Anahtar kelimeler: İçeceği Meşrubatların Satımdan Bam Yazim Dağıtımını İzmir Eksiklik Özetle Geçildi

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında davacının satış dağıtımını yaptığı ..., ..., ...., ... içeceği ... ve ... vb. gibi meşrubatların münhasır satıcılığı için (Gazlı ve Gazsız ürün-Miktar) Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre davacıdan "şirket", davalı işletmesinden ise"işletmeci" olarak söz edileceğini, sözleşmenin bütün hükümlerinin devam ettiği halde davalının sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimlerini yerine getirmediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranması üzerine müvekkilinin talebi ile taraflar arasında akdedilmiş olan Sözleşme Genel Hükümleri bölümünün 1. Maddesinin davalı tarafından ihlal edildiğini, davalının işletmesinde davacı şirketin ürünü olmayan gazsız ürünleri bulundurduğunu ve satışa sunduğunu, Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyası ile bunun tespit edildiğini, tespit dosyasından anlaşılacağı üzere davalının gazsız ürünlere ilişkin münhasırlık şartını ihlal ederek sözleşmeye aykırı davrandığını, tespitten sonra müvekkilinin davalıya ve dava dışı ....'e iadeli taahhütlü █████/2019 tarihli ihtarname göndererek sözleşmenin fesih edildiği, fesih sebebiyle sözleşmeden doğan hak ve alacaklarının 8 gün içerisinde ödenmesi hususunu ihtar edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin davalı tarafından ihlal sebebiyle davacının davalıdan (KDV Dahil) 135.059,05.TL pazarlama faaliyetlerine katkı payı bedeli olarak davalı ve dava dışı .... aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye, icra takibinde talep edilen toplam alacağın tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin ikametgahının Çeşme olduğunu bu nedenle davanın Çeşme Mahkemelerinde açılması gerektiğini, icra takibine dayanak teşkil eden Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesinde ...., ....-...., ..... –....-...., ....Adi ortaklığı, ....,....-.... Adi Ortaklığı sözleşme tarafı olarak imza attığını ve sözleşmenin 5. Maddesinde eski sözleşmeden ve iş bu sözleşmeden doğan borçlardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyan ve kabul ettiklerini, Sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca, ....., ...-...., .... –........, ...l Adi ortaklığı, ...., .....-.... Adi Ortaklığı ‘nın ...şirketi ile 3.6.2014 tarihli ve 29.9.2014 ve 29.6.2010 tarihli sözleşme borçları olan toplam 59.960TL’lik borç da müvekkilinin dahil olduğu 16.5.2016 tarihli sözleşme kapsamında birleştirilmiş olup iş bu sözleşmenin süresinden önce sona ermesi halinde ...., ...-..., ... –...-..., ... Adi ortaklığı, ..., ...-... Adi Ortaklığı müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağının imza altına alındığını, hal böyleyken, davacı tarafından müşterek sorumluluk yokmuş da sadece müteselsil sorumluluk varmış gibi davalı olarak müvekkiline davanın yönlendirilmiş olmasının usuli bir eksiklik olduğu bu nedenle husumete karşı itiraz ettiklerini, taraflar arasında akdedilmiş olan Bayilik Bölgesi Direk Satış noktası Sözleşmesi’ne aykırı davranışın var olup olmadığının yine sözleşmenin II/4 maddesi gereği işletmenin faal olup olmadığının mahkemeden tespitinin talep edildiği, ancak hukuksal bir konuda bilirkişiden alınan tespit raporunun dayanak olmak üzere yapılan sözleşme feshini kabul etmediklerini, yapılan tespitte sözleşme ile alakası olmadığı halde müvekkilinin işletmesinin karşısında bulunan belediye tarafından kiralanmış bulunan büfenin de resimlenerek gayrimenkul değerlendirme uzmanı tarafından değerlendirmeye alınmış olmasının doğru olmadığını, ayrıca gayrimenkul değerlendirme uzmanı tarafından tespit edilen raporun sonuç bölümünde taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer alamayan farklı markalardaki ürünlerin dava konusu işletmenin satış noktasında bulunduğu, yine işletmenin Çeşme Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün rapor ekinde yer alan 413674 sayılı ve 18.10.2019 tarihli yazısı