Anahtar kelimeler: Dudullu Lehdar Çekle Teslimat Satımdan Kargo Çalındığını Aracından Aşye Şubesine

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; keşidecisi müvekkili şirket olan ... Bankası Dudullu Şubesi'ne ait, ... çek seri no'lu, 11.09.2021 keşide tarihli ve 200.000-TL bedelli çekin (diğer 11 adet çekle birlikte) lehdar .....AŞ tarafından ... ..AŞ’ye gönderilmek üzere ... Şubesine █████/2021 tarihinde teslim edildiğini, ancak söz konusu çeklerin yer aldığı kargo gönderisinin █████/2021 tarihinde teslimat aracından çalındığını, lehdar tarafından rızası hilafına elinden çıkan çeklerin iptali için Bursa 2. ATMnde ████████ Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, anılan mahkemece çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, konuya ilişkin ... şirketinin suç duyurusu nedeniyle başlatılan soruşturmanın Büyükçekmece C. Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyasında sürdüğünü, ... şirketi tarafından ... şirketine gönderilmek üzere cirolanan çekin, kargoda kimliği bilinmeyen kişi/kişilerce çalındıktan sonra müvekkili şirketin bilgisi ve ticari ilişkisi bulunmayan ... Tic..Ltd. Şti'ne devredilmiş göründüğünü ve ciro zincirini sırasıyla ...-... ve ... .. Ltd Şti'nin devam ettirdiğini, █████/2021 tarihinde ibraz edilen çekin ödeme yasağı KARARI nedeniyle ödenmediğini, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 12. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkili şirketin ... Tic şirketi ile ticari ilişkisi bulunmadığını, çeke konulan ödeme yasağının █████/2021 tarihinde TSG'nde ilanına rağmen davalı şirket tarafından meşru hamilin kim olduğu, çeke ödeme yasağının ne zaman ve neden konulduğu gibi önemli hususlar araştırılmadan devralındığını, bu nedenle davalı şirketin çeki iktisabında kötü niyetli olduğunu ve ağır ihmali bulunduğunu belirterek, çekin müvekkiline iadesine, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Temlik eden davalı ... vekili; davacı her ne kadar söz konusu çeklerin kargodan çalındığını iddia etse de, buna ilişkin savcılık şikayeti dışında herhangi bir belge ibraz etmediğini ve ilgili çekleri kargo firmasına teslimine ilişkin dosyaya bir belge sunmadığını, davacı tarafın basiretsiz ve ağır kusurlu davranışıyla oluşan zarardan tek başına sorumlu olduğunu, müvekkilinin çekin meşru ve iyi niyetli hamili olduğunu, çekin iktisabında müvekkiline atfedilebilecek kötü niyet ve ağır kusur bulunmadığını, davacının çekin kötü niyetle iktisap edildiğini kesin delillerle ispat yükü altında olduğunu, çek iptali davasının takip alacaklısının hakkını engellemeyeceğini, müvekkilinin çeki elinde bulunduran hamil sıfatıyla çeki edinme sebebini kanıtlamakla dahi yükümlü olmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Temlik alan davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; yargılamaya temlik alan davalı ...'e karşı devam edildiği, davacının çekin keşidecisi olduğu, davacının çekteki imzasını inkar etmediği, davalı şirketin ise çeki düzgün ciro silsilesine uygun olarak iktisap eden iyiniyetli üçüncü kişi durumunda olduğu, zira şeklen ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı, davacının, ... Tic şirketi ile hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını iddia ettiği, bu şirketin ciro yoluyla çeki dava dışı ... şirketinden aldığı, bununla birlikte imzaların istiklali ilkesi ile davacı ile dava dışı ... arasındaki şahsi defilerin bu davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, her ne kadar davacı taraf, davalının çeki iktisabında kötüniyetli ve kusurlu olduğunu ileri sürmüşse de, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamı ile dosyaya celbedilen/sunulan delillerden, davacının iddialarını ispata yarar dosyaya yansıyan yeterli, kesin bir maddi delilin bulunmadığı, █████/2021 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi nedeniyle yasal koşulları oluşan davalı temlik alanın kötü niyet tazminatı talebinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine, davalı temlik alanın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile dava değeri olan 200.000-TL'nin %20'si oranında 40.000-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı temlik alana verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili; mahkemece bu konudaki beyanları dikkate alınmaksızın ve gerekçesi de belirtilmeksizin, müvekkilinin devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralan kişiye karşı devam edeceği kabul edilerek, yargılamaya temlik alan davalı ...'e karşı devam edildiğini, oysa 09.11.2021 tarihli alacak temlik sözleşmesinde, konu edilen alacağa ilişkin olarak açılmış olan davaların takip hakkının temlik alana devrinin öngörülmediğini, buna göre HMK'nın 125. maddesinde düzenlenen dava konusunun devri söz konusu olmayıp, temlik alan 3. kişi ...'