Anahtar kelimeler: Mersis Talebimizin Ermiştir İhyası İhya İlamlı Açmak Görüleceği Erdiğinin Erdiği

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iş bu dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerden de görüleceği üzere ...Anonim Şirketi (Mersis No:..) tasfiyenin sona erdiği █████/2024 tarihinde sicil kaydı ticaret sicilinden terkin olunmuş ve böylece şirket tüzel kişiliği sona ermiştir. Müvekkilin belirtilen şirketten olan alacağının tahsiline yönelik olarak İstanbul ... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasında ilamlı takip başlatıldığını ancak şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin anlaşılması üzerine ilgili icra dairesinden ihya davası açmak üzere süre verilmesi talep edilmiş, ekli belgelerden görüleceği üzere icra dairesince talebimizin kabul edilmesi üzerine iş bu ihya davasının açılması gerekliliği hasıl olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. Maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde "şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu ise" denilerek bu gibi durumda şirketin yeniden tescilinin istenebileceği yasa ile hükme bağlandığını, yine anılan Kanunun Geçici 7. maddesinde ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceğinin belirtildiğini, bu sebeple şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması şirket alacaklılarının alacağının düşmesine sebep olmadığını, tasfiye işlemleri bitmiş, ticaret sicilden terkin edilmiş bir şirketin bu süreçten sonra da birtakım hak, alacak ve borçları ortaya çıkması durumunda şirketin geçici tescili (ihya) ile bu sorunun giderileceğinin açık olduğunu belirterek ...Anonim Şirketinden olan alacağımız sonuçlanıncaya kadar söz konusu şirketin yeniden tesciline (ihya) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, Mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve arkadaşları tarafından, ihyası istenen ...A.Ş.'ye karşı 19 adet dava açıldığını, bu davalara ilişkin mahkeme ve dosya numaralarının cevap dilekçesinde açıkça belirtildiğini, tüm bu davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan ve aynı şirketin ihyası talep edildiğinden, Mahkemede görülen bu davanın, ilk açılan ihya davası özelliği taşıyan İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. (Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.) sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini ayrıca davacının miras ortakları bulunduğundan tek başına bu davayı açma hakkının da bulunmadığını, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yürütüldüğünü, haklı sebebin olmadığını, ek tasfiye kurumu varken ihya davası açılmasının kötü niyetli olduğunu, davalının basiretli tacir olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek öncelikle davanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacının hukuki dayanaktan ve haklı sebepten yoksun ihya davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, şirket ihyası davasıdır.Davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini belirtmiş olup davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Feragat mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir. Davacı tarafın feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken (1/3 oranına göre) 244,00 harcın mahsubu ile 488,00 harcın kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücretinin yarısı olarak hesaplanan 22.500,00-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalılara yarı yarıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına,5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK.'nın yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.█████/2026Başkan¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırKatip¸e-imzalıdır