gereği faaliyetine halen devam ettiğinin tespit edildiği şeklinde değerlendirmede bulunduğunu, ancak malların neler olduğunu belirtmediği gibi davaya konu olmayan tekel büfesinin resmini çekerek hatalı sonuca ulaştığını, tekel büfede satılan ....Suyun resminin çekildiği, bu ürünün tekel büfede satıldığını, bu nedenle rapora itiraz ettiklerini, ayrıca müvekkilinin tespitten önceki beş ay firmaya siparişler vermesine rağmen firma kötü niyetli olarak siparişleri vermediğini, sanki ürünleri satılmıyormuş gibi kendisini haklı göstermeye çalıştığını, bu sipariş talep dökümlerinin mahkemeye kanıt olarak sunulacağını, yine sözleşmenin, tek taraflı olarak müvekkili ....’i sorumluluk altına sokan maddeler içerdiğini, ...., ...-..., ... –...-..., ... Adi ortaklığı, ..., ...-... Adi Ortaklığının borçları dahi iş bu sözleşme kapsamında müvekkilinin ....'in sorumluluğuna bırakıldığını, davacının bayilik sözleşmesini usulsüz bir şekilde feshetmiş olduğundan cezai şartı kabul etmediklerini, davacının cezai şart talebinin de kabul edilemeyeceğini, cezai şartın, miktarı yönünden tacir borçlunun ekonomik özgürlüğünü kabul edilemez derecede sınırlayıp, onun ekonomik varlığının büyük bir tehlikeye girmesine veya yıkımına yol açtığı hallerde ahlaka aykırı sayılarak hükümsüz sayılacağını, Yargıtay kararları doğrultusunda ve pandemi şartları da değerlendirilerek talep edilen cezai şartın müvekkilinin mahfına sebebiyet verecek nitelikte olduğundan ve sözleşmenin 4 ve 5. Maddesi de dikkate alınarak ... ,...-..., ... –...-..., ... Adi ortaklığı, ..., ...-... Adi Ortaklığı’nın borçları mahsup edilmek ve kendilerine ait olmak üzere ve kıstelyevm usulü uygulanarak hesaplanmasına dair karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davacının davasını itiraz ettiklerini, kesinleşmemiş olan gayrimenkul değerleme uzmanın bilirkişi tespitine göre haksız olarak feshetmiş olduğu bayilik sözleşmesine dayandırmış olduğundan davasının reddi ile, usuli itirazlarının kabulüne, yetki itirazının kabulüne, sözleşmede müşterek ve müteselsil olarak sorumlu bulunan ....., ...-..., ... –...-..., ... Adi ortaklığı, ..., ...-... Adi Ortaklığına davanın ihbarı ile taraf teşkilinin sağlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.MAHKEMECE
: "Dava; sözleşmesinin feshinden doğan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Davalı gerçek kişi yönünden tacir olup olmadığına dair araştırma yapılmış, bilanço usulüne göre defter tuttuğu tespit edildiğinden tacir sıfatını haiz olduğu, davacı tarafın ise TTK'da sayılan şirketler arasında yer aldığı görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, eldeki davanın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirdiği anlaşılmakla mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu kanaatine varılmıştır.İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması halinde dava şartının bulunup bulunmadığı yönünden öncelikle bu hususun incelenmesi gerektiği, davalı tarafından taraflar arasında yapılan (Gazlı ve Gazsız Ürün - Miktar) Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi'nin inkar edilmediği, sözleşmenin 12. Maddesinde uyuşmazlık halinde İzmir Mahkemelerinin yetkili kılındığı, HMK'nın 17.maddesi uyarınca tacir olan taraflar arasında yapılan yetki şartının geçerli olduğundan yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunduğu, dava şartının mevcut olduğu görülerek yargılamaya devam olunmuştur.Davalı tarafça; mahkememizin yetkisine yapılan itiraz incelendiğinde, davalı tarafından taraflar arasında yapılan (Gazlı ve Gazsız Ürün - Miktar) Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi'nin inkar edilmediği, sözleşmenin 12. Maddesinde uyuşmazlık halinde İzmir Mahkemelerinin yetkili kılındığı, HMK'nın 17.maddesi uyarınca tacir olan taraflar arasında yapılan yetki şartının geçerli olduğundan İzmir mahkemelerinin yetkili olduğu sonuç olarak yetki itirazının yerinde olmadığı tespit edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,Taraflar arasında (Gazlı ve Gazsız