Anahtar kelimeler: Beykoz Faturaya Satım Cari Hizmetten Sattığı Takibe Anadolu İnkar Hesap

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ███████ Esas - ███████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili, müvekkilin davalıya sattığı mal ve hizmetten dolayı 3 adet faturaya dayalı 33.929,88-TL cari hesap alacağının tahsili için Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı, süresinde davaya cevap vermemiş; davalı vekili, yargılama aşamasındaki beyanlarında, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, davalının defterlerini inceleme için sunmadığı, davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, davacının sehven ve hatalı olarak kayıtlardan davalının borcunun silindiği savunulmuş ise de, bilirkişi tarafından kapatılan kayıtları tevsik edici belge bulunmadığının tespit edildiği, buna göre davacının defterlerin usulüne uygun tutulmadığı ve davacının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğine rağmen süresinde sunulmayan cevap dilekçesinin dikkate alınamayacağı, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davalının iddia ettiği analizlerle müvekkilinin analizlerinin uyuşmadığını, davalıya revizyon teklif edildiğini ama davalının kabul etmediğini, başkasına yaptırdığı ayıplı işi müvekkiline yüklemeye çalıştığını, davalının gönderdiğini iddia ettiği ihtarın müvekkiline ulaşmadığını; davalıya verilen kesin sürede defterlerini ve ödediğini iddia ettiği 2.500-USD'ye ilişkin makbuz sunmadığını; bilirkişi raporunda müvekkilinin defterlerinin hangi sebeple usule uygun olmadığının açıklanmadığını ve tarafların BA-BS formlarının uyumlu olduğunu, müvekkilinin defterlerindeki █████/2019 tarihli 00079 nolu yevmiye kaydıyla müvekkilinin çalışanının sehven davalının carisinin sıfırlandığını, bilirkişinin de bunu belirttiğini, davalının ödeme yaptığına dair bir belgenin dosyaya sunulmadığını; dosyaya ibraz ettikleri fatura ve teknik servis formlarıyla alacağın ispat edildiğini ve kararın kendi içinde çelişkili olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve satıcının defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.
Davanın ilk olarak açıldığı Beykoz 3. AHM tarafından dosya üzerinde verilmiş görevsizlik kararı davalının ticaret sicilindeki adresinde █████/2021 tarihinde çalışanına tebliğ edilmiş; sonrasında dosyanın gönderildiği nihai kararı veren mahkeme tarafından aynı ticaret sicil adresinde davalıya gönderilen dava dilekçesi ve tensip zaptını içeren tebligat █████/2022 tarihinde bila ikmal iade edilmiş, dava dilekçesi ve tensip zaptı davalıya Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre █████/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı cevap dilekçesini UYAP'tan (havale tarihi) █████/2022 tarihinde sunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde, tebligatın usule aykırı olduğunu, davanın █████/2022 tarihinde öğrenildiğini, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, taraflar arasında █████/2019 tarihinde satış sözleşmesi imzalandığını, davacının 50 ton/gün kapasiteli ters osmos cihazın kurulumunu taahhüt ettiğini, müvekkilinin █████/2019 tarihinde 2.500-USD sipariş avansını davacıya ödediğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, fakat davacının sistemi taahhüt ettiği şekilde ve tarihte teslim etmediğini, bu nedenle Karadere, Altınova ve Yalova'da kurulmuş 12.000 m² ve 450.000 fide kapasiteli Devlet destekli topraksız çilek serasının su ihtiyacının karşılanmadığını, yeterli su sağlanamadığından ürünlerin zayi olduğunu ve müvekkilinin zarara uğradığını, bu husustaki tespitlerin müvekkilinin cihazı satın aldığı şirket tarafından yapıldığını, durumun davacıya iletilmesine rağmen davacının ilgilenmediğini, davacıya █████/2019 tarihinde noterden ihtar gönderilerek zararın giderilmesinin istenildiğini, ama davacının icra takibi başlattığını savunmuştur. Dilekçesinin ekinde █████/2016 tarihli belirttiği hususları ve tebliğden itibaren 3 gün içinde eksikliklerin giderilmesi talebini içeren ihtar fotokopisi sunulmuştur. İhtarnamenin davacıya tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Görüldüğü gibi miktar itibariyle basit yargılamaya tabi olan davada dava dilekçesi, davalıya █████/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, davalının cevap dilekçesi süresinde değildir. Davalı süresinde olmayan cevap dilekçesinde ancak davanın inkarı kapsamındaki savunmaları dikkate alınabilecektir.
