Anahtar kelimeler: Ağabey Senesinde Kötüleşmesi Yıllarda Babası Erkek Kurulduğunu Geçtiğini Sağlığının Başına

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Genel kurul kararının iptaliTaraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin aile şirketi olarak 1981 yılında müvekkillerinin babası ... tarafından kurulduğunu, 2000'li yıllarda ...'nin sağlığının kötüleşmesi nedeniyle şirketin başına en büyük erkek ağabey ...'nin geçtiğini, 2016 senesinde de ...'nin vefat etmesi üzerine çoğunluğa sahip murislerinin idareyi ele aldığını, diğer pay sahiplerinden ...'nin ...'nin eşi, ...., ...ve ..'ün ise ...'nin çocukları olduğunu, ...ve ...'nin 2016 yılından itibaren yönetim kurulu olarak şirketi yönettiğini, müvekkillerine bilgi verilmediğini, şirket kapısından içeri dahi alınmadığını, Yönetim Kurulu Başkanı ...'nin ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ...'nin 2014-2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 01-07-2020 tarihinde ... Mah. ...Sok. No:..Apt. .İstanbul adresindeki şirket merkezinde yapılmasına dair karar aldıklarını, müvekkillerinden ...nin pandemi sürecinde Amerika'da bulunduğundan genel kurula katılamadığını, diğer müvekkili ...'in ise belirtilen adreste hazır bulunarak hazirun cetvelini imzaladığını, şirket merkezi dışında muhasebecinin ofisinin toplantı yeri olarak belirlendiğini, çoğunluk paya sahip diğer hissedarların bizim sözümüz geçer, sen aday olsan ne olur diyerek gündemi görüşmeden hukuk dışı bir uygülama ile genel kurulu gerçekleştirdiklerini, müvekkiline muhalefet şerhi ve ihtirazı kayıt koyma imkânı tanınmadığını, mahkemeye git dava aç dendiğini, tutanağın son kısmına müvekkili için imza açılmadığını, kararların oldu-bittiye getirilerek alındığını, sadece “...580.000 ret oyu...” ile kararların alındığının yazıldığını, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğundan toplantıda alınan tüm kararların iptalinin gerektiğini, oy toplama memuru olarak görevlendirilen ...'in bu görevinin genel kurulda görüşülmediğini, müvekkiline kendini yorma dendiğini, Amerika'da olduğu için toplantıya katılmayan diğer müvekkili ... açısından da kararların iptali için hukuki yararın mevcut olduğunu, çünkü dürüstlük kurallarına aykırı işlemler yapıldığını ve müvekkilinin menfaati hilafına hareket edildiğini iddia ederek; davalı şirketin 01.07.2020 tarihli genel kurul kararlarının iptaline, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacıların talebinin açık olmadığını, hangi kararın iptalini istediğini belirtmediğini, genel kurulun çağrıda belirtilen adreste yapıldığını, aynı kentte olmak şartıyla şirket merkezi dışında bir adreste genel kurulun yapılmasına yönetmeliğe ve ana sözleşmeye göre bıir engel bulunmadığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır faal olmadığını ve genel kurulun yapılması için merkezinin uygun bir durumda bulunmadığını, davacıların bu hususu gayet iyi bildiklerini, kaldı ki davacının toplantıya katıldığını, şirket muhasebecisinin oy toplama memuru olarak görevlendirildiğini, davacının mağduriyet yaratmaya çalıştığını, toplantı tutanağının kimler tarafından imzalanacağının TTK'nın 442. maddesinde yer aldığını, ortaklar tarafından imzalanacağına dair bir mecburiyet bulunmadığını, davacının muhalefet beyanında bulunmasının engellenmediğini, davacının muhalefet beyanı için dilekçe de vermediğini, davacıların oy miktarlarının kararları etkileyecek kadar olmadığını, kararların ana sözleşmeye, dürüstlük kurallarına ve davacıların çıkarlarına aykırı bir yönünün bulunmadığını, olağan toplantıda alınması gereken kararlar olduğunu, müvekkili şirketin gayri faal durumda olup kira geliriyle masraflarını karşılamaya çalıştığını, davacıların soyut iddialar ileri sürdüklerini, bır başka davada şirket kayıtlarını kendi muhasebecilerine incelettiklerini, işlemlerden ve hesaplardan haberdar olduklarını, davacının TTK'nın 420. maddesine göre erteleme hakkını da kullanmadığını, özel denetçi atanmasını istemediğini, mesnetsiz iddialarda bulunduklarını savunarak, öncelikle davacıların teminat yatırmalarına, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava; davalı şirketin 01.07.2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla kısmen hükme esas alınmıştır. Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce kısmen benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde; Davalı ... Anonim Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ... sicil numarasıyla kayıtlı olduğu ve ...Mah. ... Cad. Mo:... İstanbul adresinde olduğu, TT.K. m. 446'da genel kurul kararlarının iptalınin hangi durumlarda ve kimler tarafından talep edilebileceği açık bir biçimde düzenlenmiş, maddeye göre toplantıda bulunup karara olumsuz oy veren bu muhalefetihi toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri ile toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasına etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin, yönetim kurulunun ve kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. TTK.'nun 445 inci maddesinde de; '446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.' denmektedir. Davalı şirketin davaya konu olan olağan genel kurul toplantısı 2014 -2015 - 2016 -2017 - 2018 - 2019 yıllarına ilişkin olup, 01.07.2020 tarihinde yapıldığı, davanın ise 14.08.2020 tarihinde süresinde açıldığı, Davalı şirketin sermayesinin 5.000.000 adet hisseye ayrılmış olup, 50.000 TL'si olduğu, Davacı ... ve ...nin davalı şirket ortağı olduğu, Davacı ... genel kurula katılmış, diğer davacı ... ise genel kurula katılmamıştır.Genel kurula katılan davacı ...'in tüm sermayedeki hisse oranı % 11,6 Genel kurula katılmayan diğer davacı ...nin tüm sermayedeki hisse oranı ise % 8,1 olduğu, iki davacının hisse oranlarının toplamı % 19,7 olduğu belirlenmiştir.Dava konusu genel kurula 2.262.500 adet hisse sahibi asaleten katılmış, 1.752.500 adet hisse sahibi ise vekâleten temsil edildiği, bu şekilde toplam 4.015.000 adet hisse sahibi asaleten ve vekâleten katılımı ile % 80,3 oranında toplantı nisabı oluştuğu, davacı ... genel kurula asaleten katıldığı, diğer davacı ... ve dava dışı ... genel kurula katılmadıkları görülmüştür. Davacı ...'in genel kurul toplantısına bizzat katıldığı hazirun cetvelini imzaladığı ancak muhalefet şerhi ve ihtirazı kayıt koyma imkanı tanınmadığını iddia ettiği, bu iddia vakıa iddiası olduğundan davacının bu vakıanın ispatı yönünden bildirdiği tanıkların dinlenmesine karar verilmiş, Avukat vekaleten takip etmekte olduğu bir davada taraflara oranla üçüncü kişi konumunda olduğundan görevi nedeniyle öğrendiği hususlar dışında tanıklık etmek zorunda olup tanık olarak dinlenmesinde de yasal bir engel bulunmadığından görgüye dayalı bilgisi olan davacı avukatı tanık olarak dinlenmiş ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2-2209 E-████████ Karar ) ve davacının tutanağa muhalefet şerhi ve ihtirazı kayıt koymasının engellendiği, toplantıda hazır bulunup, olumsuz oy veren ve tutanağa muhalefet şerhi koyması engelenen davacı ... yönünden dava şartlarının oluştuğu, toplantıya katılmayan davacı ... yönünden TTK 446. Mad. Gereği iptal davası açma şartlarının oluşmadığı, belirlenmiştir.Davalı şirketin 01.07.2020 tarihinde yapılan genel kurlunda ;1-Divan heyeti oy çokluğuyla oluşmuştur. Kabul oyu sayısı 3.435.000, ret oyu sayısı ise 580.000 dir.2-Divan heyetine toplantı tutanağını imzalamak üzere oy çokluğuyla yetki verilmiştir. Kabul oyu sayısı 3.435.000, ret oyu sayısı ise 580.000 dir.3-2014 - 2015 - 2016 - 2017 - 2018 - 2019 yıllarına ilişkin faaliyet raporu okunmuş, 580.000 adet ret oyuna karşılık, kullanılan 3.435.000 adet kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edilmiştir.4-2014 - 2015 - 2016 - 2017 - 2018 - 2019 yıllarına ilişkin bilânço ve kâr - zarar hesapları okunmuş ve müzakere edilmiştir. Yapılan oylamada; 580.000 adet ret oyuna karşılık, kullanılan 3.435.000 adet kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edilmiştir.5-2014 - 2015 - 2016 - 2017 - 2018 - 2019 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu üyeleri; 580.000 adet ret oyuna karşılık, kullanılan 3.435.000 adet kabul oyu ile oy çokluğuyla ibra edilmişlerdir.6-Yönetim kuruluna ücret ödenmemesine oy birliğiyle karar verilmiştir.7-Yönetim kuruluna üç yıl süreyle görev yapmak üzere ...ve ...'nin seçilmelerine; 580.000 ret oyuna karşılık, kullanılan 3.435.000 adet kabul oyu ile ov çokluğuvla karar verilmiştir.8-Türk Tıcaret Kanunu'nun 395. ve 396. maddeleri ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yönetim kuruluna yetki verilmiştir. Tutanakta yetkinin oy birliğiyle mi, yoksa oy çokluğuyla mı verildiği yazılı değildir.9-Gündemde görüşülecek başka bir madde olmadığından, toplantıya son verilmiştir.Genel kurul çağrısı davacılara 08-06-2020 tarihine iadeli - taahhütlü olarak.... Postanesi'nden gönderilmiştir.Toplantının tarihi, saati ve yapılacağı yer, gündemi de ihtiva edecek şekilde ....06.2020 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilân edilmiştir.Genel kurul toplantı tutanağının 8 inci maddesinde; yönetim kurulu üyelerine TTK” nun 395, ve 396. maddeleri ile ilgili işlemleri yapabilmeleri için yetki verildiği yazılı olduğu ancak, yetkinin oy birliğiyle mi, yoksa oy çokluğuyla mı verildiği belirtilmediği, dinlenen tanık beyanında da anlaşıldığı gibi davacının red oyu kullandığı gözetildiğinde diğer kararlardaki oy sayısı uygulaması gibi bu kararında oy çokluğu ile alındığının kabulünün uygun olacağı, kaldıki 8. Madde de gündem de olmayan bir husus görüşülmüş ve karara bağlanmıştır. TTK'nun 413. Maddesinin 2. Fıkrasına göre gündem de bulunmayan konular genel kurulda müzakere edilemez ve karara bağlanamaz, bu durum da yargıtay uygulamasıyla da benimsendiği gibi gündemsiz veya gündem de bulunmayan konularda karar alınması durumunda uygulanacak yaptırım iptal edilebilirliktir. Bu hususun TTK'nun 413/2 kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira TTK'nın 446/1-b maddesine göre " toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, iptal davası açabilir. Görüldüğü gibi gündemde olmayan bir konu, gündemin gereği gibi ilan edilmediği kapsamında olduğu gibi, olumsuz oy kullanmak da gerekmediğinden gündeme bağlılık ilkesi gereği █████/2020 tarihli genel kurulda alınan 8 nolu karar gündeme bağlılığın istisnasını teşkil eden hususlara ilişkin olmadığından, kararın iptali gerekmektedir." ( İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi ████████ E - ████████ K )Bu durumda davacı ...de enel kurulun 8. Maddesinin iptalini talep edebilir. Genel kurulun 5 inci maddesine göre; yönetim kurulu üyelerinin ibrası için 580.000 adet ret oyu, 3.435.000 adet kabul oyu kullanıldığı, daha önceki yıllarda ...ve ...yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, dava konusu genel kurulda da kendi ibraları için de olumlu oy kullandıkları, T.T.K.'nun 436/2'inci maddesine göre; “Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.” Oydan yoksun olan ...841.250 adet oya, ...841 .250 adet oya sahip oldukları, ikisinin oy toplamı 1.682.500 adet olduğu, 435.000 adet kabul oyundan, oydan yoksun olanların 1.682.500 adet oyun çıkarılmasında geriye kalan 1.752.500 adet olumlu oy, 580.000 adet olumsuz oydan fazla olduğundan, ibra kararı için yeterli olduğu belirlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu genel kuruldaki kararların Bakanlık Temsilcisi bulundurulması zorunluluğu olan kararlardan olmadığı, genel kurulun çağrı ilanında belirtilen adreste yapıldığı, genel kurula katılan davacı ....in sermayenin onda birinden fazla pay sahibi olarak finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesini talep etmediği, genel kurulda görüşülen konuların olağan genel kurul toplantısında olması gereken konular olduğu, alınan kararların oy çokluğu ile alındığı, gündemin 8. Maddesi dışında alınan kararların iptali için gereken koşulların oluşmadığı, gündemin 8. Maddesinde alınan kararın gündemde yer almaması nedeniyle " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile █████/2020 tarihli genel kurulda alınan 8 nolu kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin ise davacı ... yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle, davacı ... yönünden koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin 06.04.2022 tarihli karar gerekçesinde "... davacının tutanağa muhalefet şerhi ve ihtirazı kayıt koymasının engellendiği, toplantıda hazır bulunup, olumsuz oy veren ve tutanağa muhalefet şerhi koyması engelenen davacı ... yönünden dava şartlarının oluştuğu..." yönünde yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğunu, ancak işbu karar gerekçesine rağmen toplantıda verilen tüm kararların hukukilik denetiminin usul ve yasaya