ün işbu davayı takip yetkisi bulunmadığını, TTK'nın 647. maddesine göre, kıymetli evrak niteliğine sahip senetlere bağlı olan alacakların devri için sözleşmenin belirli bir şekilde yapılması ile birlikte senet üzerindeki zilyetliğin de karşı tarafa devrinin gerektiğini, oysa davalılar arasında dava konusu çekin zilyetliğinin devrinin hiçbir zaman gerçekleşmediğini, buna göre hukuken geçerli bir temlikten söz edilemeyeceğini, keşidecisi müvekkili olan çekin lehdar ... tarafından ... şirketine gönderilmek üzere █████/2021 tarihinde kargoya verildiğini █████/2021 tarihinde kargo aracından çalındığını, bu konuda ceza soruşturması başlatılmış olup mahkemece soruşturmanın sonucu beklenilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul 12. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak müvekkil şirketin ciranta olan ... Tic şirketi ile hiç bir ticari ilişkisi bulunmadığını, her iki şirketin ticari defterlerinin incelenmesi gerekirken mahkemece deliller toplanmadan ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiğini, çekin ödeme yasağına rağmen davalı ... tarafından devralındığını, bu nedenle davalının çeki iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu,... şirketinin çeki iktisap etmesindeki ağır ihmalinin ve kötü niyetinin tespit edilebilmesi için diğer cirantalarla birlikte ticari defterlerinin, muhasebe ve banka kayıtlarının, çekin karşılığında verilen fatura örneklerinin değerlendirilmesi gerektiğini, ancak mahkemece deliller toplanmadan ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın reddine karar verildiğini kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığı gibi, temlik alanın dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, rıza dışı elden çıkan çek bedelinin istirdatı ile icra takibinde ödenen çek bedelinin İİK'nın 72/7. maddesi gereğince istirdatı istemine ilişkindir.
TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.
Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötü niyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.
Somut olayda; dava konusu ... Bankası Dudullu Şubesine ait, keşidecisi davacı şirket olan 11.09.2021 keşide tarihli, ... çek numaralı, 200.000-TL bedelli çekin davacı tarafından dava dışı ... şirketi lehine keşide edildiği, lehtardan sonraki cirantaların ise sırasıyla ... Tic, ...-... ve davalı ... şirketi olduğu, çekin dava dışı ... tarafından düzenlenen 09.07.2021 tarihli çek giriş bordrosu ile bu şirketçe davacıdan teslim alındığı, ... tarafından dava dışı şirkete gönderilmek üzere kargoya verildiği ve gerçekleşen hırsızlık eylemi ile kargo aracından çalındığı, dava dışı ... tarafından açılan zayi nedeniyle iptal davasında Bursa 2. ATMnin ████████ esas sayılı dosyasında ödeme yasağı kararı verildiği, çekin davalı ... tarafından ibrazında ödeme yasağı nedeniyle bankaca ödeme yapılmaması üzerine bu kez davalı tarafından çeke dayalı olarak İstanbul 12. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğu, dosyanın istinaf aşamasında olduğu sırada takip borcunun davacı keşideci şirket tarafından ferileriyle birlikte toplam 321.930,73-TL olarak icra dosyasına ödenmesi suretiyle icra dosyasının infazen kapatıldığı, dava dışı lehtar ... şirketinin suç duyurusu üzerine olaya ilişkin olarak Büyükçekmece C. Başsavcılığının ██████████ sayılı dosyası ile ceza soruşturması başlatıldığı ve soruşturmanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında çeke dayalı olarak ... tarafından başlatılan icra takibindeki alacak, 09.11.2021 tarihli alacak temlik sözleşmesi ile ...'e temlik edilmiş olup, sözleşmede icra takip dosya numarası da belirtilmek suretiyle takip dosyası alacağın tamamının ana para ve tüm ferileriyle birlikte temlik edildiği kabul edilmiştir. Bu durumda alacağın temlikine ilişkin sözleşme geçerli olup, icra takibine temlik alan sıfatıyla ... tarafından kaldığı yerden devam edildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin HMK'nın 125/1 maddesi gereğince 16.02.2022 tarihli dilekçeyle davanın her iki tarafa karşı birlikte devam edilmesi talebi, devreden hakkında tazminat davası olarak devam edileceğine ilişkin bir istem içermediğinden, mahkemece talebin davanın devralana karşı devamı olarak nitelendirilmesi yerindedir.
Çekin istirdatı istemi bakımından ispat yükü üzerinde bulunan davacı, öncelikle çekte yetkili hamil olup çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu kapsamda somut olayda çekin davacı keşideci tarafından keşide edildikten sonra dava dışı lehtar ... firmasına çek giriş bordrosu ile teslim edildiği ve çekin bu şirketin elinde iken kargodan hırsızlık suretiyle çalındığı sabittir. Bu durumda çekte yetkili hamil dava dışı ... şirketi olup, davacı hamil değildir. Bu nedenle mahkemece davacının istirdat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının diğer istemi ise çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Ancak istinaf aşamasında icra takip borcunun davacı keşideci tarafından ödenmiş olması nedeniyle, dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür. TTK'nın 818. maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken 677. maddesinde düzenlenen "imzaların istiklali (bağımsızlığı)" ilkesine göre, senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro zincirinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez.
