Anahtar kelimeler: Özetledava Vinç Satımdan Bam Kiralama Yazim İzmir Eksiklik Geçildi Karara

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında vinç kiralama sözleşmesi yapıldığı, davacı şirketin bu sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz ifa ettiği ve █████/2019 tarihli 0006370 numaralı KDV dahil 32.818,16 TL' lik faturayı tanzim ettiği, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle İzmir 2. İcra Dairesinin █████████ e sayılı dosyası ile takibe geçildiği beyanıyla borçlunun itirazı ile duran takipte itirazın iptali ile % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ile davacı arasında vinç kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu anlaşmaya ilişkin olarak düzenlenecek faturaların ödeme günü 60 gün sonrası olarak belirlendiğini, davacının dava dilekçesinde, müvekkili şirketin faturayı koşulsuz kabul ettiğini ancak süresi içinde ödemediğini iddia etmiş olup bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalı müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine, 18.03.2019 tarihli 237,97-TL bedelli fazladan gösterilen mesai bedeline ilişkin fiyat farkı faturası düzenlenmiş olmasına karşın davacı alacaklı tarafından bu tutarın icra takibinden önce işleme alınmamış olup mahsup edilmediğini, yine davalı müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine, 17.05.2019 tarihli 3.068,00-TL bedelli fazladan gösterilen mesai bedeline ilişkin fiyat farkı faturası düzenlendiğini ve davacı yanın banka hesabına aynı tarihte, yani icra takibine ilişkin ödeme emri müvekkil şirkete tebliğ edilmeden önce 5.000,00-TL tutarında banka havalesi şeklinde ödeme yapıldığını, davacının davaya dayanak olarak gösterdiği faturaları düzenlerken hem çalışmadığı, hizmet sunmadığı günlerin bedelini talep ettiğini hem de müvekkilince yapılan diğer ödemeleri göz ardı ettiğini belirterek davacının haksız davasının reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE
: "...,Dava; İİK. 67/2 uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır. Dosya içinde İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı takip dosyası getirtilmiş, taraf defterleri üzerinde SMM bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmış, dosya içinde █████/2019 tarihli teklif formu getirtilip incelenmiş ve tarafların itirazları, taraflar arasındaki sözleşme de irdelenmek suretiyle ve sözleşmede 26 iş gününün yazıldığı ve bu şekilde sözleşmenin 26 iş günü sürecek sözleşme olarak kabul edildiği ve aylık olarak yapıldığının kabulünün imkansız olduğu değerlendirilerek tüm dosya içeriği de değerlendirilmek suretiyle 3.068,00 TL tutarındaki faturanın, davalı şirket tarafından, █████/2019 tarih A0006370 nolu faturada fazladan gösterilen mesai ücretine ilişkin fiyat farkı olarak düzenlendiği ancak ilgili faturanın davacı tarafından kabul edilmeyerek davacı şirkete iade edildiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir. Bu durumda, Sayın Mahkemece verilen görev kapsamında uyuşmazlık konusu husus, bu faturanın gerçek bir alacağa dayalı olup olmadığıdır.
Bu faturanın haklı olarak kesilip kesilmediği, sözleşmenin günlük mü yoksa aylık mı olduğu sorununun çözümüne bağlıdır. Çünkü 2.600,00 TL +KDV = 3.068,00 TL tutarlı fatura üzerindeki ihtilaf bu farktan doğmaktadır.
Davalı tarafından verilen beyanda, davacı tarafından gönderilen teklif formunda “26 iş günü” ibaresinin yer almasından hareketle sözleşmenin günlük olarak yapıldığı belirtilmektedir. Davacı tarafından verilen beyanda ise vinç sözleşmesinin aylık olarak, yani pazarlar hariç olmak üzere 26 günlük yapıldığı ifade edilmiştir.
Tarafalar arasındaki sözleşme ilişkisinin davacının █████/2019 tarih, ███████████ numaralı teklif formunun davalı tarafından kabul edilerek kurulduğu görülmektedir. Bu teklif formunun 1 nolu açıklamalar kısmında davalı tarafından da dikkat çekildiği üzere, ".....26 İŞGÜNÜ" yazılıdır. Davalının bu teklif formunu, “ Makinenizin Pazartesi sabah 08:00’de operatörlü olarak ... . şantiyesinde olması koşuluyla teklifinizi onaylıyoruz” şeklindeki beyanı ile kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Bu beyan esas alındığında, 26 işgünü sürecek bir sözleşmenin aylık olarak yapıldığının kabulü imkansız hale gelmektedir. Zira █████/2019 pazartesiden itibaren Pazar günlerinin dikkate alınmadığı bir sözleşme bir ay sürmemekte, █████/2019 günü bitecek bir sözleşmede 26 işgünü bulunmamaktadır. Bu koşullar altında, nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sözleşmenin günlük yapıldığı, 26 işgününü aşan Pazar günleri çalışması için ek ücret alacağı doğduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Davacı tarafından faturanın dayanağına itiraz edilmişse de, tutarına (yanlış hesaplandığı ya da tutarın fazlalığına) ilişkin özel bir itiraz bulunmadığı görülmektedir. Bu fatura her ne kadar takip tarihinden sonra kesilmişse de, içeriği itibari ile daha önce davacı tarafından kesilen fatura tutarının fazlaya ilişkin kısmını oluşturmaktadır. Bu nedenle bir borcun ifası niteliği taşımamakta, takip konusu borç tutarından düşülmesi gerekmektedir. Bu durumda dava tarihi itibari ile davalının borcu 28.804,19 TL olarak hesaplanmaktadır.
