Anahtar kelimeler: Davamenfi Davaitirazın Sayaçların Katta Süredir Eylemden Tesisatla Düzenli Güne Abonelik

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2026
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS
DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan asıl dava Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), birleşen dava İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... hizmet no'lu tesisatla uzun süredir enerji kullanmakta olduğunu, bu güne kadar faturalarını düzenli ödediğini, her katta sayaçların mevcut olduğunu, o sayaçlardan da hat çekilmiş gibi kaçak yansıtıldığını, bulunduğu yerde otel işletmekte olduğunu, iş yerine gelen davalı kurumun çalışanlarının tesisatında kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle toplam 5.150.995,93-TL kaçak elektrik faturaları yazıldığını, ve hiçbir faturada tarafına tebliğ edilmeden enerjisinin kesildiğini, ayrıca █████/2024 tarihinde elektrik idaresine 1.300.000,00-TL borca istinaden ödeme yapıldığını, kullanım faktörünün çarpan olarak alınmadan hesaplama yapılmış olduğunu, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle abonesi olduğu ... hizmet no'lu tesisatla ilgili olarak HMK 389 maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin 1.563.739,69 TL borç ve ek kaçak 3.587.256,24 TL kaçak elektrik faturaları nedeniyle açacağı menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartlar gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulu da somut olayda gerçekleşmediğini,
eldeki somut veriler müvekkil şirketin haklılığını ortaya koyarken tedbir talep eden tarafından dosyaya sunulan tek bir somut delil bulunmamakta ve yaklaşık ispat sınırının yakınında dahi dolaşılmadığını, müvekkil şirketin anayasal haklarına aykırılık söz konusu olduğunu, tedbirin %20 oranında teminat mukabilinde verilmiş olması da hukuka aykırı olup verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiğini, davacının kaçak kullanım ile tüketici hem müvekkil şirketi maddi zarara uğratırken hem de çevresinde kendisiyle aynı trafo ve kablo üzerinden enerji alan diğer tüketicilerin sağlıklı enerji kullanma hakkını da engellediğini, öncelikle ve önemle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, aksi halde karşı tarafın ticari faaliyetlerini hala sürdürdüğü bu sebeple ödeme kuvvetinin bulunduğu göz önünde bulundularak müvekkil şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekilinin birleşen dava dilekçesinde özetle; Davalının "..." adresinde müvekkili şirket ile ... numaralı sayaç üzerinden ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirket yetkililerince H/... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı davalı tarafından ödenmediğinden müvekkili şirketin, alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyası nezdinde davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu bulunduğu miktarı ödemediği gibi icra takibine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak takibi durdurmak ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla itiraz ederek, takibin kötü niyetli olarak durmasına sebep olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, davalı tarafından kaçak kullanım gerçekleştirildiği hususu belgelerle sabit olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan hesaplamaların mevzuata uygun olduğunu belirterek davalı tarafından aynı faturalara karşı menfi tespit davası açıldığından dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında görülen menfi tespit davası ile birleştirilmesini, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasını yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; birleşen dava dosyasında ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasına, müvekkil tarafından yapılan haklı itirazın iptali ve müvekkil aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edildiğini, müvekkil dava konusu faturaların tahakkuk ettirilmiş olduğu adreste otel işletmeciliği yapmakta müvekkil tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanımı yapılmadığını, dava konusu faturalar müvekkil aleyhine asıl davada davalı / birleşen davada davacı şirket tarafından usul ve yasalara aykırı olarak ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun olarak tahakkuk ettirildiğini, müvekkilin elektrik sayaçlarından otelin giriş katınının ve lobisinin bağlı bulunduğu elektrik sayacı , giriş katında diğer sayaçların bulunduğu yerden farklı bir nokta da bulunduğunu, müvekkil tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, ortada kaçak elektrik enerjisi kullanımı yok iken, asıl davada davalı şirketin çalışanlarının düzgün bir şekilde kontrollerini yapmamaları neticesinde müvekkil hem maddi hem de manevi olarak ağır bir yükün altında girdiğini, asıl davada davalı - birleşen davada davacı tarafın her türlü hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz davasının ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine, asıl davamızın kabulü ile asıl davada davalı - birleşen davada davacı tarafın davalarının reddine, yargılama giderleri ile dava vekalet ücretinin asıl davada davalı -birleşen davada davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, birleşen davacı ...'ın ....İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasında kaçak elektrik bedelinden kaynaklanan 3.850.995,93-TL asıl alacak, 17.971,32-TL gecikmiş gün faizi, 3.594,27-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 3.872.561,52-TL takip yapıldığı, borçlunun süresi içerisinde 29.03.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve faturanın incelenmesinde; asıl davacı Necati'nin, davalı ... ile 24.04.2014 tarihli abonelik sözleşmesi bulunduğu, harici hat pako şalter çekilmek sureti ile kaçak elektrik kullandığı hususunun ... nolu 13.03.2024 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ile tespit edildiği ve bu tutanağa istinaden davacı hakkında 25.03.2024 son ödeme tarihli ... nolu 1.563.739,69-TL'lik ve 25.03.2024 son ödeme tarihli ... nolu 3.587.256,24-TL'lik kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır.
Bedel Artırım
: Asıl dava davacı vekilinin 20.04.2026 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde 40.789,48-TL olarak belirtilen talebini 5.150.995,93-TL'ye artırdığını belirtmiştir. Talep artırım dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş olup, tamamlama harcının ikmal edildiği görülmüştür.
Mahkemece görevlendirilen Elektrik Mühendisi bilirkişi ..., 28.01.2025 tarihinde yapılan keşif sonrasında kök raporunu ve akabinde ...'ın itirazları üzerine ek raporunu düzenlemiştir. Bilirkişi kök raporunda; dava konusu otelde 10 adet yasal sayaç bulunduğunu, ... görevlilerinin tespit anında binada yalnızca 1 adet yasal sayaç varmış gibi hatalı tespit tutanağı düzenlediğini, asansör ve koridor aydınlatmasının zemin kattaki sayaçtan değil ayrı bir yasal sayaçtan (... seri numaralı) beslendiğini, 5. kattaki kablonun 4. katta bulunan ... seri numaralı yasal sayaç üzerinden geçtiğini ve harici hat niteliğinde olmadığını, pako şalterin tek başına kaçak düzeneği olarak kullanılamayacağını, 3x2,5'luk kablonun tutanakta belirtilen 102,76 kW cihaz gücünü taşımasının teknik açıdan mümkün olmadığını tespit etmiştir. Bilirkişi, taşınmazda harici hat üzerinden elektrik kullanımına ilişkin somut bulgu tespit edilmediği ve davacının kaçak tüketim bedellerinden sorumlu olmadığı kanaatine varmıştır.
Ek raporda bilirkişi, ...'ın itirazlarını değerlendirmiş ve kök raporundaki kanaatinin değişmediğini beyan etmiştir.
...'ın kök rapor ve ek rapora yönelik itirazları üzerine, Mahkemenin 16.10.2025 tarihli duruşma kararı ile video kaydının teknik olarak incelenmesi ve tüketim dalgalanmalarının yorumlanması itirazları açısından hesaplamalar yapılması amacıyla heyete video kaydı inceleme bilirkişisi eklenerek, ..., ... ve ...'dan oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti 10.02.2026 tarihli raporunda, öncelikle dava konusu otelde bulunan 10 adet yasal sayacın tamamının Kasım 2022 ile Temmuz 2024 tarihleri arasındaki ortalama günlük tüketim miktarlarını tablolar hâlinde sunmuştur. Tüketim verileri incelendiğinde tespit öncesi ve sonrası sayaçların ortalama günlük tüketim miktarlarında sistematik bir örüntüye rastlanmadığını, verilerin rastgele değişkenlik gösterdiğini ve bu durumun mahallin otel olarak kullanılması sebebiyle müşteri yoğunluğu ve mevsimsel değişkenliklerden kaynaklı olabileceğini değerlendirmiştir.
Bilirkişi heyeti, zemin kat sayacına (...) ilişkin olarak tutanak tarihinden sonra tüketimde belirgin bir artış olmadığını, mevsimsel olarak bir önceki yılın aynı ayına göre farkın yalnızca yüzde 6 civarında olduğunu, 18 aylık tüketim ortalamasının 34,84 kWh, tutanak tarihindeki ortalamanın ise 35,47 kWh olduğunu ve farkın çok düşük olduğunu tespit etmiştir. Asansör ve koridor aydınlatma sayacı (...) için de tespit sonrasında büyük bir artışın söz konusu olmadığını, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10 civarında bir düşüş olduğunu belirlemiştir. Bilirkişi heyeti, bu veriler üzerinden kaçak kullanıma ilişkin somut ve değerlendirmeye elverişli istatistiksel sonuç çıkarılamayacağını ifade etmiştir.
Bilirkişi heyeti, video kayıtlarını uzman bilirkişi dâhil olmak üzere heyet hâlinde sahne sahne incelemiştir. İnceleme sonucunda; ... görevlilerinin zemin katta bulunan ... numaralı sayacın akım şalterini indirdiklerini ve pens ampermetre ile ölçüm yaparak akımın kesildiğini doğruladıklarını tespit etmiştir. Devam eden görüntülerde görevlilerin resepsiyon bölümündeki bir odada masanın altında pako şalter tespit ettiklerini ve bu pako şalterin üst kısmında "ŞEBEKE", alt kısmında "JENERATÖR" ibaresinin bulunduğunu belirlemişlerdir. Bilirkişi heyeti, zemin kat sayacı kapatıldıktan sonra asansör ve koridor aydınlatmalarında enerji bulunmasının, ... görevlilerince tespit edilemeyen ... seri numaralı ayrı bir yasal sayaçtan kaynaklandığını, bu sayacın enerjisi kesilmediği için koridor ve asansör beslemesinin tüm tespit boyunca açık kaldığını ve bu durumun harici hattan besleniyor izlenimi bıraktığını tespit etmiştir.
Bilirkişi heyeti, video görüntülerinde ... görevlilerinin üst katlara çıktıklarında odalarda elektrik olduğunu tespit etmelerine karşın, bu görüntülerde kat sayaç panolarının kapalı olduğunu net bir şekilde gösteren kaydın bulunmadığını belirlemiştir. Aksine, katlardaki sayaçlar kapatıldığında oda enerjilerinin kesildiğinin ... görevlileri tarafından sonradan fark edildiğini, bu durumun 6 dakika 50 saniyelik video görüntüsünün 5 dakika 40. saniyesinden sonra anlaşıldığını tespit etmiştir. Özellikle pako şalterin bulunduğu 5. kattaki oda görüntülerinde, kat sigortası kapatıldığında şofben ve aydınlatma lambasında elektrik enerjisi olmadığını saptamıştır. Bilirkişi heyeti ayrıca ... görevlilerinin kat sayaç çıkışlarının açık olduğunu sonradan fark ettiklerini ve oda beslemelerinin kat sayaçlarından yapıldığının ancak o zaman anlaşıldığını belirlemiştir.
