Anahtar kelimeler: İfasıyla Hitamında Otogaz Almayı Ton Mahrumiyetini Mahrumiyeti Bayilik Gaz Ödemeyi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: AlacakDAVA TARİHİ
: █████/2019İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; taraflar arasında 23.10.2015 tarihli ve 5 yıl geçerli otogaz bayilik sözleşmesi akdedildiğini,ek olarak düzenlenen ürün alım taahhütnamesi ile yıllık asgari 50 ton otogaz ürünü satın almayı, eksik kalan ton üzerinden 100-USD tutarınca kar mahrumiyetini ödemeyi, söz konusu kar mahrumiyeti tutarını ...Gaz tarafından her bir anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde, anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edebileceğini veya anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesine müteakip, ...Gaz tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın talep edebileceğini, ...Gaz'ın anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edebileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tarafın borçlarını ödemediği gibi Kırıkkale 2. Noterliğinin 31.08.2018 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, davalının verdiği taahhüde aykırı davranarak müvekkili şirketten alması gereken 151,44 ton ürünü almadığını,müvekkilinin toplam kar kaybının 15.144,20-USD olduğunu belirterek, şimdilik 1.000-USD kar kaybının temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; 2016 yılında satış taahhüdünü yerine getiremediğini, ancak davacının da ticari şartlarını yerine getiremediğini, önceki sözleşmedeki taahhüt yerine gelmediği için yeni bir sözleşme imzalamak zorunda bırakıldığını, diğer satış çerçeve protokolünün 2011 yılında imzaladığı protokol olduğunu, süresinin dolduğunu ve geçersiz olduğunu, tarihleri firma tarafından yazılmış sekiz yıl öncesine ait olduğunu ve 2015 yılında yapılan sözleşme ile harmanlandığını, bu süreçte başka bir firma ile görüştüğünü, davacı şirkete kendisine 4 aydan beri akaryakıt ve oto gaz vermediği için fesih ihtarnamesi çektiğini, ihtarnamenin davacı tarafından EPDK'ya bildirildiğini ve bu fesih talebine itiraz edilmediğini, bu nedenle feshin haklı olduğunu, ...firmasının 2018 yılında Mayıs ayından itibaren bu isim altında akaryakıt dağıtım işini tamamen bıraktığını, bu tarihten itibaren kendisine akaryakıt ve otogaz verilmediğini, 2018 yılından itibaren davacı şirketin faaliyetini ... adı altında devam ettirdiğini, ... ile bayilik sözleşmesi yapabilmek için kendisinden 400.000-TL' bedelli teminat mektubu istendiğini, kendisinin imkânı olmadığı için sözleşme yapılamadığını, davacı firmanın piyasadan çekildiği ve kendisini serbest bıraktığı halde, münfesih haldeki sözleşmeye dayanarak haksız surette kar mahrumiyeti adı altında para talep ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda, sözleşmenin başlangıç tarihi olan 23.10.2015 tarihinden, sözleşmenin feshedildiği 31.07.2018 tarihine kadar davalı tarafın 52.741 ton ürün alımında bulunduğu, sözleşmenin normal şartlarda sona ereceği 12.11.2019 tarihi esas alınırsa davalının alması gereken toplam ürün miktarının 202.7794 ton olması gerektiği, bu doğrultuda 150.0384 ton eksik ürün alımından kaynaklı 150,0384 x 100 USD= 15.003,84-USD kar mahrumiyeti talep edebileceği, sözleşmenin fesih tarihi olan 31.07.2018 tarihi esas alınırsa davalı tarafın 138.6122 ton ürün alması gerektiği, bu doğrultuda 85.8712 ton eksik ürün alımından kaynaklı 85.8712 x 100 USD = 8.587,12 USD kar mahrumiyeti talep edebileceği hususlarının belirtildiği, bilirkişi raporunda her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının aynı mahalde yeniden bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için geçecek makul süre belirtilip bu şekilde bir kar mahrumiyeti hesaplaması yapılmış ise de, davacının dava dilekçesinde açıkça ürün alım taahhüdünden kaynaklı eksik ürün alımı sebebiyle cezai şart talep ettiği, yerleşik Yargıtay uygulamaları ve Yargıtay 11. HDnin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sözleşmenin devamı sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ürün vermeye devam edilmesi halinde, önceki yıllara ait cezai şart istenemez ise de, son yıla ilişkin cezai şartın istenebileceğini, davalı tarafça verilmiş ürün alım taahhütnamesinde de ürün verilmeye devam edilmesi halinde dahi davacının cezai şart alacağının saklı kalacağına dair bir hüküm bulunmadığından, davacının son yıla ait cezai şart talep edilebileceği, bundan önceki yıllar için cezai şart talep edemeyeceği, davalı tarafça sözleşme "ortaya çıkan ticari koşullardaki elverişsizlikler" nedeniyle süresinden önceki feshin haksız olduğu, davacının