Dikkate alınması gereken ikinci husus, davalının takip tarihinden 2 gün sonra █████/2019 tarihinde, davacının banka hesabına 5.000,00 TL EFT yapılmış olmasıdır. Ne var ki, bu ödeme takip tarihinden sonra yapılmış olması karşısında, takibin açılmasına neden olan davalının takip sonrası yaptığı bu ödemenin ilgili icra giderleri ve işleyen faiz hesabı da gözetilerek ilgili müdürlüğünce yapılması gerekeceğinden (YARGITAY 19. Hukuk Dairesi ESAS: ██████████ KARAR: ██████████) mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir," gerekçesi ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının; İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı takip dosyasındaki 28.804,19 TL'ye (5.000,00 TL'lik ödeme takip tarihinden sonra yapılmış olmakla takibin açılmasına neden olan davalının takip sonrası yaptığı bu ödemenin İcra Dairesi tarafından tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde dikkate alınmasına) yönelik itirazın iptali ile; Takibin 28.804,19 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Alacak; yargılama ile belirlendiğinden, likit ve hesaplanabilir olmadığından, şartları oluşmadığından, davacı lehine İİK. 67/2 uyarınca icra inkar tazminat talebinin reddine, Red edilen miktar yönünden kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminat talebinin reddine, "şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi, usul açısından pek çok hata yaptığını, 19.07.2019 tarihinde açmış oldukları ████████ Esas sayısındaki itirazın iptali davası ile ilgili HMK gereği tebligat vs hiç bir işlemi yapmadan doğrudan 30.07.2019 tarihinde görevsizlik kararı verdiğini, bu kararı, dosyada fazlasıyla masraf avansı olmasına rağmen taraflara tebliğ etmediğini, 27.08.2020 tarihinde kararın tebliği talebinde bulununca mahkemenin durumu fark edip, ancak bu tarihte görevsizlik kararını taraflara tebliğ ettiğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ███████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile Sayın İlk Derece Mahkemesinin dava dosyasının asli unsurlarını tamamlamayıp, eksik olarak BAM a göndermesinden ötürü 28.12.2020 tarihinde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin, bu işlemleri nihayet BAM 6. Hukuk Dairesinin kararı ile yaptıktan sonra, dosya tekrar İzmir BAM 6. Hukuk dairesine gönderildiğini ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve 22.03.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı ortadan kaldırılıp, ilk derece mahkemesinin görevli olduğu kararı verilince ilk derece mahkemesinin davaya bakmaya başladığını, davalı yanın cevap dilekçesini süresinden çok sonra 14.09.2021 tarihinde vermiş olup ilk derece mahkemesinin süresinde verilmeyen davalı yan cevap dilekçesini cevap verilmemiş olarak değerlendirmek yerine dikkate alarak, savunmanın genişletilmesine yol açtığını, ilk derece mahkemesinin, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermeksizin itiraz dilekçelerini hiç bir şekilde irdelemeksizin itirazlarının ret edilip, hatalı ve yanlış bir şekilde bazı taleplerinin reddi şeklinde bir hüküm tesis ettiğini, yerel mahkemenin .... kiralama sözleşmesini çok eksik ve hatalı değerlendirdiğini, ilk derece mahkemesinin, ticari defter ve kayıtlar ile faturalara dair değerlendirme ve incelemelerde de çok büyük yanılgı ve hatalara düştüğünü belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
Davacı ile davalı arasında operatörlü vinç kiralama hizmet sözleşmesi akdedilmiştir. Taraflar arasındaki davacı istinafına konu uyuşmazlık KDV dahil 3.068 TL'lik 3 gün iki saat 40 dakikalık fazla çalışma için düzenlenen faturaya ve ve icra inkar tazminatına ilişkindir.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede davacı defterine göre davacının 26.872,19 TL alacağı davalı defterlerine göre 23.804,19 TL borcu bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki husus dışında istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, opetatörlü vinç kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe davalının itirazının iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf faturaya dayalı takibe geçmiştir. Bu durumda alacağın likit hesap edilebilir olduğu kabul edilip icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Tüm bu tespitler doğrultusunda davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,
2-Davacı vekilinin yatırdığı 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu 19,50 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
B- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;
KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının; İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı takip dosyasındaki 28.804,19 TL'ye (5.000,00 TL'lik ödeme takip tarihinden sonra yapılmış olmakla takibin açılmasına neden olan davalının takip sonrası yaptığı bu ödemenin İcra Dairesi tarafından tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde dikkate alınmasına) yönelik itirazın iptali ile;
Takibin 28.804,19 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 5.760,83 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Red edilen miktar yönünden kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
2-Alınması lazım gelen 1.967,61 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 384,28 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.583,33 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 44,40 TL başvurma harcı, 384,28 TL peşin harcın toplamı olan 428,68 TL harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre (%89,70 kabul, %10,30 ret) 1.184,04‬ TL sinin davalıdan, geriye kalan 135,96‬ TL sinin davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
5-Davacının yapmış olduğu 88,00 TL'si posta-tebligat gideri ve 1.800,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.888,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre (%89,70 kabul, %10,30 ret) takdiren 1.693,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan 194,46‬ TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Dava kısmen kabul edildiğinden, kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 28.804,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Dava kısmen reddedildiğinden, reddedilen miktar üzerinden hesaplanmış olan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 3.305‬,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!