Bilirkişi heyeti, zemin katta bulunan pako şalterin üzerinde "JENERATÖR" ve "ŞEBEKE" ibaresinin yer aldığını hem keşifte hem video kaydında teyit etmiş, bu şalterin iki konumlu anahtarlama elemanı (jeneratör kumanda elemanı) olarak kullanıldığını değerlendirmiştir. Video kaydında ... çalışanının sesli ve ışıklı ölçüm cihazı ile pako şaltere temas ettiği hâlde cihazdan herhangi bir ses çıkmadığını, yani pako şalterde enerji bulunmadığını tespit etmiştir. Aynı şekilde 5. kattaki pako şalterin bulunduğu odada da kamera flaşı ile çekim yapıldığını ve ölçüm cihazından enerji varlığına işaret eden herhangi bir ses çıkmadığını belirlemiştir.
Bilirkişi heyeti, ... görevlileri tarafından sayaçtan geçirilmeden harici olarak kullanıldığı iddia edilen 505 numaralı odadaki kablonun 3x2,5'luk nyaf kablo olduğunu, kablo takip edildiğinde 5. katta bulunan elektrik dağıtım panosuna bağlı olduğunu, bu panonun enerjisinin de 4. katta bulunan ... seri numaralı yasal sayaç üzerinden sağlandığını tespit etmiştir. Sayacın çıkışı kapatıldığında kablo ucunda enerji olmadığını, açıldığında ise kablo ucunda enerji olduğunu ölçerek kablonun yasal sayaçtan geçirilerek enerjilendirildiğini ve harici hat olmadığını belirlemiştir. Söz konusu kablonun 503 ve 504 numaralı odaların enerji beslemeleri için ek kablo olarak kullanıldığını, kablo uçlarının sökülmesi durumunda bu odaların enerjisinin gittiğini saptamıştır.
Bilirkişi heyeti, kaçak tespit tutanağında harici hat üzerindeki cihazlar olarak belirtilen 36 adet klima, 5 adet şofben, 36 adet fön makinası, 36 adet mini buzdolabı ve 1 adet asansörün (bundan böyle "tutanakta listelenen cihazlar" olarak anılacaktır) tamamının, sanki binada tek bir sayaç varmış gibi tek sayaç üzerinden kaçak kullanıma tabi tutulduğunu belirlemiştir. Oysa binada 10 adet farklı aboneliğe sahip yasal sayaç bulunduğunu, diğer aboneliklere ait tesisatta yer alan cihazlara ilişkin tüketimlerin bahse konu tesisat üzerinden kaçak kullanıma tabi tutulamayacağının açık olduğunu, diğer aboneliklere ve tesisatlarına ilişkin herhangi bir kaçak tespitine dosya kapsamında rastlanılmadığını ifade etmiştir. Ayrıca 3x2,5'luk nyaf kablonun tutanağa konu edilen 102,76 kW tüketim gücünü taşımasının teknik açıdan mümkün olmadığını, ... tarafından gösterilen kablonun tutanağa konu ... seri numaralı zemin kat sayacı ile herhangi bir bağlantısının olmadığını, 4. kattaki sayaçtan beslenen bir tesisat için zemin kattaki abonelik üzerine kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini tespit etmiştir.
Bilirkişi heyeti, yerinde yapılan incelemelerde tüm odalara ait sayaç çıkışları kapatıldığında odalarda enerji olmadığını, odalara ait elektrik tesisatlarının yasal şekilde tesis edilmiş kat sayaçları üzerinden beslendiğini gözlemlemiştir. İncelemelerde ... görevlilerinin de eşlik ettiğini, görevliler tarafından tespit edilen hususların aksi yönünde herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını ve aksi yönde beyanda bulunulmadığını belirtmiştir. Özellikle asansör ve koridor aydınlatmasına ait ... seri numaralı sayaç ... görevlilerine gösterildiğinde, tespit esnasında bu sayacın kendilerine gösterilmediğini ve kendilerinin de o anda söz konusu sayacı tespit edemediklerini beyan ettiklerini ifade etmiştir.
Bilirkişi heyeti, ihbar dilekçesine ilişkin olarak kök raporda ve ek raporda ihbar tutanağında yer alan hususların değerlendirildiğini, ihbar tutanağına konu edilen pako şalterlerle ilgili detaylı açıklamalara yer verildiğini belirtmiştir. Kaçak tutanağı içerisindeki tespitler dikkate alındığında otele ait 10 adet yasal sayaç mevcut olmasına rağmen yalnızca 1 adet yasal sayaç varmış gibi hatalı tespit yapıldığını, kaçak kullanımının somut olarak ne şekilde gerçekleştirildiğine ilişkin bulgu ve belge tespit edilmediğini değerlendirmiştir. Tutanak döneminde yürürlükte bulunan EPTHY'nin 43. maddesi 5. fıkrasındaki "kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır" hükmüne atıfta bulunmuştur.
Bilirkişi heyeti, sayaç demant değerinin anlık akıma bağlı olarak her ay değiştiğini, tüm cihazların aynı anda çalıştığı farz edilerek hesaplama yapılmasının hatalı sonuçlar doğuracağını, mevzuatın yetkili dağıtım şirketinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasını gerektirdiğini ifade etmiştir.
Bilirkişi heyeti netice olarak, tüm bu hususları birlikte değerlendirerek; davalı yetkili dağıtım şirketi görevlileri tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanağı ve kaçak tahakkuk hesaplamalarının hatalı olduğu, taşınmazda harici hat üzerinden elektrik tüketimi yapıldığını gösteren somut bulgu ve bilgi olmadığı, davacının tutanağa konu kaçak tüketim bedellerinden sorumlu olmadığı kanaatine varmıştır. H/... seri numaralı tutanağa istinaden davalı tarafından davacı adına düzenlenen 25.03.2024 son ödeme tarihli 1.563.739,69 TL bedelli ve 25.03.2024 son ödeme tarihli 3.587.256,24 TL tutarlı kaçak elektrik tüketim faturalarından davacının sorumlu olmadığını, davacı tarafından 20.03.2024 tarihinde ödenen 1.300.000,00 TL'nin istirdadının talep edilebileceğini bildirmiştir.
Dosyada 28.01.2025 tarihli keşif sırasında dört tanık dinlenmiştir.
Tanık ... yeminli beyanında; davacının yanında 2024 yılı Mart ayında çalışmaya başladığını, elektrik firması yetkililerinin kaçak elektrik kontrolüne geldiklerini, otelde 11 adet saat bulunduğunu ve bunlardan 1 tanesinin Turkcell'e ait diğer 10 tanesinin elektrik firmasına ait olduğunu, bu 10 saatin 9 tanesinin kontrol edildiğini, ancak asansörün arka tarafında bulunan saatin kendisi yeni çalışmaya başladığı için yerini bilmemesi nedeniyle yetkililere gösterilmediğini ve bu nedenle incelenmediğini beyan etmiştir. Tanık, telefonla otel sahibini arayarak yetkililerle görüştürdüğünü, ancak karışıklığın çözülmediğini, sonrasında sorun olmadığının söylendiğini ifade etmiştir. Tanık, olay yerinde tutanak tutulmadığını, kendisine herhangi bir belgeden söz edilmediğini ve imza atmayı teklif etmediklerini, ertesi gün gelip 5 milyon TL tutarında ceza uyguladıklarını bildirdiklerini beyan etmiştir. Tanık ayrıca oteldeki cihazların müşteri kartı takıldığı takdirde sürekli olarak çalıştığını, ancak müşteri bulunmadığı yani kartın takılı olmadığı vakitlerde hiçbirinin çalışmadığını ifade etmiştir.
Tanık ... yeminli beyanında; davacının yanında 2018 yılından beri temizlik ve servis personeli olarak çalıştığını, kaçak tutanağının tutulduğu gün otelde bulunmadığını, oğlu ... kendisine aktardığı kadarıyla yetkililerin otele geldiğini ve bazı saatlerin incelenmediğini fark ettiğini, örneğin asansörün arkasındaki saatin incelenmediğini, oğlunun yeni çalışmaya başladığı için saatlerin yerini bilmediğini, kendisinin çalıştığı süre boyunca kaçak elektrik kullanıldığına şahit olmadığını beyan etmiştir.
Tanık ... yeminli beyanında; davalı kurumda çalıştığını, olay yerine ihbar üzerine geldiklerini, videolar çektiklerini ve daha sonra kaçak tutanağını düzenlediklerini, olay yerine bir kere geldiğini ve gelişinde tutanağı düzenlediklerini, kendilerine asansörün arka tarafında sayaç olduğunun söylenmediği için o sayacı incelemediklerini, tüm katlarda sayaç olduğu için tüm sayaçları kapatarak ayrı ayrı inceleme yaptıklarını ancak 5. kattaki sayacı kapatmalarına rağmen enerji olduğunu gördüklerini ve bunun üzerine kaçak tutanağı düzenlediklerini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda tanık; şirketlerinin çalışma prensibi gereği gittikleri yerde kaçak tespit ettikleri takdirde tüm makineler hakkında kaçak tespit tutanağı düzenlediklerini, dava konusu yerde sadece 5. katta kaçak tespit etmelerine rağmen tüm binadaki cihazlar için kaçak tespit tutanağı düzenlediklerini, ayrıca giriş katta ısıtıcı sisteminin olduğu yerde enerji tespit ettiklerini beyan etmiştir.
Tanık ... yeminli beyanında; davalı kurumda çalıştığını, olay günü ihbar üzerine davacının otelini kontrole geldiklerini, kontrol sırasında otelde çalışan kişinin kendilerine asansörün arka tarafında bulunan sayacı göstermediği için o sayaç üzerinde inceleme yapmadıklarını, diğer sayaçlar üzerinde inceleme yaptıklarını, 5. katta bulunan sayacı inceledikleri zaman pako şalter şeklinde bir sistemin 505 numaralı odanın banyosunda iç tarafından kapının pervaz kısmında olduğunu fark ettiklerini ve buna istinaden tutanağı düzenlediklerini beyan etmiştir. Tanık, sadece tutanağın düzenlendiği gün otele geldiğini, daha öncesinde hiçbir şekilde gelmediğini, otel sahibini tutanağı düzenlediği gün otelde görmediği için ona imza açmadıklarını, otelde olan görevliye durumu bildirdiklerini ancak imza atmayı teklif etmediklerini ifade etmiştir.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda tanık; sadece 5. kattaki odaya girdiklerini ve orada pako şalteri tespit ettiklerini, tespitlerinin tutanakta belirtildiği gibi olduğunu, 36 odayı etkileyecek bir durum olup olmadığını bilmediğini, otel olmasından dolayı tüm odalara girmelerinin mümkün olmadığını, normalde her otelde tek sayaç olduğunu ve bu otelin binadan dönüştürülmesi nedeniyle tüm sayaçların ayrı olduğunu ve incelemesinin güç olduğunu, bu karışıklık sebebiyle tek tek odaları tespit edemedikleri için otelde bulunan tüm cihazları tutanak kapsamına dâhil ettiklerini, sadece 5. katta şofbenler olduğu için elektrik tesisatının orayı beslediğinin yetkililer tarafından kendilerine bildirildiğini beyan etmiştir.
