Anahtar kelimeler: Kobikart Kabulüreddine Attıklarını Uyulmaması Üyelik Kefil Bireysel Kartı Bedelli İmza

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı ... AŞ arasında imzalanan 3.500.000-TL bedelli, 7.500.000-TL bedelli, 2.500.000-TL bedelli kredi çerçeve sözleşmeleri ve kobikart üyelik sözleşmesi █████/2012 tarihli 2 adet kredi kartı üyelik sözleşmesi, █████/2016 tarihli bireysel kredi sözleşmeleri ile kredi kullandırıldığını, davalıların bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun ödenmemesi üzerine dava dışı asıl borçlu şirket ile davalılara ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine borçlular aleyhine İstanbul 12. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, borçlu müteselsil kefil ... yönünden asaleten ve kefaleten olmak üzere 4.770.452,78-TL nakdi 747.038,22-TL gayrınakdi alacak üzerinden, borçlu müteselsil kefiller ..., ... yönünden kefaleten 2.600.192,72-TL nakit alacak üzerinden talepte bulunulduğunu, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların itirazlarının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalılar ... ve ... vekili; davacı tarafça dava konu edilen kredi sözleşmelerinin ... ile davacı arasında imzalandığını, müvekkili ... ...'ın ise sözleşmenin tarafı olan ...' ün yetkililerinden olduğunu, bahse konu kredi sözleşmesinin 2012 yılında imzalandığını, müvekkillerinin █████/2012 tarihli kefalet sözleşmesi ile söz konusu kredi miktarının 2.500.000-TL kısmına kefil olduklarını, kefalete konu olan miktarın tamamen ödendiğini, ödenen kredinin konusuz kaldığını ve borcun olmadığını, şirkete sonradan kullandırılan kredilerden müvekkillerinin sorumlu olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; davacı tarafça dava konu edilen kredi sözleşmelerinin ... ile davacı arasında imzalandığını, bahsi geçen sözleşmeden bilgisinin olmadığını, kendisine kimsenin bilgi vermediğini ve 10 yıldır alzheimer hastası olduğunu, sözleşmeyi imzalamadığını, günlük ihtiyaçlarını dahi tek başına yapamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davalı ... ve ...'nin dava dışı asıl borçlunun ortak ve yetkilileri olduğu, davalı ...'nin adliyeye getirtilememesi nedeniyle, konutunda yazı ve imza örneklerinin alınmaya çalışıldığı, hastalığı nedeniyle bir sonuç alınamadığı, bildirilen yerlerden imza örneklerinin toplandığı, davalı ... yönünden yapılan yazı ve imza incelemesinde, imzanın kendisine ait olmadığına dair ATK raporu üzerine fiil ehliyeti yönünden rapor alınması çalışmalarına son verildiği, bu davalı yönünden davanın reddine karar verildiği, diğer davalılar yönünden alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki belgelerden dava dışı şirketin borçları dolayısıyla davalı ...'nin 2.500.000-TL asıl alacak ve faizi ile 749,39-TL noter masrafı ve 485-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti toplamı 2.600.192,72-TL'den sorumlu tutulduğu, kefalet limitinin 2.500.000-TL olduğu ve bilirkişi tarafından bu miktarın doğru olduğuna dair tespit yapıldığı, davalı ...'ın ise 4.735.989,08-TL kefaleten, 16.834,64-TL ile 17.628,46-TL asaleten olmak üzere 4.735.989,08-TL (749,39 TL noter masrafı ve 485,00TL ihtiyati haciz vekalet ücreti dahil) nakdi ve 747.038,22-TL gayri nakdi alacak yönünde sorumlu tutulduğu, bilirkişi tarafından ise kefaleten 4.719.811,59-TL nakdi ve 747.038,22-TL gayri nakdi, asaleten de 16.824,73-TL ve 17.628,46-TL toplamı 34.453,19-TL nakdi alacaktan sorumlu olması gerektiğinin tespit edildiği, dolayısıyla davalı ... yönünden davacının talebinin 16.187,40-TL fazla olduğu, bilirkişi tarafından