Anahtar kelimeler: Uyarak Bozulmuş Sıfatıyla Uyularak Bozmaya Sayisi Esastan Derece Daire Adliye
Hukuk Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Sıfatıyla)

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    ÖZEL DAİRE KARARI
    : Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve
    ████████ Esas, █████████ Karar sayılı BOZMA kararı
    Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    Direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili; müvekkilinin 15.04.1998 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında dava dışı ...Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde çalışmaya başladığını, sigortalılığının Kuruma işe giriş bildirgesi verilerek tescil edildiğini, gerçek ve fiili çalışması bulunmasına rağmen Kuruma sigortalılık başlangıç tarihinin düzeltilmesine yönelik başvurularının kabul edilmediğini ileri sürerek müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 15.04.1998 tarihi olarak tespiti ile bu tarih itibarıyla (1) gün hizmet akdi ile çalıştığının tespitine ve aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı ... (SGK/Kurum) vekili; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamı itibarıyla davacının 1998 yılında dava dışı ...Halk Eğitim Merkezinde tekstil bölümünde çalıştığı, sigortalılık için gerekli olan unsurların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; mahkemece talebe konu tarihte çalışan bordro tanıklarının dinlenmediği ve tanıkların hizmet cetvelleri celp edilerek beyanlarının denetlenmediği, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği belirtilerek talebe konu tarih yönünden bordro tanıkları, bulunmadığı takdirde komşu işyeri bordro tanıkları dinlenerek tanıkların beyanları arasında çelişki oluştuğu takdirde giderilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının iddia edilen tarihte işyerinde çalıştığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    C. İkinci Bozma Kararı
    1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
    2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile; mahkemece, dava dışı ...Halk Eğitim Müdürlüğünden ... Konfeksiyon ile varsa yapılan sözleşme ve davacı ile ilgili kayıtlar celp edilmek suretiyle işyeri bordro tanıklarının dinlenmesi, davacıdan hangi bordro tanıkları ile çalıştığının sorularak çalışan bordro tanıklarının dinlenmesi, dinlenen bordro tanıklarının hizmet dökümlerinin celp edilerek beyanlarının denetlenmesi, bozma öncesi ve sonrası dinlenen tanıkların beyanları arasında çelişki oluştuğu takdirde de giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; talep tarihini kapsayan dönemde ...Halk Eğitim Merkezinin ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. ile hizmet alımına ilişkin protokol düzenlediği, UYAP sorgusuna göre tanık ...’ın sigorta başlangıcının 2016 yılında olduğu, tanık ...’ün ise talep döneminde ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti'de sigortalılığının mevcut olduğu hususları göz önünde bulundurularak beyanları değerlendirildiğinde, davacının işe giriş bildirgesinin düzenleme tarihi olan 15.04.1998 tarihi itibarıyla ...Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde çalışmaya başladığı, Konfeksiyon İşletmeciliği Üretim Sözleşme ve Protokolü gereği ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti'de görevlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    E.Üçüncü Bozma Kararı
    1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
    2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".... Eldeki davada, davacı adına ...Halk Eğitim Merkezinin ... sicil sayılı iş yerinden 15.04.1998 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, anılan iş yerinden verilen 1998/1-3 üncü dönem bordrolarının dosyaya gönderildiği, davacının bildirilen kişiler arasında yer almadığı, ...Halk Eğitim Merkezinin Mahkemeye verdiği müzekkere cevabında davacının 21.11.1994 tarihinde biçki-dikiş kursunda kursiyer olarak eğitim aldığını bildirdiği, belediye aracılığıyla yaptırışlan komşu işyeri araştırması sırasında tutulan tutanakta dava dışı ... Teks.Ltd.Şti. Ortaklarından ... ile yapılan görüşmede 01.10.1997 tarihinde ...İlçe Kaymakamlığı, Halk Eğitim Merkezi ile ... Teks. Ltd. Şti. arasındaki iş birliği ile konfeksiyon işletme atölyeleri açmak ve işletmek için aralarında protokol örneği olarak 01.10.1997 tarihli protokol örneğini sunduğu daha sonra Mahkemece aynı yönde yapılan 15.02.19 99... .11.1999 tarihli protokol örneklerinin de dosya içine alındığı, bu kapsamda davacının bildirdiği tanıklar olan ... ile ...'