taahhütnameye son dönemin tamamına ilişkin eksik alım nedeni ile ilişkin cezai şart talep edebileceği, bu durumunda sözleşmenin feshinden önceki son yıla yani 23.10.2017-23-10.2018 dönemine ilişkin davalının toplam 50 ton ürün alım taahhüdünde bulunmasına rağmen ilgili dönemde 5 ton ürün alımı gerçekleştirdiği, bu halde davacının 45 ton x 100 USD = 4.500-USD cezai şart talep edebileceği, davacı tarafından 1.000-USD talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000-USD alacağın dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde düzenlenen faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:1-Davacı vekili; davacının verdiği taahhütnameye rağmen müvekkili şirketten alması gereken 151,40 ton ürünü almadığını, dava konusu edilen ve davalı tarafından imzalanan taahhütnamede açıkça ...'in doğacak herhangi bir hakkını uzun süre kullanmamış olmasının, o haktan ve alacaktan vazgeçildiği anlamına gelmeyeceği hükmünün yer aldığını, bu noktada kar kaybı ile ilgili çekince bildirilmesinin gerekli olmadığını, kaldı ki ürün alım taahhütnamesi ile, kar mahrumiyeti bedelinin anlaşma süresi sonunda, her bir yıllık süre sonunda veya Akpetgaz tarafından belirlenecek dönemlerde talep edilebileceğinin, yazılı feragat verilmediği takdirde herhangi bir haktan feragat edildiği şeklinde yorum yapılamayacağının açıkça kararlaştırıldığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili; davacının bir kar mahrumiyeti ve buna bağlı cezai müeyyide mevcut olmadığını, davalının kırsal kesimde yapabildiği kadar satış yaptığını ve davacıdan aldığı akaryakıtın bedelini de ödediğini, ancak davacının, tek yanlı düzenlenmiş afaki bir kar kaybından bahisle bedel talep ettiğini, taraflarca her yıl sonunda gözden geçirilip teyit edilerek devam edilecek bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin ilk yılında davalının kararlaştırıldığı kadar akaryakıt almamasına rağmen, davacının bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin sözleşmeye devam ettiğini,2015 yılından 2018 yılına gelindiğinde davacı şirketin nevi değiştirmesi ve arada akaryakıt tedariki sorununun yaşanması üzerine, haklı gerekçeyle sözleşmenin feshedildiğini, davacının herhangi bir zararı oluşmadığından, cezai şart koşullarının oluşmadığını, 2018 yılında davacının kendi tüzel kişiliğinin sonlandırarak ... şirketine devredildiğini, ...'in davalıya akaryakıt vermemeye başlaması üzerine sözleşmenin feshedildiğini, fesihte haksız olmadığından davacı lehine cezai şart tahakkuk etmediğini, bilirkişi raporunda davacının her yılın sonunda kar mahrumiyeti talep etmeyerek davalı nezdinde kar mahrumiyeti talep etmeyeceği yönünde güven oluşturduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece gerekçe gösterilmeden rapora aykırı karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, otogaz bayilik sözleşmesi ve satış taahhüdünde öngörülen yıllık asgari ürün alımı taahhüdünün ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda; taraflar arasında 23.10.2015 tarihli ve 12.11.2019 tarihine kadar geçerli otogaz bayilik sözleşmesi akdedildiği, ayrıca davalı bayinin aynı tarihli ürün alım taahhütnamesini imzaladığı, sözleşmenin davalı bayi tarafından 31.08.2018 tarihli ihtarname ile ortaya çıkan ticari koşullardaki elverişsizlikler gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece alınan 08.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalının sözleşme başlangıç tarihi olan 23.10.2015 tarihinden sözleşmenin feshedildiği 31.07.2018 tarihine kadar davalı tarafın 52,741 ton ürün aldığı, sözleşmenin normal şartlarda sona ereceği 12.11.2019 tarihi esas alınırsa davalının alması gereken toplam ürün miktarının 202,7794 ton olması gerektiği, davalının 150,0384 ton eksik ürün aldığı, eksik ürün miktarına göre davalının 150,0384x100-USD= 15.003,84-USD kar mahrumiyeti talep edebileceği, davacının fesih tarihine kadar hesaplanan kar mahrumiyetini talep edebileceğinin kabulü halinde fesih tarihi 31.07.2018 tarihine kadar davalının 138,6122 ton ürün alması gerektiği,davalının bu tarihe kadar 52,7410 ton ürün alımı yaparak 85,8712 eksik ürün aldığı, bu durumda davacının 85,8712x100-USD= 8.587,12-USD kar mahrumiyeti talep edebileceği belirtilmiştir.Bayilik sözleşmesi davalı tarafça ticari koşullardaki elverişsizlikler gerekçesiyle feshedilmiştir. Ancak davalı tarafça sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğine dair herhangi bir delil sunulmamıştır. Davalı vekilince, davacı şirketin ...'e devri sonrasında davalıya mal verilmediği ileri sürülmüşse de, bu hususta da hiç bir delil ibraz