Anahtar kelimeler: Tanışıldığını Güvene Oranlı Niyeti Devreye Makinenin Firmadan Girerek Makinesi Girişimde

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmadan ... nin bir adet parçalama makinesi almak istediğini, bu aşamada davalı firma ile ... çalışanı vasıtası ile tanışıldığını, firma sahibi ... devreye girerek söz konusu makine temini işinde %50 oranlı girişimde bulunacağını belirttiğini, hiçbir yazılı anlaşma olmaksızın iyi niyeti ve güvene dayalı davalı firma yetkilisi müvekkili firmanın toplam ... TL para gönderdiğini, ancak bu makinenin temini ve ödeme planı olmasına rağmen ilgili belediyenin anlaşmadan vazgeçtiğini, müvekkil firma yetkilisi söz konusu aldığı parayı davalı firma yetkilisine ... tarafına gönderilen parayı taksit taksit ödeme teklifinde bulunmuş davalı firma yetkilisinin bunu kabul etmediğini, bu nedenle ... tarihinde ... TL'nin iade edildiğini, bakiye alacakta ... TL borcu olduğuna dair ihtarname gönderildiğini, buna karşın davalı firma maalesef kendi kafasına göre bir hesap çıkartarak ... TL alacak üzerinden Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile bir adet faturaya dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu belirterek öncelikle davanın kabulü ile icra takibinin durdurularak icra dosyası ile yapılan bononun menfi tespit ile iptaline, haksız icra takibi nedeniyle davalının icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas ve .../... Esas sayılı dosyaları sureti dosyamız arasına alınmıştır.
ATK den rapor aldırılmış ve rapor mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; İİK'nun 72. Maddesi gereği menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafın imza itirazında bulunması nedeniyle mahkememizce imza incelemesi yaptırılmış ve ... tarihli ATK raporunda sonuç olarak; "6.1. İnceleme konusu senette ÖDEYECEK bölümünde mevcut borçlu imzaları ile ... ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ... ...'nın eli ürünü olduğu,
6.2. İnceleme konusu senette ÖDEYECEK bölümde mevcut "1) ... Şti", "2) ... ...","..." ve "..." yazıları ile ... ...'nın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ... ...'nın eli ürünü olduğu,
Senette mevcut diğer yazılar ile ...'nın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ... 'nın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Bononun zorunlu unsurları senette yer alıp, senet üzerindeki "... ... Şti", "... ...","..." ve "..." yazıları ile ödeyecek bölümünde mevcut borçlu imzalarının ... ...'nın eli ürünü olduğu tespit edilmiş olmakla mahkememizce rapor hükme esas alınmış ve senetteki imzaların davacı ... ...'ya ait olduğu kabul edilmiştir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B. İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı alacaklı varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiden kendi lehine çıkar sağlamak durumunda olduğundan, bu ilişkinin varlığının borçlu tarafından inkar edilmesi halinde, ilişkinin mevcudiyetini ispat etmek davalı alacaklıya düşer. Fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer .
YARGITAY 11 HD'nin, 30.05.2013 tarih, █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamında "Mahkemece, davanın hatır senedi ile verildiği ileri sürülen çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkin bulunduğu, kural olarak bu iddianın yazılı ve kesin kanıtla ispat edilmesinin mümkün olduğu, gerek ticari defterler gerekse çek metninde anılan çekin hatır çeki olarak verildiğine dair kayıt bulunmadığı, davacının yemin deliline da dayanmadığı, iddianın yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin ... tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir." şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; dava konusu bono nedeniyle davacı borçlunun işbu menfi tespit davasını açarak davaya konu bononun ticari - borç ilişkisine dayanmadığı, teminat senedi olarak verildiği ve sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ileri sürdüğü, dava konusu bononun yasal unsurlarını taşıdığı, bononun kambiyo vasfında olduğu, davacı tarafından davaya konu bononun davalıya teminat senedi olarak verildiği, temel borç ilişkisini kapsamadığı ileri sürülmüşse de; bononun sebepten mücerret olması karşısında, senede karşı ileri sürülen teminat senedi ve bedelsizlik iddiasının yazılı veya kesin delille davacı tarafça ispatı gerektiği, dava konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, davacının iddialarını yazılı delil ile ispatlayamadığı ve davacının mahkememizce hatırlatılmasına rağmen yemin deliline de başvurmadığı, bu itibarla davanın subut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL başvuru harcı ve sonradan tamamlanan ... TL tamamlama harcının mahsubu ile fazladan yatırılan ... TL harcın davacılara iadesine,
3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Kullanılmayan gider avansı varsa, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!