Anahtar kelimeler: Granit Tarafdavacıdavalı Ünvanda Mermer Alımsatım Muğla Satımdan İştigal Bam İmalat

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ███████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraf-Davacı-Davalı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen adreste ve ünvanda mermer granit imalat ve alım-satım işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin, ..... Şti'ne dava dilekçesine ekli olarak sunulan faturalardaki mal ve hizmetleri verdiğini, bu mal bedellerine ilişkin müvekkilinin, davalı firmaya 28.12.2020 tarih ve GIB2020000000147 belge nolu, 08.01.2021 tarih ve GIB202100000005 belge nolu, 25.01.2021 tarih ve GIB202100000011 belge nolu, 06.02.2021 tarih ve GIB202100000018 belge nolu faturaları keşide ettiğini, davalının 07.01.2021 tarihinde 10.000,00-TL ödeme yaptığını başkaca ödeme yapmadığını, müvekkilinin belirtilen işleri yapmış olup davalı yanın fatura bedellerini ödemediğini, söz konusu borcun ödenmesi için davalı yana müteaddit defalar ödeme talep edilmiş olmasına rağmen borcunu ödemekten kaçındığını, bunun üzerine Milas İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ödeme emrinin 12.10.2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, 15.10.2021 tarihinde davalı-borçlu tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine dava şartı olan Ticari Uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvurusu yapıldığını, Milas Arabuluculuk Bürosu ████████, Arabuluculuk dosya numarası ███████████ numarası ile müzakerelere başlandığını ancak davalı yan oturumlara gelmediğinden ve görüşme yapılamamasından dolayı anlaşmama tutanağının düzenlendiğini, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalının Milas İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli olarak takibin durmasına sebebiyet veren davalının %20 den aşağı olmamak kaydı ile İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına" karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı şirkete dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
MAHKEMECE
: "... Mahkememizce yapılan yargılama sırasında Milas İcra Müdürlüğünün █████████E. Sayılı dosyası incelenmiş, davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak takip tarihi itibarı ile davalı tarafın davacıya borcunun bulunup bulunmadığı yönünde bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı tarafından açılan dava taraflar arasındaki alım satım sözleşmesine istinaden davalı tarafça ödenmediği belirtilen alacağın tahsili istemi ile davacı tarafça başlatılan takibe davalı tarafın itirazlarının haklı olmadığından bahisle İİK nın 67. Maddesine göre itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasında bulunduğu belirtilen alım satım sözleşmesinden dolayı davacının alacağının bulunup bulunmadığına ve buna bağlı olarak davalı tarafın takibe yönelik itirazlarının haklı olup olmadığına ilişkindir.
Milas İcra Müdürlüğünün █████████E. Sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine 4 adet faturaya istinaden 31.270,00 TL asıl alacak ve 1.552,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.822,20 TL alacaktan davalı tarafça ödendiği belirtilen 10.000,00 TL nin mahsubu ile 22.822,20 TL alacağın tahsili istemi ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin davalı borçluya 12.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı şirket adına 19.10.2021 tarihinde şirket yetkilisi tarafından alacaklıya borçlarının faizleri ve miktarının takipte olduğu gibi olmadığı belirtilerek itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür.
Davalı tarafça taraflar arasındaki hukuki ilişkiye itiraz edilmediğinden mahkememizce takip tarihi itibarı ile davalı tarafın davacıya borcunun bulunup bulunmadığının tespiti yönünde tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmış, alınan raporda davacı tarafça takibe dayanak olarak gösterilen faturaların davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı bulunduğu t ancak davalının ticari defterlerinde faturaların ödenmiş olarak kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı kayıtlarında faturaların ödenmiş olarak kayıtlı bulunmasına göre artık fatura bedellerinin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanması gerekmektedir.
