Anahtar kelimeler: Yazildiği Menfi Ankara İlamda Milleti Özetle Kredi Banka Borçlu Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. tarafından Ankara 20. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile borçlu şirket hakkındaki takibin hukuka aykırı olduğunu, davalının rehinle temin edilmiş borca karşılık ipotekleri paraya çevirmeden ilamsız takip yaptığını, ... parsel sayılı taşınmazın 1.800.000,00 TL, ... Parsel, 1 nolu bağımsız bölümün 1.300.000,00 TL ve aynı ada ve parselde 2 nolu bağımsız bölümün 1.300.000,00 TL bedelle 1. derecede banka lehine ipotekli olduğunu, davalının, ilamsız takipten 1 yıl sonra Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ████████ nolu dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başladığını, Ankara 5.İcra Mahkemesine yapılan şikayet üzerine ████████ E., 2020 486 K. Sayılı ilamla; aynı ipotek belgesine dayalı mükerrer takip yapıldığı gerekçesi ile ipotekli takibin iptal edildiğini, dava konusu icra takibinde borç tutarının █████/2019 tarihinde 1.988.266,65-TL, borç tutarlarının toplam ipotek limitlerinin altında olduğunu, KGF kredileri ile ilgili olaraksa yapılandırma teklif edilmeden tazmin sürecine geçilemeyeceğini, borçlu kredi müşterisine yapılandırma imkanı tanınmadan icra takibine geçilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra takibinde uygulanan ve talep edilen %90 faiz oranının fahiş olduğunu, takibe konu borç tutarı kadar borçları bulunmadığını, borç muaccel olmadan takip yapıldığını, asıl borçlu İle davalı arasında █████/2019 tarihinde borç ödeme protokolü yapıldığını, 90 günlük temerrüt süresi beklenmeden ihtar gönderildiğini belirterek Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; banka ile davacı şirket arasında kredi sözleşmeler akdedildiği, kredilerin teminatı olarak bir kısım taşınmazların ipotek edildiğini, kredilerin vadelerinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Beyoğlu 48. Noterliği █████/2019 tarih ve 60537 yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen kredi borcunun ödenmediğini, ilamsız takip yapılması sonucu şirket yetkilisi ve aynı zamanda kefili ...'in dosyaya icra taahhüdünde bulunduğunu, taahhüde rağmen ödeme yapılmayınca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ████████ Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, Ankara 5. İcra Mahkemesi'ne yapılan şikayet üzerine ████████ E., ████████ K. Sayılı ilam ile aynı ipotek belgesine dayalı mükerrer takip yapıldığı gerekçesi ile ipotek takibinin iptal edildiğini, ilamsız takibin iptali için açılan davanın Ankara 5.İcra Mahkemesine ███████ E., ████████ K. Sayılı ilamı ile reddedildiğini, rehnin alacağı karşılamayacağının belirgin olduğu hallerde tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile genel haciz yolu ile takip yapılabileceğini, KGF'ce sağlanan Hazine Desteğine İlişin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar'ın KGF ile Kredi veren arasırıdaki tazmin sürecine ilişkin olduğunu, kredi kullanan açısından takip işlemlerine başlanmasına engel bulunmadığını, alacağın muaccel hale geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Somut olayda davacı bankanın, kredi sözleşmelerinden kaynaklı takip tarihi itibariyle toplam 1.988.519,46-TL alacağı bulunduğu iddiasıyla takip başlattığı, takip talebindeki miktarın üzerinde alacağın rehinle teminat altına alındığı, İİK 45 maddesi gereğince rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmadan haciz yoluyla takip yapılamayacağı ve icra takibinin İİK 45 maddesine aykırı olarak başlatıldığı, bu sebeple ilamsız olarak başlatılan takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle; "davacının davasının kabulü ile, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyasındaki ilamsız takipten dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline" dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, ipotekli takibin mükerrer olması nedeniyle iptaline ilişkin karar verilmiş olduğunu, yapılan ilamsız takibin de verilen işbu karar ile engellenmiş olduğunu, alacağının tahsilinin kötüniyetle engellenmiş olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Alacaklı davalı banka tarafından, Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün █████████ esas sayılı takibinde, davacı borçlu şirket ve dava dışı kefiller aleyhine kredi sözleşmelerinden kaynaklanan 1.822.268,65-TL asıl alacak, 166.250,81-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.988.519,46-TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe karşı davacı şirket tarafından iş bu menfi tespit davasının açıldığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafça rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadan ilamsız takip başlatılmasının İİK 45. Maddesi kapsamında kanuna aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Taraflar arasında kredi sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşmeler kapsamında davalı banka tarafından davacıya kredilerin kullandırıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı banka tarafından hesap kat edilerek borçlulara Beyoğlu 48. Noterliğini █████/2019 tarih 60157 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, söz konusu ihtarnamede kredi borçlarının teminatı olarak davacı şirketin mülkiyetinde bulunan taşınmazların 1.800.000,00 TL, 1.300.000,00 TL, 1.300.000,00 TL miktarla ipotek olarak alındığı ayrıca davacı şirkete ait araç üzerinde 50.000,00 TL tutarlı rehin sözleşmesi bulunduğu hususlarının belirtildiği anlaşılmaktadır. Buna göre takip konusu alacağın üzerindeki miktarla alacağın ipotek ve rehinle teminat altına alındığı tespit edilmiştir.
İİK'nın 45. maddesine göre; rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip yapabilir.