Diğer yandan kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. TTK'nın 778/1-a maddesi yollamasıyla aynı yasanın 687/1. maddesine göre ise, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri, hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlamadıkça, başvuran hamile karşı ileri süremez. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik defini ileri sürebilir.
Somut olayda çekte son hamil olarak ciro imzası bulunan temlik eden ciranta ... cirosunun, farklı tarihlerde meydana gelen başka kargo hırsızlığı vakıalarına konu olan çeklerde de yer aldığı yargı kararları ile de sabittir (Dairemizin █████████ esas █████████ karar sayılı, ████████ esas ████████ karar sayılı, █████████ esas █████████ karar sayılı, █████████ esas ████████ karar sayılı, █████████ esas ████████ karar sayılı, ████████ esas █████████ karar sayılı ve ████████ esas ████████ karar sayılı ilamları). Bahsi geçen cirantanın birbirinden farklı kargodan hırsızlık vakıaları neticesinde elden çıkan çekleri benzer veya farklı cirantalardan ciro yoluyla devralarak, son hamil sıfatıyla icra takiplerine konu etmiş olmaları nedeniyle bir çok dava ve ceza soruşturma dosyalarının muhatabı olduğu UYAP sisteminde yapılan sorgulamalardan anlaşılmaktadır. Ayrıca 23.11.2020 tarihinde yine kargodan hırsızlık sonucu elden çıkan bir çeke ilişkin olarak ... hakkında açılan çekin istirdatı istemli davada verilen kararın istinaf incelemesi sonucu verilen İstanbul BAM 43. HD'nin ████████ esas ████████ karar sayılı ilamında; UYAP sisteminden yapılan sorgulama sonucunda, davalı ... hakkında şüpheli sıfatıyla resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, hırsızlık, dolandırıcılık suçlarından soruşturma dosyasının bulunduğu, davalının icra ceza mahkemelerinde müşteki sıfatıyla açtığı birçok dosyanın bulunduğu tespitleri yapılmıştır. Bu durumda dava konusu çek hırsızlık sonucunda çalınarak ciro silsilesiyle davalının eline geçmiş olup, gerçek bir ticari ilişki ortaya konulamadığından temlik eden davalının iyiniyetli hamil iddiası dinlenilmesi mümkün değildir. Davalının, davacı tarafından keşide edilip lehtara teslim edilen, lehtar tarafından verildiği kargoda çalınan çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle kesinleşen icra takibinde çek bedelini ödeyen davacının, rıza dışı elden çıkan çeki ağır kusurlu olarak iktisap eden davalıdan çek bedelinin istirdatını talep hakkı bulunmakta olup, mahkemece istemin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi yerinde değildir.
İİK'nın 72/5 maddesine göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Alacaklının icra takibinde sadece haksız olması yeterli olmayıp, yasa maddesindeki açık düzenleme uyarınca aynı zamanda takibin kötü niyetle yapılmış olması da zorunludur. Takibin haksızlığı, alacaklının hiç ya da talep ettiği miktarda bir alacağı bulunmadığı hâlde icra takibine girişmesi hâlinde söz konusu olur. Madde metninde yer alan kötü niyet ise, alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir. Somut olayda temlik eden davalı tarafından, hırsızlık konusu çekin ağır kusurlu olarak iktisap edildiği ve bu durum bilinerek icra takibine konulduğu anlaşıldığından, davacı yararına takip konusu olan 200.000-TL alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının yargılama sırasında İİK'nın 72/7 maddesi uyarınca istirdata dönüşen menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile "davanın kısmen kabulüne, davacının çekin istirdatı isteminin reddine, çek bedelinin istirdatı isteminin ise kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli kararın HMK'nın 353(1) b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA;
"Davacının çekin istirdatı isteminin reddine, davacının İİK'nın 72/7 maddesine dayalı istirdat isteminin kabulü ile 321.930,73-TL'nin temlik alan davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Takip konusu alacağın %20'si oranında 40.000-TL kötü niyet tazminatının temlik alan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Alınması gereken 13.662-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 3.415,50-TL'nin mahsubu ile kalan 10.246,50-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafça yatırılan 3.474,80-TL peşin harçların davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 218,10‬-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 110-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Temlik alan davalı tarafından yapılan 211-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 105,50-TL'sinin davacıdan alınarak temlik alan davalıya verilmesine, kalan kısmın temlik alan davalı üzerinde bırakılmasına,
Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davanın reddolunan kısmı üzerinden temlik alan davalı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak temlik alan davalıya verilmesine,"
Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,"
Davacı tarafından yapılan 121-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 60,50-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!