Dava, davacı ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır. Davacı, 13.03.2024 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına istinaden adına düzenlenen toplam 5.150.995,93 TL tutarındaki kaçak elektrik faturalarından borçlu olmadığının tespitini, faturaların iptalini ve elektrik enerjisinin kesilmesi tehdidi altında 20.03.2024 tarihinde ödediği 1.300.000,00 TL'nin faizi ile iadesini talep etmektedir. Birleşen dava ise ... tarafından aynı kaçak tespit tutanağına dayalı olarak açılan alacak davasıdır.
Uyuşmazlığın odağı, dava konusu otelde ... görevlilerince 13.03.2024 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının EPTHY'nin 43. maddesi 5. fıkrasında öngörülen doğru bulgu ve belgelere dayanıp dayanmadığı, davacının gerçekten kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı ve buna bağlı olarak düzenlenen faturaların geçerli olup olmadığıdır.
Taraflar; dava konusu otelin ... Mahallesi ... Sokak No:21 .../... adresinde bulunduğu, 13.03.2024 tarihinde ... görevlilerince otele gelinerek inceleme yapıldığı, H/... seri numaralı kaçak tespit tutanağının düzenlendiği, bu tutanağa istinaden davacı adına toplam 5.150.995,93 TL tutarında kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiği, davacının 20.03.2024 tarihinde 1.300.000,00 TL ödeme yaptığı, kalan 3.850.995,93 TL için icra takibi başlatıldığı, binada birden fazla elektrik sayacı bulunduğu, binanın sonradan otele dönüştürülmüş olduğu ve 5. katta ayrı bir sayaç olmayıp 4. kattaki sayaçtan beslendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Tarafların anlaşamadıkları çekişmeli hususlar ise şunlardır: Otelde harici hat üzerinden kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı, kaçak tespit tutanağının EPTHY'nin 43/5 hükmünde öngörülen doğru bulgu ve belgelere dayanıp dayanmadığı, 505 numaralı odada bulunan kablonun harici hat mı yoksa yasal sayaçtan geçen ek besleme kablosu mu olduğu, pako şalterlerin kaçak düzeneği olarak mı yoksa meşru amaçlarla mı kullanıldığı, tespit anında tüm sayaçların doğru şekilde tespit edilip edilmediği, tüketim verilerindeki dalgalanmaların kaçak kullanıma işaret edip etmediği, kaçak tahakkuk hesaplamasının mevzuata uygun olup olmadığı ve davacının söz konusu faturalardan sorumlu olup olmadığıdır.
Çekişmeli vakıaların aydınlatılması amacıyla dosyaya şu deliller toplanmıştır: 13.03.2024 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı, tespit esnasında çekilen video kayıtlarının bulunduğu CD, kaçak tahakkuk hesap bülteni ve fatura örnekleri, 10 adet sayaca ait Kasım 2022 ile Temmuz 2024 arası detaylı tüketim kayıtları, ... müzekkere cevapları, 28.01.2025 tarihli mahallinde keşif tutanağı ve mahkeme heyetinin keşif gözlemleri, keşifte dinlenen dört tanığın yeminli beyanları, Elektrik Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen kök rapor ve ek rapor, ..., ..., ...,'dan oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen 10.02.2026 tarihli 3. ek rapor ve ... tarafından HMK 293/1 kapsamında sunulan Elektrik Mühendisi .... imzalı 05.04.2024 tarihli uzman mütalaası.
Dosya kapsamında toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle kaçak tespit tutanağının dayandığı olguların doğruluğunun belirlenmesi gerekmektedir. EPTHY'nin 43. maddesi 5. fıkrası, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasını ve tüketici haklarının ihlal edilmemesini esas olarak kabul etmektedir. Bu hüküm, kaçak tespitin usulüne uygun yapılmasını, tespit tutanağının somut ve doğrulanabilir teknik bulgulara dayanmasını ve tüketicinin haklarının korunmasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla mahkememizce yapılan değerlendirmenin merkezinde, ... görevlilerinin 13.03.2024 tarihinde yaptığı tespitin anılan hükmün öngördüğü standartları karşılayıp karşılamadığı sorusu yer almaktadır.
Mahkememizce 28.01.2025 tarihinde yapılan keşifte, otel keşif heyeti ve taraflarca hep birlikte gezilmiş ve giriş katında iki ayrı sayacın, diğer her katta iki sayacın bulunduğu, 5. katta sayaç bulunmayıp 4. kattaki sayaçtan beslendiği bizzat gözlemlenmiştir. Bu gözlem, bilirkişi raporlarından bağımsız olarak mahkeme heyetinin kendi tespiti niteliğinde olup, dosyada tartışmasız hâle gelen temel bir olguyu ortaya koymaktadır: dava konusu otelde 10 adet yasal elektrik sayacı ve her birine ait ayrı abonelik mevcuttur.
Dava konusu kaçak tespit tutanağı, EPTHY'nin 42. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında düzenlenmiş olup ..., davacının "ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiğini" iddia etmektedir. Anılan bent, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin varlığı için üç kümülatif unsurun bir arada gerçekleşmesini aramaktadır. Dosya kapsamındaki deliller bu unsurların her biri açısından ayrı ayrı değerlendirilmiştir.
Birinci unsur olan "ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale" bakımından; bilirkişi heyetinin yerinde yaptığı incelemede, ... tarafından harici hat olarak nitelendirilen 505 numaralı odadaki kablonun dağıtım sistemine bağlı ayrı bir hat olmadığı, aksine 5. kattaki elektrik dağıtım panosuna bağlı ve 4. katta bulunan ... seri numaralı yasal sayaç üzerinden enerjilenen bir iç tesisat kablosu olduğu tespit edilmiştir. Kablonun güzergâhı başlangıç noktasından bitiş noktasına kadar takip edilmiş ve dağıtım sistemine herhangi bir müdahale bulgusu saptanmamıştır.
İkinci unsur olan "sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi" bakımından; bilirkişi heyetince 4. kattaki ... seri numaralı sayacın çıkışı kapatıldığında söz konusu kablo ucunda enerji olmadığı, açıldığında ise enerji olduğu doğrudan ölçümle kanıtlanmıştır. Bu ölçüm, kablonun yasal sayaç üzerinden enerjilendirildiğini ve sayaçtan geçirilmeksizin tüketim yapılmadığını kesin olarak ortaya koymaktadır.
Üçüncü unsur olan "elektrik enerjisi tüketilmesi" bakımından; ilk iki unsur gerçekleşmediğinden, mevcut iç tesisat üzerinden yasal sayaç aracılığıyla yapılan tüketim, EPTHY'nin 42/1-b bendi kapsamında kaçak niteliğinde değildir.
Sonuç olarak, Madde 42/1-b'nin aradığı üç kümülatif unsurun hiçbiri somut olayda gerçekleşmemiştir. ...'ın tespiti, mevzuatın tanımladığı kaçak kullanım hallerinden birine tekabül etmemektedir.
Kaçak tespit tutanağının EPTHY'nin 43. maddesindeki tespit sürecine uygunluğu da ayrıca değerlendirilmiştir.
EPTHY'nin 43. maddesinin 1. fıkrası, 42. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki tespitlerde "dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır" hükmünü içermektedir. ... tespitini Madde 42/1-b kapsamında yapmış olmasına karşın, dosyada iddia edilen harici hattın bağlantısının ortadan kaldırıldığına dair herhangi bir kayıt, tutanak veya belge bulunmamaktadır. Bu durum iki şekilde değerlendirilebilir: ya ... Madde 43/1'deki usul yükümlülüğünü yerine getirmemiştir, ya da ortadan kaldırılacak bir harici hat zaten mevcut değildir. Her iki ihtimalde de tutanağın Madde 43'ün öngördüğü tespit sürecine uygunluğu sorgulanmaktadır.
EPTHY'nin 43. maddesinin 5. fıkrası iki unsur içermektedir: tespitin doğru bulgu ve belgelere dayandırılması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi. Birinci unsur olan doğru bulgu ve belgelere dayandırılma şartı açısından tutanakta ciddi eksiklikler tespit edilmiştir. Tutanakta harici hattın nereden çekildiği, hangi sayacı bypass ettiği, hangi noktadan beslendiği, kablonun teknik özellikleri ve güzergâhı somut olarak belirtilmemiştir. Binada 10 adet yasal sayaç bulunmasına rağmen tutanak yalnızca tek sayaç varmış gibi düzenlenmiş, 36 odadaki tüm cihazlar bu tek sayaç üzerinden kaçak kullanıma tabi tutulmuştur. Asansör ve koridor aydınlatmasını besleyen ... seri numaralı yasal sayaç tespit esnasında hiç belirlenmemiştir. Bu hâliyle tutanak, "ayrı bir hat çekerek... video mevcuttur" şeklindeki genel ifadelerden ibaret olup, EPTHY'nin 43/5 hükmünün aradığı doğru bulgu ve belgelere dayandırma şartını karşılamamaktadır.
Tutanağın düzenleniş sürecine ilişkin olarak bizzat tutanağı düzenleyen ... çalışanlarının yeminli beyanları, tutanaktaki eksikliklerin nedenlerini ve niteliğini açıkça ortaya koymuştur.
Tutanak mümzisi tanık ..., "bize asansörün arka tarafında sayaç olduğu söylenmediği için o sayacı incelemedik" diyerek binada bulunan 10 yasal sayaçtan birinin tespit anında hiç incelenmediğini beyan etmiştir. Tanık ayrıca "bizim şirketimizin çalışma prensibi gereği gittiğimiz yerde kaçak tespit ettiğimiz takdirde tüm makineler hakkında kaçak tespit tutanağı düzenliyoruz, dava konusu yerde sadece 5. katta kaçak tespit etmemize rağmen tüm binadaki cihazlar için kaçak tespit tutanağı düzenledik" ifadesini kullanmıştır. Bu beyan, tutanakta listelenen cihazların tamamının EPTHY'nin 43/5 hükmünde öngörülen doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmediğini, yalnızca 5. kattaki bir şüphe üzerine "şirket prensibi" gereği tüm bina cihazlarının toptan tutanağa dâhil edildiğini göstermektedir. Anılan hüküm tespitin doğru bulgu ve belgelere dayandırılmasını emretmekte olup, "şirket prensibi" gerekçesiyle gerçek bir teknik tespit yapılmaksızın cihazların tutanağa dâhil edilmesi bu hükme açıkça aykırıdır.