Davacı vekili, süresinde olmayan cevap dilekçesindeki beyanları kabul etmediklerini, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davalının iddia ettiği analizlerle müvekkilinin analizlerinin uyuşmadığını, davalıya revizyon teklif edildiğini ama davalının kabul etmediğini, başkasına yaptırdığı ayıplı işi müvekkiline yüklemeye çalıştığını ve davalının gönderdiğini iddia ettiği ihtarın müvekkiline ulaşmadığını ifade etmiştir.
Davaya dayanak teşkil eden █████/2021 tarihinde başlatılmış Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinde, davacı davalıdan 33.929,88-TL asıl alacağın %9 yasal faiziyle tahsilini istemiş, takip dayanağı olarak cari ekstresini göstermiş ve hem ekstreyi hem de faturaları talebe eklemiştir. Davalının itirazı üzerine, takip durmuştur. Takibe konu cari hesap ekstresinin incelenmesinde, davalının █████/2019 tarihli 15.106,25-TL banka ödemesinin kayıtlı olduğu, ayrıca █████/2019 tarihli 44.173,97-TL, █████/2019 tarihli 4.100,48-TL ve █████/2019 tarihli 761,68-TL bedelli (toplamı 49.036,13-TL) üç adet davacı mal satış faturasının kayıtlı olduğu ve ekstreye göre davacının talep tutarı olan 33.929,88-TL alacaklı olduğu görülmektedir.
Yargılama aşamasında alınmış mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının 2019 yılı yevmiye defterinde, davalıya ait 120.01.231 cari hesabın muavin kayıtlarında her üç faturanın da kayıtlı olduğu ancak █████/2019 tarihli mahsup işlemiyle 49.036,13-TL alacağın sıfırlandığı, davalının ödediğini iddia ettiği 2.500-USD'nin defterlerde görünmemesine rağmen davacının sunduğu cari hesap ekstresinde alacak bakiyesi 33.795,38-TL olduğundan ödemenin yapıldığının anlaşıldığı, fakat █████/2019 tarih 00079 nolu yevmiye kaydına göre toplam 49.036,13 TL bakiye "alacak" kaydı açılarak carinin kapatıldığının tespit edildiği, davacının yevmiye defterinde, davalıya ait bakiye ve 120 hesapta bulunan başka carilerde dahil edilerek "alacak" kaydı yapıldığı, karşılığında ise 120 alıcılar, 335 personele borçlar, 360 ödenecek vergi ve fonlar, 361 ödenecek sosyal güvenlik kesintileri hesaplarına borç kaydı yapılarak mahsup edildiğinin tespit edildiği, genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri gereği, ilgili kayıtların yanlış, hatalı olacak bir biçimde yasal deftere kaydedildiği, █████/2019 itibariyle davalıya ait bakiyenin yanlış, hatalı bir şekilde kapatıldığı, yasal defter kayıtlarına göre takip ve dava tarihi itibariyle davalının davacıya borcu bulunmadığı, ancak kapatılan kayıtları tevsik edici belgenin de olmadığı; her üç faturanın da (kdv hariç) toplam 41.556-TL bedelle davacı tarafından BS ve davalı tarafından da BA bildiriminin yapıldığı görüşünü ifade etmiştir.
Davalının inceleme için defterlerini ve 2.500-USD ödemesine ilişkin belge sunması için █████/2022 tarihli duruşma zaptı ile gerekli ihtarları içeren ara kararın █████/2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalının defterlerini inceleme için sunmadığından bu hususta bilirkişi raporu düzenlenemediği ve ödeme belgesini de sunmadığı görülmüştür.
