Anahtar kelimeler: Gks İpotekli Yazildiği Aktif Menfi Den Konya Şti Husumet İlamda

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: 2022/ 524 Esas 2023/ 181 KararDAVA
: Menfi Tespit ( GKS' den Kaynaklanan İpotekli Takip Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı ile davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVADavacı dava dilekçesinde özetle; davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye kefil olduğunu, davalı banka tarafından Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasıdan dava dışı asıl borçlu şirket ile yine dava dışı ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, bu takipte ...'nın borçlu olarak yer almadığını, davalı banka tarafından aynı kredi sözleşmesinden doğan alacağa istinaden, Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyası üzerinden █████/2015 tarihinde davacı borçlu ... ile dava dışı ... aleyhine, 570.410,49-TL asıl alacak, 499.304,40-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 24.965,22-TL işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere toplam 1.094.680,11-TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, icra takibinin halen derdest olduğunu, davacının borcunun bu takip talebinde yazılan kadar olmadığını, ancak ne kadar olacağının bilirkişi raporu ile belirlenebileceğini belirterek öncelikle kefaletinin geçersizliğinin tespitine, davalı bankaca müvekkili hakkında Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı ve █████████ Esas sayılı dosyaları üzerinden takibe konulan kredi sözleşmesinden dolayı şimdiye kadar yapılan ödemeler dikkate alınarak sorumlu olduğu miktarın tespitine ve Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas ve █████████ Esas sayılı dosyalarının iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili █████/2019 tarihli talep sonucunun açıklanmasına ilişkin dilekçesinde; asıl borçlu ile alacaklı banka arasındaki ilişkileri ve ödemeleri tam olarak bilmediklerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak müvekkilinin sorumlu olduğu miktarın tespiti gerektiğini, bunun içinde icra dosyasındaki müvekkilinin dava tarihi itibariyle sorumluluğunun tespit edilmesi, daha sonra banka kayıtları ve icra dosyasındaki kayıtlar dikkate alınarak yaptırılan hesap sonucu belirlenen gerçek sorumluluğunun icra dosyasından fazla olması halinde davanın reddine, daha az olması halinde ise aradaki farktan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2019 tarihli ikinci beyan dilekçesinde ise, Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı ve Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyalarında kapak hesabının çıkarıldığını, bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle hesap yapılmadığından █████/2015 tarihi itibariyle banka alacağının ne kadar olduğunun taraflarınca hesaplanamayacağını, bu nedenle bilirkişi tarafından takip tarihi olan █████/2015 tarihi ile dava tarihi olan █████/2017 tarihine kadar geçmiş dönem itibariyle faiz ve fer'ileriyle hesaplama yapılması gerektiğini, ara karar gereği talep sonucunun ıslah sayılmamak ve yargılamanın tamamlanmasından sonra bulunacak gerçek dava değerini ve gerekirse davanın tamamının ıslah haklarını saklı kılmak üzere davayı aşağıdaki şekilde somutlaştırdıklarını belirterek 1.094.680,11-TL takipte kesinleşen rakamdan bilirkişinin bulduğu 531.658,64-TL'nin düşülmesi sonucu 563.021,47-TL'den ötürü borçlu olmadıklarının tespitiyle, tüm davadaki ıslah etme hakları saklı tutularak somutlaştırdıkları talep sonucuna göre karar verilmesini istemiştir.CEVAPDavalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği davaya karşı cevap verilmediği anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; Dairemiz kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; "1-davacının Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı takibinden dolayı davalı Banka'ya 500 TL. borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-davacının Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı takibi yönünden davasının KABULÜ ile, Davacı ...'nın Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibine ilişkin olarak asıl alacak 570.410,49 TL., takip öncesi işlemiş faiz 499.304,40 TL. ve faizin BSMV'si 24.965,22 TL olmak üzere toplam 1.094.680,11 TL' lik alacağın, icra takip tarihi olan █████/2015 tarihi itibariyle 500 TL.'lik kısmından dolayı davalı T.C. ... A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine, Davacının feri nitelikteki tazminat talebinin reddine, Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı icra takibinin davacı ... yönünden alacağın 500 TL'lik kısmına ilişkin olarak derhal durdurulmasına" dair karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı istinaf dilekçesinde özetle; işbu dava ile ...'nın, bankanın alacağının dayanağı kredi sözleşmesinin tarafı olmadığını, asıl borçlunun yalnızca imzaladığı kredi sözleşmelerinden dolayı borcunun olabileceğini, imzaladığı kredi sözleşmesinden dolayı oluşan borca mahsuben yapılan ödemelerin belirlenip borcundan düşülmesi gerektiğini, bundan sonra borcunun belirleneceğini ve icra dosyasında kalan kısım için ise borçlu olmadığının tespitini talep ettikleri halde yargılama ile asıl borçlunun borcunun hesabı yapılarak sanki tamamından borçluymuş gibi değerlendirme yapılarak karar verildiğini, dava açıldıktan sonra da borcuna karşılık ödemeler yaptığını ve banka tarafından asıl borcun bittiğinin ve sadece faiz kaldığının kendisine bildirildiğini, bu davayı açmasının en büyük nedenlerinden birisi bankanın kendi iç uygulamasında kredi borcunun ana parasını tek seferde ödenmesi halinde faizin %90'ının silinmesi uygulamasından yararlanmak olduğunu, icra dosyasında borcunun yaklaşık 2 milyon TL civarında iken banka bilgisayar ekranında 800 bin TL ve kapatma ekranında ise son ödemelerden sonra 350 bin TL olarak gözüktüğünü, hangi kredi sözleşmesini hangi miktarda imzaladığını, bu kefalete ilişkin verdiği teminatın (ipoteğin) ne olduğunu, gerek asıl borçlular ve gerekse kendisinden yapılan tahsilatların ne kadarının bu borca karşılık tahsil edildiğinin, kefaletinden kaynaklı borcunun ne kadar olduğunun belirlenmesi ile geri kalan kısım için borçlu olunmadığının tespiti gerektiğini, bu nedenle kefaletine karşı yapılan ilamsız takip ile kefaletini temin eden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibin aynı borç için olduğunu ileri sürmüştür.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; takip tarihi olan █████/2015 tarihi itibariyle 500,00-TL'lik kısmı yönünden bankaya borçlu olmadığının tespitine ilişkin kararın yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacının, her kredi sözleşmesinde müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, bu nedenle ...'ya kefaletinden dolayı esas borçlu ile aynı şartlarda ve aynı miktarda borçtan sorumlu olduğunu, menfi tespit davasının kısmi açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, verilen kesin sürede de bu yönde net bir beyanda bulunulmadığını, davanın takip edilmemiş sayılması gerekirken devamla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava, takipten sonrası kefil tarafından menfi tespit istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;Davacı yan, davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak bu sözleşmeye kefil olduğunu, davalı banka tarafından, borcun ödenmemesi üzerine Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında, dava dışı asıl borçlu şirket ile yine dava dışı ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla hem de aynı kredi sözleşmesinden doğan alacağa istinaden, Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyası üzerinden █████/2015 tarihinde kendisi ile dava dışı ... aleyhine, 570.410,49-TL asıl alacak, 499.304,40-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 24.965,22-TL işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere toplam 1.094.680,11-TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalı alacaklı bankaya borcunun, hakkındaki takip talebinde yazılan kadar olmayıp yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini ileri sürerek söz konusu takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin verilen hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin, █████████ E., ████████ K. Sayılı ilamıyla; " ....Davacı yanca dava dilekçesinde açıkça müvekkili açısından Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas ve █████████ Esas sayılı dosyalarının iptali talep edilmiş olmakla 6100 Sayılı HMK'nın 31.maddesi gereğince her ne kadar ilk derece mahkemesince davacı yana dava dilekçesini açıklama getirilmesi ve talebinin ne olduğunu açıkça belirtmesi yönünde iki kez süre verilmiş ise de, davacı yanca sunulan her iki beyan dilekçesinde de davaya konu takip dosyalarına yapılan ödemeler dikkate alınarak sorumlu olduğu miktarın tespitine yönelik beyanlarda bulunulduğu, davaya konu takip dosyalarının iptalini talep edip etmediği hususunda açıklama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan hükümler karşısında ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş davacı yanca davaya konu takip dosyalarının iptalinin talep edilmesi halinde takip talebinde alacak miktarının 1.094.680,11 TL olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden eksik harcın yatırılması için 492 Sayılı Harçlar Kanunu 30.maddesine