Anahtar kelimeler: Kobi Sli Atmnin Kanalı Hesaptan Akdedildiğini Cari Birleşen İstanbul Ankara

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2018
BİRLEŞEN İSTANBUL 4 ATM'NİN ████████ E. S.LI DAVASI
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2018
BİRLEŞEN ANKARA 7. ATM'NİN ████████ E. S.LI DAVASI
DAVA
: İtirazın iptali
DAVA TARİHİ
: █████/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA
: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında █████/2012 tarihli "Kobi Satış Kanalı" sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin davalıdan █████/2013 - █████/2014 tarihleri arasında cari hesaptan kaynaklanan 114.624,05-TL alacağı olduğunu, ancak davalının bu tutarı ödemediğini, davalı tarafın müvekkiline karşı keyfi olarak düzenlenen ceza faturalarını gerekçe göstererek ödeme yapmaktan kaçındığını, ayrıca sözleşmenin davalı tarafından kötüniyetli feshedildiğini, müvekkili şirketten alınan 100.000-TL miktarındaki teminat mektubunun kötü niyetle nakde çevrildiğini, müvekkili şirket tarafından cari hesap alacağının tahsili için Ankara 12. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibine, davalının 93.417,09- TL'sine itiraz ettiğini,icra takibinde haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubundan kaynaklanan alacağın talep edilmediğini belirterek davalının itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; davacı tarafın bayilik ilişkisi boyunca sözleşme ve ceza sistematiği hükümlerine aykırı işlemler yaptığını, yükümlülüklerine aykırı davrandığını bu sebeple aleyhine ceza kesildiğini, sözleşmesinin haklı sebeple sonlandırıldığını,sözleşmedeki ceza hükümlerinin geçersizliğine yönelik iddialarının dayanağı olmadığını belirterek davanın reddine, % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DAVA: Davacı vekili; davalı tarafın hiçbir şekilde maddi gerçekle bağdaşmayan ve tamamen keyfi olarak Türk Telekom tarafından düzenlenen ceza faturalarını gerekçe göstererek müvekkilinin alacaklarını ödemediği gibi sözleşmeyi kötü niyetle feshedip sözleşmenin başında alınan 100.000-TL tutarlı teminat mektubunu haksız olarak nakde çevirdiğini, davalı hakkında teminat mektubundan kaynaklı alacak için Ankara 19. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; davacı tarafın bayilik ilişkisi boyunca sözleşme ve ceza sistematiği hükümlerine aykırı işlem gerçekleştirdiğini, yükümlülüklerine aykırı davrandığını bu sebeple aleyhine ceza kesildiğini ve sözleşmesinin haklı sebeple sonlandırıldığını, sözleşmenin 25/3 maddesi gereği sözleşmenin feshedilmesinden sonra cari hesap ilişkisi kapsamında davacının borçları nedeniyle teminat mektubunun nakde çevrildiğini belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DAVA :Davacı vekili; taraflar arasındaki 01.11.2012 tarihli sözleşme kapsamında davalının müvekkiline verdiği bölgede Bireysel ve Kurumsal müşterilere ... bayilere hedef olarak verdiği ürün ve hizmetlerin satışını yapmakla sorumlu olduğunu, bir çok ürün satışı ve hizmetin müvekkiline bağlı bayiler tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu işi yerine getirmek için her türlü harcamayı yaptığını, sözleşmenin █████/2014 tarihli ihtarname ile davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davalı sözleşmedeki feshi ihbar düzenlemesine dayanmış ise de gerekçenin haksız olduğunu belirterek █████/2012 tarihli sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitine, müvekkilinin 23.05.2014 tarihinden 01.11.2022 tarihine kadar yoksun kaldığı şimdilik 1.000- TL kârın müvekkili şirkete ödenmesine, müvekkili şirkete kesilen ceza faturalarının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile yapılan kesintilerin iadesine, ceza faturalarından dolayı davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, bu zarara ilişkin belirsiz alacak olarak HMKnın107/2 maddesi uyarınca arttırılmak üzere 500-TL'nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; davacının talep ve iddialarının yerinde olmadığını, feshin geçerli sebeplere dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Ankara 8. ATM'nin ████████ esas sırasında açılan asıl dava ile Ankara 7. ATM'nin ████████ esas sayılı dava dosyası birleştirilerek devam eden davada mahkemenin █████/2018 tarihli yetkisizlik kararı ile davaya İstanbul 4 ATM'nin 893 esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiş, İstanbul 4. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasından verilen █████/2018 tarihli birleştirme kararı ile her üç dava İstanbul 4 ATM'nin 893 esas sayılı dosyası üzerinden sonuçlandırılmıştır.