Ürün - Miktar) Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmenin 1. Maddesine göre davalının sözleşmenin yürürlülüğü süresince, münhasıran "Gazsız Ürünler” ile kullanım amaçları bakımından gazsız ürünler kategorisinde yer alan eş ürünleri satın almak suretiyle işlettiği Satış Noktası’nda müşterilerine yeniden satmayı ve fakat bu ürünlerle rekabet halinde bulunan veya bulunabilecek olan,bir başka firma tarafından sağlanan her türlü meşrubat, meyve suyu, meyve nektarı ve sair alkolsüz içecek türünü satın almamayı, satış noktasında yeniden satış gayesiyle bulundurmamayı, satmamayı ve sattırmamayı; keza bu ürünlerin her türlü tanıtımına ilişkin reklam ve sair malzemeyi satış noktasında bulundurmamayı ve bu ürünlerin tanıtımını yapmamayı kabul ve taahhüt eder....” hükmünün bulunduğu, sözleşmenin 3. Maddesinde; davalının haksız bir nedenle iade etmemek koşuluyla toplam 11.000 (onbirbin) kasa/koli miktarında ve özel hükümlerde belirtilen ürünü satın almak suretiyle müşterilerine satmayı planlamaktadır.Sözleşme herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın işbu satış miktarının tamamlanması ile birlikte kendiliğinden sona erecektir.” hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin “Özel Hükümler”bölümünün 6.maddesine göre davacının davalının ürünlerinin etkin bir şekilde satışını sağlamak amacıyla yapacağı her türlü pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak için ve bir defaya mahsus olmak üzere ona fatura mukabilinde (KDV hariç) 150.000–TL(yalnız Yüzellibin Türk Lirası) ödeyecektir. Ancak davalının işbu Sözleşme'nin Özel hükümler kısmının 4 üncü maddesinde belirtilen ... - ... ...-...-...-... Adi Ortaklığı, ...- ...-.... Adi Ortaklığı'na ait toplam KDV hariç 59.960-TL (ellidokuzbindokuzyüzaltmış TürkLirazı) borcun tamamını üstlendiğini, bu kapsamda davacı tarafından kendisine ödenecek pazarlama faaliyetlerine katılım bedelinden işbu tutarın herhangi bir bildirime gerek gerek olmaksızın mahsup edileceğini, bu sebeple şimdi veya ileride davacıya karşı herhangi bir hak iddia etmeyeceğini beyan, kabul, taahhüt eder. Ancak davalı ve ... - ..., ...- ...- ...-... Adi Ortaklığı ve ...-...-... Adi Ortaklığı,İŞLETMECİ'nin işbu Sözleşmede öngörülen yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde sözlemenin süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi üzerine,bu meblağın ve Eski Sözleşmeler kapsamında kendilerine ödenen pazarlama faaliyetlerine katılım bedelinin kıstalyevm usulü belirlenecek olan kısmını KDV’si ile birlikte davacıya derhal iade edecektir.“ hükmünün bulunduğu görülmüştür.Davacı tarafça Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ███████ D. İş sayılı dosyasında yaptırılan delil tespiti dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda davalının işletmesinde taraflar arasında akdedilmeyen sözleşmede yer almayan farklı markalarda ürünlerin dava konusu işletmenin satış noktasında bulunduğunun tespit edildiği, tespit dosyasında çekilen fotoğraflara göre davalının işletmesinde gazsız ürünlere ilişkin münhasırlık şartını ihlal ederek "..." satışı yaptığının anlaşıldığı, davalının davacı şirketin ürünü olmayan gazsız ürünleri bulundurmak ve satışa sunmak suretiyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin 1.maddesini ihlal ettiği, davacı tarafça davalıya 22.11.2019 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, davalı tarafça husumet itirazında bulunulmuş ise de, davalının sözleşmenin tarafı olduğundan husumet itirazı yerinde görülmediği, dosyada mevcut denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davalı işletmenin 11.000 adet alım yapması gerekirken sözleşme süresi boyunca 2606,5 adet alım yaptığı bu bakımdan 8394 miktar eksik kaldığı, bu durumda pazarlama faaliyetlerine katkı payı olarak 11000 adet karşılığı 150.000.TL (KDV Hariç) pazarlama faaliyetlerine katkı payı bedeli olarak ödendiği dikkate alındığında, bu tutardan alım yapılan 2606,5 adet için 35.543,18.TL düşülmesi gerektiği, dolayısıyla, KDV hariç (150.000,00.TL — 35.543,18.TL) 114.456,82.TL tutarında ve KDV dahil edildiğinde (20.602,22.TL) toplam 135.059,05.TL tutarında katkı payı talep edebileceğinin hesaplandığı, böylece davalının taraflar arasında yapılan Direkt Satış Noktası Sözleşmesine aykırı davrandığından davacının davalıdan (KDV Dahil) 135.059,05 TL pazarlama faaliyetlerine katkı payı bedeli talep etmekte haklı olduğu, taraflar tacir olduğundan pazarlama faaliyetlerine katkı payı bedeli yönünden takip tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, davacının Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ███████ D. İş sayılı dosyasında 867,50 TL delil tespit gideri ve 606,00 TL tespit vekalet ücreti ile 24,80 TL İhtarname tebliğ gideri yaptığından bu alacak kalemlerini davalıdan talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, davalının İzmir 2.İcra Müdürlüğünün ██████████.sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile, 135.059,05 TL asıl alacak, 867,50 TL delil tespit gideri, 606,00 TL tespit vekalet ücreti ve 24,80 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 136.557,35 TL alacağa itirazının iptaline, takibin takip talebinde istenen şartlarda ve bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, kıstalyevm usulü belirlenecek alacağın yargılamayı gerektirdiği ve bu nedenle likit olmadığı anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile;HÜKÜM
: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;1-Davacının davasının KABULÜNE,Davalının, İzmir 2.İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile,135.059,05 TL asıl alacak, 867,50 TL delil tespit gideri, 606,00 TL tespit vekalet ücreti ve 24,80 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 136.557,35 TL alacağa itirazının iptaline, takibin takip talebinde istenen şartlarda ve bu miktar üzerinden devamına,2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sözleşmenin Özel Hükümler kısmının 6.maddesine göre, davalı işletmecinin sözleşme ile üstlendiğini, yükümlülüklerini yerine getirmemesi,sözleşmeye uymaması halinde kendisine verilmiş olan pazarlama faaliyetlerine katkı payı bedelini kıstalyevm usulü belirlenecek olan kısmını KDV’si ile birlikte ŞİRKET’e derhal iade edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tacir kendisine verilmiş olan pazarlama faaliyetlerine katkı payı bedelinin ne kadar olduğunu ve davacı şirketten de sözleşmeye dayalı olarak ne kadar ürün satın aldığını bildiği için ve kıstalyevm hesabı da taraflarca bu kriterlere dayalı olarak yapıldığı için alacağının likit olduğunu, tacir olan davalının davacıya iade etmesi gereken pazarlama faaliyetlerine katkı payı bedelini bilmemesi sözkonusu olamayacağından alacağın likit olmadığı hükmüne varılarak icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş olması hukuka ve usule aykırılık teşkil ettiğini, davacının % 20 icra inkar tazminatı talebi hukuka ve usule uygun olduğundan Mahkeme’nin sadece icra inkar tazminatının reddine ilişkin olarak vermiş olduğu kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, sebep ve gerekçelerle re’sen nazara alınacak hususlar da dikkate alınarak, davalı tarafın istinaf itirazlarının usulden ve esastan reddi ile kararın davalı yönünden onanmasına, istinaf istemlerinin kabulünü, mahkemenin sadece icra inkar tazminatının reddine ilişkin kararının hukuka ve usule aykırı olması sebebiyle davacı aleyhine olan bu kısmın ortadan kaldırılarak vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sözleşme Genel Hükümleri bölümünün 1. Maddesinin davalı müvekkili tarafından ihlal edildiğini, davalı müvekkili işletmesinde davacı şirketin ürünü olmayan gazsız ürünleri bulundurduğunu ve satışa sunduğunu, Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyası ile bunun tespit edildiğini, tespit dosyasından anlaşılacağı üzere davalı müvekkili gazsız ürünlere ilişkin münhasırlık şartını ihlal ederek sözleşmeye aykırı davrandığını, tespitten sonra müvekkili davalı müvekkile ve dava dışı ...'e iadeli taahhütlü █████/2019 tarihli ihtarname göndererek