belirlenen faiz oranlarının da sözleşmeye ve fiili duruma uygun olduğu gerekçesiyle davanın, davalı ... yönünden reddine, davanın, davalı ... yönünden kabulü ile, İstanbul 12. İcra Dairesi'nin... sayılı takip doyasına yönelik itirazının iptaline, takibin aynen devamına, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, İstanbul 12. İcra Dairesi'nin... sayılı takip doyasına yönelik itirazının; şahsi borç nedeni ile 16.824,73-TL ve 17.628,46-TL yönünden iptaline, asıl alacaklardan 15.847,27-TL'ye yıllık %20,74, 17.545,57-TL' ye yıllık %33 oranında faiz işletilerek takibin devamına, geri kalan şahsi borca yönelik davanın reddine, davalı ...'ın kefaletten kaynaklı borca ilişkin itirazının, 4.719.811,59-TL nakit alacak ve 747.038,22-TL gayri nakit alacak yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, geri kalan nakit alacağa ilişkin davanın reddine, nakit alacak olan 4.559.819,03-TL'ye yıllık %57 oranında faiz uygulanmasına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan %20 üzerinden hesaplanan 1.100.260,60-TL icra inkar tazminatının davalılardan(davalı ...' nin 520.038,54-TL'si ile sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: 1-Davacı vekili; Mahkemenin ... yönünden verdiği tümden ret ve diğer davalı ... yönünden verdiği kısmen ret kararının hatalı olduğunu, ...'ın bireysel borcu ile ilgili ek raporda hesaplama yapılmış ise de sonucunda farklı rakam yazıldığını, ...'ın bireysel borcunun bu şekilde kabul edilmesi halinde dahi kalan miktarın 4.559.819,03-TL olduğunu, bu bakımdan gerekçeli kararın yeterli gerekçe içermediğini, ... yönünden ise imzaların teşhise götürecek önemli karakteristlik materyal ve yazı unsuru içermeyen basit tersimli yazılar olduğu belirtildiği halde mahkemece bahsi geçen sözleşmelerin düzenlendiği 2012 yılına yakın tarihli mukayese belgelerin getirtilmediğini, bu hususta talepte bulunmalarına rağmen mahkeme bu taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Davalı ... ve ... vekili; müvekkili ...'nin şirket yetkilisi olmadığını, kredi sözleşmesinde belirtilen kefalet limitinin 2012 yılında tamamen ödendiğini, borcun tamamen ödenmesi ile sözleşmenin konusuz kaldığını ve kefaletin sona erdiğini, asıl borçlu şirket tarafından yeni krediler kullanılmış ise de müvekkillerinin bu kredilere kefil olmadıklarını, ayrıca kefalet sözleşmesindeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, kefaletin geçerlilik koşullarının da bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ...AŞ arasında █████/2012 tarihli 2.500.000-TL limitli, █████/2016 tarihli 3.500.000-TL limitli, █████/2018 tarihli 7.500.000-TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalı ...'n her üç sözleşmede de kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalı ...'nin sadece █████/2012 tarihli sözleşmede kefil sıfatı bulunduğu, davacı bankanın █████/2018 tarihli ihtarname ile davalı ...'ın asıl borçlusu olduğu ihtiyaç kredisinden kaynaklanan alacağın kat edildiği, █████/2018 ve █████/2018 tarihli ihtarnameler ile dava dışı asıl borçlu ve tüm davalılar yönünden hesabın kat edildiği, davalı bankanın takipte davalılardan ...'