Hal böyle olunca somut olayda; davacının, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan(takip tarihi itibariyle) toplam 1.988.519,46-TL alacağı bulunduğu iddiasıyla takip başlattığı anlaşılmakta ise de; takip talebindeki miktar üzerinde alacağın rehinle teminat altına alındığı, öyle olunca İİK 45 maddesi gereğince rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmadan haciz yoluyla takip yapılamayacağı ancak davalı tarafından ilamsız takipten önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmadığından işbu icra takibinin İİK 45 maddesine aykırı olarak başlatıldığı gerekçesiyle, mahkemece verilen davanın kabulü kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki Dairemizce yapılan incelemeler sırasında, anılan uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarihli ███████-1503 E., K. Sayılı ilamıyla; Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nce bozma sonrası verilen █████/2024 tarihli ███████-134 E., K. Sayılı ilamının onanmasına ilişkin karar verildiği, sözü edilen ilamda bozma sonrası yapılan yargılamada;" Uyuşmazlık; alacağın ipotekle temin edilmesi nedeniyle İİK'nın 45. maddesi gereğince öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğinden bahisle genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinin iptaline karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ (Kapatılan Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün █████████) Esas takip sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş ve incelenmiştir. Mahkememizce verilen ve istinaf incelemesinden esastan ret şeklinde geçen ilamın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 21.11.2023 tarih, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla "...Bu durumda asıl borçlu ... Arıtma Sistemleri ve Çevre Teknolojileri Pazarlama ve San. Tic. A.Ş. aleyhine, öncelikle rehinle temin edildiği anlaşılan alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekirken, İİK'nın 45. maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılması doğru değildir. O halde; ilk derece mahkemesince, asıl borçlu ... Arıtma Sistemleri ve Çevre Teknolojileri Pazarlama ve San. Tic. A.Ş. hakkında başlatılan Ankara 20. İcra Müdürlüğünün █████████ E. Sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takibin iptaline karar verilmesi gerekirken..." denilmek suretiyle bozulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yargılama yapılıp, hüküm tesis edilmiştir. İİK’nın 45. maddesinde; "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir" hükmüne yer verilmiştir. İİK'nın 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla, İİK'nın 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup kefiller hakkında uygulanmaz. Öte yandan, Hukuk Genel Kurulunun 18.04.2001 tarih ve ███████-354 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının anlaşılması ve bunun belirgin olması durumunda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile alacaklının asıl kredi borçlusu hakkında genel haciz yolu ile takip yapmasına bir engel bulunmamaktadır. Somut olayda, alacaklı (şikayet olunan) banka tarafından borçlu (şikayet eden) şirkete kredi kullandırıldığı görülmektedir. Alacaklı (şikayet olunan) bankanın, Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyası ile 13.06.2019 tarihinde kredi sözleşmesinin asıl borçlusu şikayet eden şirket ile bu sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığı, yine alacaklı bankanın 06.03.2020 tarihinde Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı takip dosyası ile asıl borçlu şikayet eden şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı anlaşılmaktadır. Takip dosyalarının incelenmesi neticesinde; genel haciz yoluyla başlatılan takipte toplam alacak miktarının 1.988.519,00 TL olduğu, alacaklı banka lehine kredi borçlusu şikayet eden şirketin bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere toplam 4.400.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, ilamsız takipte ipotekli taşınmazların kıymet takdirinin yapıldığı ancak icra müdürlüğünce satışın düşürüldüğü görülmekle, yukarıda bahsedilen Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere, asıl kredi borçlusu şikayet eden şirket yönünden takibe konu alacağın, rehin tutarı ile karşılanamayacağının belirgin olmadığı hususunun sabit olduğu, bu halde asıl borçlu olan şikayet eden şirket aleyhine, öncelikle rehinle temin edildiği anlaşılan alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekirken, İİK'nın 45. maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği anlaşılmış ve yukarıda yapılan tüm bu açıklamalar nazara alınarak şikayetin kabulüne, Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ (Kapatılan Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün █████████) Esas sayılı takip dosyasında şikayet eden şirket yönünden takibin iptaline dair aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurmak gereği hasıl olmuştur." gerekçeleriyle; "Şikayetin kabulüne, Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ (Kapatılan Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün █████████) Esas sayılı takip dosyasında şikayet eden şirket yönünden takibin iptaline," karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, istinaf incelemesi aşamasında dayanak takibin iptali nedeniyle işbu davanın konusuz kaldığı Dairemizce, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemeler kapsamında tespit edilmiş olup Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ (Kapatılan Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün █████████) Esas sayılı takip dosyasında şikayet eden şirket yönünden takibin iptaline yönelik karar verilerek bu kararın yukarıda incelenen Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ilamıyla onanarak █████/2025 tarihi itibariyle kesinleşmesi nedeniyle; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Dairemizce bir karar verilmesi gerekmiş, davacının, dava tarihinde yukarıda yapılan açıklamalar ile mahkeme kabulü ve Yargıtay ilamı göz önünde bulundurularak haklı olduğunun Dairemizce kabulüyle, davalının yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekmiş ve bu doğrultuda olan mahkeme kabulü yerinde bulunmuştur.
Tüm bu gerekçelerle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında karar verilmesini yer olmadığına yönelik yeniden bir karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun davanın konusu kalmadığından KABULÜNE,
Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca konusuz kalan davada alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 170,78-TL peşin harç ile 33,958,94-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiyesi 33.056,16-TL harcın yatıran davacı tarafa iadesine
3-Davacı tarafça yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 170,78-TL peşin harç ve 732,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 43,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.043,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 198.425,97-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-HMK'nın 333. Maddesi gereği artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
C)1-Davalı tarafından yatırılan 33.958,94 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!