edilmemiştir. Bu nedenle mahkemece davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğunun tesbiti yerindedir.23.10.2015 tarihli ürün alım taahhütnamesinde; davalı bayinin yıllık asgari 50 ton, anlaşma süresince toplam 250 ton otogaz ürünü almayı taahhüt ettiği, taahhüdü her bir yıllık anlaşma dönemine ilişkin olarak yerine getiremediği takdirde, anlaşma süresinin hitamında veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 100-USD tutarında kar mahrumiyetini ödemeyi taahhüt ettiği, işbu taahhüde aykırılığın münakit anlaşmaların da ihlali olarak değerlendirilebileceği, söz konusu kar mahrumiyeti tutarının ...Gaz tarafından her bir yıllık anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde, anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edilebileceğini veya anlaşmanın hitamında veya her ne sebeple olursa olsun sona ermesine müteakip ...tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın talep edilebileceğini, kar mahrumiyeti tutarının anlaşmalarda öngörülen cezai şart miktarına mahsup edilmeyeceğini, haklı fesih halinde cezai şarta ilaveten talep edilebileceğini, ...'in anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakatları dahilinde anlaşma süresinin sonunda toplam olarak talep etmesine muvafakat ettiğini kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir.Taahhütnamede cezai şartın her bir yıllık sözleşme döneminin hitamında veya ...'in bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifasıyla birlikte veya sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun sona ermesine müteakip talep edilebileceği kabul edilmiş olmakla, davacının her bir yıllık sözleşme dönemi sonunda ayrıca bir ihtar çekmeksizin davalı bayiye mal vermeye devam etmesi halinde de cezai şart talep edilebilecektir. Davacının eksik alımı nedeniyle talep edilen söz konusu cezai şart ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup, sözleşmenin yürürlükte olmadığı dönemler için ifası talep edilemeyecek bir edimin ifa edilmemesine bağlı olarak talep edilemeyecektir. Sözleşmedeki alım taahhüdü yıllık olarak kararlaştırılmış olup, sözleşme ise üçüncü yıl tamamlanmadan davalı tarafça feshedilmiştir.Davacı tarafça ilk iki yıl için eksik ürün alımından kaynaklanan cezai şart talep edilebilecek olup, yıl bitmeden o yıla ilişkin eksik ürün alındığı iddiasıyla cezai şart istenemeyeceğinden, fesih sebebiyle tamamlanamayan üçüncü yıla ilişkin cezai şart talep edilemeyecektir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda yıllar bazında ayrı ayrı eksik alım miktarı belirlenmemiş olmakla birlikte, aylar bazında belirlenen alım ve eksik alım miktarlarına göre sözleşmenin 23.10.2015-2016 ve 23.10.2016-2017 tarihleri arasındaki ilk 2 döneminde davalının 47,741 ton ürün aldığı ve yıllık 50 ton üzerinden alması gereken ürün miktarına göre (toplam 100 ton) eksik alım miktarının 52,259 ton olduğu hesaplanmıştır. Buna göre davacı (52,259x100) 5.225,90-USD cezai şart talep edebilecektir. Bu halde,mahkemece bu miktar esas alınarak karar verilmesi gerekirken, süresi tamamlanmayan sözleşmenin 3. yılı esas alınarak ve taahhütnamedeki açık düzenlemeye rağmen ilk iki yıl için bayi nezdinde haklı güven oluştuğu gerekçesiyle cezai şart talep edilemeyeceğinin kabulü doğru olmamıştır. Bu nedenle davacının toplam 5.229,90-USD cezai şart talep edebileceğinin kabulü ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulü gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, mahkemece hatalı gerekçeyle davacının talep edebileceği cezai şart miktarı eksik olarak belirlenmiş ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak taleple bağlı kalınarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kabulüne, 1.000-USD cezai şartın 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının bir yıl vadeli USD mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 732-TL karar harcından 98-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 634-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 148,80-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 2.900-TL bilirkişi ücreti, 292,50-TL tebliğ gideri olmak üzere toplam 3.192,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 5.778-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,"Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 98,67-TL harcın mahsubu ile kalan 633,33-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 151-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMKnın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyizyoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi█████/2026