Diğer ... çalışanı tanık ... ise "normalde her otelde tek sayaç olur, bu otel binadan çevrildiği için tüm sayaçlar ayrı, incelemesi güç, bu karışıklık sebebiyle tek tek odaları tespit edemediğimiz için otelde bulunan tüm cihazları tutanak kapsamına dâhil ettik" ve "36 odayı etkileyecek bir durum olup olmadığını ben bilmiyorum" diyerek, tutanaktaki 102,76 kW güç hesaplamasının gerçek bir teknik tespite değil "karışıklık" nedeniyle yapılan toptan bir dâhil etme işlemine dayandığını, 36 odadaki cihazların kaçak kullanımdan etkilenip etkilenmediğinin dahi belirlenmediğini bizzat ikrar etmiştir. Bu beyan, kaçak tahakkuk hesaplamasının temelini oluşturan cihaz listesinin ve güç değerinin EPTHY'nin 43/5 hükmü anlamında doğru bulgu ve belgeye dayanmadığını, ...'ın kendi görevlisinin ağzından teyit etmektedir.
Her iki ... tanığı da asansör arkasındaki sayacı incelemediklerini açıkça kabul etmiştir. ... görevlileri, otele tek sayaçlı bir yapı beklentisiyle gelmişler, binanın sonradan otele dönüştürülmüş olmasından kaynaklanan çoklu sayaç yapısını kavrayamamışlar ve bunun sonucunda EPTHY'nin 43/5 hükmünün öngördüğü doğru ve somut tespiti yapamadan tutanak düzenlemişlerdir.
Bilirkişi heyetinin 10.02.2026 tarihli raporundaki tespitler, tanık beyanları ve keşif gözlemleriyle tam bir uyum içindedir. Bilirkişi heyeti, yerinde yaptığı ölçümlerle kaçak iddiasının teknik dayanağını doğrudan test etmiş ve aşağıda açıklanan sonuçlara ulaşmıştır.
Zemin kat sayacının (...) enerjisi kesildiğinde yalnızca zemin kat lobisinin enerjisi kesilmekte, diğer katlar etkilenmemektedir. Asansör ve koridor aydınlatması, zemin kattaki sayaçtan değil ... seri numaralı ayrı bir yasal sayaçtan beslenmektedir. ... görevlilerinin tespit anında zemin kat sayacını kapatıp asansör ve koridorda enerji görmelerinin nedeni, kaçak kullanım değil bu ayrı yasal sayacın varlığının fark edilememesidir. Bu durum, ... görevlilerinin keşifte bizzat hazır bulunarak söz konusu sayacı tespit esnasında fark edemediklerini beyan etmeleriyle de doğrulanmıştır.
... tarafından harici hat olarak nitelendirilen 505 numaralı odadaki kablo ile ilgili olarak bilirkişi heyeti, kablonun 3x2,5'luk nyaf kablo olduğunu ve kablo takip edildiğinde 5. kattaki elektrik dağıtım panosuna, oradan da 4. kattaki ... seri numaralı yasal sayaca bağlı olduğunu tespit etmiştir. Sayacın çıkışı kapatıldığında kablo ucunda enerji olmadığı, açıldığında enerji olduğu ölçülerek kablonun yasal sayaç üzerinden enerjilendirildiği kanıtlanmıştır. Bu ölçüm sonuçları, EPTHY'nin 42/1-b bendinde tanımlanan "sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi" durumunun mevcut olmadığını doğrudan ortaya koymaktadır; zira kablo yasal sayaçtan geçmektedir.
Bilirkişi heyeti ayrıca, 3x2,5'luk nyaf kablonun tutanakta belirtilen toplam 102,76 kW cihaz gücünü taşımasının teknik açıdan mümkün olmadığını hesaplamıştır. Bu teknik imkânsızlık, kaçak tespit tutanağındaki iddianın fizik kurallarıyla bağdaşmadığını göstermektedir.
Bilirkişi heyeti, tutanakta listelenen cihazların tamamının sanki binada tek bir sayaç varmış gibi tek sayaç üzerinden kaçak kullanıma tabi tutulduğunu belirlemiştir. Oysa binada 10 adet farklı aboneliğe sahip yasal sayaç bulunmakta, her kat kendi sayaçlarından beslenmektedir. Diğer 9 sayaca ilişkin herhangi bir kaçak tespit tutanağı bulunmadığı gibi, bu sayaçlara ait tesisatlarda harici hat, sayaç devresine müdahale veya benzeri bir durum da tespit edilmemiştir. 4. kattaki sayaçtan beslenen 5. kat tesisatı için zemin kattaki abonelik üzerine kaçak tespit tutanağı düzenlenmiş olması, tutanağın olgusal temelinin hatalılığını ayrıca ortaya koymaktadır.
Bilirkişi heyeti, yerinde yapılan incelemelerde tüm odalara ait sayaç çıkışları kapatıldığında odalarda enerji olmadığını, elektrik tesisatlarının yasal sayaçlar üzerinden beslendiğini gözlemlemiştir. Bu incelemelere ... görevlilerinin de eşlik ettiği ve aksine herhangi bir bilgi, belge veya beyanda bulunmadıkları raporda ayrıca ifade edilmiştir.
Video kayıtları, Mahkemenin 16.10.2025 tarihli kararıyla heyete dâhil edilen video inceleme uzmanı bilirkişi tarafından sahne sahne ve zaman damgalı olarak analiz edilmiştir. Bu inceleme sonucunda ulaşılan bulgular, ...'ın kaçak iddiasının teknik dayanağını doğrudan zayıflatmaktadır.
Video görüntülerinde ... görevlilerinin zemin katta bulunan ... numaralı sayacın akım şalterini indirdikleri ve pens ampermetre ile ölçüm yaparak akımın kesildiğini doğruladıkları tespit edilmiştir. Devam eden görüntülerde görevlilerin resepsiyon bölümündeki bir odada masanın altında pako şalter tespit ettikleri ve bu pako şalterin üst kısmında "ŞEBEKE", alt kısmında "JENERATÖR" ibaresinin bulunduğu belirlenmiştir. Video kaydında ... çalışanının sesli ve ışıklı ölçüm cihazı ile pako şaltere ve zemin kattaki çeşitli noktalara temas ettiği, ancak cihazdan herhangi bir ses çıkmadığı, yani zemin katta sayaç kapatıldıktan sonra enerji bulunmadığı görülmüştür. Aynı şekilde 5. kattaki pako şalterin bulunduğu odada da ölçüm cihazından enerji varlığına işaret eden herhangi bir ses çıkmadığı belirlenmiştir.
Bilirkişi heyeti, odalarda enerji olduğunun görüldüğü video sahnelerinde kat sayaç panolarının kapalı olduğunu net bir şekilde gösteren görüntünün bulunmadığını tespit etmiştir. Aksine, ... görevlilerinin kat sayaç çıkışlarının açık olduğunu sonradan fark ettikleri ve oda beslemelerinin kat sayaçlarından yapıldığının ancak o zaman anlaşıldığı, 6 dakika 50 saniyelik video görüntüsünün 5 dakika 40. saniyesinden sonra belirlenmiştir. Kat sigortası kapatıldığında 5. kattaki şofben ve aydınlatma lambasında elektrik enerjisi olmadığı görüntülerde yer almaktadır. Zemin kat sayacı kapatıldıktan sonra asansör ve koridor aydınlatmasında enerji bulunması ise ... görevlilerince hiç tespit edilemeyen ... seri numaralı ayrı yasal sayacın enerjisinin kesilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Video kayıtları, kaçak tespit anının kendi görüntüsü olup sonradan değiştirilemez niteliktedir. Bu kayıtlardaki bulgular, bilirkişi heyetinin keşifte yaptığı ölçüm sonuçlarını bağımsız olarak teyit etmekte ve ... görevlilerinin tespit anında bina tesisat yapısını kavrayamadıklarını doğrulamaktadır.
Bilirkişi heyeti, 10 sayacın tamamının Kasım 2022 ile Temmuz 2024 arası tüketim kayıtlarını tablolar hâlinde sunmuş ve tüketim miktarlarında sistematik bir örüntüye rastlanmadığını, verilerin rastgele değişkenlik gösterdiğini tespit etmiştir.
Kaçak iddiasına doğrudan konu olan zemin kat sayacının (...) aynı takvim dönemi karşılaştırmasında (tespit öncesi Mart-Nisan 2023 dönemi günlük ortalama 33,19 kWh ile tespit sonrası Mart-Nisan 2024 dönemi günlük ortalama 35,47 kWh) fark yalnızca yüzde 6 civarında olup, 18 aylık tüketim ortalaması olan 34,84 kWh ile tespit tarihi ortalaması olan 35,47 kWh arasındaki fark ihmal edilebilir düzeydedir.
5. kattaki kaçak iddiası açısından ise, 5. katı besleyen ... seri numaralı sayacın (fiziksel olarak 4. katta konumlu olup 5. katın enerji beslemesini sağlayan sayaç) ve 4. kat odalarını besleyen 15664865 seri numaralı sayacın tüketim verileri ayrıca incelenmiştir. 5. katı besleyen sayacın (...) aynı takvim dönemi karşılaştırmasında (Mart-Nisan 2023 günlük ortalama 21,00 kWh ile Mart-Nisan 2024 günlük ortalama 14,22 kWh) tespit sonrası tüketimin yüzde 32 oranında düştüğü görülmüştür. 4. kat odalarını besleyen sayaçta (...) ise aynı dönem karşılaştırmasında (Mart-Nisan 2023 günlük ortalama 9,54 kWh ile Mart-Nisan 2024 günlük ortalama 4,02 kWh) tespit sonrası tüketim yüzde 58 oranında düşmüştür. Eğer iddia edildiği gibi bu katlarda kaçak elektrik kullanımı söz konusu olsaydı ve kaçak kullanım tespit sonrasında durdurulmuş olsaydı, tüketimin artması beklenirdi. Oysa her iki sayaçta da tespit sonrası aynı dönemde tüketim artmamış, aksine düşmüştür.
5. katı besleyen sayacın (...) tespit öncesi 14 aylık dönem günlük ortalaması 27,69 kWh, tespit sonrası 4 aylık dönem günlük ortalaması ise 30,94 kWh olup aradaki yüzde 11,7'lik fark, tespit sonrası dönemde ağırlıklı olarak yaz aylarının yer almasından kaynaklanmaktadır. 4. kat odalarını besleyen sayacın (...) yaz dönemi karşılaştırmasında ise Temmuz 2023 günlük ortalaması 22,52 kWh ile Temmuz 2024 günlük ortalaması 23,08 kWh arasındaki fark yalnızca yüzde 2,5 olup, tüketimler neredeyse aynıdır.
