Anahtar kelimeler: Velayat Japonyada Karbon Davadışı Boru Muhteviyatı Sahasında Deniz Proje Firmasından

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ███████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davadışı sigortalı .... AŞ'nin ...'da yerleşik ...'a ait proje sahasında kullanmak üzere, Japonya'da yerleşik .... firmasından, 13.04.2017 tarih ve ... numaralı fatura muhteviyatı ...Velayat olarak karbon boru satın aldığını, 07.07.2017 tarihinde başlayan tahliye işleminin 10.07.2017 tarihinde bittiğini, 93 palet ürünün hasarlı olduğunun tespit edildiğini, şantiye sahasına varan emtianın firma çalışanları tarafından yapılan karbon boru emtiasının hasarlanmış olduğunun görülmesi üzerine sigortalı yetkililere haber verildiğini, durumdan haberdar olan sigortalının meydana gelen hasarın tespit ve tazmini için sigortacısı olan müvekkili ... AŞ'ye ihbarda bulunduklarını, gerçekleştirilen 1.857,50 USD'yi ödediğini, davalı aleyhine başlatılan takibin 28.06.2018 tarihinde yapılan haksız itiraz nedeniyle durdurulduğunu belirterek davalı borçlunun takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının kaldırılmasına, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın deniz taşımacılığı konusunda ihtisaslaşmış İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, somut olayda eşyanın varış tarihi ve ambara giriş tarihinin █████/2017 olduğunu, buna göre eşyanın █████/2017 tarihinde taşıyıcının hâkimiyet alanından çıktığını, 9 aylık hak düşürücü sürenin bu tarihte başladığını, davacının bu taşıma hasarı iddiası için █████/2018 tarihinde icra takibi açtığını, hak düşürücü süreyi geçirdiğini, ayrıca yükleme ve istiflemenin taşıyıcı tarafından değil, gönderici tarafından yapıldığını, taşıyıcının sorumlu olduğu iddiasını hiçbir surette kabul etmediklerini belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusunun sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, uyuşmazlığın konusunun; tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, yük hasarının neden ve nasıl meydana geldiği, ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilip getirilmediği, yük hasarının taşıyıcının kusur ve sorumluluğundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve gerçek hasar miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu .... Şti. aleyhine █████/2018 tarihinde 1.857,50USD (8.841,70.)TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, ödemE emrinin borçluya 8/███████ tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin █████/2018 tarihli itirazı ile takibin durduğu, iş bu davanın █████/2018 tarihinde İİK md 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen █████/2022 tarihli raporda, aktif ve pasif husumetin çekişmeli olmadığı, -ilk bakışta- olayı kapsayan bir poliçe kapsamında ödeme yapıldığı ve sigortalının hakları bir temlikname ile devralındığı ve davalı da taşıyıcı olarak savunma yaptığı için husumette herhangi bir sorun görülmediği, davalının Şangay — ... arası gemiyle, ... — Velayat arası kamyonla yapılan taşımanın tamamı için navlun faturası keserek taşıyıcı olarak savunma yapmakla, dosya durumuna göre multimodal taşıma için taşıyıcı sıfatını haiz olduğu, zamanaşımı/hak düşürücü süre savunmasının doğru olmadığı, davacının ya da sigortalısının taşıyıcıya süresinde yaptığı bir hasar ihbarının bulunmadığı, hasarın sebebi hakkında heyetimizde görüş birliği olmadığı, aşağıdaki sonuçların birini kabul etmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; Hasarın -yakınılan- büyük kısmının gemide gerçekleştiği ve fakat ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı için davalının bundan sorumlu olmadığı, hasarı kısmının ise yükleme öncesinde gerçekleştiği ve konşimentoya da şerh düşüldüğü için davalının bundan da sorumlu olmadığı, hasarın boruların - gemiden tahliyesi sırasında hatalı elleçleme / tahliye operasyonları nedeniyle ve taşıyanın sorumluluk sahasında meydana geldiği, davalının zarardan sorumlu tutulması halinde 7.430,00- USD onarım masrafının makul görüldüğü ve %25 koasürans oranına uygun şekilde bunun 1.857,50- USD'sinin takibe konu edildiği, varılan sonuç karşısında sınırlama limiti hesaplamanın gerekli ve mümkün görülmediği, Sayın Mahkemece gerekli görülmesi ve tarafların -yük ağırlığı ve uygulanacak hukuk- ilave hususları ispat etmeleri halinde hesaplanabileceğine ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava; multimodal