Anahtar kelimeler: Alacakeser Kabulgöndermehmk Tcankara Esaskarar Yazim Birleşen Ankara Neticesinde Karara Yoluna

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████-████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas-████████ Karar (Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas Sayılı Dosyası)
DAVANIN KONUSU
: Tazminat |Alacak(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Tazminat |Alacak(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; birleşen davanın kabulüne, dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Asıl Dosyada;
Davacı vekili; müvekkili altyüklenici şirket ile davalı işveren şirket arasında █████/2021 tarihinde
“Kızılcahamam Vilayetler Evi İksa Yapım İşi Fore Kazık ve Ankrajlı İksa Yapım İşi Taşeron
Sözleşmesi” konulu sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu işin Vilayetler Hizmet Birliği
tarafından ihale edildiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca da kontrol edileceğini, müvekkili firmanın sözleşmenin imzalanması sonrası derhal █████/2021 tarihinde fore kazık
makinesini ve diğer malzemeleri şantiye sahasına naklettiğini, makinenin şantiye sahasına
nakledildiği tarihlerde yoğun bir kar yağışı ve olumsuz hava şartları olmasına rağmen müvekkili
firmanın fore kazık makinesini ve diğer malzemeleri şantiye sahasına götürerek çalışmaya hazır
hale geldiğini, müvekkili firmanın sözleşme yükümlülüğüne uygun olarak fore kazık makinesini şantiye
sahasına götürmesine karşılık, davalı işverenin henüz şantiye sahasında sözleşmeye
başlanmasını sağlayacak hiçbir hazırlığının olmadığı görüldüğünü, şöyle ki; şantiye sahasına
elektrik dahi bağlanmadığını, hazır beton temin edecek firmadan bağlantı yapılmadığını ve hatta müvekkili şirkete sondaj logları ve aplikasyon numaraları dahi verilemediğini, bu nedenle
şantiye sahasına gelen müvekkili şirket elemanlarının işverenden aplikasyon noktalarını
vermesini, elektrik aboneliğini başlatmasını ve hazır beton ile demiri temin etmesini beklemeye
başladıklarını, bu hususların şantiye günlük defterine yazıldığını ve davalı şirket yetkilisi ...’ın █████/2021 tarihine kadar şantiye günlük defteri
tutularak imzaladığını, bu tarihten sonra davalı işverenin gecikmeye neden olan kusurlarının bilinmesini istemediği için günlük şantiye defteri tutulmasını istemediğini, pazar günleri hazır beton firmasının santrali çalışmadığı için sözleşme süresince işveren
tarafından beton temin edilemediği için işyerinde pazar günleri çalışma yapılamadığını, sonraki günlerde █████/2021 tarihine kadar müvekkili firma tarafından foraj işlemlerinin
yapılmasına karşılık beton firması tarafından salgın nedeni ile saat sınırlaması olması, hava
şartlarından dolayı beton teslim edilememesi gibi nedenlerle düzenli çalışma yapılamadığını,
█████/2021 gününde hazır beton firmasının beton verememeye başlaması ertesi gün █████/2021 pazar günü beton firmasının çalışmaması ve akabinde █████/2021 tarihine kadar hazır beton
firmasının kapalı olması nedeni ile çalışma yapılamadığını, anlatıldığı üzere █████/2021 tarihinde başlayan ve sözleşme süresi 40 gün olan işlerde davalı
işveren kusurundan kaynaklanan nedenlerle işlere █████/2021 tarihinde başlanmak durumunda
kalınması, akabinde yeterli ve düzenli beton verilememesi nedenleri ile müvekkili şirketin
kusuru olmaksızın işverenin yükümlülüğünden kaynaklanan nedenlerle ancak kısa bir süre
çalışabildiğini, işverenden kaynaklanan nedenlerle sözleşme süresinin uzamak durumunda
Kaldığını, salgın kısıtlamalarından, beton talebinin karşılanamamasından ve müvekkili firmadan kaynaklanmayan başka nedenlerle düzenli olarak beton verilememesinden
dolayı müvekkili firmanın sözleşme süresinin uzadığını ve işverenden kaynaklanan nedenlerle
uzayan sözleşme süresince fore kazık makinesi ve diğer ekipmanları şantiye sahasında
bulundurmak ve bekletmek zorunda kaldığını, ayrıca uzayan sürelerde çalışanların ücretleri,
SGK primleri ve vergileri, yemek, elektrik, su, genel giderler gibi cari harcamaları da yapmak
durumunda kaldığını, tüm bunların sonucu olarak davalı işveren tarafından sözleşme konusu işlerin zamanında
bitirilmesini sağlayacak biçimde hazır beton temin edilememesinden dolayı işin süresinin █████/2021 tarihine kadar uzadığını, dava dışı hazır beton firmasından davalı işverenin temin ettiği hazır betonun tarihleri ve miktarları sevk irsaliyeleri belirli olup, davalı işverenin zamanında ve yeterli beton temin edememesi ile aplikasyon noktalarını, sondaj
loglarını sözleşmenin başında ve sonrasında zamanında verememesinden dolayı sözleşme süresi
uzadığını, müvekkili şirketin sözleşme ile kararlaştırılan yükümlülüğünün, fore kazık makinesini