uygun yapılmadığını, yalnızca 8. maddenin gündemde olmayan bir husus olması nedeniyle iptaline karar verildiğini, 01.07.2020 tarihli genel kurul kararının iptalinde oy toplama memuru olarak görevlendirilen ...’in bu görevinin genel kurulda dahi görüşülmediğini, davalı şirket yönetim kurulu başkan ve yardımcısı tarafından gündemin usulüne uygun görüşülmediğini, genel kurul toplantı gündeminin gereği gibi ilan edilmemesinin bir iptal sebebi olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin farklı bir odaya geçerek toplantı tutanağını dilediği gibi düzenlediğini, 01.07.2020 tarihli genel kurul toplantı tutanağının son kısmında herhangi bir meşru bağlantısı/vekaletnamesi vs. olmaksızın ...'in oy toplama memuru olarak atandığını, TTK'nın 436/2 maddesinin "Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." şeklinde düzenlendiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacakları gibi, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanamayacaklarını, oydan yoksun olan yönetim kurulu üyelerinin kendileri lehine oy kullanamayacağının gözetilmediğini, oydan yoksun kişilerin vekaleten oy kullanmayacağı gözetilerek 5. maddenin de iptal edilmesi gerektiğini, toplantıda komiserin bulunması şartının iptal sebebi olarak değerlendirilmemesinin de hatalı olduğunu, müvekkili ... açısından 01.07.2020 tarihli genel kurul kararlarının iptali açısından hukuki yararın mevcut olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından dürüstlük kuralına aykırı eylem ve işlemler ile müvekkilinin menfaati hilafına hareket edildiğini, gündemin usulüne uygun ilan edilmediğini, toplantıya katılma yetkisine haiz olmayan kişiler tarafından toplantıya katılındığını, genel kurula davette toplantı yeri şirket merkezi olarak gösterildiği halde şirket muhasebecisinin ofisinde yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece genel kurul toplantı tutanağının 8. maddesinin toplantı gündeminde yer almaması nedeniyle iptaline hükmedilmişse de; dava dilekçesinde böyle bir gerekçe ile iptal talebi yer almadığı gibi, bu yönde herhangi bir iddiasının da bulunmadığını, basit yargılama usulüne tabi davalarda davacı tarafın tüm iddia ve dayanaklarını dava dilekçesinde belirtmek zorunda olduğunu, belirtilen aşamadan sonra, davacı tarafın böyle bir gerekçe ile iptal talebinde bulunması halinde; gerek taleple bağlılık ilkesi gerekse dava sebebinin genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı nedeniyle yalnızca 8. maddeye ilişkin olan bu iptal talebinin de reddi gerektiğini, buna rağmen bu hususta değerlendirme yapılarak anılan maddenin iptaline karar verilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, davalı şirketin 01.07.2020 tarihli genel kurulunda alınan kararların TTK'nın 445 vd. maddeleri uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 445. ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Aynı Yasa'nın 447. maddesine göre ise; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. Aynı Yasa'nın 446. maddesine göre, iptal davası açılabilmesi için; toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda iptale konu genel kurul toplantısında ise davacı ... toplantıya katılmamıştır. Davacı ... tarafından ret oyu kullanılmakla birlikte, tutanağa geçirilmiş bir muhalefet şerhi bulunmamaktadır. Genel kurulda alınan kararlar bakımından yapılan oylamalar sonrasında, muhalefet şerhi veya bu anlama gelebilecek bir beyan yoktur. Yine alınan kararlar sonrası yazılı bir muhalefet şerhi veya toplantı tutanağına şerh düşülmek suretiyle de muhalefet bildirilmemiştir. Kanun hükmü gereği, genel kurul kararının iptalini, toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibi talep edeceği belirtilmiş olup, bu husus özel dava şartıdır. Bu şartın, somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.