uygun olarak davacı vekiline müteakip celseye kadar süre verilip, yatırıldığında yargılamaya devam ederek hüküm kurulması, yatırılmadığı taktirde ise HMK'nun 150.maddesi uyarınca dosyanın eksik peşin harcı yatırılarak yenilenmesine kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmesinden ibarettir. HMK'nın 26.maddesinde taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiş olup 26.maddede Hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, ancak duruma göre talep sonucunun daha azına karar verilebileceği, HMK'nın "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297/2.maddesinde ise, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Öte yandan, yukarıda da izah edildiği üzere davacı yanca, Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas ve █████████ Esas sayılı takip dosyaları yönünden dava açıldığı, her iki dosyanın iptalinin talep edildiği, davacı yanca █████/2019 tarihli celsede Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, bu dosyada müvekkili hakkında takip yapılmadığı belirtilmek suretiyle talep sonucunu daraltarak sadece Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyası yönünden talepte bulunmuş olup davacı yan sözlü beyanı ile talep sonucunu daraltmıştır. HMK'nun 26 maddesi ile HMK'nun "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297/2.maddesi gereğince davacı yanın Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinden bu talep yönünden de Dairemizce denetim yapılamamıştır. " gerekçesine dayalı olarak HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi kapsamında kararın kaldırılmasına, dava dosyasının mahkemesine iadesine yönelik karar verildiği, mahkemece, dava dosyasının işbu esasa kaydı ile yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan bankacı bilirkişinin █████/2019 tarihli raporunda; Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı takip dosyasında, davacı hakkında (da) 570.410,49-TL asıl alacak, 499.304,40-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 24.965,22-TL işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere toplam 1.094.680,11-TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, bu takip tarihi itibariyle davacının, davalı bankaya 567.537,92-TL asıl alacak, 467.093-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 23.355,66-TL işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere toplam 1.057.986,58-TL borçlu olduğu, 1107, 1108, 1109, 1110, 1111, 1112, 1114, 1119 ve 1127 nolu krediler yönünden sonuç kısmında asıl alacak ve faiz ile faizin BSMV'si topluca davacının borçlu olduğu miktar 1.057.986,58 TL. olarak hesap edilmiş ise de; bu hesapların ayrıntılarının değerlendirilmesi sonucu, bir kısım bedellerin takip talebine dayanak teşkil eden banka kayıtlarında bu raporla belirlenen bedele göre daha düşük, bir kısmının ise daha yüksek olarak yer aldığı, talepten fazlaya karar verilemeyeceğinden banka kayıtlarında rapora göre, daha azı ifade eden bedeller esas alınmak ve rapordan daha fazla bedel içeren kayıtlar yönünden ise rapordaki bedeller esas alınmak suretiyle, davacının borçlu olduğu miktar re'sen hesap edilmiş, davacının rapora itiraz etmesi nedeniyle davalı yönünden usuli kazanılmış hak da doğmayacağı anlaşılmış olup buna göre yukarıda yazılı krediler yönünden aynı sırasıyla davacının ; a) Anapara borcu yönünden (191.145,40 + 43.333,36 + 43.333,36 + 183.849,04 + 53.004,77 + 43.650,90 + 8.566,09 + (1119 nolu kredi yönünden : 0 ) + 655 ) toplam : 567.537,92 TL olduğu, b) İşlemiş akdi faiz ile birlikte temerrüt faizi yönünden (152.291,44 + 35.658,41 + 36.192,49 + 172.091,16 + 61.942,04 + 33.773,20 + 1.636,62 + (1119 nolu kredi yönünden : 0) + 337,66 ) toplam: 493.923,02 TL olduğu, ancak, raporun 15. sayfasında takip tarihine kadar tahsil edilen faiz alacağının 69.244,20-TL olduğu belirlendiğinden takip tarihi itibariyle kalan faiz borcunun 424.678,82-TL olduğu, c) İşlemiş faizin BSMV'si yönünden : (7.614,57 + 1.782,92 + 1.809,62 + 8.604,56 + 3.097,10 + 1.688,66 + 81,83 (1119 nolu kredi yönünden : 0) + 16,88) toplam : 24.696,14-TL olduğu, ancak raporun 15. sayfasında takip tarihine kadar tahsil edilen BSMV'nin 3.462,21-TL olduğu hesap edildiğinden takip tarihi itibariyle kalan BSMV borcunun 21.233,93-TL olduğu, davacının anapara, işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere takip tarihi itibariyle kalan toplam borcunun (567.537,92 + 424.678,82 + 21.233,93) 1.013.450,67-TL olduğu, dolayısıyla davacının bu takipten dolayı davalı bankaya (1.094.680,11 - 1.013.450,67=) 81.229,44-TL borçlu olmadığı tespit edilmiş, davacının takip tarihi itibariyle davalı bankaya borçlu olmadığı miktar her ne kadar 81.229,44 TL. ise de; davacı tarafın █████/2023 tarihli son duruşmadaki tavzih beyanlarıyla, bu takipten dolayı şimdilik 500 TL borçlu olmadıklarının tespitini istediklerini bildirmeleri, önceki beyanlarıyla da harç tamamlamalarına rağmen, bunun ıslah olarak kabul edilmemesini, Mahkemenin isteği üzerine harç yatırıldığını beyan etmeleri karşısında, dava değerinin bu takip yönünden (de) 500 TL olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, Dairemiz kaldırma kararı sonrası verilen ikinci kararda; davacı yanın, verilen kesin sürelere rağmen her iki talep yönünden 500,00' er TL olmak üzere 1.