ve ekipmanlarını şantiye sahasında çalışır vaziyette hazır etmek ve beton temin edildiği sürede
beton dökümü ile imalatı tamamlamaktan ibaret olduğunu, davalı işveren tarafından zamanında ve
yeterli hazır beton temin edilmiş olsa idi sözleşmenin kararlaştırılan sürede ifa edileceğini belirterek, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile yukarıda sunulan ve resen değerlendirilecek nedenlerle, ödenmeyen hakkediş
alacaklarından şimdilik 80.000,00-TL, davalı tarafın kusuru ile uzayan sürelerde kullanılan fore kazık makinesinin haksız kullanım bedeli olarak müvekkili şirket zararlarından
şimdilik 10.000,00 TL, uzayan sürelerde işçilik, SGK, Vergi, Şantiye barınma ve sair cari
giderler bedeli olarak oluşan müvekkili şirket zararlarından şimdilik 10.000,00 TL olmak
üzere toplamda şimdilik 100.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden işleyecek ticari reeskont faizi
ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık
ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; bilahare sunulan █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile hakediş alacağını 434.884,01 TL'ye, haksız kullanım bedelini 483.451,74 TL'ye, gecikme nedeniyle tazminat talebini 42.826,02 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacının iddia ve taleplerinin hukuka, kanuna ve taraflar arasındaki sözleşmeye
aykırı olduğunu ve kabul etmediklerini, hiçbir şekilde iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının, teslimde
gecikmesinin sebeplerine yönelik dava dilekçesindeki iddiaları yönünden, ihbar yükümlülüğünü
yerine getirmediğini, davacı tarafça da ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği yönünde bir iddiada
bulunulmadığını, bu nedenle sözleşme konusu işi süresinde teslim edememesinden doğan tüm
sonuçlardan tek başına sorumlu olduğunu, müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının şantiye sahasına elektrik bağlanmadığı gerekçesiyle talepte bulunmasının da
sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, kaldı ki sözleşmenin 5. maddesinde de taşeronun şantiye
sahasında giyinme, soyunma ve konaklama gibi ihtiyaçlarını kendisinin karşılayacağının
düzenlendiğini, üstelik şantiye sahasına elektrik de bağlanmış olup bunun da dilekçe ekindeki
belgeler ile sabit olduğunu, sözleşmeye konu işin usulüne uygun şekilde teslim edilmediğini, davacının fiili
teslim iddialarını da kabul etmediklerini, davacının hak ediş talebinin haksız ve sözleşmeye aykırı olduğunu, sonuç olarak müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş
olmasına rağmen, basiretli bir yüklenici gibi davranmayan, kanundan ve sözleşmeden doğan
yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmeyen davacının müvekkilinden hiçbir alacak ve ödeme
talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet
ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Dosyada;
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde işin süresinin sözleşme tarihinden
itibaren 40 gün olduğunun düzenlendiğini, sözleşme tarihinden itibaren 40 günlük sürenin de █████/2021
tarihi itibariyle dolduğunu, buna rağmen sözleşmeye konu işin davalı tarafça süresinde bitirilmediğini
ve teslim edilmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde işin geciktirilmesi veya
bitirilememesi durumunda geciken her bir gün için günlük 2.000,00 TL para cezası uygulanır hükmünün yer aldığını, buna göre davalı tarafça işin bitirilmesinde gecikilen her bir gün için müvekkili şirketin
günlük 2.000,00 TL para cezası alacağının bulunduğunu, bu sebeple davalıya Ankara 69. Noterliği'nin █████/2021 tarihli, 16006 yevmiye no.lu
ihtarnamesinin gönderildiğini ve taraflar arasında akdedilen █████/2021 tarihli sözleşme hükümleri
doğrultusunda işin sözleşme ve eklerine uygun şekilde bitirilerek müvekkili şirkete teslim edilmesi,
ayrıca █████/2021 tarihli sözleşmenin 4. maddesi ve sair ilgili hükümleri doğrultusunda işin sözleşme ve eklerine uygun şekilde bitirilerek müvekkili şirkete teslimi gereken █████/2021 tarihinden
İtibaren teslimin gerçekleşeceği tarihe kadar gecikilen her bir gün için günlük 2.000,00 TL para
cezasının ödenmesinin talep edildiğini, davalının bahse konu ihtarnameye cevaben Ankara 24. Noterliğinin █████/2021 tarihli,
09450 yevmiye no.lu ihtarnamesinde, bir takım asılsız ve haksız iddialara dayanarak cezai şart
borcundan kaçınmaya çalıştığını, davalının bahse konu ihtarnamesinde yer alan iddiaların kabulüne olanak bulunmadığını, bununla birlikte müvekkilinin taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca işin
davalı tarafça süresinde teslim edilmemesi nedeniyle, cezai şart talep hakkı doğduğunu beyanla, yukarıda izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya dair
talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları
saklı kalmak kaydı ile şimdilik 150.000,00 TL cezai şart alacağının ticari avans faizi birlikte
davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar
verilmesini talep ve dava etmiş; bilahare sunduğu █████/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile cezai şart talebini 174.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; işbu birleşen davada davacı taraf taraflar arasında akdedilen sözleşmenin dördüncü
maddesine atıfta bulunmuş ise de ilgili maddede davacı tarafa işin gecikmesi durumunda müvekkili
davalının işini durdurma, başka bir ekip çalıştırma veya sözleşmeyi feshetme hakları tanınmışken bu
işlemlerin hiçbirinin yapılmadığını, zira müvekkilinin işi teslim etmiş olduğundan dolayı bundan
sonra da yapılabilir olmadığını, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davacının cezai şart
tutarını net ve somut şekilde tespit edebilir durumda olduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, bunların yanı sıra asıl davada sunulan dava dilekçesi ve █████/2022 tarihli
dilekçede detaylı bir şekilde taraflar arasındaki ilişki ve işin sözleşmede belirlenen tarihten daha geç
bir tarihte bitmesine neden olan ve tamamen davalı/işbu birleşen davada davacıdan kaynaklanan
somut nedenlerin tek tek açıklandığını, dilekçede yer verilen vakıalara ilişkin delillerin bir kısmının
sunulmuş bir kısmının ise celbinin talep edildiğini, salt 13 gün davalının beton temin edememesi nedeniyle boşta geçmişken daha sonra da
█████/2021 tarihinden itibaren bu kez de hazır beton firması tarafından yaşanan ve
müvekkili firmayla hiçbir ilgisi olmayan aksaklıklar nedeniyle bir kez daha beton temini
yapılamamış ve yine müvekkili firmanın betonun temin edilememesi nedeniyle çalışamaz hale geldiğini, █████/2021 tarihine kadar 11 gün de bu şekilde müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle
çalışma yapılamadan geçirildiğini, yine beton firması tarafından pazar günleri çalışılmaması ve beton temini
yapılmaması, yine sunulan delillerden ve beyanlardan anlaşılacağı üzere müvekkili ile hiçbir ilgisi
olmayan tamamen işverenden kaynaklanan nedenlerle sözleşmede belirlenen 40 günlük süre aşılmış
olup bu hususa ilişkin olarak karşı tarafa dava öncesinde ihtarname ile de bildirim yapıldığını, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanması mümkün olmadığından davacının kendi
kusuruyla sebebiyet verdiği gecikme nedeniyle cezai şart ödemesi talebinin hukuki bir temelinin de
bulunmadığını beyanla davanın
öncelikle usulden, aksi kanaate olunması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ile
vekâlet ücretinin işbu birleşen davada davacı olan karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar
verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece; taraflar arasında █████/2021 tarihli, "Kızılcahamam Vilayetler Evi İksa Yapım İşi Fore Kazık ve Anktajlı İksa Yapım İşi Taşeron Sözleşmesi" başlıklı eser sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeyle asıl davada davacı, birleşen davada davalı taşeronun asıl davada davalı, birleşen davada davacı yüklenicinin yüklenimi altındaki Kızılcahamam Vilayetler Evi İnşaatı Yapım İşi kapsamında fore kazık ve iksa işlerinin yapımını üstlendiği, iş bedelinin birim fiyatlı olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin asıl ve birleşen davada temel uyuşmazlık konusu da olan 4. maddesinde işin sözleşme tarihinden itibaren 40 günde bitirileceği, işin geciktirilmesi halinde 2.000,00 TL para cezası uygulanacağı öngörülmüş olup tüm dosya kapsamı ile yapılan teknik bilirkişi incelemesinden, taraflar arasında yer tesliminin █████/2021 tarihinde yapılıp asıl davada davacı birleşen davada davalı taşeron tarafından sözleşme konusu işin █████/2021 tarihinde tamamlanarak teslim edildiği, eser sözleşmesinde, işin gecikmesinde veya feshinde kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedeline hak kazanacağına tereddüt bulunmamakta olup (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin █████/2019 tarih ve ████████ E., █████████ K.), bu nedenle asıl davada davacı taşeronun, hükme esas alınması uygun bulunan bilirkişi raporları ile hesaplanan 434.884,01 TL kadar davalı yüklenici tarafından ödenmeyen bakiye iş bedelini talep etmekte haklı olduğu, bu alacak yönünden temerrüt tarihi bakımımdan ise; 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesinin zorunlu olduğu, somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi asıl davada davacı tarafından, davadan önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından mevcut hukuki durum karşısında temerrüt, dava tarihi itibariyle oluşmuş olmakla 434.884,01-TL iş bedeli alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte bu davada davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; bu bağlamda olarak asıl davada davalı vekilince ıslaha cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de ıslah tarihi itibariyle TBK'nın 147. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece kabulünün mümkün olmadığı, asıl davada davacı taşeronun işin davalı yüklenicinin kusuruyla geciktiği iddiasına dayalı olarak talep edilen fore kazık makinesinin haksız kullanım bedeli ile uzayan sürelerde işçilik, SGK, vergi, şantiye barınma vs. giderlerin tahsili talebine gelince; TBK'nın 472/3. maddesi, yüklenicinin uyarı görevini düzenlemiş olup buna göre; eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenicinin bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorunda olduğu; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağının belirtildiği, (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin █████/2015 tarih ve ████████ E., █████████ K.), asıl davada davacı taşeron özetle; █████/2021 tarihine kadar foraj işlemlerinin yapılmasına karşılık beton firması tarafından salgın nedeni ile saat sınırlaması olması, hava şartlarından dolayı beton teslim edilememesi gibi nedenlerle düzenli çalışma yapılamadığı, █████/2021 gününde hazır beton firmasının beton vermeye başlaması, ertesi günün █████/2021 pazar günü beton firmasının çalışamaması ve akabinde █████/2021 tarihine kadar hazır beton firmasının kapalı olması nedeni ile çalışma yapılamadığı gibi davalı yüklenicinin kusuruna dayalı olduğu belirtilen bu hususlara dayalı olarak işin süresinin uzamasından doğan fore kazık makinesinin haksız kullanım bedeli ile uzayan sürelerde işçilik, SGK, vergi, şantiye barınma vs. giderlerin tahsili talebinde bulunmuş ise de asıl davada davacı taşeronun, TBK'nın 472/3. maddesine uygun şekilde davalı yükleniciye bildirimde bulunduğunu dosyaya mübrez usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, bu nedenle kanundan doğan bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen asıl davada davacı taşeronun gecikmeden doğan sonuçlardan sorumlu olacağının kabulünün gerektiği ve bu bağlamda asıl davada davacı taşeronun işin süresinin uzamasına dayalı olarak asıl davaya konu edilen mezkur taleplerinin reddi gerektiği, aynı gerekçelerle birleşen davada davacı yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşmenin, işin geciktirilmesi durumunda gecikilen her bir gün için günlük 2.000,00 TL ceza uygulanmasına dair 4. maddesi kapsamında talep edilen cezai şart talebinin kabulüne, somut olarak, hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporlarında hesaplandığı üzere, işin bitirilmesi gereken █████/2021 tarihi ile işin bitirildiği █████/2021 tarihleri arasında geçen 87 günlük gecikme nedeniyle 174.000,00 TL (87gün x 2.000,00-TL) cezai şart alacağının, birleşen davada davacının talebi ile bağlı olarak, 150.000,00 TL’sine dava tarihinden, 24.000,00 TL’sine █████/2024 ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte birleşen davada davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı/birleşen dosyada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşme gereği davalının kullanılacak demir ve betonu temin etmesi gerektiğini, davalının edimini gecikmeli olarak ifa ettiğini, bu nedenle işin süresinin uzadığını, davalının gecikmede kusurlu olduğunu, betonun çoğunluğunun sürenin bitiminden sonra geldiğinin tespit edildiğini, TBK'nın 472/3 maddesi kapsamında asıl yüklenici davalının uzman niteliğe sahip olduğunu, müvekkiline bildirim yükümlülüğünün yüklenemeyeceğini, müvekkili şirketin gecikmeye sebep olmadığından para cezasının uygulanamayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı/birleşen dosyada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6. Maddesine iş programına uyulmuş olmasının ödemeler için ön koşul olarak düzenlendiğini, fore kazıklarının boyunun ölçülmesi gerektiğini, başka bir hesap yönteminin bulunmadığını, ana sözleşme gereği ödenen fazla imalatın bu davada esas alınamayacağını, iboblon imalatının sözleşmede öngörülmediğini, varsayımsal hesaplama yapıldığını, davacının 4664 metre fore kazık imalatı yaptığını iddia ettiğini, talebin aşıldığını, maddi hata yapıldığını, projedeki metrajlar yönünden hesap yapılması gerektiğini, projeye uygun imalat yapılsa bakiye hakediş alacağının 264.901,93 TL olabileceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak/tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1- Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur (TBK m. 472/son).
