Anahtar kelimeler: Davaitirazın Yirmidört Binasında Alanda Çevresinde Temizlik Yedi Ara Devamında Fatura

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████DAVA TARİHİ
:█████/2026ARA KARAR TARİHİ
:█████/2026DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 17.05.2023 tarihinde Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket (...) tarafından, sözleşme süresince davalı şirkete ait hastane binasında ve çevresinde tanımlanan alanda yedi (7) gün ve yirmidört (24) saat kesintisiz olarak, sözleşme konusu hizmetlerin verildiğini ve devamında sunulan hizmetin bedeli olarak fatura düzenlendiğini, yine sözleşmeye göre fatura tarihinden itibaren 45 gün sonra ödeme gerçekleştirildiğini, davalı tarafın uyuşmazlığa konu 30.06.2023 ve 31.07.2023 tarihli faturaları ödemediğini, davalı şirket tarafından ödemelerin süresinde yapılmaması halinde %3 vade farkı uygulanacağının da hüküm altına alındığını, davalı tarafın keşide edilen ve uyuşmazlığa konu faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 25. İcra Dairesi'nin ... ve İstanbul 12. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek ve borçtan kurtulmak için herhangi bir borcunun bulunmadığından bahisle itiraz ettiğini, takiplerin durmasına sebebiyet verdiğini, muaccel olan alacağın tahsili amacıyla; borçlunun yukarıda ve başkaca gösterilecek tüm adreslerinde menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; "... ihtiyati tedbir/haciz kararları esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan, yaklaşık ispatın varlığının yeterli olduğu hallerde verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlardır. Buna göre somut olayda, dava dilekçesi ile sunulan ve dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden talebin haklılığını ortaya koyacak yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, taraflarca sunulacak delillerin değerlendirilmesinin ardından davacının talep edebileceği bir alacak miktarı bulunup bulunmadığının belirlenebileceği, henüz alacak iddiasının ihtilaflı olduğu, alacağın bu haliyle muaccel olduğundan söz edilemeyeceği, davalının İİK'nun 257/2.maddesinde bentler halinde belirlenen davranışlar içerisine girdiği yönünde dosyamıza herhangi bir delil de sunulmamış olduğu anlaşıldığından bu aşamada verilecek ihtiyati haciz kararının ölçülü olmayacağı değerlendirilerek davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, alacağın sözleşmeye dayalı para alacağı olduğunu, rehinle teminat altına alınmadığını, sözleşmenin 10. maddesinde yer alan "Fatura ödemeleri, fatura tarihinden itibaren 45 gün içerisinde ...'nin ... Bankası TR... lban no.lu hesabına yapılacaktır." hükmüne göre muaccel olduğunu, sunulan belgelerin yaklaşık ispata yeterli olduğunu, davalı tarafın aleyhine başlatılan yasal takiplere ilişkin tüm alacaklara istisnasız itiraz etiğini, şirket hissedarları ve yetkilileri yabancı uyruklu olduklarından Türkiye'den çıkma ihtimalleri bulunduğunu, yine davalı tarafın hissedarlarından ... AŞ'nin iflas halinde olduğunu, davalının Sağlık Bakanlığınca ruhsatları iptal edilen hastaneler arasında yer aldığından mal kaçırma ihtimalinin yüksel olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için koşulların oluştuğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etimştir.Talep; taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinden kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İstem mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.İstanbul 12. İcra Dairesi'nin .... sayılı takip dosyası ile; davacı tarafından 385.268,73 TL fatura bedeli, 7.705,37 TL tevkifat sonrası KDV, 11.558,06 TL fatura geçmiş gün faizi, 45,97 KDV olmak üzere toplam 404.578,13 TL alacağının tahsili için takip başlatılmıştır. Takibe dayanak belge olarak; █████/2023 tarihli ... numaralı 392.974,10 TL bedelli fatura sunulmuştur.İstanbul 25. İcra Dairesi'nin .... sayılı takip dosyası ile; davacı tarafından 74.484,33 TL fatura bedeli, 1.489,69 TL tevkifat sonrası KDV, 2.234,53 TL fatura geçmiş gün faizi, 12,31 KDV olmak üzere toplam 78.220,86 TL alacağının tahsili için takip başlatılmıştır. Takibe dayanak belge olarak; █████/2023 tarihli ... numaralı 75.974,02 TL bedelli fatura sunulmuştur.İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan"…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi █████/2014 tarih ██████████ E.█████████ K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında, hizmetin verilmesine karşılık düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği ileri sürülerek ihtiyati haciz talep edilmiş ise de dosya kapsamına sunulan deliller bu aşamada yaklaşık ispata elverişli olmadığından, İİK 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026