Somut olayda, davacı davalıya sattığı ve toplam bedeli 49.063,13-TL olan üç adet faturadan oluşan (taraflar asında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından) açık hesap ekstresine göre alacaklı olduğunu iddia ettiği 33.795,38-TL'nin tahsili için, hem ekstreye hem de faturalara dayanarak takip başlatmıştır. Davacının talebinde haklı olup olmadığı için öncelikle, davalıya mal ve hizmet verdiğini ispat etmesi gerekmektedir. Taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunmamaktadır. Davacının delil olarak dayandığı █████/2019 tarihli servis formunda valflerin program ve ozmoz sistem arıtma ünitesi ayarlarının yapıldığı, çalışır vaziyette teslim edildiği, otomatik klor dozaj pompasının arızalı olduğunun belirlendiği ve analiz için su alındığı, █████/2019 tarihli servis formunda ise, analizlerde gelen ham suyun içindeki demir oranı yüksek olduğundan sistemin tam kapasite çalıştırılmadığı, klor dozaj pompasının montajının yapıldığı ve başka bir kaynaktan analizler yapılmak üzere su numunesi alındığı yazılıdır. █████/2019 tarihli belgeden sonra, bu konuda başka bir tespit dosyada bulunmamaktadır. Söz konusu belgede, sistemin tam kapasite çalışmama sebebi davalının tarım arazisinin bulunduğu yerdeki su kaynağındaki demir oranının yüksek olması belirtilmiştir. Her iki belgede de, davalı yetkilisinin imzası bulunmakta olup, davalı bu tespite bir itiraz kaydı düşmemiş ve aksini gösteren bir delil de dosyaya sunmamıştır. Davalı süresinde olmayan cevap dilekçesi ekinde sunduğu █████/2019 tarihli ihtarda, davacıya sistemdeki eksikleri gidermesi için süre vermiş, davacı bu ihtarın müvekkiline ulaşmadığını belirtmiştir. Buna göre sistemin tam kapasite çalıştırılamamasının sorumlusunun davacı olduğu belirlenemediğinden, davacının ayıpsız bir şekilde davalıya mal ve hizmet verdiği kabul edilmiştir. Kaldı ki söz konusu 3 adet fatura da davacının BS ve davalının BA kayıtlarında bulunmaktadır. Yani davalı faturaları kabul etmiştir. Ayrıca HMK'nın 222. maddesine göre davalı defterlerini bilirkişi incelemesi için sunmayarak ibrazdan kaçınmıştır. Bilirkişi de davacının yevmiye defterinde, davacının hatalı ve dayanaksız kaydı nedeniyle 49.063,13-TL alacağın sıfırlandığını tespit etmiştir. İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğu ve davacının takipte faturalara dayandığı gözetildiğinde, davacının defterlerindeki hatalı olduğu belirlenen dayanaksız kayıtlara göre davacının alacağının bulunmadığı söylenemeyecektir. Davalının ödediğini iddia ettiği 2.500-USD avansın davacının açık hesap ekstresinde █████/2019 tarihinde 15.106,25-TL olarak (█████/2019 tarihindeki USD efektif satış kuru 6,1454-TLx2.500=15.363,50-TL) kaydedildiği ve davacının da bu tutarı alacağından düştüğü görülmektedir. Bu tespitlerden hareketle davacının takibe konu ettiği alacağını isteyebileceği, davalının takibe itirazında haklılığını ispat edemediği ve faturaya dayalı belirlenebilir likit alacak için davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ve icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, mahkemece reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 Tarih, ███████ Esas - ███████ Karar sayılı kararının 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kabulü ile davalının Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 33.929,88-TL asıl alacak bakımından iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranında yasal faiz işletilerek devamına,
Kabul edilen 33.929,88-TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.785,98-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 2.317,75-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 409,79-TL ve icra veznesine peşin yatırılan 169,65-TL olmak üzere toplam 579,44-TL'nin mahsubu ile kalan 1.738,31-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafça yatırılan 638,74-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücreti ve 316,80-TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.316,80-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı lehine takdir olunan 33.929,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,"
Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Davacı tarafından yapılan 181-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!