Somut olayda iş sahibi konumundaki davalı yüklenicinin, davacı taşeronun imalatı için demir ve beton malzemelerini temin etmesi gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Temin edilen malzemelerle ilgili yukarıda belirtilen madde kapsamında herhangi bir ayıp iddiası bulunmamaktadır. Dava dışı iş sahibine karşı yüklenici sıfatıyla sorumlu olan davalının imalat seviyesinden haberdar olmaması düşünülemez. Dolayısıyla sözleşmede ifade edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından inşaat sahasına eksik malzeme getirilmişse bu durumda davacının eylemi gerçekleştiren davalıyı uyarmamasına TBK 472/son maddesine göre davacı aleyhine kusur bağlanması doğru görülmemiştir.
2- HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm, emredici hüküm niteliğinde olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural, sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ████████ Esas, █████████ Karar). Dava dilekçesinde yer almayan bir talep kısmi ıslahla dahi davaya dahil edilemez.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde bakiye hak ediş alacağı ile sürenin uzamasından kaynaklı artan maliyet ve makine kiralama bedellerini talep etmiştir. Sözleşme dışı ilave iş bedeline ilişkin bir talep bulunmamaktadır. Kaldı ki, sözleşme birim fiyatlı olup sözleşmede ilave ücret istenemeyeceği açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda bilirkişi tarafından hesap edilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen bir alacak olup olmadığı tartışılmadan sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
3- Taraflar arasındaki sözleşmede davalı ile dava dışı idare arasındaki ana sözleşmeye imalat ölçümününe ilişkin atıf yapılmadığından imalatın ölçülüp ölçülemeyeceği teknik olarak tartışılmadan davalı ile dava dışı idare arasındaki hakedişlere göre hesap yapılması doğru görülmemiştir.
4- Birleşen dosya yönünden birleşen dosya davalısı taşeron şirket vekilinin birleşen dosya davacısının sondaj loglarını geç verdiği, şantiyeye elektrik bağlanmaması, malzemelerin geç getirilmesi gibi savunmaları bilirkişi raporunda yeterince ve teknik olarak tartışılmadan sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
5- O halde Mahkemece yapılacak işlem; konusunda uzman bilirkişilerden HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre yeni heyet oluşturulması, yukarıdaki açıklamalara göre sözleşme konusu imalatın mahallinde yapılacak bir keşifle ölçülüp ölçülemeyeceğinin tartışılması, kabule göre mahallinde keşif yapılması, fiziki ölçümün mümkün olmaması halinde davalı ile dava dışı asıl iş sahibi arasında tespit edilen ölçümden faydalanılması, bu da mümkün olmazsa projedeki metrajın esas alınması suretiyle sözleşmedeki birim fiyat üzerinden iş bedelinin hesaplanması, kanıtlanan ödemelerin düşülmesi bakiye imalat alacağı olup olmadığının belirlenmesi, dava dilekçesinde yer almayan talepler yönünde taleple bağlılık ilkesine göre usulüne uygun bir dava açılmadığından sonuca gidilmesi, asıl davada işin süresinin uzamasından kaynaklı tazminat talebi yönünden sözleşme hükümlerine göre değerlendirme yapılması; birleşen dava yönünden tarafların tuttukları tutanaklar, nakliye belgeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirilip birleşen dosya davalısının birleşen dosya davacısına yönelik kusur iddialarının detaylı olarak tartışılması, kabule göre gecikmenin ne kadarlık kısmının birleşen dosya davacısından kaynaklandığının tespiti ile gecikme tazminatına esas gün sayısının belirlenmesi ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır.
Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!