Kaçak kullanım iddia edilen bir yerde tespit sonrasında beklenen sistematik tüketim artışı, kaçak iddiasının konusu olan zemin kat, 4. kat ve 5. kat sayaçlarının hiçbirinde gözlemlenmemiştir.
Bilirkişi heyetinin tüketim verilerini aynı takvim dönemi karşılaştırmasıyla değerlendirmesi, yalnızca bilimsel açıdan tutarlı olmayıp aynı zamanda mevzuatın öngördüğü yöntemle de örtüşmektedir. EPTHY'nin 44. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, kaçak tüketim miktarının hesaplanmasında "ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarı" yöntemini öngörmektedir. Aynı hüküm, "kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir" demektedir.
Bu düzenlemenin iki unsuru, tüketim verilerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ışık tutmaktadır. Birincisi, "aynı dönem" ifadesi, mevzuatın bizzat mevsimsel ve dönemsel karşılaştırmayı esas aldığını göstermektedir. Yönetmelik koyucu, farklı dönemlerin karşılaştırılmasının yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğinin farkındadır ve bu nedenle açıkça "aynı dönem" şartını koymuştur. Bilirkişi heyetinin uyguladığı yöntem — Mart-Nisan 2023 ile Mart-Nisan 2024 karşılaştırması — mevzuatın öngördüğü bu karşılaştırma mantığıyla tam uyum içindedir. ...'ın farklı mevsim dönemlerini karşılaştırarak ulaştığı yüzde 88 artış iddiası ise mevzuatın öngördüğü "aynı dönem" karşılaştırma yaklaşımından sapmaktadır.
İkincisi, "tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih" kavramı, mevzuatın kaçak kullanım tespitinde tüketim verilerinde sistematik bir değişim örüntüsü aramasını yansıtmaktadır. Bu kavram, kaçak kullanımın başladığı tarihin tüketim verilerindeki anlamlı ve sürekli bir sapma ile belirlenebileceğini varsaymaktadır. Bilirkişi heyetinin 10 sayacın tamamında "sistematik bir örüntüye rastlanmadığı, verilerin rastgele değişkenlik gösterdiği" tespiti, mevzuatın kaçak kullanım göstergesi olarak aradığı bu sistematik değişim koşulunun oluşmadığını göstermektedir.
Ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, doğrudan fiziksel bulgular - harici hat bulunmadığı, kablonun yasal sayaçtan geçtiği — kaçak kullanım iddiasını çürütmüştür. Tüketim verileri ise bu doğrudan bulguları destekleyen dolaylı delil niteliğindedir.
Gerekçede tespit edilen tüketim düşüşleri - 5. katı besleyen sayaçta yüzde 32, 4. kat odalarını besleyen sayaçta yüzde 58 - EPTHY'nin 43. maddesinin 5. fıkrasının aradığı "doğru bulgu" standardı açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Eğer ...'ın iddiası doğru olsaydı, yani bu katlarda harici hat üzerinden sayaç dışı tüketim yapılıyor olsaydı, tespit sonrasında harici hattın kullanımdan kaldırılmasıyla tüm tüketimin yasal sayaca yönelmesi ve sayaç tüketiminde belirgin bir artış olması gerekirdi. Oysa tam tersi gerçekleşmiştir: tespit sonrasında aynı dönem karşılaştırmasında tüketim artmamış, aksine düşmüştür. Bu durum, kaçak iddiasının tüketim verileriyle de desteklenmediğini ve Madde 43/5'in aradığı doğru bulgu standardının dolaylı deliller bakımından da karşılanmadığını göstermektedir.
Davalı ...'ın zemin kat sayacında 2023 yaz ayları ile 2024 yaz ayları karşılaştırmasında yüzde 88 artış olduğu yönündeki iddiası değerlendirildiğinde, bu iddianın farklı mevsimsel dönemlerin karşılaştırılmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi heyetinin aynı takvim dönemini karşılaştıran yöntemi, mevsimsel değişkenliği izole etmesi bakımından hem bilimsel hem de mevzuatın Madde 44/1-b'de öngördüğü "aynı dönem" karşılaştırma ilkesiyle tutarlıdır. Otel gibi mevsimsel değişkenliğe açık bir işletmede farklı mevsim dönemlerinin karşılaştırılmasından elde edilen farklar, tek başına kaçak kullanım kanıtı olarak kabul edilemez. Nitekim tespit öncesi dönemde de aynı sayaçta benzer mevsimsel dalgalanmalar mevcuttur.
Davalı ...'ın bilirkişi raporlarına yönelik itirazları, Mahkememizin birden fazla ara kararı ile bilirkişi heyetince ayrı ayrı değerlendirilmiş olup, son olarak 10.02.2026 tarihli heyet raporunda karşılanmıştır. Aşağıda ...'ın temel itirazlarının neden yerinde görülmediği ayrı ayrı açıklanmıştır.
Kaçak tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğu itirazı: ...'ın kaçak tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olduğu yönündeki savunması bir an için kabul edilip değerlendirildiğinde; bu nitelendirme kabul edilse dahi, dosyada toplanan deliller tutanağın aksini ortaya koymuştur. Bilirkişi heyetinin yerinde ölçümleriyle harici hat bulunmadığı kanıtlanmış, kablonun yasal sayaçtan geçtiği doğrudan ölçümle sabit kılınmış, video kayıtlarının uzman bilirkişi dâhil sahne sahne analizi kaçak kullanım iddiasının teknik dayanağını çürütmüş ve bizzat tutanağı düzenleyen ... görevlileri yeminli tanık beyanlarında tespitin eksik ve hatalı yapıldığını ikrar etmişlerdir. Dosyadaki doğrudan fiziksel ölçümler, video analizi, keşif gözlemleri ve tutanak mümzilerinin kendi beyanları, bütün olarak değerlendirildiğinde tutanağın aksini sabit kılmaya yeterlidir.
Tüm sayaçlar için karşılaştırmalı ve istatistiksel analiz yapılmadığı itirazı: Bilirkişi heyeti 10 sayacın tamamının tüketim verilerini tablolar hâlinde sunmuş ve genel değerlendirme yapmıştır. Kaçak tespit tutanağı zemin kattaki ... numaralı sayaç üzerine düzenlenmiş olup, kaçak iddiasının doğrudan konusu bu sayaç ve 5. katı besleyen sayaçtır. Bilirkişi heyetinin bu sayaçlar üzerinden yaptığı aynı dönem karşılaştırmaları, kaçak kullanım durdurulmuş olması hâlinde beklenen sistematik tüketim artışının gerçekleşmediğini somut sayılarla ortaya koymuştur. Öte yandan ve esas olarak, kaçak tespit tutanağının bizzat ...'ın kendi görevlilerinin tanık beyanlarıyla ortaya konan hatalılığı, yerinde yapılan ölçümlerle kanıtlanan harici hat bulunmadığı tespiti ve video analizindeki bulgular karşısında, istatistiksel veriler hatalı bir tutanağı doğrulayacak nitelikte değildir. Doğrudan fiziksel tespitler kaçak kullanım bulgusu ortaya koymadığına göre, dolaylı tüketim verilerinden kaçak kullanım çıkarımı yapılması EPTHY'nin 43/5 hükmünde öngörülen ispat standardını karşılamaz.
Bilirkişi heyetinin "somut veriye dayanmadığı" ifadesine itiraz: ...'ın zemin kat sayacında yüzde 88 artış ve tüketimde yüzde 30 düşüş gibi spesifik iddiaları somut verilerdir ve bu yönüyle bilirkişi heyetinin "somut veri yok" ifadesi kategorik olarak değerlendirilmemelidir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi heyetinin aynı dönem karşılaştırması yüzde 6 fark göstermiş olup, ...'ın farklı mevsimsel dönemlerin karşılaştırmasına dayanan iddiaları mevsimsel değişkenlik nedeniyle tek başına kaçak kullanım kanıtı oluşturmamaktadır. Mevzuatın Madde 44/1-b'de "ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarı" ifadesiyle bizzat aynı dönem karşılaştırmasını esas aldığı gözetildiğinde, bilirkişi heyetinin yöntemi mevzuat mantığıyla da örtüşmektedir. Esasen kaçak tespit tutanağının hatalılığı doğrudan fiziksel ölçüm, video analizi ve tanık beyanlarıyla ortaya konmuş olduğundan, tüketim verilerindeki dalgalanmalar bu hatalılığı bertaraf edemez.
Kaçak tespitinden 10 ay sonra yapılan bilirkişi keşfinin güvenilmez olduğu itirazı: Bilirkişi heyeti yalnızca keşfe dayanmamış, aynı zamanda kaçak tespit anında çekilen video kayıtlarını da uzman bilirkişi dâhil heyet hâlinde incelemiştir. Video kayıtları kaçak tespit anının delili olup sonradan değiştirilmesi mümkün değildir ve bu kayıtlardaki bulgular keşif tespitleriyle örtüşmektedir. ... kablo güzergâhının değiştirildiğini iddia etmemiş, yalnızca pako şalterlerin kaldırıldığını ileri sürmüştür. Kablonun yasal sayaçtan geçtiği ölçümle kanıtlanmış olup bu sonucu pako şalterin kaldırılmış olup olmaması etkilememektedir. Keşfe ... görevlileri de eşlik etmiş, tespitlerin aksi yönünde bilgi ve belge sunamadıkları gibi, asansör ve koridor sayacını tespit esnasında fark edemediklerini bizzat beyan etmişlerdir. Tanık beyanlarının değerlendirilmesinde, tanık ...'in "tüm katlarda sayaçları kapatarak ayrı ayrı inceleme yaptık ancak 5. kattaki sayacı kapatmamıza rağmen enerji olduğunu gördük" beyanı ile fiilî durum arasındaki çelişki de dikkate alınmıştır. 5. katta ayrı bir sayaç bulunmamakta olup 5. katı besleyen sayaç 4. kattadır. Tanığın hangi sayacı kapattığını bilmeden "enerji olduğunu gördük" beyanında bulunması, ... görevlilerinin bina tesisat yapısını tespit anında kavrayamadıklarının bir göstergesidir.
Video kayıtlarının yeterince incelenmediği itirazı: Video kayıtları Mahkemenin 16.10.2025 tarihli kararıyla heyete dâhil edilen video inceleme uzmanı tarafından sahne sahne ve zaman damgalı olarak analiz edilmiştir. Bilirkişi heyeti videonun dakika ve saniye bazında analizini yaparak tespitlerini somut bulgulara dayandırmıştır. ... ise itirazlarında videodaki hangi saniyede, hangi sayaç kapatılmışken, hangi cihazda enerji olduğunu somutlaştırmamıştır. ...'ın "ardiye odasında panoda enerji olduğu ve kablo uçlarının yeni kesilip bantlandığı" iddiası da, bu sahnelerin videodaki yeri ve kaçak iddiasıyla somut bağlantısı belirtilmemiştir. Bilirkişi heyetinin video analizinde ulaştığı sonuçlar ise kat sayaçları kapatıldığında odalarda enerji olmadığı, ... görevlilerinin kat sayaç çıkışlarının açık olduğunu sonradan fark ettiği, asansör ve koridor enerjisinin ayrı yasal sayaçtan kaynaklandığı şeklinde olup, bu bulgular tutanağın hatalılığını video delili üzerinden de teyit etmektedir.
