Anahtar kelimeler: Heyete Cismani Bam Esaskarar Başkan Tevdi Yazim Katip Konya Ölüm

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)KATİP
: ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACILAR
: 1- ........2- ........VEKİLİ
: Av.....DAVALI
: 1- ........VEKİLLERİ
: Av..... Av.....DAVALILAR
: 2- ........3- ........VEKİLİ
: Av.....DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E ... Karar sayılı dosyası ile müvekkillerin, oğlu ........’in 06.09.2016 tarihinde, ........’ın kullandığı, ........’ın sahibi olduğu ve ........ A.Ş tarafından sigortalanan araçla ölümüne sebebiyet vermesi sonucu açılan Destekten yoksun kalma tazminatı sonuçlanmıştır. Karara esas alınan son rapora göre; destekten yoksun kalınan tazminat bedeli,744.997,66Tl olarak hesaplanmış, sigortanın sorumlu olduğu bedel 300.137,00Tl olarak belirlenmiş, ... E-... Karar sayılı dosyada hükmedilen 130.694,23Tl sigorta şirketinden tahsil edilmiş, işbu ek dava ile tahsil edilemeyen 614.300,43Tl nin tahsili için müracaat zorunlu olmuş, bakiye tazminat bedelinin müştereken ve müteselsilen, sigorta için ödemekle mükellef olduğu sigorta limiti (169,442,77Tl) dahilinde davalılardan tahsiline karar verilmesini fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere, tahsil edilemeyen 614.300,43Tl. nin davalılardan müştereken ve müteselsilen; sigorta şirketi için 03.10.2016 (temerrüt tarihinden itibaren ve sigorta limiti dahilinde) davalı şahıslardan ise 06.09.2016 tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte tahsiline, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılarak, tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ........ ve ........ vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ........'in kazanın meydana gelmesinde müteveffaya göre daha az kusurlu olduğu hatta tamamen kusursuz olduğunun açık olduğunu, zira, müvekkillerden ........'in olay günü sevk idaresindeki araç ile trafik kurallarına riayet ederek hareket ettiğini, hızının 10-20 Km arasında olduğunu, kendisine düşen dikkat ve özeni göstermesine rağmen müteveffanın ölümü ile sonuçlanan bu elim olayda müvekkiline yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, meydana gelmesine rağmen davacı tarafça müvekkilerinden talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının oldukça fahiş olduğunu, ayrıca diğer davalı ........ A.ş. meydana gelen kaza nedeniyle davacılara maddi tazminat ödemesi yaptığı gibi nedenlerle davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça haksız olarak açılan ek davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletinde davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ........ vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davadan önce müvekkili şirkete yapılan başvuru sonrası destek tazminatı olarak 16.11.2016 tarihinde 9.864,00-TL ödeme yapıldığını, ayrıca Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında Müvekkili şirket tarafından konu dosyada 130.094,23-TL asıl alacak ve feriler ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı bakiye limitle sınırlı olduğu gibi nedenlerle aleyhlerine haksız olarak açılan davanın kesin hüküm sebebiyle reddini, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini, SGK tarafından davacılara bağlanan gelirlerin tespitini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Davacılar bahsedilen kararda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olup eldeki davada; Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyası ile yukarıdaki şekilde hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatının ödenmeyen bakiye kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.İlgili dosyada yapılan yargılama neticesinde davacıların davasında haklı oldukları kesin olarak karara bağlanmış olup, bakiye kalan kısım yönüyle açılan eldeki davada davacıların haklı olduklarına kanaat getirilmekle alınan █████/2025 tarihli rapor uyarınca davacıların bakiye alacakları hesaplatılmıştır. Alınan raporun kanuna ve hukuka uygun olarak hazırlandığı değerlendirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:█████/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Yargıtay 4 HD'nin ██████████ esas, ████████ karar; ██████████ esas, ██████████ karar; ██████████ esas, █████████ karar; Konya BAM 3. HD █████████ esas █████████ karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmış ve;Davanın KABULÜ İLE;Davacı ........ için 72.863,11TL ve diğer davacı ........ için 97.179,66TL maddi tazminatın poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALI ........ yönünden temerrüt tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,Davacı ........ için 190.516,99TL ve diğer davacı ........ için 254.098,04TL maddi tazminatın DAVALILAR ........ VE ........'dan kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACILARA VERİLMESİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalılar ........ ve ........ vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerden ........'in olay günü sevk idaresindeki araç ile trafik kurallarına riayet ederek hareket ettiğini, müvekkilin sürücü olarak kendisine düşen dikkat ve özeni gösterdiğini, sağa dönüş yapmadan önce müteveffa çocuğu görmesini de dikkate alarak hareket ettiğini fakat elim sonucu önleyemediğini, 1 yaşındaki çocuğun tek başına kaldırım dahi olmayan sokağa çıkarılması ve anne-babasının gözetim ve denetimi altında olması gerekir iken, anne-baba tarafından başıboş bırakılması sonucu vefat ettiğini, olayın bu şekilde meydana gelmesine rağmen hükme bağlanan maddi tazminat miktarlarının oldukça fahiş olduğunu, ayrıca diğer davalı ........'nın meydana gelen kaza nedeniyle davacılara maddi tazminat ödemesi yaptığını, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.12.2025 T. ... E. ... K. Sayılı kararının istinafen kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalmaya dair maddi tazminatın ek davası niteliğindedir.Mahkemece verilen kabul kararı, sigorta dışındaki davalılar tarafından istinaf edilmiştir.Her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır.Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir.Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur.Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır.Kısmi dava sürerken ek davanın açılmış olması halinde davalı ilk itirazda bulunarak birleştirme istememişse kısmi dava ile ek dava birleştirilemez. Ancak, ek davaya bakan mahkeme kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmalıdır. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecek, kısmi dava tamamen kabul edilirse de kararın tespite ilişkin bölümü ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir.Açıklanan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.1980 gün ve 1980/9-73 E. ████████ K., 02.06.1982 gün ve ███████-1130 Esas ████████ Karar ve 09.11.1988 gün ve ███████-572 Esas ████████ K. Sayılı; 2013/7-1728 E. █████████ K. Sayılı kararlarında da açıkça vurgulanmıştır.Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde "(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga fıkra: █████/2015-6644 S.K./4. md) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmüne yer verilmiştir.Buna göre, davacılar vekilinin HMK'nın 109. maddesine göre kısmi dava açtığı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasa dahi, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olmadıkça ek dava olarak geri kalan kısmını da isteyebilecektir. (Aynı yönde Nitekim Yargıtay 17 HD nin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı)Somut olaya gelince, davacılar tarafından daha önce açılan ve istinaf incelemesi ile kesinleşmiş bulunan ... Esas sayılı dosyada yargılama yapıldığı, yargılama sonucunda hükme esas alınan █████/2023 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporu ile davacılardan ........ için 325.170,58-TL ve ........ için 419.581,44-TL belirlendiği, Mahkemece asıl ve birleşen davalar için yapılan ıslah miktarları geçilememesi nedeniyle davacılardan ........ için 23.394-TL ve 44.909,75-TL; davacı ........ için ise 18.841-TL ve 42.949,75-TL'ye hükmedildiği; kesinleşen anılan dosyanın ve hükme esas alınan sözü edilen bilirkişi raporunun bu dosya için kesin delili niteliğinde de olduğu, bu haliyle sözü edilen fazla destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı bilirkişi raporuna göre eksik kalan tazminatın eldeki dava ile istenilmesi talebinin yerinde olup, her ne kadar davacılar arasındaki miktarlar arasında hata yapılmış ise de nihayetinde davacıların istinafının bulunmaması, nihayetinde toplam miktarda yanlışlık bulunmaması ile davalı sigortanın ödeme sonrası bakiye teminat limitleri de gözetilerek, davalıların istinaf sebeplerinden olarak kusurun da ilgili dosya ile zaten kesinleşmiş olması nedenleriyle davalıların istinafının reddine karar verilmesi gerekmiştir.Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalılar ........ ve ........ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalılar ........ ve ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalı ........'dan alınması gereken 30.371,65 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 7.592,91 TL nin mahsubu ile bakiye 22.778,74 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-İstinaf eden davalı ........'dan alınması gereken 30.371,65 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 7.592,91 TL nin mahsubu ile bakiye 22.778,74 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davalılar ........ ve ........ tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalılar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026.....Başkan...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Katip...e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.