taşımada zarar gören yük için tazminat ödeyen sigortacının taşıyıcıya karşı halefiyete dayalı rücu talebi hakkındadır. İtirazın iptali davasıdır. Görev, yetki, zamanaşımı, süresinde hasar ihbarı yapılıp yapılmadığı, taşıyıcının sorumlu olup olmadığı, sınırlı sorumluluk ve tazminat miktarı çekişmelidir. Her ne kadar davalı vekilince mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunulduğu anlaşılmış ise de mahkememizin İstanbul Mülki Hudutları dahilinde münhasıran Deniz Taşımacılığı ve Sigortalarına bakmakla yetkili ve görevli kılınan mahkeme olduğundan itirazın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından hak düşürücü seri itirazında bulunulmuş ise de ; emtianın █████/2017 tarih ve ... nolu konişmento ile ...Limanı'ndan ...adlı gemiye yüklenerek 7-█████/2017 tarihlerinde İran/... Limanı'na boşaltıldığı, 23- █████/2017 tarihlerinde kamyonlara yüklenerek Türkmenistan/Velayat şehrindeki şantiye sahasına dosyadan ve ekspertiz raporlarından kesin olarak tespit edilemeyen bir zamanda emtianın teslim edildiği ,icra takibinin █████/2018 tarihinde başlatılığı böylece TTK 1188/2 gereğince hak düşürücü süre içerisinde takibin başlatıldığı görülmekle itirazın reddine karar verilmiştir.Davacının olay tarihini kapsayan Emtia Blok Abonman Poliçesi ile %25 koasürans oranıyla teminat sağladığı, bu oranda -takip tutarı kadar- tazminat ödediği ve ayrı bir temlikname ile sigortalıya ait hakları devraldığı böylelikle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu , davalının da taşıma işleri komisyoncusu olması sebebiyle taşıyan sıfatının bulunduğu dolayısıyla pasif husumet ehliyetinin bulunduğu , dava konusu boruların █████/2017 tarihli faturayla ....'daki ... firması (satıcı) tarafından ...'daki bir inşaat projesi için ... firması ile ... firmasına (alıcı/sigortalı) satıldığı, satışın CIP kaydıyla yapıldığı, davadışı sigortalı ... tarafından taşıyıcıya ihbar yapıldığına dair bir belgenin dosya kapsamından tespit edilememesi sebebiyle ... gereğince süresinde yapılan bir ihbarın bulunmadığı, davalı tarafından tespit ettirilen ve konişmentoya düşürülen şerhte, malın yüklemeden önce açık alanda bulundurulması nedeniyle küflenme ve ufak tefek kırık, çizik, ezikler bulunduğunun tespit edildiği, 43 adet borunun gevşek ambalajlı olduğu tespit edilerek bunların dökümünün yapıldığı, Kala ....'nun talebiyle .... firmasına yaptırılan ekspertiz raporunda, 7-█████/2017 tarihlerinde yapılan boşaltma ve kamyonlara yüklemeye güverteye çıkılarak nezaret edildiği, boruların uçları ve kenarlarında ezilme, yamulma, çizilme gibi hasarlar ve koruyucu plastik başlıkların kaybolduğunun tespit edildiği, 21 ambalajdaki hasar ciddi görülerek bunların detaylı şekilde listelendiği, bu raporda ayrıca gevşek ambalajlardan söz edildiği, davacının talebiyle hazırlanan █████/2017 tarihli eksper raporunun fiziki bir inceleme ya da gözleme dayalı olmadığı, evrak üzerinden hazırlandığı, hasar dökümü olarak da .... raporundaki 21 hasarlı ambalaja ait listenin aynen kopyalandığı, bilirkişi raporunun netice ve kanaat bölümünde de belirtildiği üzere hasarın boruların gemiden tahliyesi sırasında hatalı elleçleme /tahliye operasyonları nedeniyle ve taşıyanın sorumluluk sahasında meydana geldiği kabul edilmiş, onarım masrafının makul görüldüğü % 25 koasürans oranına denk gelen 1857 USD yönünden davanın kabulüne..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 1857,50 USD üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden (19.06.2018) itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a madde ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, şartları oluşmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu taşımanın multimodal bir taşıma olduğunu, multimodal taşımalara ilişkin uluslararası FİATA Kurallarına göre; eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istemi 9 (dokuz) ay içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde dava hakkının düşeceği, bu 9 (dokuz) aylık sürenin eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağının düzenlendiğini, eşyanın varış tarihi ve ambara giriş tarihinin █████/2017 olduğunu, eşyanın █████/2017 tarihinde taşıyıcının hakimiyet alanından çıktığını 9 (dokuz) aylık hak düşürücü sürenin bu tarihte başladığını, davacının █████/2018 tarihinde icra takibi başlattığını, hak düşürücü süreyi geçirdiğini, taşıyıcıya süresinde bildirim yapılmadığını, FİATA kurallarının 