Pako şalterlerin kaçak düzeneği olarak kullanıldığı itirazı: Kaçak tespit tutanağında pako şalterlerin hangi amaçla kullanıldığına, hangi devre elemanları ile birlikte çalıştığına, hangi sayacı bypass ettiğine veya kablonun hangi noktadan beslendiğine ilişkin somut bir tespit yer almamaktadır. Video kaydında zemin kattaki pako şalterin üzerinde "ŞEBEKE" ve "JENERATÖR" ibaresi bulunduğu, ... çalışanının ölçüm cihazı ile pako şaltere temas ettiğinde enerji tespit edilmediği görülmüştür. 5. kattaki kablonun yasal sayaçtan geçtiği ölçümle sabittir ve kat sigortası kapatıldığında odada enerji yoktur. Bilirkişi heyeti, pako şalterin tek başına kaçak düzeneği olarak kullanılamayacağını, diğer devre elemanları ile birlikte kaçak kullanım sistemi özelliği taşıyabileceğini ancak bu devre elemanlarına ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığını belirlemiştir.
Pako şalterlerin keşif öncesinde kaldırılmış olmasının kaçak kullanımını gösterdiği argümanı: Bu iddia bir varsayımdan ibarettir. Pako şalterlerin kaldırılmış olması tek başına kaçak kullanımı ispat edemez. Kaldırılmanın çeşitli nedenleri olabilir ve bu iddia, doğrudan fiziksel ölçümlerle kanıtlanmış olan "harici hat bulunmadığı" tespitini geçersiz kılacak nitelikte değildir. Kablonun yasal sayaçtan geçtiği ölçümle sabit olup pako şalterin mevcut olup olmaması bu gerçeği değiştirmemektedir.
Teknik veriler ve demant uyumsuzluğu itirazı: Bilirkişi heyeti, tüm cihazların aynı anda çalıştığı varsayımıyla hesaplama yapılmasının hatalı sonuçlar doğuracağını tespit etmiştir. Tanık ...'nın beyanında belirttiği üzere oteldeki cihazlar kartlı sistem ile çalışmakta olup müşteri kartı takılı olmadığında cihazlar çalışmamaktadır. Bu durum, günlük 21 saat çalışma varsayımının otelin fiilî işletme koşullarıyla bağdaşmadığını göstermektedir. ...'ın 5. kattaki 3 adet şofbenin toplam 21,75 kW güç gerektirmesine rağmen demant değerinin düşük olduğu ve yaz-kış demant farkının yalnızca yüzde 8,5 olduğu yönündeki argümanına gelince; harici hat bulunmadığı doğrudan fiziksel ölçümlerle ortaya konmuş ve 5. kat tüketim verilerinde kaçak kullanıma işaret eden sistematik bir değişim gözlemlenmemiş olduğundan, demant verilerindeki farklılıklar mevsimsel değişkenlik, otel doluluk oranları ve cihaz kullanım alışkanlıkları gibi nedenlere bağlı olabilir. Tek başına demant verileri, doğrudan fiziksel tespitlerle çürütülmüş olan kaçak kullanım iddiasını ispatlayacak nitelikte değildir.
İhbar dilekçesinin değerlendirilmediği itirazı: ..., 06.03.2024 tarihli ihbar dilekçesine sürekli atıfta bulunmuş ise de ihbar dilekçesinin içeriğini somutlaştırmamış, hangi odalarda ne tür düzenek bulunduğuna ilişkin spesifik bilgiyi itiraz dilekçelerinde ortaya koymamıştır. Bilirkişi heyeti, ihbara konu edilen pako şalterler ve kaçak düzeneği iddiasını fiilen incelemiş, harici hat kullanımına ilişkin somut bulgu tespit etmemiştir. İhbar dilekçesi ...'ın tespit yapma kararını tetiklemiş olabilir; ancak yapılan tespitin kendisinin EPTHY'nin 43/5 hükmüne uygun doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı ortaya konmuş olduğundan, ihbar dilekçesinin içeriği doğru bulgu ve belgelere dayanmayan bir tespiti hukuka uygun hâle getiremez.
Bilirkişi heyetinin "hatalı kaçak tespiti" ifadesinin tevil yollu ikrar sayılması gerektiği argümanı: Bilirkişi heyetinin "davalı yetkili dağıtım şirketi görevlileri tarafından sehven hatalı kaçak kullanım tespiti yapıldığının anlaşıldığı" ifadesi, yapılan tespit işleminin kendisinin doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı ve bu nedenle hatalı olduğu anlamına gelmektedir. Bilirkişi heyetinin kanaati nettir: taşınmazda harici hat üzerinden elektrik kullanımı gerçekleştirildiğine ilişkin somut bulgu tespit edilmemiştir. Bu ifadenin kaçak kullanımın varlığının kabulü şeklinde yorumlanması, raporun bütünüyle bağdaşmamaktadır.
Davalı ... tarafından HMK 293/1 kapsamında dosyaya sunulan 05.04.2024 tarihli uzman mütalaası ayrıca değerlendirilmiştir. Elektrik Mühendisi Ahmet Nuri Bayal tarafından hazırlanan mütalaada; kaçak kullanımın sabit olduğu, video ve fotoğraf görüntüleri ile harici hattın kayıt altına alındığı, ...'ın kaçak tespit süreci ve tahakkukunun EPDK yönetmeliklerine uygun olduğu, kullanılan birim fiyatların uygun bulunduğu ve davacının toplam 5.150.995,93 TL'den sorumlu olması gerektiği belirtilmiştir.
Uzman mütalaası ile bilirkişi raporları arasındaki farklılığın kaynağı, hesaplama yönteminde değil olgusal varsayımlardadır. Uzman mütalaası, ...'ın kaçak tespit tutanağındaki verileri sorgulamadan doğru kabul ederek Yönetmelik hükümlerini uygulamıştır. Binada 10 yasal sayaç bulunduğu gerçeği, asansör ve koridor sayacının tespit anında fark edilemediği olgusu, 505 numaralı odadaki kablonun yasal sayaçtan geçtiği tespiti ve tutanakta listelenen cihazların gerçek bir teknik tespite dayanmayıp toptan dâhil edildiği hususları uzman mütalaasında hiç değerlendirilmemiştir.
Uzman mütalaası yerinde herhangi bir inceleme yapmamış, yalnızca ... tarafından sunulan belgeleri masabaşında incelemiştir. Mütalaada tutanakta belirtilen 102,76 kW güç değerinin 3x2,5'luk kablo ile taşınmasının teknik olarak mümkün olup olmadığı da sorgulanmamıştır. Oysa bilirkişi heyeti, bu kablonun söz konusu gücü taşımasının fiziksel olarak imkânsız olduğunu hesaplamıştır. Bir elektrik mühendisi tarafından hazırlanan mütalaada bu temel teknik uyumsuzluğun fark edilmemesi, mütalaanın ... verilerini eleştirel bir gözle incelemediğini göstermektedir.
Mütalaanın hazırlandığı 05.04.2024 tarihi, dava açılmasından yalnızca 14 gün sonrasına denk gelmekte olup bu aşamada dosyada yalnızca ...'ın kendi belgeleri mevcuttur. Bilirkişi heyeti ise birden fazla keşif, tanık dinleme, video analizi ve detaylı teknik inceleme sonrasında raporunu düzenlemiştir. Mahkememizce atanan bilirkişi heyeti, yerinde keşif yapmış, sayaçları tek tek test etmiş, kablo güzergâhını takip etmiş, ölçüm cihazı ile enerji varlığını kontrol etmiş, video kayıtlarını uzman bilirkişi dâhil sahne sahne incelemiş ve ... görevlilerinin de eşlik ettiği incelemelerde tespitlerini doğrudan ölçüme dayandırmıştır.
Bu nedenle yerinde tespitlere ve doğrudan ölçümlere dayanan bilirkişi raporları, ...'ın sunduğu belgelerin masabaşı incelemesine dayanan uzman mütalaasına üstün tutulmuştur. Uzman mütalaasının dayandığı olgusal varsayımlar (tek sayaç, harici hat, 102,76 kW güç) bilirkişi heyetinin yerinde tespitleri ile geçersiz kılındığından, uzman mütalaasının ulaştığı sonuç da temelden yoksun kalmıştır. Bilirkişi raporları ile uzman mütalaası arasındaki farklılık, yeni bir bilirkişi heyeti atanmasını gerektiren teknik bir çelişki olarak değil, farklı olgusal temellere dayanan ve mahkemece gerekçeli olarak tartışılıp değerlendirilen bir görüş ayrılığı olarak nitelendirilmiştir.
Davalı ...'ın 3 kişilik yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması talebi de değerlendirilmiştir. Dosyada kök rapor, ek rapor ve heyet hâlinde düzenlenen 3. ek rapor olmak üzere üç rapor aynı yönde sonuç vermiştir. Son rapor, Mahkemenin 16.10.2025 tarihli kararıyla video inceleme uzmanı dâhil edilerek oluşturulan 3 kişilik heyet tarafından düzenlenmiştir. ...'ın her aşamadaki itirazları bilirkişi heyetince ayrı ayrı değerlendirilmiş, Mahkememizce kurulan birden fazla ara kararı ile bilirkişiden ek inceleme yapması talep edilmiştir. Bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmamaktadır. Uzman mütalaası ile bilirkişi raporları arasındaki farklılığın kaynağı ise yukarıda açıklandığı üzere olgusal varsayımlardadır. Bilirkişi heyetinin yerinde tespitleri ile geçersiz kılınan olgusal varsayımlara dayanan uzman mütalaası nedeniyle yeni bilirkişi heyeti atanmasına gerek görülmemiştir.
Yukarıdaki bölümlerde kaçak kullanım iddiası doğrudan fiziksel ölçümler, video analizi, keşif gözlemleri ve tanık beyanlarıyla esastan çürütülmüştür. Bu tespitlerden bağımsız olarak, ...'ın kaçak iddiasını HMK m. 194 anlamında somutlaştırıp somutlaştırmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir.