ın asıl borçlusu olduğu █████/2018 tarihli ihtara konu ihtiyaç kredisi nedeniyle 15.857,18-TL asıl alacak, 930,92-TL işlemiş faiz, 46,54-TL BSMV olmak üzere 16.834,64-TL, █████/2018 tarihli ihtarnameye konu kredi kartı alacağı nedeniyle 17.545,57-TL asıl alacak, 78,95-TL işlemiş faiz, 3,94-TL BSMV olmak üzere 17.628,46-TL alacağın tahsilini davalı ...'dan tahsilini talep ettiği, █████/2018 ve █████/2018 tarihli ihtarnamelere konu diğer kredilerden kaynaklı 4.735.989,08-TL nakit, 747.038,22-TL gayrinakit alacağın ise davalı ...'dan kefil sıfatıyla tahsilinin istendiği, diğer davalı kefillerden ise █████/2012 tarihli kefaletleri nedeniyle 2.500.000-TL asıl alacak, 98.958,33-TL işlemiş faiz, 749,39-TL masraf, 485-TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 2.600.192,72-TL alacağın tahsilinin talep edildiği, davalıların itirazı üzerine mahkemece yapılan yargılamada, kefalet imzasının davalı ...'ye ait olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle adı geçen davalı yönünden davanın reddine, davalı ...'nin itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, davalının itirazının; şahsi borç nedeni ile 16.824,73 TL ve 17.628,46 TL yönünden iptaline, asıl alacaklardan 15.847,27-TL' ye yıllık %20,74, 17.545,57-TL'ye yıllık %33 oranında faiz uygulanması suretiyle takibin devamına, geri kalan şahsi borca yönelik davanın reddine, davalı ...'ın kefaletten kaynaklı borca itirazının, 4.719.811,59-TL nakdi alacak ve 747.038,22-TL gayri nakdi alacak yönünden iptaline, geri kalan nakit alacağa ilişkin davanın reddine,alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Somut olayda; kefalet sözleşmelerinde kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihin gösterildiği, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarın, kefalet tarihinin kendi el yazısıyla belirtdiği, █████/2012 tarihli sözleşmede davalı kefiller ... ve ...'nin eşinin muvafakatinin alındığı, █████/2016 ve █████/2018 tarihli sözleşmelerde kefalet tarihi itibariyle kefil sıfatıyla imzası bulundan davalı ...'ın şirket ortağı ve yönetici olması nedeniyle eş muvafakatinin aranmayacağı anlaşılmakla davalı kefiller ... ve ... yönünden TBK'nın 583 ve 584 maddesinde kefaletin geçerliliği için öngörülen koşullar gerçekleşmiştir.
Bununla birlikte davalı ..., █████/2012 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borçlarının ödendiğini, bu nedenle kefaletinin sona erdiğini, takibe konu edilen borçların █████/2012 tarihli sözleşme kapsamında olmadığını savunmuştur.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava takip konusu kredilerin kullandırım tarihlerinin █████/2017 tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, kredilerin davalı ...'nin kefil olarak yer almadığı █████/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin akdedilmesinden sonra kullandırıldığı tespit edilmiştir. Davalı ...'nin kefalet imzasının bulunduğu █████/2012 tarihli sözleşme tarihinden sonra, ikinci sözleşmenin imza tarihine kadar olan dönemde asıl borçluya kredi kullandırıldığına dair bir iddia bulunmamaktadır. Davalının kefalet imzasının bulunduğu █████/2012 tarihli kredi sözleşmesi mevcut ve aynı sözleşmeye dayalı olarak davalı kefilin sorumluluğu devam ederken, davacı bankanın yeni kredi sözleşmesi düzenlemesi nedeniyle, iradesinin önceki sözleşmenin devamı değil, yeni sözleşme yapmak olarak yorumlanmalıdır. Zira takip ve dava konusu tüm krediler davalının imzasının bulunmadığı yeni sözleşme kapsamında kullandırılmıştır. Bu nedenle davalının imzasının bulunmadığı yeni sözleşmenin, önceki sözleşmenin devamı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu durumda davalı ...'nin, kefalet imzasının bulunmadığı sonraki sözleşmeden kaynaklanan işbu dava konusu borçtan sorumlu tutulamayacağının, bu nedenle davanın davalı ... yönünden reddi gerekirken, bu davalı yönünden davanın kabulü doğru olmamıştır. (emsal Yargıtay 19. HD'nin █████████ esas, ████████ karar sayılı, Yargıtay 11. HD'nin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı).
