Anahtar kelimeler: Gkarar Millî Muarazanın Denizli Mah Başkan Yazim Katip Eğitim Üye

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026 (Ek Karar)
NUMARASI
: ... Esas
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1 -...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 2 -...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Muarazanın Giderilmesi
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalılardan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak ... Mah. ... Sk. No...... ... adresinde faaliyet gösteren ...Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin ruhsat sahibi olduğunu, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri, davalılardan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren, engelli bireylere özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti veren, verdiği hizmetin bedelini de kamudan olan eğitim kurumları olduğunu, davalı Millî Eğitim Bakanlığı, █████/2025 tarihinde yayımladığı bir yönetmelik ile █████/2025 tarihi itibarı ile ödemeye esas sistem olarak BKDS (Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi) sistemine geçiş yapacağını duyurduğunu, tüm özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin de belirtilen █████/2025 tarihine kadar teknik özellikleri belirtilen BKDS sisteminin temin edilmesini bildirdiğini, bunun yanında davalı Millî Eğitim Bakanlığı, kendi birimlerine ve merkez teşkilatına da BKDS sistemi kurdurmak için 25.10.2024 tarihinde ihale yaptığını ve bu ihaleyi de diğer davalı ... Bilişim Çözümleri A.Ş. 'nin kazandığını, davalı ... Şirketinin, bu ihale kapsamında davalı Bakanlık birimlerine gerekli BKDS sistemini kurduğunu, davalı ... Şirketi, davalı Millî Eğitim Bakanlığı birimlerine söz konusu sistemi kurmakla birlikte, bu ihalenin tarafı olmayan, bu ihaleye yönelik hukukî bir bağımlılığı da olmayan müvekkili şirketin de BKDS sistemini kendilerinden alması yönünde dayatmada bulunduğunu, davalı ... Şirketi, davalı Bakanlığın ihalesini almış olmayı kötüye kullanarak, müvekkili şirket olan sektördeki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine söz konusu BKDS sistemini fahiş fiyatlardan satmaya başladığını, ekte sunulan faturalardan da görüleceği üzere, aynı sistemi temin ve tedarik eden ... Şirketi söz konusu sistemi KDV dahil 90.000,- TL'ye, ... Şirketi KDV dahil 125.000,- TL'ye temin ve tedarik eder iken davalı ... Şirketi Aralık 2025 tarihi itibarı ile aynı ... Şirketinin dahi 2 katı fiyat olan 250.000,- TL'ye sattığını, müvekkili şirketin başvurusuna rağmen entegrasyon/bağlantı verilmediği gibi mebbis ekranı da açılmadığını beyan ederek öncelikle eğitim hakkının engellendiği ve müvekkil şirketin ticarî faaliyet olarak yok olma noktasına geldiği hususları gözetilerek müvekkili şirkete entegrasyon/bağlantı verilmesi hususunda tedbir kararı verilmesini, müvekkil şirket ile davalılar arasındaki müvekkili şirketin ... ve ... Şirketlerinden aldığı BKDS Sistemine entegrasyon verilmemesi yönelik muarazanın giderilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ayrıca davanın esasını çözer şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Davalı ... Bilişim Çözümleri AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın idari işlem niteliğinde olup adli yargının görev alanı dışında olduğunu, uyuşmazlığın idari nitelikte olmadığı varsayılsa dahi yetkili mahkemenin Ankara mahkemeleri olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup öncelikle ara karardan dönülmesini sonrasında davanın reddini talep etmek gerektiğini mahkemece ara karar gerekçesinde teminat ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu durum açıkça HMK 392. Maddeye aykırılık teşkil ettiğini, İhtiyari tedbir kararları geçici hukuki koruma olduğunu, ancak mahkemece verilen ara karar tedbir kurumunun amacını aşmakta ve davanın esasını çözümleyecek nitelikte olduğunu, bu durum HMK’nın 389.madde ve devamında düzenlenen ihtiyati tedbir hükümlerine aykırı olduğunu, ara karar ile davanın esası hakkında karar verilemeyeceğini, bu durum müvekkili şirketin fikri ve sınai mülkiyet haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu, açıkladıkları itirazları göz önüne alınarak ihtiyati tedbir kararından dönülerek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hususu olup somut olayda davacı taraf eğitim kurumu olup kurumda eğitim gören özel eğitime muhtaç çocukların üstün yararı ve tedbir kararı verilmemesi halinde çocukların eğitim hakkı yönünden telafisi güç zararlar ortaya çıkacağı ihtimali hasıl olduğundan, davalılarca ileri sürülen diğer itiraz sebepleri yargılamaya muhtaç olup bu aşamada değerlendirilemeyeceğinden, Mahkememizce verilen tedbir kararının dosya içeriğine ve usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, itiraz eden davalılar vekillerinin itirazlarının ayrı ayrı reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı ... Bilişim Çözümleri A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlığın idari işlem niteliğinde olup adli yargının görev alanı dışında olduğunu, dava konusu olayda, davacı tarafından ileri sürülen iddialar her ne kadar özel hukuk ilişkisi gibi gösterilmeye çalışılmış ise de, uyuşmazlığın kaynağını Millî Eğitim Bakanlığı tarafından tesis edilen, kamu gücüne dayalı, tek taraflı ve icrai nitelikteki bir idari işlem oluşturduğunu, somut olayda; MEB tarafından getirilen BKDS uygulaması kapsamında, davalı kurumun MEBBİS sistemine erişiminin engellenmesi, tamamen idarenin kamu gücüne dayalı olarak aldığı bir kararın sonucu olup, taraflar arasında eşitler arası bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, Yerel Mahkemece verilen iş bu tedbir kararında davalının fikri mülkiyet haklarını da tehlikeye düşürdüğünü, özellikle davacının iş bu dava ile zorla sözleşme ilişkisi kurmaya çalışmakta ve diğer firmaların nasıl fiyatlandırma yaptığı hususu tam olarak açıklığa kavuşmadan özellikle bedelsiz ve irade dışı hizmet talebini ortaya çıkardığını, ihtiyati tedbir ara kararına karşı itirazlarının sonrası verilen...Asliye Ticaret Mahkemesi 25.02.2026 tarihli tedbirin devamına ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı T.C. Milli Eğitim Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakanlığın sorumluluğunda bulunan özel gereksinimli bireylerin ve personelin biyometrik kimlik verilerinin sistem güvenliğinin tespit edilmemiş firmalarla paylaşılmasının KVKK'ya açıkça aykırı olacağını, bu itibarla davacının Mahkemeye, Bakanlık tarafından ilan edilen biyometrik kimlik doğrulama sistemini birebir karşılayan sistemi kurduğunu şüpheden uzak şekilde açıkça doğrulayan onaylı belgelerini de sunması gerektiğini, bazı kurumların gerçekleştirdiklerini beyan ettikleri dersleri gerçekleştirmedikleri halde bakanlıktan ödenek aldığı anlaşıldığından biyometrik kimlik doğrulama sistemine geçildiğini, özel eğitim ve rehabiltiasyon merkezlerinde uygulanacak olan biyometrik kimlik doğrulama sisteminin istenilen şartlarda ve kvkk standartlarına uygun olması gerektiğini, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını ya da tamamen imkânsız hâle geleceğini veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâllerin, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edildiğini, bu durumun ihtimalinin dahi söz konusu olmayacağı açık olan davada, hukuken ve vicdanen hatalı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının adaletin tecellisi bakımından zaruri bir hal aldığını, açıklanan nedenlerle, ....Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2026 Tarih ve ... Esas sayılı tedbire ilişkin ara karardan dönülerek tedbirin kaldırılması ile; neticede hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine yönelik ara karara ilişkindir.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Dosyadaki belgelere, ara kararların dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi durumunun ve ihtiyati tedbir koşullarının oluşmasına, ara kararlarda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararların usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, ... Esas ek sayılı kararına karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026
...
Başkan...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!