Davalı kayıtlarına göre yapıldığı tespit edilen 10.000,00 TL lik ödeme davacı tarafça takip esnasında mahsup edilmek sureti ile talepte bulunulmuştur. Bu miktar dışında davalı tarafça başka ödeme belgesi ibraz edilmediği dolayısıyla alınan bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibarı ile davalı tarafın davacı tarafa 31.270,00 TL borcunun bulunduğu anlaşıldığından asıl alacakla ilgili olarak denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda tespit edilen miktar esas alınarak asıl alacak yönünden davalı tarafın itirazının iptaline karar verilmesi gerekmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça takip tarihine kadar ayrıca faiz talebinde de bulunulmuş ise de; davacı tarafça takipten önce davalıdan borcun ödenmesi yönünde bir talepte bulunulmadığı ve bu yönde davalıya bir ihtar gönderilmediği, 6098 Sayıl Yasanın 117. Maddesine göre Muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinden ve taraflar arasındaki ilişkide 6098 Sayılı Yasanın 117/2. Maddesi koşullarının gerçekleşmemiş olması sebebi ile ve yine davacı tarafça 6102 Sayılı Yasanın 1530. Maddesine göre faiz talep edilebileceği belirtilerek talepte bulunulmuş ise de, 6102 Sayılı Yasanın 1530. Maddesinin mal ve hizmet tedarikine yönelik sözleşmelerde uygulanabileceği taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ise ticari alım satıma ilişkin olması sebebi ile 6102 Sayılı Yasanın 1530. Maddesinin uygulanması söz konusu olamayacağından davalı tarafın takip tarihine kadar işlemiş faize yönelik itirazlarının haklı olduğu anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve talep edilen alacağın likit ve hesaplanabilir olması sebebi ile davalı aleyhine kabul edilen miktar üzerinden % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmek sureti ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.'' gerekçesi ile;
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı tarafça Milas İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 21.270,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibe bu miktar üzerinden devamına, takipten itibaren asıl alacağa 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükümleri uyarınca avans faizi uygulanmasına, fazla talebin reddine,
2-Kabulüne karar verilen 21.270,00 TL üzerinden hesaplanan 4.254,00 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin takip tarihine kadar işlemiş faize ilişkin kararı usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, alacak faturaya dayalı bir alacak olduğunu, TTK md 1530/4 maddesi gereğince mal ve hizmet tedarikine yönelik sözleşmelerde, fatura tarihinde itibaren 30 gün sonra temerrüde düştüğü belirli olup, borçlu açısından fatura tarihinden itibaren 30 gün sonunda temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğini, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiğini, aynı Kanun'un 207/2. maddesi de sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları hükmünü haizi olduğunu, tarih itibariyle davada uygulanması mümkün olan 6102 sayılı TTK'nın 1530 maddesinde de mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları düzenlendiğini, davalı yan tarafından bunun aksi ispatlanmadığından dolayı satım akdinde aynı anda ifa kuralının aksinin yani veresiye bir satımın kararlaştırıldığını iddia ve ispat edilmediğine göre, temerrüt tarihinin hesaplanmasında yukarda belirtilen madde hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre işlemiş temerrüt faizinin belirlenmesi gerekirken mahkeme tarafından davalının işlemiş faize yönelik itirazının haklı olduğu gerekçesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, TTK.m.1530. maddesi, mal ve hizmet sağlayıcısını koruyucu hükümler içerdiğini, madde alacağın muacceliyeti ile ilgili olmayıp hizmet alanın, temerrüt ihtarına lüzum olmaksızın temerrüde düşeceği durumu düzenlediğini, davacı kendi edimini ifa ettiğine ve taraflar arasında ayrıca kararlaştırılmış bir vade bulunmadığına göre, davacının alacağı muccel olup takip ve dava yoluyla istenmesinin mümkün olduğunu, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin asıl alacak ve takip tarihinden itibaren faiz alacağı yönünden kararına iştirak ettiklerini, gerek aşağıda açıklayacağı gerekse dosyanın incelenmesi sırasında resen göz önüne alınacak hususlar nedeniyle mahkemenin takip tarihine kadar faiz talebimize ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan kararının bu yönüyle lehlerine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava
: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; 22.822,20 TL alacak üzerinden itirazın iptalini talep etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun █████/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca █████/2022 tarihinden itibaren ise, bu sınır 8.000,00 Türk Lirasıdır. Davacı tarafın istinafa konu ettiği miktarın 1.552,20 TL olması nedeniyle mahkemece verilen █████/2022 tarihli karar reddedilen kısım yönüyle kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. █████████ E ve █████████ Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Somut olayda; mahkemece reddedilen kısım yönünden verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih, █████████ esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)
Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının davacıdan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352/1-b maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün red edilen miktar yönünden kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Talepte bulunanın yatırmış olduğu 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 363,23 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03.03.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!