Mahkemece; davacının ticari defterlerinde █████/2014 takip tarihi itibariyle davalıdan 114.629,09-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacının 113.090,76-TL alacaklı olduğu, ticari defterlerdeki takip tarihindeki farkın, davalı Türk Telekom AŞ’nin “... Dönemi Ceza” açıklaması ile düzenlediği 1.538,30-TL tutarındaki faturadan kaynaklandığı, bu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, takipten sonra davalı şirket tarafından düzenlenen prim iade, dönem cezası, DAS Ceza vb. açıklamalı faturalarla davalının defterlerinde davalının 123.229,37-TL alacaklı duruma geçtiği, davalı şirket, uhdesinde bulunan davacı şirketin 100.000-TL tutarındaki teminat mektubunu █████/2017 tarihinde nakde çevirdiği, davalı şirket tarafından uygulanan cezaların tarafların arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, söz konusu sözleşme hükümlerinin emredici nitelikteki BTK düzenlemelerine uygun şekilde hazırlandığı, davacı tarafın davalı şirket MTS sistemlerine farklı IP numarası bağlanılmış olması nedeni ile verilen cezanın hukuka uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 26.1 maddesinde sözleşmenin süresinin açık bir şekilde belirlendiği, sözleşmenin belirsiz hale geldiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; sözleşmenin 7 gün ihbar öneli verilerek feshedilmesi nedeniyle sözleşmenin haksız bir şekilde sona erdirildiğini, sözleşmenin TTK'nın 121. maddesi gereğince 3 ay önceden bildirimde bulunularak feshedilebileceğini, dosyadaki kök ve ek raporun birbiri ile çeliştiğini, ek raporda davalının dayandığı ceza faturalarının dayanağının sunulması gerektiğinden bahsedildiğini, davalının da daha sonra sunduğu dilekçesinde bahsi geçen faturaların dayanağının sunulamadığının ikrar edildiğini, buna rağmen ek raporla kök rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin sisteme farklı IP'den girmesinin herhangi bir güvenlik zaafiyetine neden olmadığını, müvekkilinin kendi kullanıcı adı ve şifresini kullanması nedeniyle müvekkilinin tüm işlemlerinin davalı tarafından takip edilebildiğini, müvekkilinin aksi yönde bir zorunluluğunun da bulunmadığını, farklı bir IP'den sisteme girmesine engel bulunmadığını, kaldı ki ceza faturalarının bu hususla bir ilgisi bulunmadığını, davalının fesihte haklılığını ispatlayamadığını, 23 adet ceza faturasının müvekkilinin defterlerinde yer almadığını, davalının bu faturalardan dolayı haklılığını ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin alacağının davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, takip tarihinden sonra düzenlenen faturaların eldeki davada incelenemeyeceğini, dosya kapsamında denetime elverişli bir rapor bulunmadığını,kabule göre de davanın tümüyle reddedilmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
: Asıl dava, cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine, birleşen ████████ sayılı dava teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine, birleşen ████████ sayılı dava ise bayilik sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklanan tazminat alacağı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.11.2012 tarihinde imzalanan “Kobi Kanalı Satış Sözleşmesi” ile davacı şirketin davalı şirket adına, abonelik ve davalı tarafından bildirilecek diğer işlemleri yapması, bu iş ve hizmetlerde davalıya aracılık hizmeti vermesi edimlerini üstlendiği, davalı şirketin davalının kurumsal ana bayi statüsünde faaliyet gösterdiği, 26. maddede sözleşmenin 1 yıl süreli düzenlendiği, sürenin hitamından önce davalının sözleşmenin devamı iradesini iletmesi ile 1 yıllık sürelerle sözleşmenin devam edeceği, sözleşmede davalıya 7 gün önceden, davacıya ise 1 ay önceden ihtarda bulunulmak koşuluyla sözleşmeyi sona erdirme hakkı tanındığı, davalı tarafından █████/2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin sona erdirildiği hususu ihtilaf dışıdır.
