Anahtar kelimeler: Komiseri Hasimsiz Bam Konkordato Esaskarar Başkan Yazim Katip Konya Müdahiller

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)KATİP
: ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACI
: ........VEKİLLERİ
: Av..... Av.....DAVALI
: HASIMSIZMÜDAHİLLER
: 1-........2-........VEKİLLERİ
: Av..... Av.....3-.....VEKİLLERİ
: Av..... Av..... Av.....4-........VEKİLİ
: Av.....5-.....VEKİLİ
: Av......6-........VEKİLİ
: Av.....7- ........VEKİLLERİ
: Av..... Av.....8-.....VEKİLLERİ
: Av.....9-.....VEKİLLERİ
: Av..... Av.....KONKORDATOKOMİSERİ
: ........ .....DAVA
: ADİ KONKORDATOİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesiyle; davacının borçlarını ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 285 vd. maddeleri gereğince davacı lehine 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve davacı lehine tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.Müdahiller vekilleri, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesinin kararı ile; "İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;Dava, "Adi Konkordato" davasıdır.2004 s. İİK'nin 288. maddesine göre, "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur."2004 s. İİK'nin 287/5. maddesine göre, "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır."2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesine göre de, "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa."Somut olayda ; Davacının tacir olup olmadığının tespiti için ilgili ticaret sicili müdürlüğüne ve vergi dairesine müzekkere yazılmış, Uyap GİB kaydı araştırılmış, davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan geçici konkordato komiserinin █████/2026 tarihli son raporuna göre; davacının tacir olmadığı, 7.257.323,13 TL. varlık fazlasının bulunup borca batık olmadığı, geçici mühlet içerisinde istenilen bir kısım belgelerin konkordato komiserine teslim edilmediği, borç mutabakatı çalışmaları kapsamında iade gönderileri hususunda komiser ile uyumlu çalışılmadığı, davacının hali hazırda üretim giderlerini karşılayacak varlığının bulunmadığı gibi, yıllık üretim giderlerinin tamamının hasat vadeli borçlanılmasının (konkordato talep edilmiş olması karşısında) makul bulunmadığı, hazırlanan nakit akım tablosunun değişik ürünlerin hasat ve gelir dönemlerine uygun olmadığı, rehinli alacaklıların faizden feragat edecekleri öngörüsünün makul olmadığı, projenin uygulanabilir olmadığı bildirilmiştir.Davacı asil son duruşmada, borç sebebiyle buhran içeresinde olduğundan ve konkordato prosedürüne yabancı olduklarından bir kısım belgeleri komisere teslim edemediklerini, ipotek hakkı sahibi bankaların faizden feragat edecekleri hususunun projeye sehven yazılmış olduğunu, kendisinin böyle bir öngörüsünün bulunmadığını, 2028 yılı Aralık ayına kadar borcu 6 aylık vadelerle ödemek istediğini bildirmiştir.Davacı taraf, █████/2026 tarihinden başlayarak 36 ayda, 6'şar aylık vadelerle borç ödeme teklifinde bulunmuştur.İzmir BAM 17. HD'nin █████/2024 gün ve █████████ E. ████████ K. sayılı emsal kararına göre de, "Konkordatonun temel amacı borçların ödenmesi olmakla birlikte 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle borçlunun işletmesinin iyileşmesi de bir işlev olarak konkordatoya yüklenmiştir. Ancak bu işlev alacaklıların alacaklarının çeşitli yollarla yok edilmesi suretiyle borçlunun borçlarından kurtulması ve buna ek olarak işletmenin kalkındırması maksadıyla kullanılamaz. Borçlu alacaklılarına mümkün olan en yüksek tatmini sağlamak zorundadır...Bütün bu verilere göre şirketin vadesi gelmiş borçlarının tamamını derhal, bütün borçlarını da alacaklıları fazla bekletmeden ödeyebilecek güçte olmasına rağmen ödemeyi tasdik tarihinden başlatarak 13'üncü aya ertelediği ve aylık aralıklarla 36 aya yaydığı; bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı, tek ortağın ve şirketin bu süreçte hiçbir yükümlülük altına girmediği ve konkordatonun finansal bir enstrüman olarak kullanıldığı değerlendirilmiştir.Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu da 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz..."Davacının borca batık olmadığı halde █████/2026 yılından başlamak üzere 36 ayda ve 6 aylık vadelerle borç ödeme teklifi, yukarıda yazılı emsal BAM kararında açıklandığı üzere iyiniyetli görülmemiş, konkordatonun finansal bir araç olarak kullanılmak istenildiği sonucuna varılmıştır. Hangi taşınmazların satılacağı açıkça belirtilmediği gibi, üretimin sürdürülebilirliği açısından gerekli kaynak ve çözümler makul bir şekilde ortaya konulmamış, geçici mühlet içerisinde konkordato komiserine gerekli belgeler zamanında ulaştırılmamıştır. Davacı tarafın, borçları en üst düzeyde ve mümkün olan en kısa süre içerisinde ödemeye