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini istediği, başkaca bir açıklama yapmadığı, açıkça takiplerin iptalini talep etmediği, esasen davacının, dava konusu █████████ Esas sayılı takip dosyasında borçlu sıfatının bulunmadığı, bu nedenle Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında davacı, takip borçlusu olmadığından aktif dava ehliyetinin de bulunmadığını, bu talep yönünden davanın aktif husumet ehliyeti yönünden reddi gerektiğini, Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında ise, davacının, davasını kısmi dava olarak açtığı ve bu talebinde hukuki yararı bulunduğu, bilirkişi raporunda davacı borçlunun 81.229,44-TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespit edilerek davacı bunun 500,00 TL'sini talep etmekle işbu takipte davacının, davalıya 500,00 TL yönünden borçlu olmadığına yönelik karar verilmesi gerektiği, kötüniyet tazminatı yönünden yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle ve Dairemiz kaldırma kararına aykırı olacak şekilde karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Her ne kadar mahkemece, usul ve yasaya aykırı olarak Dairemiz kaldırma kararına aykırı şekilde yazılı olduğu üzere karar verildiği anlaşılmakta ise de; Dairemizce yapılan incelemeler sırasında, taraflarca istinaf istemine konu edilen Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında takip konusu alacağın haricen tahsil edilerek takip dosyasının infaz edildiği, buna ilişkin davalı banka vekili Av. ... tarafından █████/2024 tarihli " Haricen Kapama ve Tahsil Belgesidir" başlıklı belge sunularak Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ ve █████████ Esas sayılı takip dosyalarında borçlu ...'nın bankaya hiçbir borcu kalmadığının, haricen tahsil ile tahsil harçlarının ödendiğinin, icra dosyalarının kapatılacağının müdürlüğe bildirildiği UYAP sistemi üzerinden İcra dosyası kapsamında görülmüş, davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.Hal böyle olunca istinaf incelemesine konu edilen Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına dayalı menfi tespit davasında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Dairemizce, yeniden bir karar verilmesi gerekmiş, kural olarak menfi tespit davasında ispat külfeti davalı alacaklıda olmakla birlikte alınan rapor kapsamından dava tarihi itibariyle davacı yanın haksız olduğu kanıtlanamadığından yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti yönünden sorumluluğun davalı yana ait olduğunun kabulü gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasının haricen tahsil ile infaz edilmesi nedeniyle davanın konusuz kalması göz önünde bulundurularak kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;A)1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun, istinaf incelemesine konu edilen Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında alacağın haricen tahsili ile takip dosyasının infaz edilmesi dikkate alınarak KABULÜNE,Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve 2022/ 524 Esas ████████ Karar sayılı kararının, Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyası yönünden HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,B)1-Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına dayalı menfi tespit davasında davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Harçlar Kanunu uyarınca konusuz kalan davada alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile kalan 700,60-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan 31,40-TL başvuru harcı, 31,40-TL peşin harç ile 9.615,00 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 1.300,00- TL bilirkişi ücreti, 279,25-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.579,25-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan ve daha fazla olamayacağından 500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,7-HMK'nın 333. Maddesi gereği artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,C)1-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,3-Davalı tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-