Öte yandan 01.07.2020 tarihli genel kurulda gündemde olmadan görüşülen 8 nolu kararın ise TTK'nın 413/2 kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira TTK'nın 446/1-b maddesine göre: "Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, iptal davası açabilir." Görüldüğü gibi gündemde olmayan bir konu, yasal deyimle "gündemin gereği gibi ilan edilmediği'" kapsamında olduğu gibi, olumsuz oy kullanmak da gerekmediğinden, gündeme bağlılık ilkesi gereği 01.07.2020 tarihli genel kurulda alınan 8 nolu karar gündeme bağlılığın istisnasını teşkil eden hususlara ilişkin olmadığından, kararın iptali gerekmektedir.TTK'nın 436/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi hâlinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir. Bu nedenle iptal isteyen ortağın bu tür kararlara karşı ayrıca muhalefet şerhi yazdırmasına da gerek yoktur. Somut olayda; daha önceki yıllarda yönetim kurulu üyesi olan ...ve ...kendi ibralarında oy kullanmıştır. Oydan yoksun olan ...841.250, ...841.250 sahip olup, ikisinin oy toplamı 1.682.500' dir. Yönetim kurulu üyelerinin ibrası için 580.000 ret, 3.435.000 kabul oyu kullanılmıştır. 3.435.000 adet kabul oyundan oydan yoksun olanların 1.682.500 adet oyun çıkarılması sonucunda geriye kalan 1.752.500 oy ibra kararı için yeterli olmaktadır. 15.11.2012 tarihli ve 28481 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 32. maddesinde Bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğu olan anonim şirket genel kurul toplantıları belirtilmiş olup iptali istenen genel kurul kararları Bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğu olan kararlardan değildir. Genel kurul çağrısı, 08.06.2020 tarihinde iadeli taahhütlü olarak gönderilmiş, ayrıca Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Toplantı tutanağına göre, genel kurul, çağrı ilanında belirtilen adreste yapılmıştır. Oy toplama memurluğuna ...'in seçildiğinin toplantı tutanağına yazılarak tutanağın divan heyeti tarafından imzalandığı da anlaşılmakta dır. Netice itibariyle TTK'nın 446. maddesinde iptal davası açabilecek kişiler sınırlı olarak sayılmış olup, toplantıya katılıp oy kullanması yanında muhalefet şerhini de tutanağa geçirmeyen tarafın iptal davası açma hakkı yoktur. Anılan maddenin 1/b fıkrası uyarınca gündem dışı alınan kararlar bakımından toplantıya katılmış olsa bile muhalefet şerhi yazdırmayan ortakların iptal davası açma hakları vardır. Gündemin 8. maddesinde alınan kararın gündem dışı olduğu ve böylece her iki davacının 8 nolu karar bakımından aktif dava ehliyetinin bulunduğu, dava şartlarını sağlamış olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan toplantıya katılan ...'in muhalefet şerhi yazmasının engellendiğine dair iddia kanıtlanamamıştır. Tanık beyanları bu iddianın ispatı bakımından yeterli görülmediğinden ilk derece mahkemesinin bunun aksine olan gerekçeleri yerinde görülmemiş gerekçenin bu bakımdan düzeltilmesi gerekmiştir. Her iki davacı bakımından diğer gündem maddeleri yönünden; toplantıya katılma ve muhalefet şerhi yazmaya dair dava şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, her iki davacı yönünden davanın usulden reddine karar verilerek hüküm düzeltilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2, 33 ve 355. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, kararın resen düzeltilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2, 33 ve 355. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin ileri sürdükleri istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, kararın resen düzeltilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın Kısmen kabulü ile;-01.07.2020 tarihli genel kurulda alınan 8 nolu kararın İptaline-01.07.2020 tarihli genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin ise HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince özel dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 677,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,5- Davacı yanca yapılan 1741,25 TL bilirkişi gideri, posta gideri ve tebligat gideri ile 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.795,65 TL yargılama giderinden, davanın kabul red oranına göre takdir edilen 897,82 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansınlarından artan kısımların, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğundan, her iki tarafça yatırılmış olan peşin istinaf karar harçlarının, karar kesinleştikten sonra ve talepleri hâlinde, yatıran taraflara iadesine,b-Kararımızın mahiyetine göre, taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, takdiren kendilerinin üzerinde bırakılmasına,8-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.