Anahtar kelimeler: Siber Proforma Eposta Fındık Mutabakat Aşden Sağlandığını Akabinde Adreslerinden Euro

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Alacak
DAVA TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; müvekkili şirket ile dava dışı ... ...AŞ'den 384.000-Euro karşılığında kg 60.000 kg fındık alımı hususunda mutabakat sağlandığını, anlaşma uyarınca ... ...AŞ tarafından müvekkili şirkete proforma fatura gönderilerek ödemenin ... ...AŞ adına belirtilen hesaba yapılmasının talep edildiği, akabinde müvekkili şirketin siber saldırıya uğradığını, siber saldırı neticesinde ... ...AŞ yetkililerinin e-posta adreslerinden gönderilmişcesine hazırlanan e-posta ve ekindeki sahte fatura aracılığıyla bahse konu ödemenin ... Ltd Şti isimli şirketin davalı bankanın Radar Şubesindeki hesabına yatırılmasının sağlandığını, müvekkili tarafından yapılan araştırmalarda siber saldırı kapsamında taraflarca üzerinde mutabık kalınmış ödeme şeklinin değiştirilmesi için bir e-posta yazışması gerçekleştirildiğini ve sahte fatura düzenlenerek müvekkili şirket tarafından satın alınan 60.000 kg fındık karşılığı olan 384.000-Euro'nun asıl muhatap ... ...AŞ'ye değil, ... isimli şirketin ...Bankası Radar Şubesi'nde bulunarı hesabına yatırılmasının sağlandığını, davalı bankanın yeni kurulmuş bir şirketin yeni açılmış banka hesabının ilk işlemi olan ve yurt dışından transfer edilmiş yüklü miktardaki döviz tutarını doğrudan doğruya nakit olarak teslim ettiğini, bu kapsamda ne para transferinin ... açıklamasını incelediğini, ne de herhangi bir denetim yaptığını, para transferini gerçekleştiren müvekkili ile iştigal konusu nedeniyle ... arasında herhangi bir bağlantı kurulamayacağını, görünürde makul olmayan işbu para transferi işlemi için herhangi bir inceleme ve denetim yapılmamasının davalının ağır kusurunu ortaya koyduğunu, davalının suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin yasal mevzuat kapsamında yapması gereken şüpheli işlem bildirimi ve kimlik tespiti işlemlerini gerçekleştirmediğini, 32 Sayılı Karar uyarınca tanzim edilmesi gereken döviz alım belgesini de düzenlemediğini, davalının sayılı eylemlerinin ve hareketsiz kalmasının bir güven kurumu olan davalı bankanın ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olduğunu, bu nedenle davalı bankanın sebebiyet verdiği tüm zararları karşılaması gerektiğini belirterek 384.000-Euro'nun █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, harca esas değerin belirtilmediği gibi nispi harcın da eksik yatırıldığını, davacı tarafın ağır kusurlu davranışlarıyla iddia edilen zarara sebebiyet verdiğini, davacının, uluslararası faaliyet gösteren bir şirket olup, davaya konu ödeme işleminde üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasının sonuçlarını müvekkili bankaya yüklemeye çalıştığını, dava dışı şirketten mal ithal etmek suretiyle yaptığı dış ticaret işleminde en az güvenli ve en riskli ödeme yöntemi olan peşin ödeme yöntemini tercih ederek aldığı ticari riske müvekkili bankanın katlanmasının beklenemeyeceğini, davacının dürüst davranmadığını, illiyet bağının davacının ağır kusurlu eylemi neticesinde kesilmiş olduğunun açık olduğunu, müvekkili bankanın kendi dikkat ve özen yükümlülüğünü fazlası ile yerine getirdiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davacı ile dava dışı ... ...AŞ arasında fındık teslimi ve bedelinin ödenmesine ilişkin anlaşma yapıldığı, davacının mail adresinin ele geçirildiği, ancak davalı bankanında bunda bir kusurundan bahsedilemeyeceği, ele geçirilen adresten davacıya sahte e-postalar gönderildiği, 28.01.2019 tarihinde sahte ... hesabından gönderilen e-posta ile banka hesabı, alıcı ismi, banka bilgilerinin bir kez daha değiştirildiği, alıcı hesap sahibi olarak gösterilen ... ...Ltd Şti'nin ihracatçı ... ...AŞ ile bir ilgisinin bulunmamasına karşılık davacının 29.01.2019 tarihinde bildirilen ... Bankası-Radar/Yenibosna Şubesindeki ... no'lu hesaba Banka'nın muhabiri ... AG/Frankfurt... aracılığı ile 384.000-Euro transfer ettiği, bu transfer işleminde de davalı bankanın bir kusurundan bahsedilemeyeceği, tamamen davacının kendi dikkatsizliği ve ihmalinden kaynaklandığı, ticari ilişkiye girdiği firma dışında başka bir firma hesabına para gönderme hususunda telefon ile teyit vs işlemler yapmadığı, MT103 mesajı ile gelen ve SWIFT mesajı ile tamamlanan transferin, müşterinin hesabına aktarılmasının olağan bankacılık işlemi olduğu, transferin Bankanın muhabiri tarafından ve uluslararası çalıştığı bilinen