Davacı asıl davaya konu Ankara 12. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında davalı ile aralarındaki cari hesaptan kaynaklanan 114.624-TL alacağın tahsilini talep etmiş olup, davalı 21.206,91-TL dışındaki kısma itiraz ettiğinden davacı 93.417,09-TL yönünden itirazın iptalini talep etmiştir Birleşen ████████ sayılı davaya konu Ankara 19. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında, davacı haksız nakde çevrildiğini iddia ettiği 17.10.2012 tarihli 2407121 seri nolu 100.000-TL tutarlı teminat mektubu nedeniyle 100.000-TL asıl alacağın tahsilini talep etmiştir. Birleştirilen davalarda, davacı davalıya verilen hizmetler karşılığında hak ettiği ücret ve primler nedeniyle cari hesapta alacaklı olduğu halde davalının borcunu ödemediği gibi teminat mektubunu haksız olarak nakde çevirdiğini iddia etmekte, davalı ise davacının sözleşme aykırı hareket etmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini için sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde düzenlenen ceza faturalarından dolayı davacıdan alacaklı hale geldiğini belirterek davanın reddini savunmaktadır. Bu durumda asıl ve birleşen ████████ sayılı dosyada uyuşmazlık; davalı tarafından davacıyı borçlandırıcı şekilde düzenlenen ve davacının defterlerinde kayıtlı olmayan faturalardan kaynaklanmaktadır.
Takip tarihi itibariyle davacının defterlerinde davacının davalıdan 114.624-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinde ise davacının 113.090,76-TL alacaklı olduğu, aradaki farkın davalı tarafından düzenlenen 1.538,30-TL tutarlı "... dönemi ceza" açıklaması ile düzenlenen faturadan kaynaklandığı, davalı şirketin takip tarihinden sonra prim iade, dönem cezası, DAS ceza vb açıklamalı toplam 216.904,06-TL tutarlı fatura düzenlediği ve davacıdan aldığı teminat mektubunu nakde çevirdiği, bu şekilde davacıdan 23.229,37-TL alacaklı hale geldiği, ancak davalı tarafından gerek takipten önce düzenlenen 1.538,30-TL tutarlı ceza faturası gerekse takipten sonra düzenlenen 216.904,06-TL tutarlı faturaların davacının defterlerinde yer almadığı tespit edilmiştir.
Kural olarak, fatura konusu mal ya da hizmetin teslimini ispat külfeti faturayı düzenleyene ait olup, yasal delillerle veya diğer tarafın defterleriyle desteklenmediği sürece fatura ve defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Faturayı düzenleyen taraf, fatura nedeniyle alacaklı olduğunu uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda davalı, uyuşmazlık konusu faturaların davacının sözleşme ve ceza sistematiği hükümlerine ve duyurulara aykırı olarak internet üzerinden talep toplaması nedeniyle düzenlendiğini iddia etmiştir. Davalının yayınladığı Kurumsal Bayi Ceza Prosedürü olarak tarif edilen metinde; davalı şirket tarafından bayinin abonelik kaydı, satış işlemlerinde uyması gereken kural ve ceza kesintilerine ilişkin ceza prosedürlerinin belirlendiği ve her işlem bazında uygulanması gereken yöntem ve kurallarının dışına çıkılması durumunda uygulanacak cezai şart ve tutarların sözleşme ekinde bulunan ceza sistematiğinde yer aldığı görülmektedir. Mahkemece davalı tarafından düzenlenen faturaların taraflar arasındaki sözleşme uygun olarak düzenlendiği kabulü ile sonuca gidilmiş ise de bahsi geçen faturaların sözleşmeye uygun olarak düzenlendiğini gösteren yeterli veri sunulmamıştır. KB iptal formunda davacının sisteme farklı bir IP 'den girdiği belirtilmiş ise de bu hususun ihtilaf konusu faturalarla ilgisi ispatlanamamıştır.Ceza faturalarına dayanan ihlali tarihi, türü ve boyutu hususunda hiç bir açıklama bulunmadığı gibi ihlale ilişkin dosyada davalı tarafından düzenlenen fatura dışında bir delil de ibraz edilmemiştir. Aynı şekilde davalıdan yapılan prim iade faturaların dayanağına ilişkin bir delil sunulmadığı gibi herhangi bir açıklama da yapılmamıştır. Bu faturaların bir kısmı davacıya tebliğ edilmiş ise de davacı tarafından süresinde iade edilmiştir. Bu halde,davalının davacı aleyhine düzenlediği ve davacının defterlerinde yer almayan faturalar dışlanarak yapılan hesaplamada takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 114.624-TL alacaklı olduğu, 100.000-TL tutarlı teminat mektubunun nakde haksız olarak çevrildiği anlaşılmakla asıl ve birleşen ████████ sayılı davanın kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı, Birleşen ████████ sayılı davasıyla ise bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek yoksun kaldığı kâra ilişkin zararının tazminini ve müvekkilinden haksız tahsil edilen