HMK m. 194/1 uyarınca taraflar, dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Somutlaştırma, bir iddiayı zaman, mekân, kişi ve oluş şekli unsurlarıyla algılanabilir, anlaşılabilir, tartışılabilir ve ispata elverişli biçimde ortaya koymak demektir. Bu yük, yalnızca dava açan davacıya değil savunma yapan davalıya da düşmektedir; ayrıca menfi tespit davasında, tespitin aksini ispat etmesi gereken tarafa da somutlaştırma yükü yüklenmektedir. HMK m. 190 gereği iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşır. Somut olayda ..., birleşen davada davacı sıfatıyla kaçak kullanımın varlığını ve buna dayalı alacağını iddia ettiğinden, bu iddianın somutlaştırılması yükü doğrudan ...'a aittir.
...'ın kaçak iddiasının somutlaştırma yükü açısından değerlendirilmesinde dosyada dört temel eksiklik tespit edilmiştir.
Birinci eksiklik, iddia edilen harici hattın güzergâhının somutlaştırılmamasıdır. ..., kaçak tespit tutanağında ve tüm dilekçelerinde "dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiğini" ileri sürmüştür. Ancak bu iddia edilen harici hattın dağıtım sistemine hangi noktadan bağlandığı, güzergâhının ne olduğu, hangi sayacı bypass ettiği, hangi noktadan başlayıp nerede sonlandığı ne tutanakta ne de yargılama boyunca sunulan dilekçelerde somutlaştırılmıştır. Tutanağın kendisi "ayrı bir hat çekerek... video mevcuttur" şeklinde genel ifadelerden ibarettir. Oysa EPTHY'nin 42/1-b bendinin uygulanabilmesi için "ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale" unsurunun somut olarak ortaya konması zorunludur. ..., tespiti bizzat yapan, video kaydını çeken, kablo güzergâhını yerinde inceleme imkânına sahip olan taraftır. Harici hattın güzergâhını somutlaştıracak bilgi ve malzeme tamamen ...'ın elindedir. Buna rağmen harici hattın güzergâhı, başlangıç ve bitiş noktaları, dağıtım sistemine bağlantı şekli yargılamanın hiçbir aşamasında somutlaştırılmamıştır.
İkinci eksiklik, cihaz listesinin vakıa-delil eşleştirmesi yapılmadan tutanağa dâhil edilmesidir. ..., tutanakta 36 adet klima, 5 adet şofben, 36 adet fön makinası, 36 adet mini buzdolabı ve 1 adet asansör olmak üzere toplam 102,76 kW gücünde cihaz listelemiştir. Ancak bu cihazların hangilerinin iddia edilen harici hattan beslendiği, hangilerinin hangi sayaca bağlı tesisatta yer aldığı ne tutanakta ne de dilekçelerde somutlaştırılmıştır. Bu eksiklik ...'ın kendi görevlilerinin yeminli tanık beyanlarıyla da teyit edilmiştir. Tanık ... "şirketimizin çalışma prensibi gereği gittiğimiz yerde kaçak tespit ettiğimiz takdirde tüm makineler hakkında kaçak tespit tutanağı düzenliyoruz, dava konusu yerde sadece 5. katta kaçak tespit etmemize rağmen tüm binadaki cihazlar için kaçak tespit tutanağı düzenledik" demiştir. Tanık ... ise "tek tek odaları tespit edemediğimiz için otelde bulunan tüm cihazları tutanak kapsamına dâhil ettik" ve "36 odayı etkileyecek bir durum olup olmadığını bilmiyorum" beyanlarında bulunmuştur. Bu beyanlar, cihaz listesinin somut bir teknik tespite değil toptan bir dâhil etme işlemine dayandığını göstermektedir. Somutlaştırma yükü, iddiayı ileri süren tarafın hangi vakıayı hangi delille ispat edeceğini açıkça belirtmesini gerektirir. Cihaz-sayaç eşleştirmesi yapılmaksızın tüm bina cihazlarının kaçak tutanağına toptan dâhil edilmesi, somutlaştırma yükünün en temel gerekliliklerinden olan vakıa-delil ilişkisinin kurulması ödevine aykırıdır.
Üçüncü eksiklik, pako şalterlerin kaçak düzeneği olarak çalışma mekanizmasının somutlaştırılmamasıdır. ..., itiraz dilekçelerinde pako şalterlerin varlığına sürekli atıfta bulunmuş ve pako şalterlerin keşif öncesinde kaldırılmış olmasını kaçak kullanımın delili olarak sunmuştur. Ancak bu şalterlerin hangi devre elemanlarıyla birlikte çalıştığı, hangi sayacı hangi mekanizma ile bypass ettiği, kablonun hangi noktadan beslendiği, kaçak düzeneğinin somut olarak nasıl işlediği hiçbir dilekçede somutlaştırılmamıştır. Bilirkişi heyeti de tam bu noktayı tespit etmiştir: pako şalterin tek başına kaçak düzeneği olarak kullanılamayacağını, diğer devre elemanlarına ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığını belirlemiştir. Bir kaçak düzeneği iddiasının somutlaştırılması, en azından düzeneğin çalışma mekanizmasının — hangi bileşenlerden oluştuğunun, nasıl çalıştığının, hangi sayacı nasıl devre dışı bıraktığının — zaman, mekân ve oluş şekli unsurlarıyla ortaya konmasını gerektirir. ..., tespit yapan taraf olarak bu bilgiye sahip olmasına rağmen, pako şalterlerin "varlığını" kaçak kullanımın "ispatı" yerine koymuş, mekanizmayı somutlaştırmamıştır.
Dördüncü eksiklik, tüketim verilerindeki artış iddiasının karşılaştırma dönemleri bakımından somutlaştırılmamasıdır. ..., zemin kat sayacında yüzde 88 artış olduğunu ve tüketimde yüzde 30 düşüş gözlendiğini ileri sürmüştür. Ancak bu iddiaların hangi dönemlerin karşılaştırılmasına dayandığı, mevsimsel faktörün nasıl izole edildiği, EPTHY'nin 44/1-b maddesinde öngörülen "ihtilafsız aynı dönem" karşılaştırma yöntemine uyulup uyulmadığı somutlaştırılmamıştır. Bilirkişi heyetinin aynı takvim dönemi karşılaştırmasıyla yüzde 6 fark tespit etmesine karşılık, ...'ın yüzde 88 iddiası farklı mevsim dönemlerinin karşılaştırılmasından kaynaklanmakta olup, bu farklılığın nedeni hiçbir dilekçede açıklanmamış ve somutlaştırılmamıştır.
Somutlaştırma eksikliklerinin ısrarlı niteliği ayrıca vurgulanmalıdır. ..., yargılama boyunca birden fazla dilekçe sunma imkânına sahip olmuştur: ana davada cevap dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi, birleşen davada dava dilekçesi, bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesi, bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesi ve bilirkişi heyet raporuna itiraz dilekçesi. Her aşamada ...'a eksikliklerini tamamlama fırsatı doğmuştur. Buna rağmen ..., hiçbir aşamada harici hattın güzergâhını, cihaz-sayaç eşleştirmesini, kaçak düzeneğinin çalışma mekanizmasını veya tüketim verisi karşılaştırmasının dönemsel temelini somutlaştırmamıştır. Her dilekçede "video ve fotoğraflarla kaçak kullanımın sabit olduğu", "tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olduğu" ve "davacının tutanağın aksini ispata yarar delil sunamadığı" şeklindeki genel ve soyut ifadeler tekrarlanmıştır.
Bu durum, HMK m. 29'daki dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü çerçevesinde de değerlendirilmelidir. ..., kaçak tespitini bizzat yapan, video kaydını çeken, sayaç verilerine ve tüketim kayıtlarına doğrudan erişimi olan taraftır. Somutlaştırmayı yapacak tüm bilgi ve malzeme ...'ın elindedir. ...'ın bu bilgi üstünlüğüne rağmen iddiasını somutlaştırmaktan kaçınması, davacının "kaçak kullanım yoktur" iddiasına karşı savunma yapmasını ve mahkemenin uyuşmazlık noktalarını doğru belirlemesini güçleştirmiştir. HMK m. 194'ün hükümet gerekçesinde belirtildiği üzere, "genel ifadelerle, somut bir biçimde ortaya konmadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacaktır." Dosyadaki tablo, hükümet gerekçesinde tanımlanan bu sakıncanın somut bir örneğini oluşturmaktadır.
Sonuç olarak, ...'ın kaçak kullanım iddiası esasen doğrudan fiziksel ölçümler, video analizi ve tanık beyanlarıyla çürütülmüştür. Bundan bağımsız olarak, ... kaçak iddiasını HMK m. 194 anlamında somutlaştırma yükünü de yerine getirmemiştir. İddia edilen harici hattın güzergâhı, cihaz listesinin sayaçlarla ilişkisi, kaçak düzeneğinin çalışma mekanizması ve tüketim verisi karşılaştırmasının dönemsel temeli somutlaştırılmamış; somutlaştırma malzemesinin tamamı ...'ın elinde olmasına rağmen yargılamanın hiçbir aşamasında bu yük yerine getirilmemiştir.
Dosya kapsamında toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki vakıalar sabit görülmüştür.
Dava konusu otelde 10 adet yasal elektrik sayacı ve her birine ait ayrı abonelik bulunmaktadır. Bu olgu mahkeme heyetinin keşif gözlemi, bilirkişi tespitleri, davacı tanıkları ve ... tanıklarının beyanları ile sabittir.
... görevlileri tespit anında binada 10 yasal sayaç olduğunu tespit edememiş, otele tek sayaçlı bir yapı beklentisiyle gelmişler ve yalnızca bir adet yasal sayaç varmış gibi hareket ederek EPTHY'nin 43/5 hükmüne aykırı biçimde doğru bulgu ve belgelere dayanmayan bir tespit yapmışlardır. Bu durum bizzat tutanağı düzenleyen ... çalışanları tanık ... ve tanık ... tarafından yeminli beyanlarında ikrar edilmiştir.
Asansör ve koridor aydınlatmasının zemin kattaki ... numaralı sayaçtan değil, ... seri numaralı ayrı bir yasal sayaçtan beslendiği sabittir. ... görevlilerinin tespit anında bu sayacın varlığından haberdar olmadığı, tanık beyanları ve keşifte ... görevlilerinin ikrarı ile sabittir. Zemin kat sayacı kapatıldığında asansör ve koridorlarda enerji görülmesinin nedeni kaçak kullanım değil, bu ayrı yasal sayacın enerjisinin kesilmemesidir.
505 numaralı odada ... tarafından harici hat olarak nitelendirilen kablonun, 4. katta bulunan ... seri numaralı yasal sayaç üzerinden geçtiği yerinde ölçümle sabittir. Sayaç çıkışı kapatıldığında kabloda enerji olmadığı, açıldığında enerji olduğu ölçülerek kanıtlanmıştır. Bu kablo, EPTHY'nin 42/1-b bendinde tanımlanan "sayaçtan geçirilmeksizin tüketim" niteliğinde olmayıp yasal sayaçtan geçen bir ek besleme kablosudur. EPTHY'nin 42/1-b bendinin aradığı üç kümülatif unsur — ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale, sayaçtan geçirilmeksizin tüketim ve bu suretle elektrik enerjisi tüketilmesi — somut olayda gerçekleşmemiştir.