yönelik, konkordatoyu enflasyon karşısında finansal bir enstrüman olarak görmeyen, malvarlığı ile de uyumlu bir proje veya revize proje sunulmadığından, uygulanabilir bir proje olmadığı kabul edilerek, kesin mühlet aşamasına geçilmemiş ve davacının konkordato davasının 2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş, davacının tacir olmadığı anlaşıldığından iflas kararı verilmemiştir.Yargıtay 22. HD.nin 31.10.2017 gün ve █████████ E. ██████████ K. ve Yargıtay 7. HD.nin █████/2015 gün ve ██████████ E. ██████████ K. sayılı emsal içtihatlarına göre, davaya müdahale halinde maktu olarak hem başvuru hem de peşin harcın yatırılması gerektiğinden, eksik harç yatıran müdahillerden eksik harçların da tahsili gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.57643161766 T.C. Kimlik nolu davacı ........'nun konkordato davasının İSPAT EDİLEMEMESİ NEDENİYLE REDDİNE,Kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, Mahkememizin █████/2025 gün ve ... E. sayılı ara kararı verilen geçici mühletin derhal kaldırılmasına,Kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, Mahkememizin █████/2025 gün ve ... E. sayılı ara kararı verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN derhal KALDIRILMASINA,Geçici konkordato komiseri ........'nın görevinin bugün (█████/2026 tarihi) itibariyle son bulmasına ve kendisine bu tarihe kadar olan hizmetine yönelik olarak takdir edilen ücretin gün hesabıyla ödenmesine,Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının ve konkordato komiseri ........'nın görevinin █████/2026 tarihi itibariyle son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; komiser raporuna itiraz süresi beklenmeden karar verildiğini, müvekkilinin fiilen ve hukuken borca batık olduğunu, projenin uygulanabilirliği ve tarımsal gelirlerin göz ardı edildiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, müvekkili hakkında konkordato kesin mühleti verilmesine, konkordato talebinin reddi gerektiği kanaatine varılır ise; müvekkilinin borca batık durumu ve fiili aciz hali dikkate alınarak, alacaklıların haklarının korunması ve tasfiyenin adil yapılması adına müvekkilin iflasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır.Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur.Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN █████████ ESAS , ████████ KARAR SAYILI İLAMI)Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır.Somut dosyamızda; █████/2025 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece █████/2025 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği, Davacının tacir sıfatına sahip olmadığı gelen yazı cevabından anlaşılmıştır.Mahkemece
: Davacı iyiniyetli görülmemiş, konkordatonun finansal bir araç olarak kullanılmak istenildiği sonucuna varılarak. Hangi taşınmazların satılacağı açıkça belirtilmediği gibi, üretimin sürdürülebilirliği açısından gerekli kaynak ve çözümler makul bir şekilde ortaya konulmamış, geçici mühlet içerisinde konkordato komiserine gerekli belgeler zamanında ulaştırılmamıştır. Davacı tarafın, borçları en üst düzeyde ve mümkün olan en kısa süre içerisinde ödemeye yönelik, konkordatoyu enflasyon karşısında finansal bir enstrüman olarak görmeyen, malvarlığı ile de uyumlu bir proje veya revize proje sunulmadığından, uygulanabilir bir proje olmadığı kabul edilerek, kesin mühlet aşamasına geçilmemiş ve davacının konkordato davasının 2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesi gereğince davacının davasının reddine karar verilmiştir.Gerekçeli karar Borçlu vekiline █████/2026 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde █████/2026 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince:"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:█████/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse,İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir.Diğer bir anlatımla borçlunun konkordatoda DÜRÜSTLÜK koşulunun arandığı aşikardır.Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amacı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir.Bu bendin varlığının mahkemece tespiti halinde kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN █████████ ESAS, ████████ KARAR SAYILI İLAMI)Davacı gerçek kişinin kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, bu açıdan da ön projelerin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, borçlunun, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğundan, İstemde bulunan gerçek kişinin, istinaf sebeplerin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafça yatırılan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi. █████/2026.....Başkan...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Katip...e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.