bir firma hesabından gönderilen meşru bir kaynağa dayandığı, davalı Banka'nın bu kaynağın meşruluğundan şüphelenmesi için neden bulunmadığı, davacının zararının oluşumunda Banka'ya bir kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; raporda davalının 5549 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğinin ortaya konulduğu halde zararın tazmini noktasında davalıya sorumluluk yüklenmemesinin ya da sınırlı sorumluluk yüklenmesinin çelişkili olduğunu, bankaların bir güven kurumu olması ve haliyle ağırlaştırılmış özen yükümlülüklerinin bulunduğunu, ... mevzuatı uyarınca erteleme talepli şüpheli işlem bildirimi yapılması gereken haller ile dava konusu olayın hatalı bir şekilde değerlendirildiğini, dava dışı şirketin 50.000-TL sermaye ile 07.09.2018 tarihinde odaya kayıt olduğunu, 13.09.2018 tarihinde davalı banka ile sözleşme imzaladığını, bu tarihten itibaren dava konusu olaya kadar hesapta herhangi bir hareket olmadığını, dava konusu 384.000-Euro tutarlı işlemin, hesaptaki ilk işlem olduğunu, bu hususun bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde açıkça tespit edildiğini, bu nedenle meblağ olarak yüksek işlemin bilirkişi tarafından da şüpheli kabul edildiğini, bu durumun davalı bankanın kusurunu ortaya koyduğunu, bahsi geçen şirketin dolandırıcılık için kurulduğunun açık olduğunu, 384.000-Euro tutarındaki bir meblağın ... kodunun 70 nolu açıklama kısmında yer alan “Kavrulmuş Türk Fındığı” açıklamasıyla gelmesi ve ... Tekstil’in bahse konu hesabındaki ilk işlem olmasına rağmen, ... Tekstil yetkilisi ... tarafından ısrarla tek seferde ve nakit olarak çekilmesi talebi karşısında, davalı Banka genel merkezi ve Radar Şubesi tarafından hiçbir sorgulama yapılmadan ve dayanak belge talep edilmeden paranın alıcı kişiye verildiğini, ödemenin dayanağı faturanın dahi istenmediğini, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin ... işlemleri sonucunda hesaplara gelen meblağları da kapsadığını, bir güven kurumu olan banka tarafından müşterisi ile sürekli iş ilişkisi tesisi süresince, müşterinin tanınması politikasına ilişkin olarak gerçek kimlik ve adresinin tespiti, belge ve bilgilerin kendi içinde tutarlılığı, bankayı tercih etme ve hesap açma amacı, müşterinin mesleği, gelir getiren ana iş konusu, işinin prensipleri, müşterinin işlem profili ve kapasitesi, alıcı ve satıcıları, işyeri veya faaliyet yeri hususlarında yeterli bilgi sahibi olunması gerektiğini, bu noktada, 5549 sayılı Kanun’un 19(A) maddesi ve ilgili Yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca dava konusu olayda ... isimli firmanın hesabına gelen paranın suçtan elde edildiğine dair şüphe uyandıran ciddi emareler söz konusu olduğunu, ...’tan şüpheli işleme ilişkin bir cevap gelene kadar, işlemi gerçekleştirmeme imkânı verildiğini, bahsi geçen kanun hükümleri emredici nitelikte olup, bankanın ...'a bildirimde bulunmak zorunda olduğunu, ... Tekstil yetkilisi tarafından havale konusu işleme ilişkin hiçbir gümrük belgesinin sunulmaması, ... mesajında "Turkish roasted hazelnut" açıklamasının yer aldığı, ancak ... Tekstil'in 50.000 TL'lik sermayeli bir tekstil şirketi olduğu, banka hesabındaki ilk işlemin dava konusu olan 384.000-Euro değerindeki işlem olup, bu meblağın tamamının nakit olarak çekilmek istenmesi hususları dikkate alındığında, şirket yetkilisi tarafından dayanağı sunulamayan işlemin şüpheli olduğunu, davalı bankanın ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, kabule göre AAÜT'nin 13/4. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, davacının yanıltılması sonucunda davalı bankanın müşterisine havale ettiği tutarın, müşteriye bankacılık mevzuatı ve teamüllerine aykırı olarak ödendiğinden bahisle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı ile dava dışı ... ...AŞ arasında fındık alımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davacının dava dışı firmadan alacağı 60.000 kg fındık karşılığında 384.000-Euro ödenmesi konusunda anlaştıkları, fındık alımına ilişkin yazışmaların dava dışı şirket yetkilisi ... ...'nin "...@....com.tr" uzantılı e-posta adresi üzerinden yapıldığı ve bu adres üzerinden proforma fatura düzenlendiği, sonrasında ise dava dışı satıcı firmaya ait olmayan .....