3x2,5'luk nyaf kablonun tutanakta belirtilen 102,76 kW cihaz gücünü taşımasının teknik açıdan mümkün olmadığı bilirkişi tespiti ile sabittir. Bu teknik imkânsızlık, kaçak tespit tutanağındaki iddianın fizik kurallarıyla bağdaşmadığını göstermektedir.
Tutanakta listelenen cihazların tutanağa dâhil edilmesinin EPTHY'nin 43/5 hükmünde öngörülen doğru bulgu ve belgelere dayalı gerçek bir teknik tespite dayanmadığı, ...'ın kendi görevlilerinin yeminli tanık beyanları ile sabittir. Tanık ... "sadece 5. katta kaçak tespit etmemize rağmen tüm binadaki cihazlar için tutanak düzenledik" demiş, tanık ... "tek tek odaları tespit edemediğimiz için tüm cihazları tutanak kapsamına dâhil ettik" ve "36 odayı etkileyecek bir durum olup olmadığını bilmiyorum" demiştir.
EPTHY'nin 43. maddesinin 1. fıkrasının öngördüğü "dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır" yükümlülüğünün yerine getirildiğine ilişkin dosyada herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. ... görevlilerinin kullanıcı temsilcisine tutanağı imzalama imkânı tanımadığı, tanık beyanları ile sabittir; bu durum Madde 43/5'in öngördüğü tüketici haklarının korunması ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Taşınmazda harici hat üzerinden elektrik kullanımı gerçekleştirildiğine ilişkin doğru bulgu ve belgelere dayalı somut tespit yapılmamıştır. Yerinde yapılan incelemelerde tüm odalara ait sayaç çıkışları kapatıldığında odalarda enerji olmadığı, elektrik tesisatlarının yasal sayaçlar üzerinden beslendiği bilirkişi heyetince gözlemlenmiş, video kayıtlarının uzman bilirkişi dâhil sahne sahne incelenmesinde de kat sayaçları kapatıldığında odalarda enerji olmadığı tespit edilmiştir.
Tüketim verileri incelendiğinde, kaçak iddiasına konu olan zemin kat, 4. kat ve 5. kat sayaçlarının hiçbirinde tespit sonrasında kaçak kullanımın durdurulmasıyla beklenen sistematik tüketim artışı gözlemlenmemiş, aksine 5. katı besleyen sayaçta (...) yüzde 32 ve 4. kat odalarını besleyen sayaçta (...) yüzde 58 oranında tüketim düşüşü tespit edilmiştir. EPTHY'nin 44/1-b maddesinin "ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarı" ifadesiyle bizzat öngördüğü aynı dönem karşılaştırma yöntemiyle yapılan bu değerlendirme, tüketim verilerinin de kaçak kullanım iddiasını desteklemediğini ortaya koymuştur.
Bu sabit olgular ışığında hukuki değerlendirme yapıldığında; EPTHY'nin 43. maddesi 5. fıkrası, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasını ve tüketici haklarının ihlal edilmemesini esas olarak kabul etmektedir. Dava konusu kaçak tespit tutanağı bu hükmün öngördüğü standartları karşılamamaktadır. ... görevlileri binada 10 yasal sayaç varken tek sayaç varmış gibi tespit yapmış, asansör sayacını hiç tespit edememiş, harici hat olarak nitelendirdikleri kablonun yasal sayaçtan geçtiğini anlayamamış, pako şalterlerin kaçak amaçlı kullanıldığını doğru bulgu ve belgelerle ortaya koyamamış, "şirket prensibi" ve "karışıklık" gerekçesiyle gerçek bir teknik tespit yapmadan tüm bina cihazlarını toptan tutanağa dâhil etmiş ve tüketicinin tespit sürecine etkin katılımını sağlamamıştır. Tutanağın kendisi de "ayrı bir hat çekerek... video mevcuttur" şeklinde somut teknik betimleme içermeyen genel ifadelerle düzenlenmiştir. EPTHY'nin 42/1-b bendinin aradığı "ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi" hâli ise dosyadaki doğrudan ölçümlerle gerçekleşmediği kanıtlanmıştır; iddia edilen kablo yasal sayaçtan geçmektedir. Ayrıca EPTHY'nin 43/1 hükmünün öngördüğü "dağıtım sistemine olan bağlantıların ortadan kaldırılması" yükümlülüğünün yerine getirildiğine dair dosyada herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.
Kaçak tespit tutanağının EPTHY'nin 42/1-b, 43/1 ve 43/5 hükümlerine aykırı olduğu ve harici hat kullanımına ilişkin doğru bulgu ve belgelere dayalı somut tespit bulunmadığı belirlendiğine göre, bu tutanağa dayalı olarak düzenlenen 25.03.2024 son ödeme tarihli 1.563.739,69 TL bedelli ve 25.03.2024 son ödeme tarihli 3.587.256,24 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturaları hukuki dayanaktan yoksundur. Tahakkuk hesaplamasının temelini oluşturan 102,76 kW güç değeri, 3x2,5'luk kablonun fiziksel olarak taşıyamayacağı bir güçtür; cihaz listesi ...'ın kendi görevlilerinin beyanlarıyla ortaya konduğu üzere doğru bulgu ve belgelere dayalı gerçek tespite değil toptan dâhil etmeye dayanmaktadır; günlük 21 saat çalışma varsayımı ise otelde kartlı sistem bulunması ve cihazların yalnızca müşteri kartı takılı olduğunda çalışması nedeniyle gerçekçi değildir. Dolayısıyla tahakkuk hem olgusal temeli hem hesaplama parametreleri itibarıyla hatalıdır.
Davacının 20.03.2024 tarihinde davalıya ödediği 1.300.000,00 TL'nin hukuki durumuna gelince; davacı bu ödemeyi kaçak tespit tutanağının düzenlenmesinden yalnızca 7 gün sonra ve faturaların son ödeme tarihinden 5 gün önce yapmıştır. Faaliyetine devam etmek zorunda olan bir otel işletmesi açısından elektrik enerjisinin kesilmesi tehdidi, ödemeyi zorunlu kılan bir baskı unsuru oluşturmaktadır. Kaçak tespit tutanağının ve buna dayalı faturaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu tespit edildiğinden, bu ödemenin hukuki sebebi ortadan kalkmıştır. Davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebi haklı bulunmuştur.
Birleşen davaya gelince; ... tarafından açılan alacak davası aynı kaçak tespit tutanağına ve buna dayalı faturalara dayanmaktadır. Kaçak tespit tutanağının EPTHY'nin 42/1-b, 43/1 ve 43/5 hükümlerine aykırı olduğu, harici hat kullanımına ilişkin doğru bulgu ve belgelere dayalı somut tespit bulunmadığı ve faturaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığından, ...'ın alacak talebi yerinde görülmemiştir.
Davacının 20.03.2024 tarihinde davalıya ödediği 1.300.000,00 TL'nin hukuki durumuna gelince; davalı ..., bu ödemenin icra takibi baskısı altında değil davacının kendi rızasıyla yapıldığını, rızai ödemenin istirdatının talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Bu itiraz değerlendirildiğinde;
Öncelikle ödemenin yapıldığı koşulların irdelenmesi gerekmektedir. Davacı bu ödemeyi, 13.03.2024 tarihli kaçak tespit tutanağının düzenlenmesinden yalnızca 7 gün sonra ve faturaların 25.03.2024 olan son ödeme tarihinden 5 gün önce yapmıştır. Dava konusu otelin faaliyetine devam edebilmesi elektrik enerjisine bağımlıdır. ..., enerji dağıtımında bölgesel tekel konumundadır ve davacının başka bir tedarikçiden enerji temin etme imkânı bulunmamaktadır. Kaçak tespit tutanağının düzenlenmesiyle birlikte davacının enerjisi kesilmiş, iş yeri çalışamaz hale gelmiştir. Faaliyetine devam etmek zorunda olan bir otel işletmesi açısından elektrik enerjisinin kesilmesi ve kesilme tehdidinin devam etmesi, ödemeyi zorunlu kılan ağır bir fiili baskı unsuru oluşturmaktadır. Davacının "dava hakları saklı kalmak kaydıyla" ödeme yaptığı beyanı da ödemenin borcu kabul anlamına gelmediğini, aksine baskı altında ve ihtirazi kayıtla yapıldığını göstermektedir.
Davacının ödemeyi icra takibi başlatılmadan önce yapmış olması, istirdat talebinin reddini gerektirmez. Zira ödemenin yapıldığı anda davacı, tekel konumundaki davalının enerjisini kesmiş olması ve kesme tehdidinin devam etmesi karşısında fiili bir zorunluluk altındadır. Bu zorunluluk, klasik icra cebri olmasa da sonuçları itibarıyla ondan daha ağırdır: icra takibinde borçlunun malvarlığı tehdit altındayken, somut olayda davacının bizzat ticari faaliyetinin tamamı tehdit altındadır.
Tüm bu nedenlerle sonuçta aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Ana davanın KABULÜNE,
-Davacı ...'nin, davalı ... A.Ş. tarafından 13.03.2024 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına istinaden düzenlenen 25.03.2024 son ödeme tarihli 1.563.739,69 TL bedelli ve 25.03.2024 son ödeme tarihli 3.587.256,24 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturalarından dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
-Söz konusu faturaların İPTALİNE,
-Davacı tarafından elektrik enerjisinin kesilmesi baskısı altında 20.03.2024 tarihinde davalıya ödenen 1.300.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 20.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranını geçmeyecek şekilde avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Birleşen davanın REDDİNE,
-Ana davanın kabul edilmiş olması nedeniyle elektriğin kesilmemesine ilişkin teminat karşılığı verilen tedbirin devamını ancak ana davanın kabulü ile oluşan ve tedbir açısından yaklaşık ispat koşulunun kesin kanaate varmış olması nedeniyle tedbirin teminatsız olarak devamına, teminatın davacıya iadesine,
3-Asıl Dava Yönünden;
a)Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 351.864,53-TL ilam harcından peşin ve tamamlama harcı toplamı 87.966,15-TL'nin mahsubu ile bakiye 263.898,38-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)Davacı tarafından yatırılan 696,59-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı, 87.269,56-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 88.393,75-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
c)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 680.609,55-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
d)Davacı tarafından yapılan 37.300,00-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
e)Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Birleşen Dava Yönünden;
a)Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın, peşin alınan 46.770,86-TL harçtan mahsubu ile bakiye 46.038,86-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen davacıya iadesine,
b)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 539.981,77-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile birleşen davalıya verilmesine,
c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin birleşen davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!