ın dinlendiği, ...'nın dava konusu dönemde hiç sigortalılığının olmadığı, ...'nin ise ... Teks.Ltd.Şti. işyerinden 1998/1-2001/3 arasında sigortalılığının olduğu öte yandan davacının işe giriş bildirgesinin verildiği ... sicil sayılı işyerinin 1998 /1 inci döneminden bildirilen 18 kişiden sadece ...'ın dinlendiği onun da davacıyı hatırlamadığı anılan dönem bordrosunda davacının çalışmasını bilebilecek başkaca bordrolu çalışan dinlenmeden, böylelikle bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
    ...Buna göre Mahkemece, öncelikle ... sicil sayılı işyerinin dava konusu dönemde verilmiş 1998/1 inci dönem bordrosunda adı geçen ve Mahkemece dinlenmemiş çalışanlar bordro tanığı olarak dinlenmeli, bozma öncesi ve sonrası dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde beyanlar arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışma olgusunun varlığı hususu tereddütsüz şekilde ortaya konularak karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    F. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
    İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, soyut tanık beyanlarına göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, dinlenen tüm bordro tanıklarının davacıyı tanımadıklarını açıkça beyan ettiklerini, fiili çalışma olgusu kesin ve somut delillerle ispatlanmadan sigortalı sayılmanın mümkün olmadığını, davacının çalışma bildirimin çıraklık üzerine olduğunu ancak yaşı ve çalıştığı iddia edilen işin ağır bir iş olduğu dikkate alındığında çalışma iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme üzerine verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Uyuşmazlık
    Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının 15.04.1998 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini talep ettiği eldeki davada, mahkemece uyulan bozma kararlarının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, buna bağlı olarak son bozma kararında belirtilen araştırma ve incelemeler yapılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
    D. Gerekçe
    1. İlgili Hukuk
    1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) geçici 7/1. maddesi.
    2. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun (506 sayılı Kanun) 2, 6, 79/ 10... . maddeleri.
    2. Değerlendirme
    1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, █████/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga █████/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 inci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” düzenlemesinin yer alması ve genel olarak kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağının mülga 506 sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.
    2. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden aynı Kanun’un 79. maddesinin 10. fıkrasına dayalı olan ve hizmet tespiti davası olarak nitelendirilen bir görünüm arz etmekte olup bunun doğal sonucu olarak da söz konusu (1) bir günlük çalışmanın belirlenmesi talepli davada, hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla sigortalılıktan söz edilebilmesi için çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında haksız ve adaletsiz bir durumun oluşmasına yol açabilecektir.
    3. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79. maddesinin 10. fıkrası ise "Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır” şeklinde düzenlenmiş olup 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesindeki düzenleme de aynı doğrultudadır.
    4. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6. maddelerinde öngörülen koşulların oluşmasıyla birlikte çalıştırılanlar, kendiliğinden sigortalı sayılırlar. Ancak bu kimselerin ayrıca aynı Kanun'un 3. maddesinde sayılan istisnalara girmemesi gerekir. Çalıştırılanların, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın sigortalı niteliğini kazanmaları 506 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan açık hüküm gereğidir.
    5. Ne var ki 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6. maddelerindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde sigortalılığı oluşumu için fiili çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Fiili ve gerçek bir çalışmanın varlığı tespit edilmediği sürece sigortalılıktan söz edilemez.