@....com adresinden gönderilen e-postadaki banka hesap bilgileri ve ekindeki dava dışı ... ...AŞ düzenlemiş gibi hazırlanan sahte proforma fatura doğrultusunda 384.000-Euro'nun dava dışı ... ...Ltd Şti firmasının davalı banka nezdinde bulunan hesabına █████/2019 tarihinde havalesinin yapılmasının sağlandığı, █████/2019 tarihinde hesaptaki paranın ... ...Ltd Şti yetkilisi ... tarafından çekildiği, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyasından ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı verilen cezanın onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, hiç bir ticareti bulunmayan, kurulalı 3,5 ay gibi kısa süre olmuş, 50.000-TL sermayeli, iştigal alanını tekstil olarak bildiren, ticaret merkezi bulunmayıp göstermelik adrese sahip olan, daha önce müvekkili veya tedarikçi ... ...AŞ ile hiç bir ticareti olmayan davalı şirketin hesabına müvekkili tarafından yapılan para gönderme işleminin şüpheli işlem olarak kabul edilmemesi ve gerekli önlemler alınmadan müşteriye ödenmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zararın tazminini talep etmektedir. Bu durumda uyuşmazlık, somut olayda davalı bankanın 5549 S.lı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, Kanun'un 4. Maddesi gereğince şüpheli işlem bildirimi yapması koşullarının oluşup oluşmadığı, özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, alınması gereken tedbirleri almakta ihmal gösterip göstermediği hususundan kaynaklanmaktadır.
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 2/d maddesi kapsamında, bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasası, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler, döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler ile noterler, spor kulüpleri ve Cumhurbaşkanınca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenler “Yükümlü” olarak tanımlanmış, aynı Kanun 4. maddesi gereği şüpheli işlem bildirimlerinin yapılmasından sorumlu tutulmuştur. Kanun’un 4. maddesi ve Kanuna dayanılarak hazırlanan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik'in (“Yönetmelik”) 27. maddesi uyarınca Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu işlemlerin yükümlüler tarafından Başkanlığa bildirilmesi zorunlu tutulmuştur.
Kanunun bir gereği olarak Türk mevzuatı çerçevesinde faaliyette bulunan bankalar, ödeme kuruluşları “... Uyum Politikası” belirlemekte ve bu politika çerçevesinde ... ile iş birliği içerisinde hareket etmektedir. Yükümlülüğe konu şüpheli işlemler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” başlıklı 282. maddesi nazara alınarak “Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkarmak veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla yapıldığı düşünülen işlemler” olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda yasa dışı bahis, kumar, terörün finansmanı gibi suçlar kapsamına girebilecek işlemler, şüpheli işlem olarak sayılabilir.
Bahsi geçen Yönetmeliğin 18. maddesinde; yükümlülerin, karmaşık ve olağandışı büyüklükteki işlemler ile görünürde makul hukuki ve ekonomik amacı bulunmayan işlemlere özel dikkat göstermesi, talep edilen işlemin amacı hakkında yeterli bilgi edinmek için gerekli tedbirleri alması gerektiği düzenlenmiştir. Müşteri durumunun ve işlemlerin izlenmesine ilişkin 19. maddede ise yükümlülere, müşterileri tarafından gerçekleştirilen işlemlerin müşterilerinin mesleği, ticari faaliyetleri, iş geçmişi, mali durumu, risk profili ve fon kaynaklarına dair bilgiler ile uyumlu olup olmadığı hususunda müşterilen izlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması konusunda yükümlülükler getirilmiştir.
Yine Kanunun 19/A maddesine dayanılarak çıkarılan İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmeliğin 4. maddesine göre, şüphenin dışında, şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emare bulunması, işlemin olağandışı nitelikli olması, işlemi yapan kişi ya da kişilerin suçla ilgili olduğunun veya olabileceğinin anlaşılması, işlemin tamamlanmasının terörizmin finansmanı ile ilgili olduğu düşünülen fonlara ya da suçtan elde edilen gelirlere el koymayı engelleyeceğine veya zorlaştıracağına ilişkin tehlikeli bir halin bulunması gibi göstergelere haiz olması hallerinde, yükümlülerin, erteleme talepli olarak şüpheli işlem bildiriminde bulunabilecekleri düzenlenmiştir
Somut olayda; davacı, davalı banka tarafından erteleme talepli şüpheli işlem bildiriminde bulunulmadığı için 384.000-Euro'nun “dolandırıcıya' ödendiğini, bankanın ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü kapsamında zararından sorumlu bulunduğunu ifade etmekte, davalı banka ise, erteleme talepli işlemin şartlarının olayda gerçekleşmediğini, dolayısıyla erteleme talepli şüpheli işlem bildiriminde bulunulmaması sebebiyle bankaya sorumluluk atfedilemeyeceğini ifade etmektedir.
