Anahtar kelimeler: Vakte Sunulu Satımdan Barındırıp Huzurdaki Likit Niyet Görüleceği Borca Ekinde

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülenİtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine ----. İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı
dosyası ile takip başlatıldığını, Davalı tarafından borca itiraz edildiğini, Müvekkili şirket nezdinde yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde belirtilen borç
miktarı tahakkuk ettiğini bu vakte kadar da ilgili borca istinaden herhangi bir ödeme
kaydına rastlanmadığını, Dilekçe ekinde sunulu belgeler ve açıklamalarında görüleceği üzere huzurdaki
davanın konusunu teşkil eden alacak LİKİT bir alacak olduğunu, İşbu sebeple Davalı
tarafından icra takibine yapılmış olan itiraz kötü niyet barındırıp Müvekkil Şirket'in
haklı alacağının tahsilinin sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiğinden huzurdaki
davanın kabulünün yanı sıra Davalı'nın, asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere
icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, haklı davalarının kabulü ile, ----. İcra Müdürlüğü ------ Esas
sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile (123.161,50 TL Asıl Alacak açısından). Takibin
asıl alacağa işleyecek Ticari Reeskont Avans Faizi oranı ile birlikte devamını, Davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi ile yargılama
gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
: Dava dilekçesi, ----İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyasının Uyap çıktıları, BA-BS kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, cari hesap alacağı iddiası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, cari hesap nedeni ile davacının davalıdan alacalı olup olmadığı, davalının ---- İcra Müdürlüğü --- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişinin incelemesi yapılması için ----- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. Bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez ----- Mahkemesince alınan talimat bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamı incelenerek, davacı şirkete ait alt hesap kayıtları ve ticari defterler sunulmadığı için tespit ve değerlendirme yapılamamıştır.
Dosyada mübrez bilirkişi ek raporunda özetle; Dosya kapsamı incelenerek, davacıya ait alt hesap kayıtları ve ticari defterler, dosyada
mübrez belgeler üzerine araştırma, inceleme, hesaplama ve değerlendirmeler yapılmış
ve yukarıda arz olunan tespit ve incelemeler neticesinde etraflıca açıklandığı üzere;
Davacı; ----- tarafıma
sunduğu 2024 yılı yasal defterlerin 6102 sayılı yeni TTK.ilgili hükümleri yönünden
ticari defterlerin ispat kuvveti bakımından;
Davacı; ----- 2024
yılına ait yasal ticari defterlerinden Yevmiye ve Kebir Defterlerinin açılış ve
kapanış tasdiklerini (beratlarının) alındığı görülmüştür, ilgili yıla ait Envanter
defterinin yasal süre içinde tasdik edildiğini görülmüştür. 2024 yılına
defterlerinin bu haliyle usule uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Takdir Sayın Mahkeme’ye aittir.
Davacı yasal ticari defter kayıtlarında davalı firma ---- CARİ HESABI
OLMAYAN TİCARİ ALACAKLAR torba hesabında tutulduğu, Takip konusu faturaların davacı defter kayıtlarında olduğu, defter kayıtların
usulüne uygun tutulduğu,
Davacının 31.12.2024 tarihi itibariyle yasal ticari defter kayıtlarında 263.161,50
TL davalıdan alacaklı olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesi ile davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için █████/2025 tarihi saat 10:00'a inceleme günü verildiği ancak davalı şirkette T.K. 35'e göre inceleme gününü bildirir tebligatın yapıldığı, inceleme gününden haberdar olduğu, inceleme gününde davalı şirketin mahkememize gelmediği bu nedenle bilirkişi incelemesinin yapılamadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin cari hesap alacağının bulunduğu iddiası ile davacının davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının icra takibine, borca ve faize itiraz etmesi üzerine asıl alacağın tahsili talebi ile eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi ek raporunda; davacının incelenen kendi ticari defterlerinde; davacı----- 2024
yılına ait yasal ticari defterlerinden Yevmiye ve Kebir Defterlerinin açılış ve
kapanış tasdiklerini (beratlarının) alındığı görülmüştür, ilgili yıla ait Envanter
defterinin yasal süre içinde tasdik edildiği, 2024 yılına
defterlerinin bu haliyle usule uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil
vasfının olduğu, takip konusu faturaların davacı defter kayıtlarında olduğu, defter kayıtların
usulüne uygun tutulduğu,
davacının 31.12.2024 tarihi itibariyle yasal ticari defter kayıtlarında 263.161,50
TL davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ----- aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay-----sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü, usulüne uygun tutulan defterlerin davacı lehine delil teşkil edeceği, davalının defterleri sunmaması nedeni ile davacı defter ve kayıtlarının mahkememizce hükme esas alındığı, (benzer mahiyette ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----.Hukuk Dairesinin---- Karar sayılı ilamı), vergi dairesine yapılan davalı bildirimi de nazara alınarak, davacının davasında haklı olduğu, eldeki davanın yalnızca asıl alacak yönünden açıldığı nazara alınarak; davanın kabulü ile; davalının --- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 123.161,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ---. İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 123.161,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine,
2-Asıl alacak miktarı olan 123.161,50’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 8.413,16 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.483,13 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.930,03 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 1.483,13 TL peşin harcın toplamı olan 2.098,53 TL 'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 5.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.585,00 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 7.085,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!