sözleşmenin fesih edildiğini, fesih sebebiyle sözleşmeden doğan hak ve alacaklarının 8 gün içerisinde ödenmesi hususunu ihtar edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin davalı müvekkili tarafından ihlal sebebiyle davacının davalı müvekkilimden (KDV Dahil) 135.059,05.TL pazarlama faaliyetlerine katkı payı bedeli olarak davalı müvekkili ve dava dışı .... aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı müvekkili yetkiye, icra takibinde talep edilen toplam alacağın tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı müvekkile yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiğini, Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesine aykırılığın tespiti istemli tespit davası açılmış olup,alınan raporun hükme esas teşkil etmesi yasa ve usule aykırılık teşkil ettiğini, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Olan Bilirkişi .... aracılığıyla █████/2019 tarihinde .... ilçesi, .... mahallesi ... Caddesi No:... (...) .... adresinde keşif icra edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli raporda, taraflar arasında akdedilmeyen sözleşmede yer almayan farklı markalarda ürünlerin dava konusu işletmenin satış noktasında bulunduğu, yine işletmenin Çeşme Vergi Dairesi müdürlüğünün rapor ekinde yer alan 413674 sayılı 18.10.2019 tarihli yazısı gereği faaliyetine halen tespit edildiğini belirttiğini, raporu tanzim eden bilirkişi alanında uzman olan bir bilirkişi olmadığını, raporu tanzim eden bilirkişinin uzmanlık alanı gayrimenkul değerleme üzerinde olduğunu, alanında uzman olmayan bir bilirkişi tarafından düzenlenen rapora mahkemenin kararının gerekçesinde yer verilmesinin hukuken kabulünün mümkün olmadığını, eksik inceleme ile verilen hatalı yerel mahkeme kararında AİHS m.6 ile düzenleme alanı bulan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini,Sözleşmenin davacı yan tarafından haksız bir şekilde fesih edildiğini, müvekkili sözleşmenin kurulduğu ilk günden beri yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacı yanın siparişlerini geç teslim olmasına rağmen sözleşmeye uymak adına davacı yanın ihmallerine katlanmakta ve basiretli bir tacir olarak sözleşme yükümlülüklerine riayet ettiğini, iş bu sebeple davacının yapmış olduğu fesihin haklı olmadığı gözetildiğinde istinaf incelemesi için başkanlığınıza başvuru zorunluluğunun hasıl olduğunu, eksik inceleme neticesinde verilen usul ve yasaya, aynı zamanda yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden yapılacak duruşmalı yargılama neticesinde istinaf taleplerinin kabulüne yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava
: itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.Taraflar arasında düzenlenen 16.05.2016 tarihli Direk Satış Noktası Sözleşmesinin 1. Maddesine göre; davalının sözleşmenin yürürlülüğü süresince, münhasıran "Gazsız Ürünler” ile kullanım amaçları bakımından gazsız ürünler kategorisinde yer alan eş ürünleri satın almak suretiyle işlettiği Satış Noktası’nda müşterilerine yeniden satmayı ve fakat bu ürünlerle rekabet halinde bulunan veya bulunabilecek olan,bir başka firma tarafından sağlanan her türlü meşrubat, meyve suyu, meyve nektarı ve sair alkolsüz içecek türünü satın almamayı, satış noktasında yeniden satış gayesiyle bulundurmamayı, satmamayı ve sattırmamayı; keza bu ürünlerin her türlü tanıtımına ilişkin reklam ve sair malzemeyi satış noktasında bulundurmamayı ve bu ürünlerin tanıtımını yapmamayı kabul ve taahhüt eder....” hükmünün bulunduğu, sözleşmenin 3. Maddesinde; davalının haksız bir nedenle iade etmemek koşuluyla toplam 11.000 (onbirbin) kasa/koli miktarında ve özel hükümlerde belirtilen ürünü satın almak suretiyle müşterilerine satmayı planlamaktadır.Sözleşme herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın işbu satış miktarının tamamlanması ile birlikte kendiliğinden sona erecektir.” hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin “Özel Hükümler”bölümünün 6.maddesine göre davacının davalının ürünlerinin etkin bir şekilde satışını sağlamak amacıyla yapacağı her türlü pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak için ve bir defaya mahsus olmak üzere ona fatura mukabilinde (KDV hariç) 150.000–TL(yalnız Yüzellibin Türk Lirası) ödeyecektir. Ancak davalının işbu Sözleşme'nin Özel hükümler kısmının 4 üncü maddesinde belirtilen ... - ... ...