Dava dışı ... ...Ltd Şti tek ortağı ve müdürü ... olarak █████/2018 tarihinde İstanbul TSM'ne tescil ettirilerek kurulmuş olup, şirkete ilişkin adres ve iletişim bilgilerinin davalı banka ile imzalanan █████/2018 tarihli Bankacılık Hizmet Sözleşmesi kapsamında davalı bankaya bildirildiği görülmüştür. Bu bakımından 5549 S.lı Kanun kapsamında müşterinin tanınması kapsamında sahip olması gereken müşteri bilgilerini almıştır. Yine, transfer davalı Banka'nın muhabirinden ve uluslararası bilinen bir firma olduğu değerlendirilerek davacı firmanın hesabından gönderildiğinden transferin kaynağının bilinen ve meşru kaynak olması nedeniyle davalı Bankanın bu kaynağın meşruluğundan şüphelenmesi için bir neden bulunmamaktadır. Bunun dışında davalı bankanın, MT103 mesajı ile yetinmeyerek, ... mesajını aldıktan sonra ödemeyi yaptığı tespit edilmiştir. Bu süreçte davalı banka tarafından yapılan işlemlerde bir usulsüzlük tespit edilememiştir.
Davalı bankanın müşterisi olan ...'in kuruluşu, iş hacmi, paranın tek seferde ve nakit olarak çekilişinden kaynaklanan şüphe mevcut ise de bahsi geçen mevzuat uyarınca bildirim için olası şüphe yanında şüpheyi destekleyen belge ve ciddi emarelerin bulunması aranmıştır. Davalının müşterisine gelen paranın dava dışı müşteriye ödendiği aşamada henüz davalı bankaya herhangi bir bildirim yapılmamıştır. Şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emareler, örneğin işlemi yapan kişinin suçla ilgili olduğunu veya olabileceğini gösteren olaylar işlem aşamasında görünmediğinden davalı Banka'nın erteleme talepli şüpheli işlem bildiriminde bulunmasının zorunlu olmadığı sonucuna varılmaktadır. Döviz alım belgesi düzenlenmeden hesaptaki paranın ödenmesinin banka açısından kusur teşkil ettiği ileri sürülmüş ise de mevzuat hükümlerine göre ihracatçı hesabına transfer edilen "peşin bedele' ilişkin DAB'nin düzenlenebilmesi için öncelikle ihracatın yapılması gerektiği, somut olayda henüz ihracatın gerçekleşmediği bu aşamada DAB'nin düzenlenmemiş olmasında Banka'ya atfedilebilecek bir kusur tespit edilemediği bilirkişi raporundan anlaşılmakla aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Davacının, farklı uzantılı olmasına rağmen ... ..AŞ'den geldiği zannıyla hareket ettiği e-postalardan şüphelenmemesi, 16.01.2019 tarihinde sahte ... ... hesabından gönderilen ve banka hesabı, alıcı hesap sahibi, banka bilgileri değişmiş olmasına, mesajda yer alan "..." ve "..." gibi hiç olmayan banka ve alıcısı ile ilgisiz isimler yer almasına karşılık bunu araştırmak yerine beş gün sonra teyit etmesi, 28.01.2019 tarihinde sahte ... hesabından gönderilen e-posta ile banka hesabı, alıcı ismi, banka bilgileri bir kez daha değiştirilmesine, alıcı hesap sahibi olarak gösterilen ... ...Ltd Şti'nin satıcı müşterisi ... firması ile hiçbir ilgisi bulunmamasına karşılık, bu konuda herhangi bir açıklama istenmemesi, █████/2019 tarihinde, "bankanın ... mesajı gönderilmesi" talebi üzerine şüphe duyulmaması, tüm bu işlemler silsilesi içinde ödemenin müşterisine ulaşıp ulaşmadığının “telefonla” veya güvenli bir başka iletişim aracı ile teyit edilmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının zararıyla davalı bankanın eylemi arasında illiyetin kesildiğinin, zarardan davalı bankanın sorumlu olmadığının kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Buna karşılık davacı tarafından talep edilen alacağın tazminat kabilinden olduğu anlaşılmakla karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/4. maddesinde yer alan "maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" düzenlemesi gereğince davalı yararına 9.200-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 255.140,80-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle; davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın reddine"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Alınması gereken 732-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından sarf edilen 5,60-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"
Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 120-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!