden ... adına görünen 189.000-TL sermayeye isabet eden payın davacıya ait olduğu anlaşılmakla davacının davalı şirkette bu pay yönünden ortak olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacının istinaf başvurusu haklı görülmüştür. Davacı vekili, müvekkilinin █████/2018 tarihinde şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kararın iptalini de talep etmiş ise de bahsi geçen genel kurul kararında teknik anlamda bir çıkarma söz konusu olmadığı gibi bahsi geçen genel kural kararının iptaline ilişkin davanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı davasında derdest olduğu, davalı ... adına kayıtlı payların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi sonucunda dava ile istenilen amacın hasıl olacağı anlaşılmakla, bu hususta ayrıca bir karar alınmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; aynı konuda İstanbul 13. ATM'nin ███████ E ████████ K. Sayılı davası dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, asıl ve birleşen davanın kabulüne, 36.000.000-TL sermayeden ... adına kayıtlı görünen 189.000-TL sermayeye isabet eden payın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı mirasçı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2024 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Asıl ve birleşen davanın kabulü ile davalı ... AŞ'de toplam 36.000.000-TL sermaye karşılığı hisseden davalı ... adına kayıtlı görünen 189.000-TL sermayeye isabet eden hissenin davacıya ait olduğunun tespitine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Asıl ve birleşen davada alınması gereken 732-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 113,70-TL peşin harcın mahsubuyla kalan 617,30-TL harcın asıl ve birleşen davada davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye ödenmesine,Davacı tarafça ödenen 227,40-TL peşin harçların asıl ve birleşen davada davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafça yapılan tebliğ ve bilirkişi gideri olarak yapılan toplam 6.382,50-TL yargı giderinin asıl ve birleşen davada davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan 855,20-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 535-TL istinaf yargı giderinin asıl ve birleşen davada davalılardan müteselsilen alınarak asıl ve birleşen davada davacı mirasçıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026