12. maddesine göre, emtiadaki görünür kayıp ve hasarın derhal, görünmeyen hasar ve kayıplar içinse teslimatı takip eden altı (6) gün içinde taşıyıcıya ihbar zorunluluğu getirdiğini, TTK’nun 1185. maddesinde; deniz taşımalarında ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında; ziya veya hasar haricen belli değilse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak 3 (üç) gün içinde gönderilmesi ve hasar ihbarnamesinde zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gerektiği, bu süreler içerisinde bildirim yapılmamışsa taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edildiğini, CMR md.30’da gönderilenin eşyayı kontrol etmeden ya da hasar ve/veya zıyaın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında yahut açıkça tespit edilemeyen hasar veya zıya halinde teslim anında itibaren 7 (yedi) gün geçmekle herhangi bir bildirim yapmazsa eşyanın taşıma senedine göre teslim alındığının kabul edildiğini, davacının sigortalısı tarafından müvekkili şirkete yasal süresi içerisinde hasar ihbarı yapılmadığını, gönderilenin eşyayı sağlam durumda teslim aldığı karinesinin geçerli olduğunu, davacının bu karinenin aksini somut deliller ile ispat etmesi gerektiğini, 10.11.2017 tarihli ekspertiz raporunun olaydan çok sonra ve belge üzerinden düzenlendiğini ve açıkça çelişkili ifadeler barındırdığını, TTK. 1182/1 maddesi uyarınca ambalaj yetersizliğinden kaynaklanan zarardan taşıyanın sorumlu olmadığını, FİATA kurallarına göre; taşıyıcının sorumluluğunun koli veya ünite başına 666,67 SDR veya zıyaa ya da hasara uğrayan eşyanın gayri safî ağırlığının her bir kilogramı için 2 (iki) SDR ile sınırlı olduğunu, raporda mevcut görüş farklılıklarına gerekçeli kararda değinilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, deniz yoluyla uluslararası yük taşıması sırasında emtianın hasarlanması sebebiyle dava dışı sigortalının zararının davacı ... tarafından ödenmesi soncunda, ödenen bedelin davalı taşıyandan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu .... Şti. aleyhine █████/2018 tarihinde 1.857,50USD (8.841,70.)TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin █████/2018 tarihli itirazı ile takibin durduğu, itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı iş bu davanın █████/2018 tarihinde İİK md 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu taşıma ilişkisinde, dava dışı sigortalıya ait emtia önce deniz yoluyla Kobe/Japonya limanından İran'ın ... Limanı'na, buradan da kara yoluyla Türkmenistan'a taşınmasının taşıyıcı tarafından üstlenildiği, davalının akdî taşıyıcı sıfatıyla deniz ve kara taşıma işini bir bütün olarak üstlendiği, bu taşımanın alt taşıyıcılara yaptırılması hâlinde de akdî taşıyıcının sorumluluğunun devam edeceği, bu nedenle davalının husumet ehliyetinin bulunduğu, sigorta poliçesi kapsamında ödeme yaparak, sigortalının haklarına halef olan davacının da aktif dava ehliyetinin bulunduğu, emtianın gemiden tahliye işleminin 07.07.2017 tarihinde başladığı, 10.07.2017 tarihinde sona erdiği, tahliye işlemleri tamamlanan emtianın alıcıya teslim edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 1188.maddesinde tazminat istemi için süre üst başlığı ile hak düşürücü süre düzenlenmiştir. Maddede; "Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar.'' hükmü yer almaktadır. Davalı vekili; multimodal taşımalara ilişkin uluslararası FİATA Kurallarına göre eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istemi 9 (dokuz) ay içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde dava hakkının düşeceğini, bu 9 (dokuz) aylık sürenin eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağının düzenlendiğini, eşyanın varış tarihi ve ambara giriş tarihinin █████/2017 olduğunu, eşyanın █████/2017 tarihinde taşıyıcının hakimiyet alanından çıktığını 9 (dokuz) aylık hak düşürücü sürenin bu tarihte başladığını, davacının █████/2018 tarihinde icra takibi başlattığını, hak düşürücü süreyi geçirdiğini ileri sürmekte ise de; FIATA Kuralları(Model Kuralları) Uluslararası Taşıma İşleri Organizatörleri Dernekleri Federasyonu tarafından belirlenen küresel lojistik süreçlerinde özellikle çok modlu taşımacılıkta standartlaşmayı, güvenliği ve hukuki netliği sağlayan uluslararası belge ve uygulama kurallarıdır. Federasyon tarafından tek tip belgeler oluşturularak taşıma sürçleri düzenlenir. Bu nedenle somut olaya uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Dosyada