Diğer davalı kefil ... ise █████/2012 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kendi adına atfen atılan kefil imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece ATK'dan alınan raporda davalıya atfen atılan imzasının teşhise götürecek önemli karakteristlik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle bu imzaların davalı ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, sözleşmede davalı ...'ye ait yazılar ile mukayese yazılar arasında farklılıklar saptığından söz konusu yazıların ...'nin eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bahsi geçen raporda, davalı ...'nin imzasının kolay taklit edilebilir ve basit tersimli olduğunun belirtilmesi karşısında başka mukayese imzalarla yeniden inceleme yaptırılması sonuca etkili olmayacağından davacının davalı ...'nin kefil imzasının aidiyeti hususunda ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Diğer davalı ... ise istinaf dilekçesi ile imza itirazında bulunmuş ise de aynı zamanda şirket yetkilisi ve ortağı olan davalı ...'ın sözleşmedeki imzaya yönelik takibe itirazında yargılama süresince bu yönde bir iddiada bulunmadığı gibi her üç sözleşmenin de kefili olduğu nazara alındığında istinaf aşamasında ileri sürülen imza itirazı yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi tarafından davalı ...'ın kefil sıfatıyla sorumlu olduğu 4.559.819,03-TL olarak tespit edilen borcuna dönem içerisinde nakde dönen 11 adet çek bedeli 17.600-TL'nin ile faiz ve BSMV'sinin ilavesiyle bankanın nakdi alacağı 4.577.450,95-TL olarak hesaplandığı halde, alacağa nakde dönen çekler ilave edilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Buna karşılık 5941 S.lı Kanun 3/9 maddesi gereğince üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmeyen çekler nedeniyle, muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erecektir. Somut olayda müşteri nezdindeki 83 adet çek yaprağından dolayı davacı bankanın istinaf aşamasında sorumluluğu kalmadığından dava 115.200-TL gayrinakit alacak yönünden konusuz kalmıştır. Bunun dışında, icra takibinin İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığı halde hükümde bu hususun gösterilmesi infazda tereddüte neden olacak niteliktedir. Yine, likit ve belirlenebilir nitelikte olmayan gayrinakit alacak için için koşulları oluşmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; nakde dönen gayrinakit alacağın nakdi alacağa ilave edilmemesi, davalı ...'nin kefalet sorumluluğunun bulunmadığının dikkate alınmaması, takibin İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına karar verilmemesi, likit olmayan gayrinakit alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekili ile davalı ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalının itirazının şahsi borç nedeni ile 16.824,73-TL ve 17.628,46-TL yönünden iptaline, asıl alacaklardan 15.847,27-TL'ye yıllık %20,74, 17.545,57-TL'ye yıllık %33 oranında faiz uygulanması suretiyle takibin devamına, fazla talebin reddine, davalı ...'ın kefaletten kaynaklı borca ilişkin itirazının 4.735.989,08-TL nakdi alacak ve 631.838,22-TL gayri nakdi alacak yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, geri kalan nakit alacağa ilişkin davanın reddine, nakit alacak olan 4.575.996,52-TL'ye yıllık %57 oranında faiz uygulanmasına, konusuz kalan 115.200-TL gayrinakit alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına, likit ve belirlenebilir nitelikteki nakit alacağın %20'si tutarında 954.088,45-TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir. Davanın açıldığı tarihte konusuz kalan 115.200-TL gayrinakit alacak yönünden davacı haklı olduğundan davalı yararına bu kısım yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli kararının, HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"1-Davanın, davalı ... yönünden reddine,
2-Davanın, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, İstanbul 12. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip doyasına yönelik itirazının; şahsi borç nedeni ile 16.824,73-TL ve 17.628,46-TL yönünden iptaline, asıl alacaklardan 15.847,27-TL'ye yıllık %20,74, 17.545,57-TL'ye yıllık %33 oranında faiz uygulanması suretiyle takibin devamına, fazla talebin reddine,
Davalı ...'ın kefaletten kaynaklı borca itirazının, 4.735.989,08-TL nakit alacak ve 631.838,22-TL gayri nakit alacak yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, geri kalan nakit alacağa ilişkin davanın reddine, nakit alacak olan 4.575.996,52-TL'ye yıllık %57 oranında faiz uygulanmasına, konusuz kalan 115.200-TL gayrinakit alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
Likit ve belirlenebilir nitelikteki nakit alacağın %20'si tutarında 954.088,45-TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Alınması gereken 325.868,90-TL ve gayrinakit alacak yönünden 732-TL olmak üzere toplam 326.600,90-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 57.787,45-TL, icra veznesine yatırılan 23.679,95-TL olmak üzere toplam 81.467,40-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 245.133,50-TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 81.511,80-TL peşin harçların davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.750-TL bilirkişi ücreti ve 684-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.434-TL yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... tarafından yapılan 120-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davacıdan alınarak davalı mirasçılarına verilmesine,
Davacı lehine takdir olunan 638.748,64-TL ve gayrinakit alacak yönünden 45.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... lehine reddedilen kısım yönünden 10-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
Davalılar ... mirasçıları ve ... lehine taktir olunan 380.025,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'dan alınarak Hazine'ye ödenmesine,"
Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Adli yardım kararı nedeniyle davalılardan peşin istinaf karar harcı alınmadığından harç iadesi hususunda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan 186-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... tarafından yapılan 48-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ... mirasçılarına verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!