-...-...-... Adi Ortaklığı, ...- ...-....Adi Ortaklığı'na ait toplam KDV hariç 59.960-TL (ellidokuzbindokuzyüzaltmış TürkLirazı) borcun tamamını üstlendiğini, bu kapsamda davacı tarafından kendisine ödenecek pazarlama faaliyetlerine katılım bedelinden işbu tutarın herhangi bir bildirime gerek gerek olmaksızın mahsup edileceğini, bu sebeple şimdi veya ileride davacıya karşı herhangi bir hak iddia etmeyeceğini beyan, kabul, taahhüt eder. Ancak davalı ve ... - ..., ...- ...- ...-... Adi Ortaklığı ve ...-...-... Adi Ortaklığı,İŞLETMECİ'nin işbu Sözleşmede öngörülen yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde sözlemenin süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi üzerine,bu meblağın ve Eski Sözleşmeler kapsamında kendilerine ödenen pazarlama faaliyetlerine katılım bedelinin kıstalyevm usulü belirlenecek olan kısmını KDV’si ile birlikte davacıya derhal iade edecektir." şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafça icra takibi yapılmadan önce Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ değişik iş sayılı dosyasında sözleşme hükümlerinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmış, davalının işyerinde yapılan incelemelerde sözleşmede yer almayan farklı markalarda ürünlerin dava konusu işletmenin satış noktasında bulunduğu işletmenin halen faaliyetine devam ettiği belirtilmiştir.Davalı taraf iş bu tespit raporuna itiraz etmiş davaya konu olmayan tekel büfe nin resmi çekilerek tekel büfe de satılan erikli suyun satıldığını tespit ettiğini buna itiraz ettiklerini belirtmiştir .Davacının sözleşme gereğince davalıya 150.000 TL katkı bedeli verdiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Mahkemece davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan raporda; davalı tarafın davacıdan toplam 2.606,50 adet alım yaptığı, 8.394 adet miktarının eksik kaldığının görüldüğü bunun da davacı tarafça kıstelyevm usulüne göre belirlenen tutarının KDV dahil olarak davalıdan talep edildiğini belirtilmiştir.Mahkemece değişik iş raporuna göre ve mahkemece aldırılan rapora göre davanın kabulüne alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir .Davalının istinafları yönünden yapılan değerlendirmede; sözleşmenin esasen davalı ile davacı arasında yapıldığı davalının belirttiği diğer kişilerin ve adi ortaklıkların önceki sözleşmelerinin davalıya devredilmiş olduğu bu sözleşmelerden kaynaklanan borcun davalı tarafından üstlenildiği bu nedenle bu yöndeki istinafın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Yine her ne kadar davalı, değişik iş raporunda alınan bilirkişi raporunda başka bir yerin fotoğraflandığı ileri sürülmüş ise de; mahkemece keşif sonucu rapor aldırılmış olması nedeniyle davalının bu yöndeki istinafları da yerinde bulunmamıştır.Davacının istinafı yönünden yapılan değerlendirmede; alacağın tespiti, ne kadar mal alındığı hususu yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmemesi yerinde olup, davacının bu yöne ilişkin istinafının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davalının sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinin tüm dosya kapsamına göre anlaşılmasına, davacı tarafça kıstevyelm usulüne göre davalı tarafa verdiği katkı bedelini talep ettiğinin anlaşılmasına, talep edilen bedelin teslim alınmayan mal miktarına göre yerinde olmasına, alacağın yargılamayı gerektirmesine göre davacı ve davalı vekilinin vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 9.328,23 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 2.332,10 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 6.996,13 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Taraflarca yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026