    6. Gelinen bu noktada fiili çalışmanın varlığının hangi kanıt ve olgularla belirleneceği konusu üzerinde durulmalıdır.
    7. Hemen belirtilmelidir ki, fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinde belirtilen ve sigortalının çalışma gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde belirtilen dört aylık dönem bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe girdiğini göstermekte ise de, fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Bu nedenle; işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda hâkim görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu davalarda da işyerinde tutulması gerekli dosyalar ile kurumdaki belge ve kanıtlardan yararlanılmalı, ücret bordroları getirtilmeli, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, aynı dönemde işyerinde çalışanlar saptanmalı, sigortalının hangi işte hangi süre ile çalıştığı açıklanmalı, gerektiğinde komşu işyeri çalışanlarının da bilgilerine başvurularak gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanmalıdır.
    8. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.06.2018 tarihli ve ███████-2358 Esas, █████████ Karar, 07.10.2020 tarihli ve ███████-1021 Esas, ████████ Karar ile 21.12.2021 tarihli ve 2019/(21)10-147 Esas, █████████ Karar, 21.01.2026 tarihli ve ███████-11 Esas, ███████ Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
    9.Somut olayda davacı vekili tarafından müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 15.04.1998 tarihi olduğunun ve bu tarih itibarıyla ...Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ... sicil numaralı işyerinde bir gün hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine ilişkin açılan davada, davacı adına dava dışı ...Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen 15.04.1998 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına 20.04.1998 tarihinde girdiği, davacının 5510 sayılı Kanun’nun 4/1-a maddesi kapsamında 15.06.2011 tarihinde başlayan sigortalılığının bulunduğu, 01.12.1981 tarihi itibarıyla Kanun kapsamına alınan işyerinin 1998 yılına ait dönem bordrolarının getirtildiği, 1998/1-3. dönem bordrolarında davacının isminin bulunmadığı, ...Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün 28.08.2018 tarihli cevabi yazısında davacının 21.11.1994 tarihinde biçki-dikiş kursunda kursiyer olarak eğitim aldığının bildirildiği, belediye aracılığıyla yaptırılan komşu işyeri araştırması sırasında tutulan tutanakta dava dışı ... Teks. Ltd. Şti. ortaklarından ... ile yapılan görüşmede 01.10.1997 tarihinde ...İlçe Kaymakamlığı, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve ... Teks. Ltd. Şti. arasında konfeksiyon işletme atölyeleri açmak ve işletmek için protokol yapıldığı belirtilerek 01.10.1997 tarihli protokol örneğinin sunulduğu, Mahkemece ayrıca 15.02.19 99... .11.1999 tarihli protokol örneklerinin de dosya içine alındığı, davacının tanık olarak bildirdiği kişiler ile resen belirlenen işyeri bordro tanıklarının dinlendiği anlaşılmış ise de bozma ilâmlarına uyularak yapılan yargılama tanık olarak bilgisine başvurulan ...'ın hizmet cetveline göre dava konusu dönemde sigortalılığının olmadığı, tanık ...'ün dava dışı ... Teks. Ltd. Şti. isimli işyerinden 1998/1-2001/3 dönemi arasında sigortalılığının olduğu, 1998/1. dönem bordrosunda ismi geçen tanık ...'ın ise davacıyı hatırlamadığını beyan ettiği dikkate alındığında Mahkemece bozma ilâmlarına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirilmediği, verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığı açıktır.
    10. Bu itibarla yukarıda yapılan açıklamalara, somut olaya ilişkin maddi ve hukuki olgulara göre; sigorta başlangıcının tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin ve resen araştırma ilkesine tabî davalardan olduğu gözetilerek Mahkemece, öncelikle ... sicil numaralı işyerinin dava konusu dönemde verilmiş 1998/1. dönem bordrosunda adı geçen ve dinlenmemiş çalışanlar bordro tanığı olarak dinlenmeli, bozma öncesi ve sonrasında dinlenen tanık beyanları ile çelişki oluştuğu takdirde tanık beyanları arasındaki bu çelişkiler de giderilmeli, bu şekilde toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışma olgusunun varlığı hususu tereddütsüz şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir.
    11. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır.
    12. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,
    Dosyanın HMK'nın 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!