Anahtar kelimeler: Seddk Netleşinceye Tedbirden Yapamadığını Durdurduğunu Ekte Poliçelerin Taşıtları Kara Nedenden

T.C.
İSTANBUL9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, davalı taraf ile muhtelif araçları için Kara Taşıtları Kasko Poliçesini Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar aralarında ekte sunulan olduğumuz poliçelerin tanzim edildiğini, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından E-... sayılı karara istinaden, davalı sermaye artırımı durumu netleşinceye sigorta poliçesi üretimini durdurduğunu,, davalı ,SEDDK tarafından uygulanan tedbirden dolayı hasar ödemelerini yapamadığını, iş bu nedenden dolayı müvekkili şirketin araçlarının kara taşıtları kasko poliçesi iptal zorunda kaldığını, SEDDK, davalı tarafa bir takim idari tedbirler uyguladığını ve poliçe düzenleme yetkisini durdurduğunu, bu süre zarfında meydana gelen hasarların da davalı tarafından ödenmediğini, müvekkili şirketin bu durumu öğrenir öğrenmez poliçelerin iptali için Sigorta acentesine başvuru yaptığını, davalı poliçelerin iptal edilmemesi için kötü niyetli bir şekilde ekranlarını kapatarak iptallere onay vermediğini, İş bu durumda müvekkillerinin mağdur olduklarını, müvekkili şirket plakaları belirtilen araçları için poliçleri iptal etmiş olduğu halde davalı taraf sözleşmeye aykırı davranarak poliçe primlerin iadelerini yapmadığını, TTK 1419 Maddesinde belirtildiği şekilde; Sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, Kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir. Müvekkili şirket, davalı tarafa 16 Haziran 2025 tarihinde prim iadelerinin yapılması konusunda ihtar etmiş olmasına rağmen davalı taraf talebimize hiçbir cevap vermeyerek talebimizi zımni olarak reddettiğini, akabinde dava öncesi ara buluculuğa başvuru yapıldığını taraflar anlaşamadığından dolayı iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK 109 gereği) Müvekkili şirketin iptal edilen ve davalı tarafından ödemeyen Şimdilik 10 TL prim iadesinin davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;. Talep miktarını belirleyebilecek olan davacı tarafın, belirsiz alacak davası ve/veya kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dolayı davanın, “hmk 114/1-h maddesi hükmü gereğince dava şartı yokluğundan” usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilindiği üzere fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yalnızca alacağın kısmi davaya konu edilen kısmı için zamanaşımını kesip, saklı tutulan kısım için ise zamanaşımını kesemeyeceğini, ayrıca işbu davanın 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, her halükarda zamanaşımı itirazında bulunduklarını davacının talep ettiği uyuşmazlık bedelinin davacıya ödenmesine dair karar vermesi halinde müvekkili sigorta şirketinin, davacı tarafın poliçe iade bedeli için talep ettiği iade tutarını ödemesi, davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, müvekkili sigorta şirketinin sigortacılık ve özel emeklilik düzenleme ve denetleme kurulu kararı uyarınca tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisi kaldırıldığını, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve aksi kanaatte olunması durumunda: Müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi açısından, gerçek zarar ilkesi doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporu olmadan zarar belirlemek mümkün olmadığını, bu sebeple uzman bir bilirkişiden bilirkişi raporu alınmasına, atanan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmesini beyan ederek, davanın öncelikle esasa girilmeksizin usuli itirazlarımız doğrultusunda usulden reddine, usule ilişkin itirazlarımızın kabul görmemesi durumunda ise davanın, esastan reddine, deliller toplandıktan sonra dosyanın konusunda uzman bilirkişice incelenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Taraflar arasında yukarıda belirtilen araçlara ilişkin 12 adet kasko poliçesi akdedildiği, İş bu poliçelerin davacının Talebi kapsamında davalı şirket tarafından 14.05.2025 tarihinde gün esası üzerinden iptal edilerek iptal zeyilnamesi düzenlendiği, İptal zeyilnamesinde davacıya iade edilecek prim tutarının 165.611,06.- TL. Olarak belirlendiği ve iş bu primin davacıya ödenmediği, Davacının 165.611,06.- TL. Iade prim alacağına ilişkin dava ve talep hakkının bulunacağı, Davalının 27.06.2025 tarihinde temerrüde düştüğü, Davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı, ..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, iptal edilen Kara Taşıtları Kasko Poliçeleri nedeniyle ödenen prim iadelerinin tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.Davacı tarafça tazminat davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.Davacı tarafından davalı şirket ile aralarında sigorta sözleşmesi olduğu,kasko poliçesinin davalı şirket tarafından tanzim edildiğini ancak, SDDK tarafından davalı şirketin sigorta poliçesi üretimini durdurması neticesinde davalı şirketin hasar ödemelerini yapamaz hale gelmesi ile poliçe iptali zorunluluklarının doğduğunu, davalının poliçelerin iptal edilmesine engel olmak için sistemi kapattığını, davacının mağduriyetine sebep olarak 16.06.2025 tarihli ihtar ile poliçelerin iptali talebi neticesinde işlemeyen günlere ilişkin prim iadesinin yapılmadığı iddiası ile huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşıldı.Davalı tarafından ise şirketlerinin prim iade sorumluluğunun SDDK kararı ile yeni poliçe akdetme yetkisinin kaldırılması nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığı, ödemelerin ise SDDK'nın izin verdiği miktar ve şekilde yerine getirebildiği, şirketlerinin ödemeler yönünden karar alma yetkisinin bulunmadığı, ayrıca talebin zaman aşımına uğradığı iddiası ile davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı.Dosya kapsamı toplanılan tüm deliller değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı şirket arasında ...plaka,...plaka, ... plaka,...plaka ,...plaka,...plaka,...plaka,...plaka,... plaka,...plaka ,... plaka,...plaka sayılı araçlara ilişkin 12 adet kasko poliçesi akdedildiği, davalı şirketin SDDK tarafından █████/2025 tarihinde poliçe tanzim yetkisinin kaldırıldığı, TTK'nun 1413. Maddesi “(1) Sigortacının, konkordato ilan etmesi, ilgili sigorta dalına ilişkin ruhsatının iptâl edilmesi veya sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması gibi hâllerde; sigorta ettiren, bu olguları öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sigorta sözleşmesini feshedebilir.” hükmü gereği davacı şirketin sözleşme fesih hakkının olduğu, TTK'nun 1419. madde “(1) Sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, Kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir.” hükmü gereği davacı tarafından ödenmiş primlerin iadesinin talep edilebileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile davacının 165.611,06 TL iade prim alacağının bulunduğu, davalının 27.06.2025 tarihinde temerrüde düştüğü, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı davacı tarafından█████/2026 tarihinde ıslah dilekçesi sunularak harcın tamamlandığı anlaşılmakla davanın kabulüne, 165.611,06 TL alacağın 10,00 TL'lik kısmına █████/2026 tarihinden, 165.601,06 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan █████/2026 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜNE, 165.611,06 TL alacağın 10,00 TL'lik kısmına █████/2026 tarihinden, 165.601,06 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan █████/2026 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Alınması gereken 11.312,89 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın ve 2.830,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 7.867,49 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 2.830,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 4.060,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 10.477,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,Artan avansın ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma vasıtası ile) davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.