bulunan konşimentoya göre emtianın 23.07.2017 ve 26.07.2017 tarihlerinde .... limanından CMR belgeleri kapsamında beş farklı tıra yüklenerek Akhal Velayattaki şantiye sahasına sevk edildiği, şantiye sahasına varan emtianın firma çalışanları tarafından hasarlanmış olduğunun görüldüğü, icra takibinin █████/2018 tarihinde TTK 1188/2 gereğince hak düşürücü süre içerisinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalının akdî taşıyıcı olarak tüm taşıma sürecini üstlendiği, dolayısıyla taşıma sırasında meydana gelecek tüm zarardan, sorumluluk şartları kanıtlandığı takdirde, akdî taşıyıcı olarak sorumlu olduğu kabul edilmelidir. TTK'nın 1178. maddesinde, taşıyanın sorumluluğu düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetim ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, 2.fıkrasında, taşıyanın eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan ziya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğu hususlarına yer verilmiştir. TTK'nın 1185. maddesinde ise bildirim başlığı ile ilk fıkrada, ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu, ziya veya hasarın haricen belli olmaması halinde bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak 3 gün içinde gönderilmesinin yeterli olduğu, ihbarnamede ziya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gerektiği, 2.fıkrada, eşyanın incelenmesinin tarafların katılımı ile mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı, 4.fıkrada ise, eşyanın ziya veya hasarı bildirilmemiş, tespit ettirilmemişse taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinden yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul olunacağı, bu karinenin aksinin ispat olunabileceği belirtilmiştir. Emtiaların gemiye yüklenmesi ve istiflenmesi sırasında ... tarafından ekspertiz raporu tanzim edilmiştir. Ayrıca tahliye aşamasında işlemlere .... gözetim firması iştirak etmiştir. Eşyanın zıya veya hasarının taşıyıcıya bildirimi bir yükümlülük olup, bildirim yapılmamış olması yalnızca ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olur. Dolayısıyla ihbar bildirimi yapılsın yapılmasın; adi karinenin aksi her zaman her türlü delille ispat edilebilecektir. Bildirim külfetine riayet edilmemesinin sonuçları Madde 1185'te düzenlenmiştir. Emtianın gemiye yüklenmesi sırasında gözle görülür bir hasar bulunmadığı, yük ambarı muayenesinde boruların çıplak ambalajda 43 adet gevşek ve 50 ambalaj balya halinde olduğu, eksper tarafından borularda hafif pas hafif çizik yüzeyde %90 civarında boya değil dökülmesi başlık eksikliği tespit edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davalının multimodal taşıma için taşıyıcı sıfatını haiz olduğu, zamanaşımı/hak düşürücü süre savunmasının doğru olmadığı, davacının ya da sigortalısının taşıyıcıya süresinde yaptığı bir hasar ihbarının bulunmadığı, hasarın sebebi hakkında heyette görüş birliği olmadığı, hasarın yakınılan büyük kısmının gemide gerçekleştiği ve fakat ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı için davalının bundan sorumlu olmadığı, hasarın bir kısmının ise yükleme öncesinde gerçekleştiği ve konşimentoya da şerh düşüldüğü için davalının bundan da sorumlu olmadığı, hasarın boruların - gemiden tahliyesi sırasında hatalı elleçleme / tahliye operasyonları nedeniyle ve taşıyanın sorumluluk sahasında meydana geldiği, davalının zarardan sorumlu tutulması halinde 7.430,00- USD onarım masrafının makul görüldüğü ve %25 koasürans oranına uygun şekilde bunun 1.857,50- USD'sinin takibe konu edildiği, varılan sonuç karşısında sınırlama limiti hesaplamanın gerekli ve mümkün görülmediği, Mahkemece gerekli görülmesi ve tarafların -yük ağırlığı ve uygulanacak hukuk- ilave hususları ispat etmeleri halinde hesaplanabileceğine ilişkin tespitte bulunulmuştur. Somut olayda, davalıya yapılmış herhangi bir hasar bildiriminin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, dava konusu hasarın boruların gemiden tahliyesi sırasında hatalı elleçleme /tahliye operasyonları nedeniyle ve taşıyanın sorumluluk sahasında meydana geldiği anlaşılmakla meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki; taşıyıcı, taşıma konusu eşyanın teslim tutanağına çekince koymamış ise yükün ve ambalajın taşıyıcıya teslim sırasında görünüş itibarıyla iyi durumda olduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 581,00 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.04.2026