cezalarının tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin bayilik sözleşmesi olması ve acentelik unsurlarını taşımaması nedeniyle somut olayda TTK'nın 121. maddesi uygulanamayacağından uyuşmazlığın sözleşmedeki hükümlere göre değerlendirilmesi gerekir. Sözleşmenin 26. maddesinde davalıya 7 gün, davacıya ise 1 ay önceden ihbarda bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeden sözleşmeyi sona erdirme hakkı tanınmıştır. Davalı şirket keşide ettiği ihtarnamelerle olağan fesih hakkını kullanırken sözleşmedeki sürelere riayet edilmiştir. Bu durumda feshin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığının incelenmesi gerekir. Fesih hakkının açıkça kötüye kullanılması hukuken korunamaz. TMKnın 2/1.maddesine göre, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Fesih hakkı, başka bir kimseye zarar vermek, zora sokmak veya yasa dışı bir yarar sağlamak için kullanıldığı taktirde bu hakkın kötüye kullanılması söz konusu olmaktadır. Davalı, davacının sisteme güvenlik açığına sebebiyet verecek şekilde farklı IP üzerinden giriş yaptığını ileri sürmüş, davacı sisteme farklı IP'den girdiğini kabul etmiştir. Bu durumda davalının fesih hakkını kötüye kullandığı kabul edilemez. Sözleşmeyi fesih hakkının kötüye kullanılmadığı tespit edilmekle; davacının, davalıdan tazminat talep etme şartları oluşmamıştır. Yine davacı birleşen ████████ sayılı davasında kendisinden tahsil edilen ceza tutarlarının tahsilini talep etmiş ise de davacının ceza tutarı ödediğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmamaktadır. Bu halde,birleşen ████████ sayılı davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen ████████ sayılı davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından asıl ve birleşen ████████ davanın kabulü ile davalının Ankara 12. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ve Ankara 19. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takiplerine itirazların iptaline, birleşen ████████ esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 Tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı asıl ve birleşen davalara ilişkin kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"-Asıl davanın kabulüne, Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin ... (Ankara 12. İcra Dairesi'nin ...) esas sayılı icra takibinde davalının itirazının ( itirazsız kesinleşen 21.206,91-TL dışında kalan) 93.413,09-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 93.417,09-TL asıl alacağa %14 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına,
Alacağın %20'si oranda hesaplanan 18.683,41-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Birleşen ████████ esas sayılı davanın kabulüne, Ankara 4. Genel İcra Dairesi'nin ... (Ankara 19. İcra Dairesi'nin ...)esas sayılı icra takibinde davalının itirazının iptali ile takibin 100.000-TL asıl alacağa % 9,75 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına,
Alacağın % 20'si oranda 20.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Birleşen ████████ esas sayılı davanın reddine"
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Asıl davada; alınması gereken 6.381,04-TL ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 1.128,34-TL,icra veznesine yatırılan 573,10-TL olmak üzere toplam 1.701,44TL harcın mahsubuyla kalan 4.679,60-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,
Davacı tarafça yatırılan 1.737,34-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti ve 348,50-TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 3.348,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine"
Birleşen ████████ esas sayılı davada; alınması gereken 6.831-TL ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 1.207,75-TL,icra veznesine yatırılan 500-TL olmak üzere toplam 1.707,75 harcın mahsubu ile kalan 5.123,25-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,
Davacı tarafça yatırılan 1.743,65-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"
"Birleşen ████████ esas sayılı davada; alınması gereken 732-TL ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile kalan 696,10-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı lehine taktir olunan 1.500-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,"
Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yatırılan 140-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,
Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yapılan 225-TL istinaf yargı giderinin 150-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!